Kehf suresi

Kehf suresi, 2. ayet

Kehf suresi, 2. ayet. قَيِّمًا لِّيُنذِرَ بَأْسًا شَدِيدًا مِّن لَّدُنْهُ وَيُبَشِّرَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا حَسَنًا

ḳayyimel liyünẕira be'sen şedîdem mil ledünhü veyübeşşira-lmü'minîne-lleẕîne ya`melûne-ṣṣâliḥâti enne lehüm ecran ḥasenâ.

Diyanet İşleri

(2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak kalacakları güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah, bir çocuk edindi" diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 1–5 · surenin 2. ayeti / 110

Konu Kitabın indirilişi ve "Allah çocuk edindi" diyenler Kehf 1–8 3

  1. Kehf 1

    Hamd, kuluna Kitab'ı (Kur'an'ı) indiren ve onda hiçbir eğrilik yapmayan Allah'a mahsustur.

  2. 2–4

    (2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak kalacakları güzel bir mükafat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah, bir çocuk edindi" diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı.

  3. Kehf 5

    Bu konuda ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur. Ne büyük bir söz (bu) ağızlarından çıkan! Onlar ancak yalan söylüyorlar.

Tefsir4

1 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

el-Muhtasar 5

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bilakis Yüce Allah; Kur'an'ı, içerisinde bir tezat ve herhangi bir tutarsızlık olmayan dosdoğru bir kitap kıldı. Ta ki; bu kitap kâfirleri Allah katında bekleyen kuvvetli bir azaptan korkutur, salih ameller işleyen Müminlere de onları sevindirecek ve hiç bir karşılığın kendisine erişemeyeceği, güzel mükâfatları haber verir.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَيِّمًۭا kayyimen dosdoğru olarak kök: قوم
  2. لِّيُنذِرَ liyunzira uyarması için kök: نذر
  3. بَأْسًۭا be'sen azaba karşı kök: باس
  4. شَدِيدًۭا şediden şiddetli kök: شدد
  5. مِّن min
  6. لَّدُنْهُ ledunhu katından (indirdi) kök: لدن
  7. وَيُبَشِّرَ ve yubeşşira ve müjdelemesi için kök: بشر
  8. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minlere kök: امن
  9. ٱلَّذِينَ ellezine
  10. يَعْمَلُونَ yea'melune yapan kök: عمل
  11. ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ s-salihati iyi işler kök: صلح
  12. أَنَّ enne
  13. لَهُمْ lehum kendileri için bulunduğunu
  14. أَجْرًا ecran mükafat kök: اجر
  15. حَسَنًۭا hasenen güzel kök: حسن

Keşif6

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.

  • Aynı kök: باس (73 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    İşte bu, Allah'ın, inanıp salih ameller işleyen kullarına müjdelediği şeydir. De ki: "Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden,…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak…

  • Aynı kök: لدن (18 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük…

  • Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    (Şehitler) Allah'ın nimetine, keremine ve Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(1, 2, 3, 4) Katından (gelecek) şiddetli azaba karşı (inkârcıları) uyarmak, iyi işler yapan müminlere içinde ebedî kalacakları güzel ödül (cennet) bulunduğunu müjdelemek ve "Allah çocuk edindi!" diyenleri de korkutmak için doğru (bir kelam) olarak içerisine hiçbir eğrilik koymadığı dipnot 1 Kitabı kulu (Muhammed'e) indiren Allah'a hamdolsun.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen [kayyim] kelimesi, ikinci ayetin başında gelmekte, dolayısıyla birinci ayetle bağlantılı olarak anlaşılabileceği gibi ikinci ayetteki mesajla da ilişkilendirilebilir. Bu durumda anlam "Onu doğru kıldı ki kendi katından gelecek şiddetli bir cezayla uyarasın diye" şeklini alır. Bu iki ihtimal nedeniyledir ki birinci ayetin son kelimesiyle ikinci ayetin ilk kelimesi arasında bir [sekte] vardır.

