Kehf suresi

Kehf suresi, 105. ayet

Kehf suresi, 105. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ وَلِقَآئِهِۦ فَحَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فَلَا نُقِيمُ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَزْنًا

ülâike-lleẕîne keferû biâyâti rabbihim veliḳâihî feḥabiṭat a`mâlühüm felâ nüḳîmü lehüm yevme-lḳiyâmeti veznâ.

Diyanet İşleri

Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 102–108 · surenin 105. ayeti / 110

Konu Amelce en çok ziyanda olanlar ve kapanış Kehf 102–110 3

  1. Kehf 102

    İnkar edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kafirlere konak olarak hazırladık.

  2. Kehf 103–104

    (103-104) (Ey Muhammed!) De ki: "Amelce en çok ziyana uğrayan; iyi iş yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatındaki çabaları kaybolup giden kimseleri size haber verelim mi?"

  3. 105

    Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.

  4. Kehf 106

    İşte böyle. İnkar etmeleri, ayetlerimi ve Peygamberlerimi alay konusu yapmaları yüzünden onların cezası cehennemdir.

  5. Kehf 107–108

    (107-108) Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedi kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

105. Bu şekilde amelleri boşa çıktığı için hem kendilerini hem de ailelerini kıyamet gününde kaybederek -ki hiç şüphesiz bu apaçık bir hüsrandır- bu en hüsrana uğrayacak olan kimseler kimlerdir?: “İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve ona kavuşmayı inkar edenlerdir.” Yani Allah’ın hem Kur’ân-ı Kerim’de indirdiği âyetlerini hem de Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına ve âhiret gününe iman etmenin zorunluğuna delil teşkil eden ve gözle görünen âyet ve belgeleri reddeden kimselerdir. “Bu nedenle de amelleri boşa gitmiştir. Biz de kıyamet günü onlar için tartı tutmayacağız.” Çünkü amellerin tartılmasının amacı, iyiliklerle kötülüklerin karşılaştırılması, bunlardan hangisinin ağır hangisinin hafif geldiğinin tespit edilmesidir. Onların ise gerekli şartı taşımadığı için hiçbir iyi amelleri yoktur. Amelin iyi olmasının şartı ise imandır. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır: “Kim mü’min olduğu halde salih ameller işlerse o, zulme uğratılmaktan da korkmaz, (mükâfaatının) eksiltilmesinden de.” (Tâhâ, 20/112) Ancak bunların amelleri sayılıp dökümü yapılır, onlar da bu amellerini işlediklerini kabul ederler ve herkesin gözü önünde bu amelleri dolayısıyla rezil olurlar. Sonra da bu amellerinden ötürü azaba uğrarlar. İşte bu sebeple Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar Rablerinin birliğine delalet eden ayetler hakkında kâfir olan, O'nunla karşılaşmayı inkâr eden, bu küfürlerinden dolayı amelleri batıl olan kimselerdir. Kıyamet günü Allah'ın katında onların bir kıymeti olmaz.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerdir
  3. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden kök: كفر
  4. بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetlerini kök: ايي
  5. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerinin kök: ربب
  6. وَلِقَآئِهِۦ velikaihi ve O'na kavuşmayı kök: لقي
  7. فَحَبِطَتْ fehabitat bu yüzden boşa çıkar kök: حبط
  8. أَعْمَـٰلُهُمْ ea'maluhum eylemleri kök: عمل
  9. فَلَا fela
  10. نُقِيمُ nukimu kurmayız kök: قوم
  11. لَهُمْ lehum onlar için
  12. يَوْمَ yevme günü kök: يوم
  13. ٱلْقِيَـٰمَةِ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  14. وَزْنًۭا veznen bir terazi kök: وزن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap

    O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap

    Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.

  • Aynı kök: حبط (16 geçiş)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: حبط (16 geçiş)

    Onlar, amelleri, dünyada da, ahirette de boşa gitmiş kimselerdir. Onların hiç yardımcıları da yoktur.

