Kehf suresi

Kehf suresi, 108. ayet

Kehf suresi, 108. ayet. خَٰلِدِينَ فِيهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلًا

ḫâlidîne fîhâ lâ yebgûne `anhâ ḥivelâ.

Diyanet İşleri

(107-108) Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedi kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 105–110 · surenin 108. ayeti / 110

Konu Amelce en çok ziyanda olanlar ve kapanış Kehf 102–110 3

  1. Kehf 105

    Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.

  2. Kehf 106

    İşte böyle. İnkar etmeleri, ayetlerimi ve Peygamberlerimi alay konusu yapmaları yüzünden onların cezası cehennemdir.

  3. 107–108

    (107-108) Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedi kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.

  4. Kehf 109

    De ki: "Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere deniz katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi."

  5. Kehf 110

    De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, 'Sizin ilah'ınız ancak bir tek ilahtır" diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

108. “Onlar orada ebediyen kalırlar.” İşte nimetin kemal derecesi budur. Orada eksiksiz nimetler vardır ve bu nimetlerin kesintisiz oluşu da kemalindendir. “Oradan ayrılmak da istemezler.” Başka bir yere geçsinler, taşınsınlar istemezler. Çünkü onlar orada beğendikleri, gözlerini kamaştıracak, kendilerini sevince gark edecek şeylerden başkalarını görmeyecekleri gibi içinde bulundukları nimetlerden daha üstün nimetlerin olduğu kanaatinde de olmayacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar orada ebedî kalacaklardır. Oradan ayrılmak istemezler. Çünkü onun dengi olan başka bir karşılık yoktur.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خَـٰلِدِينَ halidine sürekli kalacaklardır kök: خلد
  2. فِيهَا fiha orada
  3. لَا la hiç
  4. يَبْغُونَ yebgune istemezler kök: بغي
  5. عَنْهَا anha oradan
  6. حِوَلًۭا hivelen ayrılmak kök: حول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: حول (25 geçiş)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Aynı kök: حول (25 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: حول (25 geçiş)

    İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama…

  • Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…

  • Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Orada ebedî kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.

Mustafa İslamoğlu

Orada sürekli kalacaklar; oradan asla ayrılmak istemeyecekler.

Muhammed Esed

Böyleleri orada sonsuza kadar kalacak (ve) oradan hiç ayrılmak istemeyecekler.

Ahmed Hulusi

Sonsuza dek oradadırlar. . . Oradan hiç çıkmak istemezler de.

Ali Bulaç

Onda ebedi olarak kalıcıdırlar, ondan ayrılmak istemezler.

Ali Özek ve heyeti

Orada ebedî kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.

Ali Rıza Safa

Sürekli orada kalacaklar; oradan ayrılmak istemeyeceklerdir.

Bayraktar Bayraklı

Orada uzun süreli kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.

Edip Yüksel

Orada sürekli kalıcıdırlar, orayı hiçbir şeyle değişmek istemezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada sürekli kalıcıdırlar, orayı hiç bir şeyle değişmek istemezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçlerinde sonsuza dek kalırlar, onlardan çıkmak istemezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinde muhalled olmak üzere kalırlar, onlardan çıkmak istemezler

Erhan Aktaş

Orada devamlı kalırlar. Asla ayrılmak istemezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada devamlı kalırlar. Asla ayrılmak istemezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada devamlı kalırlar. Asla ayrılmak istemezler.

Gültekin Onan

Onda ebedi olarak kalıcıdırlar, ondan ayrılmak istemezler.

Hasan Basri Çantay

Bunların içerisinde ebedi kalıcıdırlar onlar. Oradan ayrılmak da istemezler.

İbni Kesir

Orada temmelli kalırlar ve hiç ayrılmak istemezler.

