Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."
Kehf suresi
Kehf suresi, 83. ayet. وَيَسْـَٔلُونَكَ عَن ذِى ٱلْقَرْنَيْنِ قُلْ سَأَتْلُوا۟ عَلَيْكُم مِّنْهُ ذِكْرًا
veyes'elûneke `an ẕi-lḳarneyn. ḳul seetlû `aleyküm minhü ẕikrâ.
(Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Zülkarneyn Kehf 83–101 3
"Çocuğa gelince, anası babası mü'min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk."
"Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik."
"Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına ulaşmalarını ve Rabbinden bir rahmet olarak definelerini çıkarmalarını istedi. Bunları ben kendi görüşüme göre yapmadım. İşte senin, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur."
(Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."
Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.
O da (Batı'ya gitmek istedi ve) bir yol tuttu.
Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
83. Kitab ehli yahut müşrikler Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e Zulkarneyn kıssası hakkında soru sormuşlardı. Yüce Allah da ona: “Size ondan öğüt alınacak bir haber okuyacağım” diye cevap vermesini emretmiştir. Onun kıssasında faydalı bir haber ve hayret verici bir öğüt vardır. Yani ben, sizlere onun halleri arasından ibret olacak ve öğüt alınacak şeyler okuyacağım. Bunun dışındaki hallerini ise onlara okumamıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
- Ey Resul!- Müşrik ve Yahudiler, Zülkarneyn'in haberinden sorarak seni imtihan etmek istiyorlar. De ki: "Öğüt almanız ve hatırlamanız için onun haberinden bir kısmını size okuyacağım."
Aynı kıssa: Zülkarneyn · Aynı kök: قرن (36 geçiş)
Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları)…
Aynı kıssa: Zülkarneyn · Aynı kök: قرن (36 geçiş)
Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ve Me'cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman…
Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: تلو (63 geçiş)
Fakat biz (Musa'dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, ayetlerimizi…
Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok…
Aynı kıssa: Zülkarneyn
Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.
Aynı kök: قرن (36 geçiş)
Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü…
Aynı kök: تلو (63 geçiş)
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Aynı kök: تلو (63 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sana Zülkarneyn'den dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Size ondan bir hatıra tilavet edeceğim (okuyup aktaracağım)."
Bir de sana Zülkarneyn hakkında soruyorlar; de ki: "Size ona ilişkin birtakım anı(lar) nakledeyim."
Ve sana Zulkarneyn hakkında soru soruyorlar; de ki: "onu hatırlatacak bir şey anlatayım".
Sana Zül-Karneyn'den soruyorlar. . . De ki: "Ondan size bir zikir (hatırlatma) okuyacağım. "
Sana (Ey Muhammed,) Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki: "Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' (bazı bilgiler) vereceğim.
(Ey Muhammed!) Sana Zülkarneyn'i soruyorlar. De ki: "Size onun hakkında (Kur'an'dan) bir haber okuyacağım".
Ve sana, Zulkarneyn hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Size, Ondan bir anı anlatacağım!" dipnot 232
Ey Peygamber! Sana Zülkarneyn'i soruyorlar: De ki: "Size ondan biraz bahsedeceğim."
Sana, iki nesil kadar yönetime sahip olan kişiden sorarlar. De ki: "Size ondan bir öğüt ve hatırlatma aktaracağım."
Sana, iki nesil kadar yönetime sahip olan kişiden sorarlar. De ki, 'Size ondan bir öğüt ve hatırlatma aktaracağım.'
Bir de sana Zulkarneyn'den soruyorlar. Dedi: "Size ondan bir hatıra okuyacağım."
Bir de sana Zülkarneynden sual ediyorlar, de ki size ondan bir yadigar okuyacağım
Sana, Zu'l-Karneyn'den dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Size ondan bir konu anlatacağım."
Sana, Zu'l-Karneyn'den dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Size ondan bir konu anlatacağım."
Sana, Zu'l-Karneyn'den dipnot 1 soruyorlar. De ki: "Size ondan bir konu anlatacağım."
Sana (Ey Muhammed,) Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki: "Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' (bazı bilgiler) vereceğim.
Sana Zülkarneyni sorarlar. De ki: "Size onun (haalinden) de haber söyleyeyim".
Sana Zülkarneyn'i sorarlar. Onu, size anlatacağım, de.
