Kehf suresi

Kehf suresi, 55. ayet

Kehf suresi, 55. ayet. وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰ وَيَسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّهُمْ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ ٱلْعَذَابُ قُبُلًا

vemâ mene`a-nnâse ey yü'minû iẕ câehümü-lhüdâ veyestagfirû rabbehüm illâ en te'tiyehüm sünnetü-l'evvelîne ev ye'tiyehümü-l`aẕâbü ḳubülâ.

Diyanet İşleri

İnsanlara hidayet geldikten sonra onların inanmalarına ve Rab'lerinden mağfiret dilemelerine, ancak, öncekilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesi, ya da kendilerine azabın göz göre göre gelmesi (yönündeki beklentileri) engel olmuştur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 52–58 · surenin 55. ayeti / 110

Konu Kıyamet günü kitabın konulması ve İblîs Kehf 47–59 3

  1. Kehf 52

    (Ey Muhammed!) Allah'ın, "Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın" diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının) cevap vermeyecekleri ve bizim de aralarına bir uçurum koyacağımız günü hatırla!

  2. Kehf 53

    Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.

  3. Kehf 54

    Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.

  4. 55

    İnsanlara hidayet geldikten sonra onların inanmalarına ve Rab'lerinden mağfiret dilemelerine, ancak, öncekilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesi, ya da kendilerine azabın göz göre göre gelmesi (yönündeki beklentileri) engel olmuştur.

  5. Kehf 56

    Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkar edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar.

  6. Kehf 57

    Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

  7. Kehf 58

    Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı, elbette azaplarını çarçabuk verirdi. Hayır, onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) hiçbir kurtuluş çaresi bulamazlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

55. Yani onlara gelen doğru yol sayesinde hiyadet ile sapıklık, hak ile batıl birbirinden açık seçik ayırt edilmişken, bu hidâyet onlara ulaşmış ve onlara karşı Allah’ın delili ortaya konulmuşken, insanları imandan alıkoyan şey, gerekli açıklamaların yapılmamış olması değildir. Onları imandan alıkoyan tek şey, zulüm ve haddi aşmaktır. Artık geriye Allah’ın geçmişlere uygulamış olduğu kanununun gelip çatmasından başka bir şey kalmaz. Çünkü öncekilere de uygulanan ilahi kanun şu idi: Eğer iman etmeyecek olurlarsa derhal onlara azap gelir yahut da kendilerine doğru gelmekte olan azabı kendi gözleriyle ayan beyan görürler. O halde bu kafirler, böyle bir durumdan korksunlar ve geri çevrilemeyecek azap kendilerine gelmeden önce küfürlerinden tevbe edip vaz geçsinler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbinden getirdiğine iman etmek ile inat eden kâfirlerin arasına perde olan ve Yüce Allah'tan günahları için mağfiret dilemelerine mani olan şey yapılan açıklamanın eksikliği değildir. Kur'an'da bu hususta onlar için bir çok örnekler verildi. Onlara apaçık deliller ile açıklandı. Onların iman etmelerine mani olan -inatla- kendilerinden önce gelip geçmiş ümmetlerin başına gelen azabın kendilerine de gelmesini ve vadedildikleri azabı da gözleriyle görmek istemeleridir.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma şey
  2. مَنَعَ menea alıkoyan kök: منع
  3. ٱلنَّاسَ n-nase insanları kök: نوس
  4. أَن en
  5. يُؤْمِنُوٓا۟ yu'minu inanmaktan kök: امن
  6. إِذْ iz zaman
  7. جَآءَهُمُ ca'ehumu kendilerine geldiği kök: جيا
  8. ٱلْهُدَىٰ l-huda hidayet kök: هدي
  9. وَيَسْتَغْفِرُوا۟ ve yestegfiru ve istiğfar etmekten kök: غفر
  10. رَبَّهُمْ rabbehum Rablerine kök: ربب
  11. إِلَّآ illa ancak
  12. أَن en
  13. تَأْتِيَهُمْ te'tiyehum kendilerine de gelmesidir kök: اتي
  14. سُنَّةُ sunnetu yasasının kök: سنن
  15. ٱلْأَوَّلِينَ l-evveline evvelkilerin kök: اول
  16. أَوْ ev yahut
  17. يَأْتِيَهُمُ ye'tiyehumu karşılarına gelmesidir kök: اتي
  18. ٱلْعَذَابُ l-azabu azabın kök: عذب
  19. قُبُلًۭا kubulen açıkça kök: قبل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سنن (21 geçiş)

    Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

  • Aynı kök: سنن (21 geçiş)

    Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir,…

  • Aynı kök: سنن (21 geçiş)

    Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de…

  • Aynı kök: منع (17 geçiş)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

  • Aynı kök: منع (17 geçiş)

    Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet…

  • Aynı kök: منع (17 geçiş)

    Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine rehber geldiğinde insanları iman etmekten ve Rablerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey, öncekilere (uygulanan) kanunun dipnot 1 kendilerine de gelmesini veya azabın önlerine gelmesini beklemekten başka bir şey değildir!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Öncekilerin sünneti" ifadesi Yüce Allah'ın onlara uyguladığı kanunu, onların başına gelen dünyevî felaketler veya dünyevî sıkıntılar, helak edilmeleri vs.'dir. Benzer mesajlar: Enfâl 8:38, Hicr 15:13, Kehf 18:55 ve Fâtır 35:43.

Mustafa İslamoğlu

Nitekim, kendilerine doğru yolu gösteren rehber geldiği zaman insanları iman etmekten ve Rablerine af dilemekten alıkoyan şey; ya öncekilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesini, ya da ahiret azabının gözlerinin önüne konulmasını istemekten başkası değildi.

Muhammed Esed

Nitekim, kendilerine doğru yol rehberi gelmişken insanları imana erişmekten ve Rablerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan yegane tutum, (onların) önceki (günahkar) toplumlara uygulanan sürecin kendilerine de uygulanmasını ya da (nihai) azabın öte dünyada başlarına gelmesini beklemeleri değil de, nedir?

Ahmed Hulusi

Kendilerine hakikate giden yola kılavuzluk edecek olan (Rasul) geldiği halde, insanları iman etmekten ve Rablerinden mağfiret istemekten alıkoyan engel; öncekilerin başına gelenlerin kendilerine de gelmesini veya azabın karşılarına dikilivermesini beklemekten başka ne olabilir ki!

Ali Bulaç

Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları inanmaktan ve Rablerinden bağışlanma dilemelerinden alıkoyan şey, ancak evvelkilerin sünnetinin kendilerine de gelmesi veya azabın onları karşılarcasına gelmesi(ni beklemeleri)dir.

Ali Özek ve heyeti

Kendilerine hidayet geldiğinde insanları iman etmekten ve Rablerinden mağfiret talep etmekten alıkoyan şey, sadece, öncekilerinin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesini, yahut azabın göz göre göre kendilerine gelmesini beklemeleridir!

Ali Rıza Safa

İnsanlara yol gösteren geldiğinde, onları inanmaktan ve Efendilerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan, öncekilere uygulanan yasaların kendilerine gelmesini veya cezanın gelmesini beklemeleridir.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine hidayet geldiğinde insanları iman etmekten ve Rabblerinden af dilemekten alıkoyan şey, sadece öncekilerin başına gelenlerin kendi başlarına da gelmesini, yahut azabın göz göre göre kendilerine gelmesini beklemeleridir.

Edip Yüksel

Kendilerine yol gösterici geldiğinde, halkı gerçeği onaylamaktan ve Efendi'lerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey, öncekilerin yasalarının (sünnetinin, benzer uygulamanın, örneğin, geçmiş toplumlara verilen mucizelerin bir benzerinin) kendilerine de gelmesini veya azabın açıkça karşılarına gelmesini dilemeleridir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine yol gösterici geldiğinde, halkı inanmaktan ve Rab'lerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey, öncekilerin sünnetinin (benzer uygulamanın, örneğin, geçmiş toplumlara verilen mucizelerin bir benzerinin) kendilerine de gelmesini veya azabın açıkça karşılarına gelmesini dilemeleridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine doğru yolu gösteren peygamber geldiğinde insanları iman etmekten ve günahlarının bağışlanmasını istemekten alıkoyan şey, sadece kendilerine, öncekilere gelen dünya azabının gelmesi veya ahiret azabının gözleri önüne serilmesini beklemek olmuştur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerine doğru yolu gösteren peygamber geldiği halde insanları iman etmekten ve günahlarının mağrifetini istemekten alıkoyan da başka değil, ancak kendilerine evvelkilerin sünneti gelmesi veya Ahıret azabının gözleri önüne gelmesi kazıyyesidir