  • Aynı kök: حبط (16 geçiş)

    Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min…

  • Ortak kavram: Adalet

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Ortak kavram: Adalet

    Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden işleri boşa giden kişilerdir ki biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü (terazi) tutmayacağız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Kasas 28:78 ve Rahmân 55:39-41. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Ayetteki "terazi kurulmamak" ifadesi bu türden inkarcılara hiçbir şekilde değer verilmemesi anlamını da içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı ısrarla inkar eden kimselerdir: Bu yüzden onların tüm yapıp ettikleri boşa gitmiştir; çünkü onlara Kıyamet Günü hiç kıymet vermeyeceğiz.

Muhammed Esed

Rablerinin mesajlarını ve O'nun huzuruna çıkarılacakları gerçeğini inkar yolunu seçen kimseler işte böyleleridir. Bunun içindir ki, böylelerinin bütün yapıp ettikleri boşa gitmektedir: Çünkü Kıyamet Günü onlara hiç değer vermeyeceğiz.

Ahmed Hulusi

İşte onlar, Rablerinin kendilerindeki işaretlerini (Esma'sını) ve O'na LİKA'yı (varlıklarında Esma şuurunun açığa çıkacağını yaşamayı) inkar edenlerdir ki, bu nedenle de yaptıkları boşa giden kimselerdir! Artık onlar için kıyamet sürecinde hiçbir ölçü ikame etmeyiz (yaptıklarına değer vermeyiz).

Ali Bulaç

İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Artık onların yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet gününde onlar için bir tartı tutmayacağız.

Ali Özek ve heyeti

İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir ki, biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü tutmayacağız.

Ali Rıza Safa

İşte onlar, Efendilerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar etmişler; sonunda, uğraşmaları boşa gitmiştir. Nitekim Yeniden Yaratılış Günü'nde, onlara hiç değer vermeyiz.

Bayraktar Bayraklı

İşte onlar, Rabblerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir. Biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü/değerlendirmeye tabi tutmayacağız.

Edip Yüksel

Onlar, Efendi'lerinin ayetlerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden işleri boşa çıkar ve diriliş gününde de onlar için bir değer biçmeyiz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden işleri boşa çıkar ve diriliş gününde de onlar için bir değer biçmeyiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunlar, işte o kimselerdir ki, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar etmişlerdir de hayır adına yaptıkları bütün işleri boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü Biz onlara hiçbir tartı tutturmayız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlar işte o kimselerdir ki rablarının ayetlerine ve lıkasına küfretmişlerdir de hayır namına yaptıkları bütün amelleri heder olmuştur, artık Kıyamet günü biz onlara hiç bir vezin tutturmayız

Erhan Aktaş

İşte onlar, Rabb'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü onlara hiçbir değer vermeyiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte onlar, Rabblerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Artık Kıyamet Günü onlara hiçbir değer vermeyiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte onlar, Rabb'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Artık Kıyamet Günü onlara hiçbir değer vermeyiz.

Gültekin Onan

İşte onlar, rablerinin ayetlerine ve O'na kavuşmaya küfredenlerdir. Artık onların yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet gününde onlar için bir tartı tutmayacağız.

Hasan Basri Çantay

Onlar Rablerinin ayetlerini ve Ona kavuşmayı (inkar ile) kafir olup da (hayr namına bütün) yapdıkları boşa gitmiş bulunanlardır ki biz kıyamet gününde onlar için hiçbir ölçü tutmayacağız.

İbni Kesir

İşte onlar, Rabblarının ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bunun için yaptıkları boşa gitmiştir. Kıyamet günü Biz, onlara değer vermeyeceğiz.

