Diyanet İşleri
Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakim'i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?
Kehf suresi
Kehf suresi, 9. ayet. أَمْ حَسِبْتَ أَنَّ أَصْحَٰبَ ٱلْكَهْفِ وَٱلرَّقِيمِ كَانُوا۟ مِنْ ءَايَٰتِنَا عَجَبًا
em ḥasibte enne aṣḥâbe-lkehfi verraḳîmi kânû min âyâtinâ `acebâ.
Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakim'i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ashâb-ı Kehf Kehf 9–26 3
Demek sen, bu söze (Kur'an'a) inanmazlarsa, arkalarından üzülerek adeta kendini tüketeceksin!
İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık.
Biz, elbette (zamanı gelince) yeryüzündeki her şeyi bir kuru toprak haline getireceğiz.
Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakim'i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?
Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır" demişlerdi.
Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).
Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
9. “Sen, Kehf ve Rakîm ashabını âyetlerimizin hayret edileceklerinden mi sandın?” Bu, hem olumsuzluk hem de yasaklama anlamında bir sorudur. Yani sen, Kehf ashabı kıssasını, onların başlarından geçenleri, Yüce Allah’ın âyetleri (mucizeleri ve ibretli işleri) arasında şaşılacak ve hikmeti çerçevesinde görülmedik, eşi ve benzeri olmayan bir şey sanma! Aksine Yüce Allah’ın, Kehf ashabındaki ayetleri türünden hatta ondan da büyük olan hayret edilecek pek çok ayetleri vardır. Allah, kullarına hem dış dünyada hem de kendi nefislerinde, hakkı batıldan ve hidâyeti sapıklıktan açıkça ayırt edecekleri türlü âyetler gösterip durur. Bu olumsuzlamadan kasıt, Kehf ashabının kıssasının hayret edilecek işlerden olmadığının ifade edilmesi değildir. Aksine bu kıssa, elbette ki Allah’ın hayret edilecek ve şaşılacak âyetlerindendir. Bu olumsuzlamadan esas maksat, bunun türünden daha pek çok âyet olduğunu ifade etmektir. O nedenle yalnızca bunu hayret edilecek ve garip karşılanacak bir âyet olarak görmek, ilim ve akıl açısından bir eksikliktir. Aksine mü’minin görevi, Yüce Allah’ın haklarında düşünmeye çağırmış olduğu bütün âyetleri üzerinde tefekkür etmektir. Çünkü bu âyetler, imanın anahtarı, ilme ve kesin bilgiye ulaşmanın yoludur. Bu kişilerin dağda bulunan mağara demek olan “Kehf” ile isim ve kıssalarının yazıldığı kitabe/yazıt anlamındaki “Rakîm”e izafe edilerek “Kehf ve Rakîm ashabı” diye anılmaları çok uzun bir süre orada kalmalarından dolayıdır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Sadece Ashâb-ı Kehf'in ve isimlerinin yazılı bulunduğu levhanın kıssasının şaşılacak ayetlerimizden olduğunu zannetme. Bilakis göklerin ve yerin yaratılışı gibi diğerleri daha çok şaşılacak şeylerdir.
Aynı kök: كهف (6 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf
Hani o gençler mağaraya sığınmışlardı da, "Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa…
Aynı kök: كهف (6 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf
Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).
Aynı kök: كهف (6 geçiş) · Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf
(İçlerinden biri şöyle dedi:) "Mademki onlardan ve Allah'tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrıldınız, o halde mağaraya çekilin ki,…
Aynı kıssa: Ashâb-ı Kehf · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de mağaranın girişinde iki kolunu uzatmış (yatmakta…
Aynı kök: رقم (3 geçiş)
O, yazılmış bir kitaptır.
Aynı kök: رقم (3 geçiş)
O, yazılmış bir kitaptır.
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli…
Aynı kök: عجب (27 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa sen bizim ayetlerimizden (mucizelerimizden, sadece) kehf ve rakîm halkının durumlarını mı şaşırtıcı buldun? dipnot 1
Yoksa sen mağara arkadaşlarının ve (onlar için yazılan) anıt kitabenin, bizim (bütün bu) ayetlerimizden daha mı ibret ve hayret verici olduğunu düşünüyorsun?
(Bu dünya hayatı bir sınamadan ibaret olduğuna göre, imdi) sen Mağara İnsanlarını(n) ve (onların kendilerini) yazıtlara/kitabelere (adamalarının kıssasını)n, gerçekten, Bizim (öteki) mesajlarımızdan daha meraka değer bulunacağını mı düşünüyorsun?
Yoksa bizim işaretlerimizden (sadece) Ashab-ı Kehf (mağara arkadaşları) ve Rakim'in (bilgi yazılı taş levha) bilgisinin mi şaşılacak şey olduklarını sandın?
Sen, yoksa Kehf ve Rakim Ehlini bizim şaşılacak ayetlerimizden mi sandın?
(Rasûlüm) Yoksa sen, bizim âyetlerimizden (sadece) Kehf ve Rakîm sahiplerinin ibrete şâyan olduklarını mı sandın?