Erhan Aktaş

Kendilerine doğru yolu gösterici geldiği zaman; insanları, Rabb'lerinin bağışlamasını dilemekten ve iman etmekten alıkoyan şey, kendilerinden öncekilerinin başına gelenlerin, kendi başlarına da gelmesini ya da azapla karşı karşıya gelmeyi beklemeleridir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerine doğru yolu gösterici geldiği zaman; insanları, Rabb'lerinin bağışlamasını dilemekten ve inanmaktan alıkoyan şey, kendilerinden öncekilerinin başına gelenlerin, kendi başlarına da gelmesini ya da azapla karşı karşıya gelmeyi beklemeleridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerine hidayet dipnot 1 geldiği zaman; insanları, Rabb'lerinin bağışlamasını dilemekten ve inanmaktan alıkoyan şey, kendilerinden öncekilerinin başına gelenlerin, kendi başlarına da gelmesini ya da azapla karşı karşıya gelmeyi beklemeleridir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Doğru yola iletme kılavuzu.

Gültekin Onan

Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları inanmaktan ve rablerinden bağışlanma dilemelerinden alıkoyan şey, ancak evvelkilerin sünnetinin kendilerine de gelmesi veya azabın onları karşılarcasına gelmesi(ni beklemeleri)dir.

Hasan Basri Çantay

İnsanlara hidayet geldiği zaman onların iman etmelerini, Rablerinden mağfiret istemelerini evvelkilerin (mahv-ü helakinde cari ve haakim olan ilahi) sünnetin kendilerine de yetişib çatacağın (ı), yahud onlara gözleri önünde (ahiret) azab (ının) geleceğin (i beklemelerin) den başka bir şey men'etmedi.

İbni Kesir

İnsanlara hidayet geldiğinde; onları inanmaktan ve Rabblarından mağfiret dilemekten alıkoyan; öncekilerin başına gelenlerin kendilerine de gelmesini veya göz göre göre azaba uğramayı beklemeleridir.

Mehmet Alagaş

(50-55) Biz meleklere dedik ki “Ademe secde edin” İblis hariç secde ettiler , O bir cindi, Rabbinin emrinden çıktı, beni bırakıp benim dışımda onun zürriyetini / soyunu mu dost ediniyorsunuz? Onlar sizin düşmanlarınızdır, zalimler için korkunç bir değişim / mübadele , onları göklerin ve yerin yaradılışına ve de kendi yaratılışlarına şahit tutmadım. Ben sapanları destekçi olarak edinmem. Kıyamet günü denilir ki , ortak olduklarını iddia ettiklerinize seslenin, onları çağırırlar fakat onlara cevap veremezler onların ara sına uçurum yaparız, suçlular ateşi görürler oraya düşeceklerini sanarlar o rada herhangi bir güvenli yer bulamazlar. Kesin olan şu ki biz bu kitapta insan için her misali verdik , insan ise çok şey için tartışır / cedelleşir , kendisine yönlendirme / hidayet geldikten sonra insanı inanmaktan ve rablerinden bağışlanma dilemekten men eden nedir? Sadece ve sadece evvelkilerin başlarına gelenin kendilerine de gelmesini yahut bir anda gelen azabın onlara da verilmesini bekliyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanlara hidayet geldikten sonra onların iman etmelerine ve Rablerinden mağfiret dilemelerine alıkoyan tek şey; ancak öncekilerin başına gelen sünnetin kendilerine de gelip çatmasını yahut onlara gözleri önünde azabın gelmesini beklemeleridir.

Süleyman Ateş

Kendilerine hidayet geldiği zaman insanları inanmaktan ve Rablerine istiğfar etmekten alıkoyan şey, ancak evvelkilerin yasasının kendilerine de gelmesi(ni) yahut azabın açıkça karşılarına gelmesi(ni beklemeleri)dir.

