Diyanet İşleri
Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.
Kehf suresi
Kehf suresi, 105. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ وَلِقَآئِهِۦ فَحَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فَلَا نُقِيمُ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَزْنًا
ülâike-lleẕîne keferû biâyâti rabbihim veliḳâihî feḥabiṭat a`mâlühüm felâ nüḳîmü lehüm yevme-lḳiyâmeti veznâ.
Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Amelce en çok ziyanda olanlar ve kapanış Kehf 102–110 3
İnkar edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kafirlere konak olarak hazırladık.
(103-104) (Ey Muhammed!) De ki: "Amelce en çok ziyana uğrayan; iyi iş yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatındaki çabaları kaybolup giden kimseleri size haber verelim mi?"
Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.
İşte böyle. İnkar etmeleri, ayetlerimi ve Peygamberlerimi alay konusu yapmaları yüzünden onların cezası cehennemdir.
(107-108) Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedi kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
105. Bu şekilde amelleri boşa çıktığı için hem kendilerini hem de ailelerini kıyamet gününde kaybederek -ki hiç şüphesiz bu apaçık bir hüsrandır- bu en hüsrana uğrayacak olan kimseler kimlerdir?: “İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve ona kavuşmayı inkar edenlerdir.” Yani Allah’ın hem Kur’ân-ı Kerim’de indirdiği âyetlerini hem de Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına ve âhiret gününe iman etmenin zorunluğuna delil teşkil eden ve gözle görünen âyet ve belgeleri reddeden kimselerdir. “Bu nedenle de amelleri boşa gitmiştir. Biz de kıyamet günü onlar için tartı tutmayacağız.” Çünkü amellerin tartılmasının amacı, iyiliklerle kötülüklerin karşılaştırılması, bunlardan hangisinin ağır hangisinin hafif geldiğinin tespit edilmesidir. Onların ise gerekli şartı taşımadığı için hiçbir iyi amelleri yoktur. Amelin iyi olmasının şartı ise imandır. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır: “Kim mü’min olduğu halde salih ameller işlerse o, zulme uğratılmaktan da korkmaz, (mükâfaatının) eksiltilmesinden de.” (Tâhâ, 20/112) Ancak bunların amelleri sayılıp dökümü yapılır, onlar da bu amellerini işlediklerini kabul ederler ve herkesin gözü önünde bu amelleri dolayısıyla rezil olurlar. Sonra da bu amellerinden ötürü azaba uğrarlar. İşte bu sebeple Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar Rablerinin birliğine delalet eden ayetler hakkında kâfir olan, O'nunla karşılaşmayı inkâr eden, bu küfürlerinden dolayı amelleri batıl olan kimselerdir. Kıyamet günü Allah'ın katında onların bir kıymeti olmaz.
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap
Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.
Aynı kök: حبط (16 geçiş)
Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…
Aynı kök: حبط (16 geçiş)
Onlar, amelleri, dünyada da, ahirette de boşa gitmiş kimselerdir. Onların hiç yardımcıları da yoktur.
Aynı kök: حبط (16 geçiş)
Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal, sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir. Mü'min…
Ortak kavram: Adalet
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Ortak kavram: Adalet
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden işleri boşa giden kişilerdir ki biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü (terazi) tutmayacağız. dipnot 1
Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı ısrarla inkar eden kimselerdir: Bu yüzden onların tüm yapıp ettikleri boşa gitmiştir; çünkü onlara Kıyamet Günü hiç kıymet vermeyeceğiz.
Rablerinin mesajlarını ve O'nun huzuruna çıkarılacakları gerçeğini inkar yolunu seçen kimseler işte böyleleridir. Bunun içindir ki, böylelerinin bütün yapıp ettikleri boşa gitmektedir: Çünkü Kıyamet Günü onlara hiç değer vermeyeceğiz.
İşte onlar, Rablerinin kendilerindeki işaretlerini (Esma'sını) ve O'na LİKA'yı (varlıklarında Esma şuurunun açığa çıkacağını yaşamayı) inkar edenlerdir ki, bu nedenle de yaptıkları boşa giden kimselerdir! Artık onlar için kıyamet sürecinde hiçbir ölçü ikame etmeyiz (yaptıklarına değer vermeyiz).
İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Artık onların yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet gününde onlar için bir tartı tutmayacağız.
İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir ki, biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü tutmayacağız.
İşte onlar, Efendilerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar etmişler; sonunda, uğraşmaları boşa gitmiştir. Nitekim Yeniden Yaratılış Günü'nde, onlara hiç değer vermeyiz.