Yoksa Büyük Mağara yoldaşlarının ve yazıtların, ayetlerimizden daha şaşırtıcı bulunacağını mı sanıyorsun? dipnot 224
Yoksa sen, sadece Kehf ve Rakim sahiplerinin, bizim şaşılacak ayetlerimizden olduğunu mu sandın?
Mağaradakilerin ve onlarla ilgili rakamların ilginç kanıtlarımızdan başka bir şey olduğunu mu sandın? dipnot 1
Mağaradakilerin ve onlarla ilgili rakamların ilginç kanıtlarımızdan başka bir şey olduğunu mu sandın?
Yoksa sen Ashab-ı Kehf ve Rakim'ın, ayetlerimizden şaşılacak bir olay olduklarını mı sandın?
Yoksa Eshab-ı Kehf ü Rakıym bizim ayatımızdan bir acibe oldular mı sandın?
Yoksa sen, Kehf dipnot 1 ve Rakim dipnot 2 Ashabı'nın dipnot 3 Bizim en şaşılacak ayetlerimizden dipnot 4 olduklarını mı sandın?
Yoksa sen, Kehf dipnot 1 ve Rakim dipnot 2 Ashabı'nın dipnot 3 Bizim en şaşılacak ayetlerimizden dipnot 4 olduklarını mı sandın?
Yoksa sen, Kehf ve Rakim dipnot 1 Ashabı'nın Bizim en şaşılacak ayetlerimizden dipnot 2 olduklarını mı sandın?
Sen yoksa Kehf ve Rakim Ehlini bizim şaşılacak ayetlerimizden mi sandın?
(Habibim) sen, bizim ayetlerimiz içinde (yalınız) Kehf ve Rakıym yaranının ibrete şayan olduklarını mı sandın? (öyle değil).
Yoksa; sen, mağara ve kitabe ehlini şaşılacak ayetlerimizden mi sandın?
(7-22) Kehf halkı ve Rakiimi nasıl değerlendirdin / ne hesap ettin? Onlar şaşırılacak / acayip ayetlerimizdendi , gençler mağaraya sığındı klarında d ediler ki ; Rabbimiz katından bize bir rahmet gönder , işlerimizde doğruyu göster / rüşte eriştir. Ve bizde mağarada onları kulakları üzere senelerce yatırdık, sonra hangi iki taraftan kimin ne kadar müddet kaldığını hesap edebildiğini bilelim diye onları dirilttik , o nların haberlerini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rablerine iman etmiş gençler idi, onların hidayetlerini artırdık, kalktıklarımda ise kalpleriyle bağlantı kurduk, dediler ki Rabbimiz, semaların ve arzın Rabbi, senden başkasına ilah olarak çağrıda bulunmayız , eğer ki böyle bir şey dersek, saçmalamış oluruz / şatata. İşte bunlar, Ondan başka ilah edinen kavmimizdir, onlar hakkında apaçık bir delil / bir ispat aracı getirirseler ya , Allah'a yalanı iftira edenden daha zalim kim olabilir ? Onlardan ve Allahtan başka ibadet ettiklerinden geri çekilip uzaklaştıklarında / muğtezile iken , mağaraya sığının Rabbiniz sizi de rahmetinden vererek diriltsin, sizin işlerinizi kolaylaştı rıcı şeyler hazırlasın denildi. Güneşi doğarken mağaranın sağ tarafına meylettiğini görürsün batarken de sol taraflarını aşındırırdı , onlar mağaranın yarık boşluğunda idiler , Bu Allah'ın ayet lerindendi, Allah kime hidayet etmişse işte o yola iletilendir, kimi de saptırmış ise, ona ne dost ne de irşat edici / mürşit bulunabilir, sen onları uyanık sanırsın onlar uykudadırlar , o nları sağlarına ve sollarına döndürüyorduk , k öpekleri mağaranın ön eşiğine ayaklarını uzatmıştı , onların durumunu kavrasaydın / muttali olsaydın onlardan kaçar / firar eder dönerdin , onlardan için ürperirdi, Böylece onları, birbirlerine sorsunlar diye tekrar dirilttik, onlardan kalkan biri dedi ki ne kadar kaldınız? Bir gün yahut günün bir kısmı kadar dediler, ne kadar kaldığımızı en iyi Rabbimiz bilir dediler, sizden birini bu gümüş paralarla şehre gönderin ve hangi yemek daha temiz ise baksın ve bize getirsin ondan rızıklanalım , dikkat etsin sizi, herhangi birine sezdirmesin , muhakkak ki onlar sizin farkınıza varırlarsa taşlarlar yahut sizi kendi milletlerine / dinlerine iade ederler artık asla/ ebedi kurtulamazsınız / iflah olmazsınız. Bu şekilde onları bulurduk ki Allah'ın vadi haktır bilinsin ve saat hakkında kuşku olmadığı bilinsin. Aralarında işleri hakkında tartışırlarken bir ara, onların üzerlerine kubbe / bina yapalım dediler. Rableri onların durumlarını daha iyi bilir. İşlerinde başarılı olanlar / galip olanlar dediler ki üzerlerine bir mescit yapacağız. Diyecekler ki, ü çtüler dördüncüleri köpekleriydi , beştiler altıncıları köpekleriydi, Gaybe taş atmaktır, diyecekler ki yediydiler sekizincileri köpekleriydi. De ki adetlerini Rabbim bilir onlar az şey biliyorlar. Görünenin dışında onlarla bu konuda tartışma yapma. Onlardan herhangi birin den kanaat isteme / fetva isteme.