Süleymaniye Vakfı

İnsanları, kendilerine rehber geldiğinde inanıp güvenmekten ve Rablerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan şey dipnot 1 ancak, öncekilere uygulanan sünnetin dipnot 2 /yasanın kendilerine de uygulanmasını veya azabın gelip çatmasını beklemeleridir. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Sünnet kelimesi Allah'ın, kendi tasarrufuyla ilgili koyduğu kanunları bizzat kendisinin fert ve toplumlar üzerinde uygulamasını ifade etmek için kullanılır (Al-i İmran 3/137, Nisa 4/26, Enfal 8/38, Hicr 15/13, İsra 17/76-77, Ahzab 33/38, 62; Fatır 35/43, Mü'min 40/85, Fetih 48/23).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendilerine doğru yolu gösteren biri çıktığında insanları inanıp güvenmekten ve Rablerinden bağışlanma dilemekten alıkoyan nedir? Eskilerin başına gelenlerin gelmesini veya ahiret azabının dipnot 1 karşılarına dikilmesini mi bekliyorlar?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    الْعَذَابُ kelimesine Kehf 18/52 ve Kehf 18/53. ayetlerden dolayı ahiret azabı anlamı verilmiştir.

Şaban Britch

İnsanlara hidayet geldiği zaman, onları iman etmekten ve Rablerinden mağfiret dilemekten alıkoyan ancak öncekilere gelenin, kendi başlarına gelmesi yahut azabın göz göre göre kendilerine gelmesini beklemeleridir!

Şaban Piriş

İnsanlara doğruluk kılavuzu geldiği zaman, onları iman etmekten ve Rablerinden af dilemekten alıkoyan ancak öncekilere uygulananın başlarına gelmesini veya göz önünde bir azabın kendilerine gelmesini beklemeleridir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine hidayet geldikten sonra, insanları iman etmekten, Rablerinden af dilemekten alıkoyan şey şundan başkası değildir: Evvelkilerin yol ve yöntemlerinin kendilerine de gelmesini yahut bizzat azabın karşılarına dikilivermesini beklemek.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

What kept people back from acknowledging and accepting the spirit of truth presented to them to guide them into all truth and inspire them to invoke their Creator's mercy and forgiveness but to rest content until they are wedded to the same calamities wedding those of old or to perceive through sense of sight the torment destined to be laid upon the damned!

Abdul Haleem

Now that guidance has come to them, what stops these people believing and asking forgiveness from their Lord before the fate of earlier peoples annihilates them or their torment confronts them?

Abdullah Yusuf Ali

And what is there to keep back men from believing, now that Guidance has come to them, nor from praying for forgiveness from their Lord, but that (they ask that) the ways of the ancients be repeated with them, or the Wrath be brought to them face to face?

Abul A'la Maududi

What is it that prevented mankind from believing when the guidance came to them, and from asking forgiveness of their Lord, except that they would like to be treated as the nations of yore, or that they would like to see the scourge come upon them face to face? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is to warn the people that the Quran has left no stone unturned in making the truth plain. It has employed all kinds of arguments, parables, similitude and used all the possible effective ways to appeal to the heart and the mind of man, and adopted the best possible style. If, in spite of this, they do not accept the truth, it is obvious that they are waiting for God’s scourge like the one that visited the former communities to make them realize their error.

Aisha Bewley

When guidance came to the people nothing prevented them from having iman and asking for forgiveness from their Lord but the fact that the pattern of previous peoples did not happen to them or that the punishment did not appear before their eyes.

Al-Hilali & Khan

And nothing prevents men from believing, (now) when the guidance (the Qur’ân) has come to them, and from asking Forgiveness of their Lord, except that the ways of the ancients be repeated with them (i.e. their destruction decreed by Allâh), or the torment be brought to them face to face?

Ali Quli Qarai

People do not refuse to have faith when guidance comes to them and to plead to their Lord for forgiveness, without being overtaken by the precedent of the ancients, or confronting the punishment.

Amatul Rahman Omar

Unless the precedence of the ancients should be repeated in their case or the punishment should stare them in the face, there is nothing to hinder people from believing in the guidance when it comes to them and from seeking protection and pardon of their Lord.