Mehmet Alagaş

(99-108) Onların bazılarını bazıları içinde izdiham halinde / dalgalanır halde bırakırız, sûra üfürülmüştür, onları topluca biraraya getirmişizdir, o gün sunu olarak cehennemi kafirlere sunmuşuzdur, onların gözleri, hatırlatmama / zikrime karşı kapaklı idi, i şitmeye güçleri yetmiyordu , kafirler, benim dışımda , kullarımı, dost olarak edinebilecekler ini mi hesap ettiler ? Kesinlikle inecekleri yer olarak cehennemi, kafirlere hazırladık , de ki amel olarak hasara uğrayacak olanları bildirelim mi? Dünya hayatındaki çabaları sapmıştır , onlar güzel işler üretiyoruz (san’ an / sanayi ediyoruz) hesap ederler, i şte onlar Rablerinin ayetlerini ve onunla buluşmayı yok sayıyorlardı , amelleri işe yaramadı / b oşa gitti, onlar için kıyamet günü terazi / ölçüm olmayacaktır, işte bu; yok saymalarından ve ayetlerimizle ve elçilerimizle alay etmelerinden dolayı onların cezası olan cehennemdir, iman edenler ve salih amel işleyenler onların indirileceği yer ise Firdevs cennetleridir. Orada kalıcıdırlar, onlarda oradan ayrılmak / başka bir yerle değiştirmek istemezler.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte onlar, rablerinin ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa gitmiş olanlardır. Bu sebeple biz kıyamet gününde onların (dünyadaki) amellerine değer vermeyiz.

Süleyman Ateş

İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar eden, bu yüzden eylemleri boşa çıkan kimselerdir. (Yaptıkları işler tamamen boşa çıktığından) kıyamet günü onlar için bir terazi kurmayız (veya onlara hiçbir değer vermeyiz).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'nunla karşılaşmayı göz ardı etmekte direnenlerdir. Bu yüzden yaptıkları işler boşa gider. (Mezardan) kalkış gününde onlar için artık tartı kurmayız "

Şaban Britch

İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı küfredenlerdir. Artık onların yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet günü onlara bir ağırlık/değer de vermeyeceğiz.

Şaban Piriş

Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve onunla karşılaşmayı tanımamış, bu sebeple yaptıkları boşa gitmiştir. Kıyamet günü biz onlara bir değer vermeyeceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na ulaşmayı inkar etmişler de bütün amelleri boşa çıkmıştır. Bu yüzden kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız/onlara hiçbir değer vermeyiz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It is these who have denied the truth of their Creator's signs and counselled deaf to His spirit of truth guiding into all truth and to His promise of Judgment at Resurrection. In consequence their hopes shall be doomed to disappointment and their deeds to worthlessness, and in Day of Judgement We will attach to them no importance nor shall their pleading be of weight.

Abdul Haleem

It is those who disbelieve in their Lord’s messages and deny that they will meet Him.’ Their deeds come to nothing: on the Day of Resurrection We shall give them no weight.

Abdullah Yusuf Ali

They are those who deny the Signs of their Lord and the fact of their having to meet Him (in the Hereafter): vain will be their works, nor shall We, on the Day of Judgment, give them any weight.

Abul A'la Maududi

Those are the ones who refused to believe in the revelations of their Lord and that they are bound to meet Him. Hence, all their deeds have come to naught, and We shall assign no weight to them on the Day of Resurrection. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "So worthless will be their deeds" in the sense that they will be of no avail to them in the life after death, even though they might have considered them as their great achievements but the fact is that they will lose all their value as soon as the world shall come to an end. When they will go before their Lord, and all their deeds shall be placed in the scales, they will have no weight at all whether they had built great palaces, established great universities and libraries, set up great factories and laboratories, constructed highways and railways, in short, all their inventions, industries, sciences and arts and other things of which they were very proud in this world, will lose their weights in the scales. The only thing which will have weight there will be that which had been done in accordance with the divine instructions and with the intention to please Allah. It is, therefore, obvious that if all of one’s endeavors were confined to the worldly things and the achievement of worldly desires whose results one would see in this world, one should not reasonably expect to see their results in the Hereafter, for they would have gone waste with the end of this world. It is equally obvious, that only the deeds of the one, who performed them strictly in accordance with His instructions to win His approval with a view to avail of their results in the Hereafter, will find that his deeds had weight in the scales. On the contrary, such a one will find that all his endeavors in the world had gone waste.

