A'râf suresi

A'râf suresi, 86. ayet

A'râf suresi, 86. ayet. وَلَا تَقْعُدُوا۟ بِكُلِّ صِرَٰطٍ تُوعِدُونَ وَتَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ مَنْ ءَامَنَ بِهِۦ وَتَبْغُونَهَا عِوَجًا وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ كُنتُمْ قَلِيلًا فَكَثَّرَكُمْ وَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

velâ taḳ`udû bikülli ṣirâṭin tû`idûne veteṣuddûne `an sebîli-llâhi men âmene bihî vetebgûnehâ `ivecâ. veẕkürû iẕ küntüm ḳalîlen fekeŝŝeraküm. venżurû keyfe kâne `âḳibetü-lmüfsidîn.

Diyanet İşleri

"Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın. Hatırlayın ki, siz az (ve güçsüz) idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 83–89 · surenin 86. ayeti / 206

Konu Şu'ayb ve Medyen halkı A'râf 85–93 3

  1. A'râf 83

    Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.

  2. A'râf 84

    Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.

  3. A'râf 85

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır."

  4. 86

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın. Hatırlayın ki, siz az (ve güçsüz) idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!?"

  5. A'râf 87

    "Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır."

  6. A'râf 88

    Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte inananları memleketimizden çıkarırız." Şu'ayb, "İstemesek de mi?" dedi.

  7. A'râf 89

    "Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

86. “Öyle” insanlara karşı “her yolun başında oturup da” çokça kullanılan yolları tutarak oradan geçenleri “tehdit etmeyin, Allah’a iman edenleri Allah’ın yolundan alıkoymayın” Allah’ın yolunu izleyip de hidâyet bulmak isteyenleri engellemeyin “ve O’nun yolunu eğri göstermeye çalışmayın.” Hevalarınıza uyup da Allah'ın yolunu eğri ve haktan uzak göstermeye çabalamayın. Tam aksine hem size hem de herkese düşen vazife, Yüce Allah’ın, rızasını elde etsinler, lütuf ve ihsan yurduna ulaşsınlar diye kulları için belirlemiş olduğu ve bununla da kullarına en büyük rahmetini ihsan etmiş olduğu bu yola gereken saygının gösterilmesidir. Sizler, insanları bu yolu izlemekten alıkoyan ve onları engelleyen kimseler değil, aksine bu yolun yardımcıları, davetçileri ve onu koruyanlar olmalıydınız. Çünkü böyle bir şey Allah’ın nimetine karşı bir nankörlük, O’nun emrine bir isyan ve en güzel, en doğru yolu saptırma girişimidir. Üstelik siz bu yolu izleyenleri çok çirkin bir şekilde ayıplamaktasınız.

Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini de “hatırlayın ki siz (sayıca) az idiniz de O, sizi çoğalttı.” Size ihsan etmiş olduğu zevceler, nesiller ve sağlık sayesinde sizi sayıca artırıp çoğalttı. Ayrıca O, sizleri veba yahut da sayınızı azaltıcı birtakım hastalıklara müptela kılmadığı gibi sizi imha edecek düşmanları da üzerinize musallat etmedi. Yine birliğinizi bozup sizi darmadağın etmedi. Aksine size bir arada bulunma, bol rızık ve çokça nesil nimetlerini ihsan etti.