Arthur John Arberry

And naught prevented men from believing when the guidance came unto them, and seeking their Lord's forgiveness, but that the wont of the ancients should come upon them, or that the chastisement should come upon them face to face.

Bijan Moeinian

The only thing that prevented man from believing and asking for forgiveness (when the guidance was presented to them) was their insistence upon the miracles (which did not change the disbelievers’ attitude in the past) or seeing the Lord’s punishment beforehand (which naturally would have been the end. )

E. Henry Palmer

Naught prevented men from believing when the guidance came to them, or from asking pardon of their Lord, except the coming on them of the course of those of yore, or the coming of the torment before their eyes.

Edip-Layth

When the guidance came to them nothing prevented the people from acknowledging, and seeking forgiveness from their Lord, except they sought to receive the ways of the previous people, or receive the retribution face to face.

George Sale

Yet nothing hindreth men from believing, now a direction is come unto them, and from asking pardon of their Lord, excepting that they wait until the punishment of their predecessors come to be inflicted on them, or that the chastisement of the next life come upon them publicly.

Hamid S. Aziz

Verily, We have displayed in this Quran for men all kinds of similitudes (parables); but man is ever contentious.

Mahmoud Ghali

And in no way did anything prevent mankind from believing (Literally: made them not to believe) as the guidance came to them and asking their Lord to forgive them, except that the enactment (for) the earliest (people) should come up to them, or that the torment should come up to them face to face.

Marmaduke Pickthall

And naught hindereth mankind from believing when the guidance cometh unto them, and from asking forgiveness of their Lord unless (it be that they wish) that the judgment of the men of old should come upon them or (that) they should be confronted with the Doom.

Mohamed Ahmed - Samira

There is nothing to prevent men from believing when the guidance has come to them, and asking for their Lord's forgiveness, unless they want the example of earlier people visited upon them, or the punishment to appear right before their eyes.

Muhammad Asad

for, what is there to keep people from attaining to faith now that guidance has come unto them, and from asking their Sustainer to forgive them their sins - unless it be [their wish] that the fate of the [sinful] people of ancient times should befall them [as well], or that the [ultimate] suffering should befall them in the hereafter?

Mustafa Khattab

And nothing prevents people from believing when guidance comes to them and from seeking their Lord’s forgiveness except ˹their demand˺ to meet the same fate of earlier deniers or that the torment would confront them face to face.

Progressive Muslims

And what prevented the people from believing when the guidance came to them, and to seek forgiveness from their Lord Are they waiting for what happened to the people of old to come to them, or that the retribution be brought to them face to face

Rashad Khalifa

Nothing prevented the people from believing, when the guidance came to them, and from seeking the forgiveness of their Lord, except that they demanded to see the same (kind of miracles) as the previous generations, or challenged to see the retribution beforehand.

Sahih International

And nothing has prevented the people from believing when guidance came to them and from asking forgiveness of their Lord except that there [must] befall them the [accustomed] precedent of the former peoples or that the punishment should come [directly] before them.

Sam Gerrans

And there prevented men from believing when the guidance came to them, and from asking forgiveness of their Lord, only that the practice of the former peoples should come to them, or the punishment should come to them face to face.

Shabbir Ahmed

For, what is there to keep people from attaining belief now that Guidance has come to them, and from asking the protecting forgiveness of their Lord? Unless they choose the fate of the ancient people to befall them or that the doom reaches them even faster.

Syed Vickar Ahamed

And what is there to keep back men from believing, now that (Allah’s) Guidance has come to them, and from praying for forgiveness from their Lord, except that (they like) the ways of the old be repeated with them, or the punishment (of Allah) be brought to them face to face?

Taqi Usmani

The only thing that prevented people from believing, even after the guidance had come to them, and from seeking forgiveness from their Lord, is (their demand) that what used to come to the earlier people should come to them as well, or that the punishment should visit them face to face.

The Monotheist Group

And what prevented the people from believing when the guidance came to them, and to seek forgiveness from their Lord? Are they waiting for what happened to the people of old to come to them, or that the retribution be brought to them face to face?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 55. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 55. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 55. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