Mustafa İslamoğlu

(Aksine onu) dosdoğru ve dolambaçsız (kıldı) ki, (inkarcıları) kendi katından gelecek şiddetli bir cezayla uyarsın; yararlı ve erdemli davranan mü'minlere de kendilerini bekleyen güzel bir karşılığı müjdelesin:

Muhammed Esed

(Bu) tutarlı ve dosdoğru (kitap, inkarcıları) O'nun katından zorlu bir cezayla uyarmak ve dürüst, erdemli davranışlarda bulunan müminlere hak ettikleri güzel karşılığı müjdelemek içindir,

Ahmed Hulusi

Dosdoğru (bir Kitap'tır) da. . . O'nun ledünnündendir; şiddetli bir sıkıntıya karşı uyarmak ve de imanın gereği çalışmalar yapan iman edenlere, kendileri için güzel bir karşılık olduğunu müjdelemek içindir.

Ali Bulaç

Dosdoğru (bir Kitaptır) ki, kendi katından şiddetli bir azabla uyarıp korkutmak ve salih amellerde bulunan mü'minlere müjde vermek için (onu indirdi); şüphesiz onlara güzel bir ecir vardır.

Ali Özek ve heyeti

(insanları) kendi tarafından çetin bir azap ile ikaz etmek ve iyi iş ve davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için, güzel bir ecir bulunduğunu,

Ali Rıza Safa

Her şeyin kaynağı olarak, hem O'nun katından yaman bir cezayla uyarmak hem de inanmış olarak erdemli edimler yapanlara güzel bir ödül olduğunu sevinçli bir haber olarak vermek için.

Bayraktar Bayraklı

- Onu dosdoğru bir kitap olarak indirdi ki Allah'ın katından gelecek şiddetli azaba karşı uyarsın; iyi işler yapan müminlere de, kendileri için,içinde süreli bulunacakları güzel bir ödül olduğunu müjdelesin ve "Allah çocuk edindi" diyenleri de uyarsın.

Edip Yüksel

Dosdoğru... O'ndan gelecek şiddetli bir cezaya karşı uyarsın ve erdemli davranan müminlere kendileri için güzel bir ödülü müjdelesin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kusursuz bir (kitap)... O'ndan gelecek şiddetli bir cezaya karşı uyarsın ve erdemli davranan müminlere kendileri için güzel bir ödülü müjdelesin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

dosdoğru; tarafından şiddetli bir azap ile korkutmak ve yararlı yararlı işler yapan müminlere şunu müjdelemek için: Kendilerine gerçekten güzel bir mükafat var;

Elmalılı Hamdi Yazır

Dosdoğru, ledünnünden şiddetli bir beis ile inzar etmek, ve salih salih ameller yapan mü'minlere şunu müjdelemek için ki kendilerine cidden güzel bir ecir var

Erhan Aktaş

Dosdoğru bir gözetici olarak; şiddetli azaba karşı uyarmak, erdemli ve doğru davranışlarda bulunan Mü'minlere, en iyi karşılığın onların olduğunu müjdelemek için katından indirdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dosdoğru bir gözetici olarak; şiddetli azaba karşı uyarmak, erdemli ve doğru davranışlarda bulunan Mü'minlere, en iyi karşılığın onların olduğunu müjdelemek için katından indirdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dosdoğru bir gözetici olarak; şiddetli azaba karşı uyarmak, erdemli ve doğru davranışlarda bulunan müminlere, en iyi karşılığın dipnot 1 onların olduğunu müjdelemek için katından indirdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cennetin.

Gültekin Onan

Dosdoğru (bir Kitaptır) ki, kendi katından şiddetli bir azabla uyarıp korkutmak ve salih amellerde bulunan inançlılara müjde vermek için (onu indirdi); şüphesiz onlara güzel bir ecir vardır.

Hasan Basri Çantay

(1-2-3-4) (Kafirleri) canib (-i ilahisi) nden en çetin bir azab ile korkutmak, güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir ecr (ve mükafat) ı müjdelemek, (hele) "Allah evlad edindi" diyenlere ma'ruz kalacakları kötü aakıbetleri haber vermek için, kendisinde hiç bir eğrilik yapmadığı, o dosdoğru kitabı (Kur'anı) kulu (Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem) üzerine indiren Allaha hamd olsun.

İbni Kesir

Kendi katından şiddetli bir baskını haber vermek ve salih amel işleyen mü'minlere güzel bir mükafat olduğunu müjdelemek için.