Mehmet Alagaş

(99-108) Onların bazılarını bazıları içinde izdiham halinde / dalgalanır halde bırakırız, sûra üfürülmüştür, onları topluca biraraya getirmişizdir, o gün sunu olarak cehennemi kafirlere sunmuşuzdur, onların gözleri, hatırlatmama / zikrime karşı kapaklı idi, i şitmeye güçleri yetmiyordu , kafirler, benim dışımda , kullarımı, dost olarak edinebilecekler ini mi hesap ettiler ? Kesinlikle inecekleri yer olarak cehennemi, kafirlere hazırladık , de ki amel olarak hasara uğrayacak olanları bildirelim mi? Dünya hayatındaki çabaları sapmıştır , onlar güzel işler üretiyoruz (san’ an / sanayi ediyoruz) hesap ederler, i şte onlar Rablerinin ayetlerini ve onunla buluşmayı yok sayıyorlardı , amelleri işe yaramadı / b oşa gitti, onlar için kıyamet günü terazi / ölçüm olmayacaktır, işte bu; yok saymalarından ve ayetlerimizle ve elçilerimizle alay etmelerinden dolayı onların cezası olan cehennemdir, iman edenler ve salih amel işleyenler onların indirileceği yer ise Firdevs cennetleridir. Orada kalıcıdırlar, onlarda oradan ayrılmak / başka bir yerle değiştirmek istemezler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar orada ebedî kalıcıdırlar. Oradan ayrılmak da istemezler.

Süleyman Ateş

Orada sürekli kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar orada ölümsüzleşecekler, oradan ayrılmayı istemeyeceklerdir.

Şaban Britch

Orada ebedi kalacaklardır, oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.

Şaban Piriş

Orada ebedi kalacaklardır, oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sürekli kalacaklardır orada. Çıkmak istemeyeceklerdir oradan.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Wherein they would have passed through nature to Eternity admitting of no change.

Abdul Haleem

There they will remain, never wishing to leave.

Abdullah Yusuf Ali

Wherein they shall dwell (for aye): no change will they wish for from them.

Abul A'la Maududi

there they will abide for ever, with no desire to be removed from there." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "No desire will they have to be removed there from" because they will find no place and no condition better than those in Paradise.

Aisha Bewley

remaining in them timelessly, for ever, with no desire to move away from them.

Al-Hilali & Khan

"Wherein they shall dwell (forever). No desire will they have for removal therefrom."

Ali Quli Qarai

to remain [forever]in them, from where they will not seek to shift.

Amatul Rahman Omar

Wherein they shall abide for ever, having no desire to be removed from there.

Arthur John Arberry

therein to dwell forever, desiring no removal out of them. '

Bijan Moeinian

They will live in the Heaven forever and will never have any desire to leave it.

E. Henry Palmer

to dwell therein for aye, and they shall crave no change therefrom.

Edip-Layth

Abiding therein. They will not want to be moved from it.

George Sale

they shall remain therein for ever; they shall wish for no change therein.

Hamid S. Aziz

Verily, those who believe and act righteously, for them are Gardens of Paradise

Mahmoud Ghali

Eternally therein, they seek no transfer out of them.

Marmaduke Pickthall

Wherein they will abide, with no desire to be removed from thence.

Mohamed Ahmed - Samira

Where they will abide for ever, never wanting a change.

Muhammad Asad

therein will they abide, [and] never will they desire any change therefrom.

Mustafa Khattab

where they will be forever, never desiring anywhere else.

Progressive Muslims

Abiding therein. They will not want to be moved from it.

Rashad Khalifa

Forever they abide therein; they will never want any other substitute.

Sahih International

Wherein they abide eternally. They will not desire from it any transfer.

Sam Gerrans

“They abiding eternally therein. They will not desire any change therefrom.”

Shabbir Ahmed

Therein shall they abide. They will not even desire a change!

Syed Vickar Ahamed

Where they shall live (for ever): They will wish for no change from them.

Taqi Usmani

where they will live forever, and will not wish to move from there."

The Monotheist Group

Abiding therein. They will not want to be moved from it.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 108. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 108. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 108. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