“Bir de fesat çıkaranların sonu nice olmuştur bir bakın.” Sizler, onların topluluklarının darmadağın olduğunu, yaşadıkları yerlerin de ıssız ve bomboş kaldığını göreceksiniz. Onlardan geriye güzel hiçbir anı kalmamıştır. Aksine lanet bu dünyada onların peşlerine takılmıştır. Kıyamet gününde de onlar daha da hor, hakir ve rezil olacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanları tehdit ederek onların mallarını haksız yere alıp, el koymak için yolların başına oturmayın. Yüce Allah’ın dinine ulaşmak isteyen kimseleri doğru yoldan alı koymayın. Sizler böyle yaparak Allah'ın yolunun bozuk/yamuk olmasını ve insanların bu yola girmemesini arzulamaktasınız. Nimetlerinden dolayı O'na şükretmek için, Allah’ın üzerinize olan nimetlerini çokça hatırlayın. Sizler sayıca çok azdınız da o sizlerin sayısını çoğalttı. Yeryüzünde sizden önceki bozguncuların akıbetlerinin nasıl olduğuna dikkat edin. Şüphesiz akıbetleri helak ve harap olmaktı.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la
  2. تَقْعُدُوا۟ tek'udu ve oturmayın kök: قعد
  3. بِكُلِّ bikulli her kök: كلل
  4. صِرَٰطٍۢ siratin yola kök: صرط
  5. تُوعِدُونَ tuidune tehdit ederek kök: وعد
  6. وَتَصُدُّونَ ve tesuddune ve engelleyerek kök: صدد
  7. عَن an -ndan
  8. سَبِيلِ sebili yolu- kök: سبل
  9. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  10. مَنْ men kimseleri
  11. ءَامَنَ amene inanan kök: امن
  12. بِهِۦ bihi onunla
  13. وَتَبْغُونَهَا ve tebguneha ve onun arayarak kök: بغي
  14. عِوَجًۭا ۚ ivecen eğriliğini kök: عوج
  15. وَٱذْكُرُوٓا۟ vezkuru ve düşünün kök: ذكر
  16. إِذْ iz ne zaman ki
  17. كُنتُمْ kuntum siz idiniz kök: كون
  18. قَلِيلًۭا kalilen az kök: قلل
  19. فَكَثَّرَكُمْ ۖ fe kesserakum O sizi çoğalttı kök: كثر
  20. وَٱنظُرُوا۟ venzuru ve bakın kök: نظر
  21. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  22. كَانَ kane oldu kök: كون
  23. عَـٰقِبَةُ aakibetu sonu kök: عقب
  24. ٱلْمُفْسِدِينَ l-mufsidine bozguncuların kök: فسد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan…

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu, eğri ve çelişkili göstermek isteyenlerdir. Onlar ahireti de inkar edenlerdir.

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Onlar (halkı) Allah yolundan alıkoyan ve onu eğri ve çelişkili göstermek isteyen kimselerdir. Hem de onlar ahireti inkar edenlerin ta kendileridir.

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş)

    Kendileri de bunların hak olduklarını kesin olarak bildikleri halde, sırf zalimliklerinden ve büyüklük taslamalarından ötürü onları inkar ettiler.…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Harita1
  • Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.

    Harita

    Al-Bad' bölgesi — uydu görüntüsü

    Tebük vilayetindeki Al-Bad' yerleşimi ve çevresi.

    Medyen'in modern coğrafi konumu için kuzeybatı Arabistan ve Akabe Körfezi çevresinde çeşitli eşleştirmeler bulunmaktadır. Bu görüntü adaylardan birinin bugünkü hâlidir.

    Ayet: A'râf 85-93 · Kasas 22-28

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Wyvern Inc.
    Tarih
    Taken on 2 June 2025, 07:05:12
    Lisans
    CC BY

    Wyvern Inc. · Wyvern Inc. via their AWS S3 Bucket. Further data via STAC API . View in STAC Browser . · CC BY 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnananları tehdit ederek, onları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükerek her yolun başında oturmayın! dipnot 1 Az iken (Allah'ın) sizi çoğalttığını hatırlayın! Bozguncuların sonu nasıl olmuş bir bakın!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah Hz. Şuayb'ın tebliğindeki çok önemli noktaları ifade bağlamında insanları engellemek için doğru yolun üzerine oturmamayla ilgili uyarısını haber vermektedir. Bu tutum Yüce Allah'a karşı isyanının sonunda İblis'in söylediği "Beni saptırmanın karşılığında senin doğru yoluna oturacağım" şeklindeki sözünü hatırlatmaktadır. Demek ki Hz. Şuayb'ın kavmi de İblis'in yolundan gitmekte ve insanları saptırmak için doğru yolun üzerine oturup insanların istikamet sahibi olmalarını engellemeye çalışmaktalardı.

Mustafa İslamoğlu

Bir de (Hakka varan) her yolun kenarına kurulup O'na iman eden kimseleri türlü tehditlerle Allah'ın yolundan döndürmeye ve onu eğri büğrü göstermeye çalışmayın! Ve hatırlayın ki, siz azınlık iken O sizi çoğalttı: işte, fesat çıkaranların akıbeti nasıl olurmuş görün!