Aisha Bewley

Those are the people who reject their Lord’s Signs and the meeting with Him. Their actions will come to nothing and, on the Day of Rising, We will not assign them any weight.

Al-Hilali & Khan

"They are those who deny the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord and the Meeting with Him (in the Hereafter). So their works are in vain, and on the Day of Resurrection, We shall assign no weight for them.

Ali Quli Qarai

They are the ones who deny the signs of their Lord and the encounter with Him. So their works have failed. On the Day of Resurrection We will not set for them any weight.

Amatul Rahman Omar

It is these who disbelieve in and deny the Messages of Allâh and the meeting with Him. So their deeds have gone vain, and on the Day of Resurrection We shall assign them no weight.

Arthur John Arberry

Those are they that disbelieve in the signs of their Lord and the encounter with Him; their works have failed, and on the Day of Resurrection We shall not assign to them any weight.

Bijan Moeinian

The works of those who deny the Revelations of the Lord and meeting Him, are in vain. On the Day of Judgment, I will not take into consideration their good works at all.

E. Henry Palmer

Those who misbelieve in the signs of their Lord and in meeting Him, vain are their works; and we will not give them right weight on the resurrection day.

Edip-Layth

These are the ones who rejected the signs of their Lord and His meeting. So their works were in vain, and We will not give them any value on the day of Resurrection.

George Sale

These are they who believe not in the signs of their Lord, or that they shall be assembled before Him; wherefore their works are vain, and We will not allow them any weight on the day of resurrection.

Hamid S. Aziz

Those who erred in their endeavours in the life of this world, and who thought they were acquiring good by their deeds. "

Mahmoud Ghali

Those are they who have disbelieved in the signs of their Lord, and the meeting with Him, so their deeds have (been) frustrated. Then on the Day of the Resurrection We will not set up for them any weight (i.e., their deeds will not be counted in the Balance with good deeds).

Marmaduke Pickthall

Those are they who disbelieve in the revelations of their Lord and in the meeting with Him. Therefor their works are vain, and on the Day of Resurrection We assign no weight to them.

Mohamed Ahmed - Samira

They are those who reject the signs of their Lord, and the meeting with Him. So their good deeds will be fruitless, and on the Day of Judgement We shall not appoint any weighing for them.

Muhammad Asad

it is they who have chosen to deny their Sustainer's messages and the truth; that they are deseined to meet Him. " Hence, all their [good] deeds come to nought, and no weight shall We assign to them on Resurrection Day.

Mustafa Khattab

It is they who reject the signs of their Lord and their meeting with Him, rendering their deeds void, so We will not give their deeds any weight on Judgment Day.

Progressive Muslims

These are the ones who rejected the revelations of their Lord and His meeting. So their works were in vain, and We will not give them any value on the Day of Resurrection.

Rashad Khalifa

Such are the ones who disbelieved in the revelations of their Lord and in meeting Him. Therefore, their works are in vain; on the Day of Resurrection, they have no weight.

Sahih International

Those are the ones who disbelieve in the verses of their Lord and in [their] meeting Him, so their deeds have become worthless; and We will not assign to them on the Day of Resurrection any importance.

Sam Gerrans

“Those are they who deny the proofs of their Lord and the meeting with Him; so their works are in vain, and We will assign to them on the Day of Resurrection no weight.

Shabbir Ahmed

It is they who have chosen to deny their Sustainer's Messages and the truth that they are destined to meet Him. Hence, their works are vain, and on the Day of Resurrection We will assign no weight to them.

Syed Vickar Ahamed

They are those who reject the Signs of their Lord and the fact of their having to meet Him (in the Hereafter): Useless will be their works, nor shall We, on the Day of Judgment, give them any consideration.

Taqi Usmani

Those are the ones who rejected the signs of their Lord and (the concept of) meeting with Him, so their deeds have gone to waste, and We shall assign to them no weight at all.

The Monotheist Group

These are the ones who rejected the revelations of their Lord and His meeting. So their works were in vain, and We will not give them any value on the Day of Resurrection.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 105. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 105. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 105. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