Mehmet Alagaş

(1-6) Övgü / Hamd kuluna kitabı indiren Allaha mahsustur , onda hiçbir eğrilik yoktur. Değerlidir, O’nun katında ki şiddetli sertliğe dair uyarıdır. Müminlere ki onlar, s alih amel işlerler, onlara içinde ebedi kalacakları güzel bir ödül ün var olduğunu müjdelemen içindir, Allah evlat edindi diyenleri uyar mak içindir, onların da babalarının da bunda bir bilgisi yoktur, ağızlarından çıkan büyük bir kelimedir, onlar kesinlikle yalan söylüyorlar , üstelik sen onların arkalarından, bu söze iman etmemelerine üzülerek kend ini mahvedecektin , arzda ziynet olarak neyi yaptıysak , hangisi güzel amel işleyecek bilelim diyedir, biz üzerinde ne varsa kupkuru toprak kesinlikle yaparız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dosdoğru (bir kitap olarak), katından (gelecek) şiddetli bir azapla korkutmak ve salih amellerde bulunan Müminlere güzel bir ecir olduğunu müjde vermek için (indirdi).

Süleyman Ateş

Onu dosdoğru (bir Kitap) olarak indirdi ki katından gelecek şiddetli azaba karşı (insanları) uyarsın ve iyi işler yapan mü'minlere de kendileri için güzel mükafat bulunduğunu müjdelesin.

Süleymaniye Vakfı

(Onu) dosdoğru bir kitap olarak indirmiştir ki kendi katından gelecek çetin dipnot 1 bir baskıya karşı uyarıda bulunsun ve iyi işler yapan müminler için de güzel bir ödül (cennet) olduğunu müjdelesin; dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çetin, ayetteki (شديد) 'şedid'in karşılığıdır. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır. Allah, vereceği cezayı, kulunun suçuna bağlamıştır (En'am 6/160).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sapasağlam dipnot 1 oluşturmuştur ki bu Kitap, Allah katından gelecek sert cezalara karşı uyarıda bulunsun, iyi işler yapan müminler için de güzel bir ödül olduğunu müjdelesin

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kitabın iveç(aldatmaca) yapılmasına karşı korunaklı yapısı, onu kayyum(sapasağlam) yapar. Bu sıfat(kayyum) aynı zamanda Allah'ın isimlerindendir. Sapasağlam, sürekli işinin başında, yorulmayan anlamlarına gelir(Bkz: Bakara 2/255). Kitap için kullanıldığında sapasağlam, her zaman işe yarayan, bulunduğu dönemi değil tüm zamanları kapsayan anlamları doğrudur.

Şaban Britch

Dosdoğru (bir kitap olarak), katından (gelecek) şiddetli bir azapla korkutmak ve salih amellerde bulunan müminlere güzel bir ecir olduğunu müjde vermek için (indirdi).

Şaban Piriş

(2-3) Kitabı, O'ndan gelecek şiddetli bir azabın uyarısını yapması ve doğruları yapan müminlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir mükafaatın olduğunu müjdelemesi

Yaşar Nuri Öztürk

Katından dosdoğru gelen açık bir söz olarak indirdi onu. Ki, zorlu bir iş ve oluş konusunda uyarsın ve barışa yönelik hayırlı ameller sergileyen müminlere, kendileri için güzel bir ödül öngörüldüğünü muştulasın...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But orthodox, in accordance with what is divinely and authoritatively established as the truth guiding into all truth so that it strongly warns the ungodly and the impious of the torment laid upon the damned. It announces joyful tidings to those whose hearts are impressed with the image of religious and spiritual virtues and their deeds with wisdom and piety to expect a distinguished reward,

Abdul Haleem

warning of severe punishment from Him, and [giving] glad news to the believers who do good deeds––an excellent reward

Abdullah Yusuf Ali

(He hath made it) Straight (and Clear) in order that He may warn (the godless) of a terrible Punishment from Him, and that He may give Glad Tidings to the Believers who work righteous deeds, that they shall have a goodly Reward,

Abul A'la Maududi

an unerringly Straight Book, meant to warn of a stern punishment from Allah, and to proclaim, to those who believe and work righteous deeds, the tiding that theirs shall be a good reward

Aisha Bewley

It is straight, to warn of violent force direct from Him, and to give the good news to the muminun, those who do right actions, that for them there is an excellent reward,

Al-Hilali & Khan

(He has made it) straight to give warning (to the disbelievers) of a severe punishment from Him, and to give glad tidings to the believers (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism), who do righteous deeds, that they shall have a fair reward (i.e. Paradise).