Muhammed Esed

Bir de, inanan herkesi tehditle Allahın yolundan dönmeye zorlayarak ve onu eğri göstermeye çalışarak (doğruya götüren) her yolun kıyısında pusuya yatmayın. Ve Onun sizi azlıkken (nasıl) çoğalttığını hatırlayın: Ve bakın, sonu ne oldu fesat çıkaranların!

Ahmed Hulusi

"Tehdit ederek, iman edenleri Allah yolundan alıkoyarak ve o yoldan sapmalarını isteyerek, inananların yolunu kesmeyin! Düşünün ki siz az idiniz, (O) sizi çoğalttı. . . Bir bakın nasıl oldu fesat çıkaranların sonu!"

Ali Bulaç

"O'na iman edenleri tehdit ederek, Allah'ın yolundan alıkoymak için ve onda çarpıklık arayarak (böyle) her yolun (başını) kesip oturmayın. Hatırlayın ki siz azınlıkta (ve güçsüz) iken O, sizi çoğalttı. Bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bakın."

Ali Özek ve heyeti

Tehdit ederek, inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolu eğip bükmek isteyerek öyle her yolun başında oturmayın. Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın ki, bozguncuların sonu nasıl olmuştur!

Ali Rıza Safa

"İnananlara gözdağı vererek, Allah'ın yolundan alıkoymak ve onu çarpıtmak için, her yolun başına oturmayın. Ve sayınız az iken, sizi nasıl çoğalttığını hatırlayın. Üstelik bozgunculuk yapanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!"

Bayraktar Bayraklı

"Her yolun başına oturup da, tehdit ederek ona inananları Allah yolundan çevirmeye ve Allah yolunu eğriltmeye çalışmayınız; düşününüz ki siz az idiniz, O sizi çoğalttı ve bakınız bozguncuların sonu nasıl oldu?"

Edip Yüksel

"ALLAH'ın yolunu eğriltmek ve iman edenleri tehdit edip ondan çevirmek için her yolun başına oturmayın. Sayıca az iken sizi nasıl da çoğalttığını düşünün. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'ALLAH'ın yolunu eğriltmek ve inananları tehdit edip ondan çevirmek için her yolun başına oturmayın. Sayıca az iken sizi nasıl da çoğalttığını düşünün. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de öyle tehdit ederek her caddenin başına oturup da Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmeyin ve yolun çarpıklığını arzu etmeyin. Düşünün ki, siz azlıktınız, O, sizi çoğalttı ve bakın o bozguncuların sonu ne oldu!

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem öyle tehdid ederek her caddenin başına oturub da Allahın yolundan ona iyman edenleri çevirmeyin ve yolun çarpıklığını arzu etmeyin, düşünün ki vaktiyle siz pek az idiniz, öyle iken o sizi çoğalttı ve bakın o müfsidlerin akıbeti nasıl oldu?

Erhan Aktaş

"İman edenleri tehdit ederek Allah'ın yolundan çevirmek ve o yolu eğri göstermeye çalışmak için her yolun başına oturmayın. dipnot 1 Azken sizi nasıl çoğalttığımızı bir düşünün. Bakın! Bozgunculuk yapanların sonu nasıl oldu!"

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her yola başvurmayın. Tehditle zorbalıkla onları vaz geçirmeye çalışmayın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İman edenleri tehdit ederek Allah'ın yolundan çevirmek ve o yolu eğri göstermeye çalışmak için her yolun başına oturmayın. dipnot 1 Azken sizi nasıl çoğalttığımızı bir düşünün. Bakın! Bozgunculuk yapanların sonu nasıl oldu!"

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her yola başvurmayın. Tehditle zorbalıkla onları vaz geçirmeye çalışmayın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edenleri tehdit ederek Allah'ın yolundan çevirmek ve o yolu eğri göstermeye çalışmak için her yolun başına oturmayın. dipnot 1 Azken sizi nasıl çoğalttığımızı bir düşünün. Bakın! Bozgunculuk yapanların sonu nasıl oldu!

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her yola başvurmayın. Tehditle zorbalıkla onları vaz geçirmeye çalışmayın.