İşte onlar, Rabblerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar eden, bu yüzden amelleri boşa giden kimselerdir. Biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü/değerlendirmeye tabi tutmayacağız.
Onlar, Efendi'lerinin ayetlerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden işleri boşa çıkar ve diriliş gününde de onlar için bir değer biçmeyiz.
Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden işleri boşa çıkar ve diriliş gününde de onlar için bir değer biçmeyiz.
Bunlar, işte o kimselerdir ki, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar etmişlerdir de hayır adına yaptıkları bütün işleri boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü Biz onlara hiçbir tartı tutturmayız.
Bunlar işte o kimselerdir ki rablarının ayetlerine ve lıkasına küfretmişlerdir de hayır namına yaptıkları bütün amelleri heder olmuştur, artık Kıyamet günü biz onlara hiç bir vezin tutturmayız
İşte onlar, Rabb'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Artık kıyamet günü onlara hiçbir değer vermeyiz.
İşte onlar, Rabblerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Artık Kıyamet Günü onlara hiçbir değer vermeyiz.
İşte onlar, Rabb'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu nedenle onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Artık Kıyamet Günü onlara hiçbir değer vermeyiz.
İşte onlar, rablerinin ayetlerine ve O'na kavuşmaya küfredenlerdir. Artık onların yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet gününde onlar için bir tartı tutmayacağız.
Onlar Rablerinin ayetlerini ve Ona kavuşmayı (inkar ile) kafir olup da (hayr namına bütün) yapdıkları boşa gitmiş bulunanlardır ki biz kıyamet gününde onlar için hiçbir ölçü tutmayacağız.
İşte onlar, Rabblarının ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlerdir. Bunun için yaptıkları boşa gitmiştir. Kıyamet günü Biz, onlara değer vermeyeceğiz.
(99-108) Onların bazılarını bazıları içinde izdiham halinde / dalgalanır halde bırakırız, sûra üfürülmüştür, onları topluca biraraya getirmişizdir, o gün sunu olarak cehennemi kafirlere sunmuşuzdur, onların gözleri, hatırlatmama / zikrime karşı kapaklı idi, i şitmeye güçleri yetmiyordu , kafirler, benim dışımda , kullarımı, dost olarak edinebilecekler ini mi hesap ettiler ? Kesinlikle inecekleri yer olarak cehennemi, kafirlere hazırladık , de ki amel olarak hasara uğrayacak olanları bildirelim mi? Dünya hayatındaki çabaları sapmıştır , onlar güzel işler üretiyoruz (san’ an / sanayi ediyoruz) hesap ederler, i şte onlar Rablerinin ayetlerini ve onunla buluşmayı yok sayıyorlardı , amelleri işe yaramadı / b oşa gitti, onlar için kıyamet günü terazi / ölçüm olmayacaktır, işte bu; yok saymalarından ve ayetlerimizle ve elçilerimizle alay etmelerinden dolayı onların cezası olan cehennemdir, iman edenler ve salih amel işleyenler onların indirileceği yer ise Firdevs cennetleridir. Orada kalıcıdırlar, onlarda oradan ayrılmak / başka bir yerle değiştirmek istemezler.
İşte onlar, rablerinin ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr eden, bu yüzden amelleri boşa gitmiş olanlardır. Bu sebeple biz kıyamet gününde onların (dünyadaki) amellerine değer vermeyiz.
İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar eden, bu yüzden eylemleri boşa çıkan kimselerdir. (Yaptıkları işler tamamen boşa çıktığından) kıyamet günü onlar için bir terazi kurmayız (veya onlara hiçbir değer vermeyiz).
Onlar, Rablerinin ayetlerini ve onun huzuruna varmayı göz ardı etmekte direnenlerdir. dipnot 1 Bu yüzden yaptıkları işler boşa gitmiştir. dipnot 2 Kıyamet /mezardan kalkış gününde onlar için tartı da kurmayız.
Onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'nunla karşılaşmayı göz ardı etmekte direnenlerdir. Bu yüzden yaptıkları işler boşa gider. (Mezardan) kalkış gününde onlar için artık tartı kurmayız "
İşte onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı küfredenlerdir. Artık onların yapıp ettikleri boşa çıkmıştır, kıyamet günü onlara bir ağırlık/değer de vermeyeceğiz.
Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve onunla karşılaşmayı tanımamış, bu sebeple yaptıkları boşa gitmiştir. Kıyamet günü biz onlara bir değer vermeyeceğiz.
Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na ulaşmayı inkar etmişler de bütün amelleri boşa çıkmıştır. Bu yüzden kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız/onlara hiçbir değer vermeyiz.
It is these who have denied the truth of their Creator's signs and counselled deaf to His spirit of truth guiding into all truth and to His promise of Judgment at Resurrection. In consequence their hopes shall be doomed to disappointment and their deeds to worthlessness, and in Day of Judgement We will attach to them no importance nor shall their pleading be of weight.
It is those who disbelieve in their Lord’s messages and deny that they will meet Him.’ Their deeds come to nothing: on the Day of Resurrection We shall give them no weight.
They are those who deny the Signs of their Lord and the fact of their having to meet Him (in the Hereafter): vain will be their works, nor shall We, on the Day of Judgment, give them any weight.
Those are the ones who refused to believe in the revelations of their Lord and that they are bound to meet Him. Hence, all their deeds have come to naught, and We shall assign no weight to them on the Day of Resurrection. dipnot 1
Those are the people who reject their Lord’s Signs and the meeting with Him. Their actions will come to nothing and, on the Day of Rising, We will not assign them any weight.
"They are those who deny the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord and the Meeting with Him (in the Hereafter). So their works are in vain, and on the Day of Resurrection, We shall assign no weight for them.
They are the ones who deny the signs of their Lord and the encounter with Him. So their works have failed. On the Day of Resurrection We will not set for them any weight.
It is these who disbelieve in and deny the Messages of Allâh and the meeting with Him. So their deeds have gone vain, and on the Day of Resurrection We shall assign them no weight.
Those are they that disbelieve in the signs of their Lord and the encounter with Him; their works have failed, and on the Day of Resurrection We shall not assign to them any weight.
The works of those who deny the Revelations of the Lord and meeting Him, are in vain. On the Day of Judgment, I will not take into consideration their good works at all.
Those who misbelieve in the signs of their Lord and in meeting Him, vain are their works; and we will not give them right weight on the resurrection day.
These are the ones who rejected the signs of their Lord and His meeting. So their works were in vain, and We will not give them any value on the day of Resurrection.
These are they who believe not in the signs of their Lord, or that they shall be assembled before Him; wherefore their works are vain, and We will not allow them any weight on the day of resurrection.
Those who erred in their endeavours in the life of this world, and who thought they were acquiring good by their deeds. "
Those are they who have disbelieved in the signs of their Lord, and the meeting with Him, so their deeds have (been) frustrated. Then on the Day of the Resurrection We will not set up for them any weight (i.e., their deeds will not be counted in the Balance with good deeds).
Those are they who disbelieve in the revelations of their Lord and in the meeting with Him. Therefor their works are vain, and on the Day of Resurrection We assign no weight to them.
They are those who reject the signs of their Lord, and the meeting with Him. So their good deeds will be fruitless, and on the Day of Judgement We shall not appoint any weighing for them.
it is they who have chosen to deny their Sustainer's messages and the truth; that they are deseined to meet Him. " Hence, all their [good] deeds come to nought, and no weight shall We assign to them on Resurrection Day.
It is they who reject the signs of their Lord and their meeting with Him, rendering their deeds void, so We will not give their deeds any weight on Judgment Day.
These are the ones who rejected the revelations of their Lord and His meeting. So their works were in vain, and We will not give them any value on the Day of Resurrection.
Such are the ones who disbelieved in the revelations of their Lord and in meeting Him. Therefore, their works are in vain; on the Day of Resurrection, they have no weight.
Those are the ones who disbelieve in the verses of their Lord and in [their] meeting Him, so their deeds have become worthless; and We will not assign to them on the Day of Resurrection any importance.
“Those are they who deny the proofs of their Lord and the meeting with Him; so their works are in vain, and We will assign to them on the Day of Resurrection no weight.
It is they who have chosen to deny their Sustainer's Messages and the truth that they are destined to meet Him. Hence, their works are vain, and on the Day of Resurrection We will assign no weight to them.
They are those who reject the Signs of their Lord and the fact of their having to meet Him (in the Hereafter): Useless will be their works, nor shall We, on the Day of Judgment, give them any consideration.
Those are the ones who rejected the signs of their Lord and (the concept of) meeting with Him, so their deeds have gone to waste, and We shall assign to them no weight at all.
These are the ones who rejected the revelations of their Lord and His meeting. So their works were in vain, and We will not give them any value on the Day of Resurrection.