(83-98) Sana İki boynuzludan / zülkarneyn’den sorarlar, de ki size onu ve onla ilgili hatıraları okuyacağım, arzı ona mekân yaptık her şeyi bir sebeple ona verdik , O da bir sebebe uydu / tabi oldu , güneşin battığı yere ulaştığında siyah balçıktan / çamurlu bir gözenin içinde onun / güneşin battığını gördü (gün batımı gözeye aksetmiş) ve gözenin yanında da bir kavim buldu, Ona, Ey Zülkarneyn ya bu kavmi azaba uğratırsın yahut onları güzellikle elde edersin dedik. O da kim zulmediyorsa ona azap ederiz, sonrasında da Rabbine geri gönderilir, O’da nasıl olacağı belirsiz bir azapla onlara azap eder dedi, Kim iman eder de ıslah edici amel işlerse ona güzel bir karşılık vardır , O’na işlerimizden / emirlerimizden kolay olanı söyleyeceğiz , sonra bir sebebe uydu / tabi oldu güneşin doğduğu yere ulaştığındaysa orada bir kavmin üzerine güneşi doğarken buldu, O kavmin güneşine karşı herhangi bir koruyucu siper yapmamıştık, Onun katında olanı her şeyi kuşatmıştık, her şeyden haberimiz vardı, sonra bir sebebe uydu / tabi oldu sonra iki set arasına vardığı zaman, iki setin dışında kalan, söz dahi anlamayan durumda ki bir kavmi buldu, dediler ki Ey Zülkarneyn, gerçekten Ye’cüc ve Me’cüc arzda bozgunculuk çıkarıyorlar, sana onlarla bizim aramızda set yapman karşılığında bir haraç versek olur mu? Rabbimin beni içinde bulundurduğu imkanlar daha hayırlıdır dedi. Bana güç / kuvvet ile yardım edin , bende onlarla sizin aranızda bir sur / radmen yapayım, bana demirin cevherlerini getirin, iki dağın arası yamaçlar, demir cevherleri ile dolarak eşitlenince körükleyin / üfürün dedi, kor haline / nar haline gelince de bana bakır getirin üzerine dökeyim dedi, artık onun arkasına geçmeye de yahut delmeye de güçleri yetmez , dedi ki bu Rabbimden bir esirgemedir / rahmettir, Rabbimin vaadi geldiğindeyse onu dümdüz edecektir, Rabbinin vaadi haktır.
Sana Zülkarneyn’i soruyorlar. De ki: Ona dair size bir haber okuyacağım.
(Ey Muhammed), sana Zu'l-Karneyn'den soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağım."
Sana Zülkarneyn'i dipnot 1 soruyorlar. De ki: Size ona dair bilgi aktaracağım:
Sana Zülkarneyn'i soruyorlar. De ki "Size ondan bir hatıra okuyacağım."
Sana Zülkarneyn’i soruyorlar. Ondan size bir haber okuyacağım, de.
Sana Zülkarneyn'i soruyorlar. Ondan size bir öğüt okuyacağım, de.
Sana Zülkarneyn'den de sorarlar: De ki: "Size ondan bir hatıra okuyacağım."
They ask you O Muhammad about the Bi-horned, Zul-Qarnain! Say to them: "I will give you an account of his actions and the occurrences constituting his history in which he equally excelled".
[Prophet], they ask you about Dhu ’l-Qarnayn. Say, ‘I will tell you something about him.’
They ask thee concerning Zul-qarnain. Say, "I will rehearse to you something of his story."
(O Muhammad), they ask you about Dhu al-Qarnayn. dipnot 1 Say: "I will give you an account of him." dipnot 2
They will ask you about Dhu’l-Qarnayn. Say: ‘I will tell you something about him.’
And they ask you about Dhul-Qarnain. Say: "I shall recite to you something of his story."
They question you concerning Dhul Qarnayn. Say, ‘I will relate to you an account of him.’
And they ask you about Dhul-Qarnain (- Cyrus of Persia). Say, `I will just recite to you (in the word of Lord) some of his account,'
They will question thee concerning Dhool Karnain. Say: 'I will recite to you a mention of him.
They will ask you about Zulgharnain (Double honored man; most probably Cyrus, king of Persia who freed the Jews from the Babylonian tyranny. It may as well be a Prophet sent to a lost American civilization!) Say: "Here is a short story of him."
And they will ask thee about Dhu 'l Qarnain, say, 'I will recite to you a mention of him;
They ask you about the one who is from Two Eras, say, "I will recite to you a memory from him."
The Jews will ask thee concerning Dhu'lkarnein. Answer, I will rehearse unto you an account of him.
And as for the wall, it belonged to two orphan youths in the city, and beneath it was a treasure belonging to them both, and their father was a righteous man, and their Lord desired that they should reach maturity, and then take out their treasure as a mercy from their Lord; and I did it not on my own command. That is the interpretation of that which you could not bear."
And they ask you concerning Thulqarnayn (i. e., the two-horned king). Say, "I will soon recite to you a mention of him."
They will ask thee of Dhu'l-Qarneyn. Say: I shall recite unto you a remembrance of him.
They ask you about Dhu'l-Qarnain.
AND THEY will ask thee about the Two-Horned One. Say: "I will convey unto you something by which he ought to be remembered."
They ask you ˹O Prophet˺ about Ⱬul-Qarnain. Say, "I will relate to you something of his narrative."[1]
And they ask you about the one who is from Two Eras, Say: "I will recite to you a memory from him. "
They ask you about Zul-Qarnain. Say, "I will narrate to you some of his history."
And they ask you, [O Muúammad], about Dhul-Qarnayn. Say, "I will recite to you about him a report."
And they ask thee about Dhūl-Qarnayn. Say thou: “I will recite to you a remembrance of him: —”
(O Messenger) They ask you about Zul-Qarnain. Say, "I will convey to you something by which he is worth remembering."
(O Prophet!) They ask you about Zul-Qarnain, (generally interpreted as Alexander, the great or Sikandhar-e-Aaz’m). Say, "I will recite to you some of his story."
They ask you about Dhul-Qarnain. Say, "I shall now recite to you an account of him."
And they ask you about the Two Horned One, say: "I will recite to you a remembrance of him."