Gültekin Onan

"O'na inananları tehdit ederek, Tanrı'nın yolundan alıkoymak için ve onda çarpıklık arayarak (böyle) her yolun (başını) kesip oturmayın. Hatırlayın ki siz azınlıkta (ve güçsüz) iken O sizi çoğalttı. Bozgunculuk çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bakın."

Hasan Basri Çantay

"Ve siz, Allaha iman edenleri tehdid ederek, (onları) Allahın yolundan men'ederek, onun (o yolun) eğriliğini arayarak, öyle her caddenin başını tutub oturmayın. Düşünün ki vaktiyle siz, pek az idiniz de (Allah) sizi çoğaltdı. Bakın ki fesad çıkaranların sonu nice olmuşdur"

İbni Kesir

Ve siz, Allah'a iman edenleri tehdit ederek, Allah'ın yolundan alıkoyarak ve onun eğriliğini isteyerek, her yolun başını tutup oturmayın. Hem hatırlayın ki; siz, vaktiyle pek az idiniz de sizi O, çoğalttı. Ve bakın fesad çıkaranların sonu ne olmuştur.

Mehmet Alagaş

(85-93) Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı gönderdik, dedi ki ey kavmim, Allaha ibadet edin ondan gayrı size ilah yok, hakikaten size Rabbinizden apaçık bir delil geldi, ölçü ve tartıda vefalı olun, İnsanlara eşyalarını eksilterek vermeyin, düzelmesi / ıslahı sonrasında arzda bozgunculuk / ifsat çıkarmayın , eğer mümin iseniz, bu sizin için hayırlıdır. Her yola oturup da tehdit etmeyin, Allah’ın yolundan ona inanan kimse leri alıkoymayın, o yolun eğrilmesini istemeyin, Hatırlayın az idiniz sizi çoğalttı, bakın, bozguncuların / ifsat edenlerin sonu nasıl oldu. Sizden bir grup / bir taife bana indirilene inandı ve bir grup ta inanmadıysa, Allah aramızda hüküm verinceye kadar sabredin , O ki hakimlerin / hüküm verenlerin hayırlısıdır. Kavminden büyüklenen seçkinler ey Şuayb seni ve beraberindeki iman edenleri memleketimizden çıkaracağız yahut toplumumuza / milletimize geri dönersiniz dediler , Şuayb, şayet bundan hoşlanmasak ta mı? dedi. Kesin olan şu ki, sizin milletinize geri dönersek ondan bizi kurtardıktan sonra, Allah ’a karşı yalanı iftira etmiş oluruz , Rabbimiz Allah’ın dilemesi hariç, size dönmemiz , bize göre olacak şey değildir , Rabbimiz her şeyi ilmen kuşatmıştır , vekaletimiz Allah üzerinedir , Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasını hakikat ile aç, sen ki açanların en hayırlısısın. Kavminden kafir ileri gelenler dediler ki , Şuayb’e uy duğunuz taktirde, işte o zaman sizler kesin likle hasara uğrayacaksınız. Onları şiddetli sarsıntı / racfe aldı. Yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar. Şuayb’ı yalanlayanlar sanki orada faydalanmamış gibi oldular , Şuayb’ı yalanlayanlar onlar hasara uğradılar. Onlardan yüz çevirdi ve dedi ki ey kavmim kesin olan şu ki Rabbimin mesajların a / risalelerin e dair sizi bilgilendirdim / tebliğ ettim , size öğütte bulundum / nasihatte bulundum. Şimdi nasıl olur da kafir kavme üzülürüm / acırım.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve siz öyle her yolun başında oturarak Allah’a iman edenleri tehdit edip ve eğriliğini arayarak Allah’ın yolundan alıkoymayın. Düşünün ki siz vaktiyle çok az idiniz de sizi çoğalttı. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna da bir bakın.

Süleyman Ateş

"Ve her yolun başına oturup da tehdid ederek inananları Allah yolundan çevirmeğe ve o(Hak yolu)nu eğriltmeğe çalışmayın; düşünün siz az idiniz, O sizi çoğalttı ve bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!"