Ali Quli Qarai

[a Book] upright, to warn of a severe punishment from Him, and to give good news to the faithful who do righteous deeds, that there shall be for them a good reward,

Amatul Rahman Omar

(He has made it) rightly directing, that it may warn (the disbelievers) of a severe calamity (coming) from Him and that it may give good tidings to the believers who do deeds of righteousness, that there awaits them a (place of) goodly reward,

Arthur John Arberry

right, to warn of great violence from Him, and to give good tidings unto the believers, who do righteous deeds, that theirs shall be a goodly wage

Bijan Moeinian

Qur’an is a straight forward book revealed to warn the disbeliever of a terrible punishment waiting for them as well as a generous reward for those believers who have chosen a God pleasing way of life and do good deeds.

E. Henry Palmer

straight, to give warning of keen violence from Him; and to give the glad tidings to the believers, who do what is right, that for them is a goodly reward

Edip-Layth

Straightforward; giving warning of the severe punishment from Him; and it gives glad tidings to those who acknowledge and promote reforms that they will have a fair reward.

George Sale

That He should threaten a grievous punishment unto the unbelievers, from his presence; and should bear good tidings unto the faithful, who work righteousness, that they shall receive an excellent reward, namely, paradise,

Hamid S. Aziz

(He made it) Straight, to give warning of stern punishment from Him; and to give the glad tidings to the believers, who do what is right, that for them is a goodly reward,

Mahmoud Ghali

Most upright, to warn of strict violence from very close to Him, and to give good tidings to the believers who do very deeds of righteousness that they will have a fair reward,

Marmaduke Pickthall

(But hath made it) straight, to give warning of stern punishment from Him, and to bring unto the believers who do good works the news that theirs will be a fair reward,

Mohamed Ahmed - Samira

Immutable, so that it may warn of a severe punishment from Him; and give happy tidings to those who believe and do the right that there is a better reward (of Paradise) for them,

Muhammad Asad

[a divine writ] unerringly straight, meant to warn [the godless] of a severe punishment from Him, and to give unto the believers who do good works the glad tiding that theirs shall be a goodly reward-

Mustafa Khattab

˹making it˺ perfectly upright, to warn ˹the disbelievers˺ of a severe torment from Him; to give good news to the believers—who do good—that they will have a fine reward,

Progressive Muslims

It is valuable, giving warning of the severe punishment from Him; and it gives glad tidings to the believers who do good works, that they will have a fair reward.

Rashad Khalifa

A perfect (scripture) to warn of severe retribution from Him, and to deliver good news to the believers who lead a righteous life, that they have earned a generous recompense.

Sahih International

[He has made it] straight, to warn of severe punishment from Him and to give good tidings to the believers who do righteous deeds that they will have a good reward

Sam Gerrans

Straight, that it might warn of severe punishment from Him, and bring glad tidings to the believers who do righteous deeds, that they have a goodly reward,

Shabbir Ahmed

A Perfect Book, unerringly straight, meant to warn people of the destructive results of their wrongdoings. And to give good news to those who believe in the Message and make reforms in their individual and collective lives, that theirs shall be a generous Reward.

Syed Vickar Ahamed

(He has made it) Straight (and Clear) so that He may warn (the disbelievers) of the terrible punishment from Him, and that He may give the good news to the believers who do righteous deeds, that they will have a (very) suitable reward,

Taqi Usmani

a straightforward Book to warn of a severe punishment from Him, and to give the good news to the believers, who do righteous deeds, that they will have an excellent reward (Paradise)

The Monotheist Group

It is valuable, giving warning of the severe punishment from Him; and it gives glad tidings to the believers who do good works, that they will have an excellent reward.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki eser tek görüş olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  6. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