Sen, yoksa Kehf ve Rakim ehlini bizim (tek) şaşılacak ayetlerimizden mi sandın?
Yoksa sen, sadece Kehf ve Rakim sahiplerinin bizim şaşılacak ayetlerimizden olduklarını mı sandın? (onlardan başka çok daha acaip ayetlerimiz vardır. Arzı yeşertip sonra kurutmamız da şaşılacak ayetlerimizden değil midir?)
Yoksa sen ayetlerimizden dipnot 1 / kudret ve hikmetimizin göstergelerinden (sadece) Ashab-ı Kehf (mağara arkadaşlarının) ve Rakim'in dipnot 2 mi şaşırtıcı olduğunu sandın!
Sen, o mağarada olan ve adları levhada yazılı bulunan kişileri dipnot 1 tuhaf belgelerimizden dipnot 2 mi sandın? dipnot 3
Kehf ve Rakim ehlini (n başına gelenleri) (tek) şaşılacak ayetlerimizden sanma!
Ashab-ı Kehf ve Rakim'i, şaşılacak ayetlerimizden mi zannettin sen?
Yoksa sen o Ashab-ı Kehf'i, mağara ve kitabe yaranını, bizim ayetlerimizden, hayrete düşüren bir tanesi mi sandın?
Have you meditated O Muhammad upon the event of the inmates of the Cave and upon Allah's intervention exhibiting His control over the laws of nature and serving as evidence of His Almightiness and Omnipotence, It stood as a wonderous sign as all Our signs do stand imposing upon peoples' thoughts!
[Prophet], do you find the Companions in the Cave and al-Raqim so wondrous, among all Our other signs?
Or dost thou reflect that the Companions of the Cave and of the Inscription were wonders among Our Sign?
Do you think that the people of the Cave dipnot 1 and the Inscription dipnot 2 were one of Our wondrous signs? dipnot 3
Eski Ahit · Yeşu 18:27
Rekem, Yirpeel, Tarala, Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Do you consider that the Companions of the Cave and Ar-Raqim were one of the most remarkable of Our Signs?
Do you think that the people of the Cave and the Inscription (the news or the names of the people of the Cave) were a wonder among Our Signs?
Do you suppose that the Companions of the Cave and the Inscription were among Our wonderful signs?
Do you think that the People of the Place of Refuge and of the Inscriptions were a wonder among Our signs.
Or dost thou think the Men of the Cave and Er-Rakeem were among Our signs a wonder?
Whey then do you think I am reading the story of the "People of the Cave and people of Inscription" to you? They were among My greatest miracles.
Hast thou reckoned that the Fellows of the Cave and Er-raqim were a wonder amongst our signs?'
Did you reckon that the dwellers of the cave and the numerals were of Our wondrous signs?
Dost thou consider that the companions of the cave, and Al Rakim, were one of our signs, and a great miracle?
Have you considered that the Fellows of the Cave and of the Inscription are a wonder amongst Our Signs?
Or even do you reckon that the Companions of the Cave and ÉAr-Raqîm (It is the name of a leaden plate, on which were written the names of the seven sleepers) were among Our signs a wonder?
Or deemest thou that the People of the Cave and the Inscription are a wonder among Our portents?
Do you think the men of the cave and Ar-Raqim were so strange among Our signs?
[AND SINCE the life of this world is but a test, dost thou [really] think that [the parable of] the Men of the Cave and of [their devotion to] the scriptures could be deemed more wondrous than any [other] of Our messages?
Have you ˹O Prophet˺ thought that the people of the cave and the plaque[1] were ˹the only˺ wonders of Our signs?
Did you perceive that the dwellers of the cave and the numbers related were of Our wondrous signs
Why else do you think we are telling you about the people of the cave, and the numbers connected with them? They are among our wondrous signs.
Or have you thought that the companions of the cave and the inscription were, among Our signs, a wonder?
If thou thinkest that the companions of the cave, and the inscription, were a wonder among Our proofs: —
Do you think that the Dwellers of the Cave, the Upholders of Raqeem (the Inscribed Gospel) (were some supernatural beings) more wondrous than Our other signs? (Nay, strange legends became famous about them).
Do you think that the companions of the Cave (located near the town of Aylah) and of the Writings (on a stone Tablet) were wonders among Our Signs?
Do you think that the People of Kahf (the Cave) and Raqīm (inscription) were unusual out of Our signs?
Did you perceive that the dwellers of the cave and the numbers related were of Our wondrous signs?