Süleymaniye Vakfı

Tehditler savurarak, Allah'a inanıp güvenenleri onun yolundan engelleyerek ve o yolda anlaşılamayacak bir eğrilik dipnot 1 olmasını isteyerek her yola kurulmayın. Hatırlayın ki bir zamanlar sayıca azdınız, Allah sizi çoğalttı. Bozguncuların sonunun nasıl olduğunu bir düşünün!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İvec (عوج), çok dikkat etmedikçe anlaşılamayacak eğriliktir (Müfredat). Allah'ın yolunda böyle bir eğrilik isteyenler, yaptıkları yanlışlar kolaylıkla anlaşılmasın diye doğruya çok yakın görünecek çarpıtmalar yaparlar. Ayette sözü edilen kişilerin en çok istediği budur. Bu sebeple en tehlikeli yanlış, doğruya en çok benzeyendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Geçit yerlerine kurulup korku salıyor, inanıp güvenmiş kişileri Allah'ın yolundan engelliyorsunuz. Üstelik o yolda anlaşılmayacak biçimde bir eğrilik oluşturmaya çalışıyorsunuz. Bunları yapmayın. Hatırlayın ki azınlıktaydınız, o sizi çoğalttı. Bozguncuların sonunun nasıl olduğunu bir düşünün.

Şaban Britch

Tehdit edip, Allah'a iman edenleri O'nun yolundan alıkoyarak ve o yolun eğri olmasını isteyerek, her yolun başında oturmayın. Azınlık iken Allah’ın sizi çoğalttığını hatırlayın. Bozguncuların sonunun ne olduğuna da bir bakın!

Şaban Piriş

-İman edenleri Allah'ın yolundan alıkoyarak ve o yolun bozulmasını arzulayarak tehdit ile her caddenin başında pusu kurup oturmayın. Azınlık iken Allah'ın sizi çoğalttığını hatırlayın. Bozguncuların sonunun ne olduğuna da bir bakın!

Yaşar Nuri Öztürk

"Her yol üstünde oturup da tehdit savurarak Allah yolundan O'na inananları çevirmeyin. Yolun çarpığını isteyip durmayın. Hatırlayın ki, siz az idiniz, O sizi çoğalttı. Bir bakın, nasılmış bozguncuların sonu!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Nor lie in ambush" he added, in every paths threatening those of you who have conformed to Islam, obstructing the path leading them to moral straightness and uprightness, goodness and integrity, virtue and piety, making it your aim to pervert the truth and crook the path of righteousness to your own ends". " Remember when for once you were a small minority and how Allah made you multiply and reach the status of a majority, and look how fatal was the consequence of those who were characterized by acts of prepensed malice.

Abdul Haleem

Do not sit in every pathway, threatening and barring those who believe in God from His way, trying to make it crooked. Remember how you used to be few and He made you multiply. Think about the fate of those who used to spread corruption.

Abdullah Yusuf Ali

"And squat not on every road, breathing threats, hindering from the path of Allah those who believe in Him, and seeking in it something crooked; But remember how ye were little, and He gave you increase. And hold in your mind's eye what was the end of those who did mischief.

Abul A'la Maududi

And do not lie in ambush by every path [of life] seeking to overawe or to hinder from the path of Allah those who believe, nor seek to make the path crooked. Remember, how you were once few, and then He multiplied you, and keep in mind what was the end of mischiefmakers.

Aisha Bewley

Do not lie in wait on every pathway, threatening people, barring those who have iman from the Way of Allah, desiring to make it crooked. Remember when you were few and He increased your number: see the final fate of the corrupters!

Al-Hilali & Khan

"And sit not on every road, threatening, and hindering from the Path of Allâh those who believe in Him, and seeking to make it crooked. And remember when you were but few, and He multiplied you. And see what was the end of the Mufsidûn (mischief-makers, corrupters, liars).

Ali Quli Qarai

And do not lie in wait on every road to threaten and bar from the way of Allah those who have faith in Him, seeking to make it crooked. And remember when you were few, and He multiplied you, and observe how was the fate of the agents of corruption.

Amatul Rahman Omar

`And do not sit in every path holding out threats (to the wayfarers), and turning those who believe in Him, away from the path of Allâh and seeking to make it (appear as) crooked. And remember (His favours) when you were but a few then He multiplied you. Behold! what was the end of the spreader of corruption.

Arthur John Arberry

And do not sit in every path, threatening and barring from God's way those who believe in Him, desiring to make it crooked. And remember when you were few, and He multiplied you; and behold, how was the end of the workers of corruption.

Bijan Moeinian

"Do not practice the highway robbery. Do not entice people to leave the straight path that leads to God and do not justify the wrong doings. Remember you were a small tribe and God turned you into a big nation and [above all] learn a lesson from the miserable destiny of the previous corrupt people."

E. Henry Palmer

and sit not down in every path, threatening and turning from the path of God those who believe in Him, and craving to make it crooked. Remember when ye were few and He multiplied you; and see what was the end of the evildoers!

Edip-Layth

"Do not stand on every road to threaten and repel from the path of God those who acknowledged Him, by attempting to distort it. Recall that you were few and He multiplied you; and see what the retribution of the troublemakers is."

George Sale

And beset not every way, threatening the passenger; and turning aside from the path of God him who believeth in Him, and seeking to make it crooked. And remember, when ye were few, and God multiplied you: And behold, what hath been the end of those who acted corruptly.

Hamid S. Aziz

"And lurk not in every path, threatening (and corrupting) and hindering from the path of Allah those who believe in Him, craving to make it crooked. Remember when you were few (small or weak) and He multiplied (increased, strengthened) you; and see what was the end of the corrupters!

Mahmoud Ghali

And do not sit in every path, threatening and barring from the way of Allah (the ones) who believe in Him, and inequitably seeking to make (His way) crooked. And remember when you were few, then He multiplied you; and look how was the end of the corruptors.

Marmaduke Pickthall

Lurk not on every road to threaten (wayfarers), and to turn away from Allah's path him who believeth in Him, and to seek to make it crooked. And remember, when ye were but few, how He did multiply you. And see the nature of the consequence for the corrupters!

Mohamed Ahmed - Samira

Do not lie in ambush to intimidate and divert from the path of God those who believe in Him, nor seek obliquity in it. Remember the day when you were few and He increased your numbers. So consider the fate of those who were evil.

Muhammad Asad

And do not lie in ambush by every road [that leads to the truth], threatening and trying to turn away from God's path all who believe in Him, and trying to make it appear crooked. And remember [the time] when you were few, and [how] He made you many: and behold what happened in the end to the spreaders of corruption!

Mustafa Khattab

And do not lie in ambush on every road—threatening and hindering those who believe in Allah from His Path and striving to make it ˹appear˺ crooked. Remember when you were few, then He increased you in number. And consider the fate of the corruptors!

Progressive Muslims

"And do not stand on every road, robbing, and turning away from the path of God those who believe in Him, and you seek to make it crooked. And recall that you were few and He multiplied you; and see how is the retribution of the corrupters."

Rashad Khalifa

"Refrain from blocking every path, seeking to repel those who believe from the path of GOD, and do not make it crooked. Remember that you used to be few and He multiplied your number. Recall the consequences for the wicked.

Sahih International

And do not sit on every path, threatening and averting from the way of Allah those who believe in Him, seeking to make it [seem] deviant. And remember when you were few and He increased you. And see how was the end of the corrupters.

Sam Gerrans

“And lie not in wait on every road, threatening and turning away from the path of God him who believes in Him, and seeking deviation therein. And remember when you were few, and He multiplied you; and see how was the final outcome of the workers of corruption.

Shabbir Ahmed

Lurk not on every road threatening travelers, and hindering from the Path of Allah those who believe in Him. Nor seek to make it crooked. Remember, when you were few and weak and how He multiplied and strengthened you. Learn from history about the outcome of the corrupt and the bloody criminals.

Syed Vickar Ahamed

"And do not sit on every road, saying threats, blocking from the Path of Allah those who believe in Him and searching for something crooked in it; Remember how you were a few and He gave you increase. And hold in you mind's eye what was the end of those who did mischief.

Taqi Usmani

Do not sit in every path threatening and preventing from the way of Allah the people who believe in Him, and seeking a twist in it. Remember the time when you were few, then He increased you in number. Consider the fate of those who used to make mischief.

The Monotheist Group

"And do not stand on every path, robbing, and turning away from the path of God those who believe in Him, and you seek to make it crooked. And remember that you were few and He multiplied you; and see how is the retribution of the corrupters."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 86. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 86. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 86. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