Mâide suresi

Mâide suresi, 45. ayet

Mâide suresi, 45. ayet. وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ فِيهَآ أَنَّ ٱلنَّفْسَ بِٱلنَّفْسِ وَٱلْعَيْنَ بِٱلْعَيْنِ وَٱلْأَنفَ بِٱلْأَنفِ وَٱلْأُذُنَ بِٱلْأُذُنِ وَٱلسِّنَّ بِٱلسِّنِّ وَٱلْجُرُوحَ قِصَاصٌ فَمَن تَصَدَّقَ بِهِۦ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَّهُۥ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

veketebnâ `aleyhim fîhâ enne-nnefse binnefsi vel`ayne bil`ayni vel'enfe bil'enfi vel'üẕüne bil'üẕüni vessinne bissinni velcürûḥa ḳiṣâṣ. femen teṣaddeḳa bihî fehüve keffâratül leh. vemel lem yaḥküm bimâ enzele-llâhü feülâike hümu-żżâlimûn.

Diyanet İşleri

Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için keffaret olur. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 42–48 · surenin 45. ayeti / 120

Konu Tevrat, İncil ve Kur'an ile hükmetmek Mâide 41–50 3

  1. Mâide 42

    Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan, sana asla hiçbir zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah, adil davrananları sever.

  2. Mâide 43

    Yanlarında, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra bunun ardından verdiğin hükümden yüz çeviriyorlar? İşte onlar (kendi kitaplarına da, sana da) inanmış değillerdir.

  3. Mâide 44

    Şüphesiz Tevrat'ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah'a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb'e adamış kimseler ile alimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat'ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu halde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir.

  4. 45

    Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için keffaret olur. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.

  5. Mâide 46

    O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı, önündeki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat'ı doğrulayan, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil'i verdik.

  6. Mâide 47

    İncil ehli Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.

  7. Mâide 48

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

45. Bu hükümler, İslâm’a teslim olmuş peygamberlerin, Rabbanilerin ve bilginlerin, yahudilere gereklerince hüküm verdiği Tevrat’ta yer alan hükümler arasındadır. Yüce Allah onlara kasten ve denk olmak şartı ile bir kimse bir başkasını öldürecek olursa öldürenin karşılığında öldürülmesini, göz karşılığında gözün çıkarılmasını, kulağa karşılık kulağın kesilmesini, dişe karşılık dişin sökülmesini emretmiştir. Bu hüküm, haksızlığa kaçmadan kısas yapılması mümkün olan benzeri organlarda da söz konusudur.

“Yaralamalar da birbirine kısas yapılır.” Kısas yapmak, kasti olarak başkasını yaralayan kimseye yaptığı işin aynısının yapılması demektir. Buna göre başkasını yaralayan kimseye sınır, yer, en, boy ve derinlik itibari ile yaptığının benzeri bir yara açılarak kısas yapılır. Şunu da bilmek gerekir ki bizden öncekilerin şeriatı, bizim şeriatımızda ona muhalif bir hüküm gelmediği sürece bizim için de geçerlidir.

“Fakat kim onu sadaka olarak bağışlarsa” yani öldürme ve ondan daha aşağı olan diğer organların kesilmesi ve yaralanması karşılığında kısas hakkı sabit olan kimse, bu suçları işleyeni affedecek olursa “bu, ona keffaret olur.” Yani suçu işleyen için bir keffarettir. Çünkü Ademoğlu kendi hakkını affetmiştir. Yüce Allah’ın hakkını affetmesi ise öncelikle söz konusudur. Affeden için de bir keffarettir. Çünkü o, kendisine karşı suç işleyen kimseyi veya kendisinden alacak bir hakkı bulunan bir kimseyi affettiği gibi Allah da onun hatalarını ve suçlarını affeder.

“Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin tâ kendileridirler.” İbn Abbas şöyle demiştir: “Bu, kufrun dûne kufr (dinden çıkaran küfrün altında bir küfür/küçük küfür)dür, fıskun dûne fısk (dinden çıkaran fıskın altında bir fısk/küçük fısk)tır ve zulmun dûne zulm (şirk olan zulmün altındaki bir zulüm)dür.” Böyle bir hüküm, helâl kabul edilecek olursa büyük zulümdür (şirktir). Helâl kabul edilmeksizin işlenecek olursa da çok büyük bir günahtır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz Tevrat'ta, Yahudilere kim bir nefsi haksız yere kasten öldürürse, o da ona karşılık öldürülür diyerek bu hükmü farz kıldık. Kim bir başkasının gözünü kasten çıkarırsa onun da gözü çıkarılır. Kim kasten bir başkasının burnunu keserse onun da burnu kesilir. Kim bir başkasının kulağını kasten kopartırsa onun da kulağı kopartılır. Kim bir başkasının dişini kasten sökerse, onun da dişi sökülür. Aynı şekilde yaralamalarda da kısas vardır ve cani/suçlu işlemiş olduğu suçun misliyle cezalandırılır. Bununla birlikte kim kısas hakkını bağışlarsa, bu kendi günahlarına, yapmış olduğu zulümlere ve zulmettiklerinin yerine bir kefaret olur. Kim kısas ile ilgili durumlarda ve diğer durumlarda Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte o Allah'ın koymuş olduğu sınırları aşıp terk etmiş olur.

Kelimeler

31 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَتَبْنَا ve ketebna ve yazdık kök: كتب
  2. عَلَيْهِمْ aleyhim onlara
  3. فِيهَآ fiha onda
  4. أَنَّ enne mukakkak
  5. ٱلنَّفْسَ n-nefse cana kök: نفس
  6. بِٱلنَّفْسِ bin-nefsi can kök: نفس
  7. وَٱلْعَيْنَ vel'ayne ve göze kök: عين
  8. بِٱلْعَيْنِ bil-ayni göz kök: عين
  9. وَٱلْأَنفَ vel'enfe ve buruna kök: انف
  10. بِٱلْأَنفِ bil-enfi burun kök: انف
  11. وَٱلْأُذُنَ vel'uzune ve kulağa kök: اذن
  12. بِٱلْأُذُنِ bil-uzuni kulak kök: اذن
  13. وَٱلسِّنَّ ve ssinne ve dişe kök: سنن
  14. بِٱلسِّنِّ bis-sinni diş kök: سنن
  15. وَٱلْجُرُوحَ velcuruha ve yaralara kök: جرح
  16. قِصَاصٌۭ ۚ kisasun kısas kök: قصص
  17. فَمَن femen kim
  18. تَصَدَّقَ tesaddeka bağışlarsa kök: صدق
  19. بِهِۦ bihi bunu
  20. فَهُوَ fehuve o
  21. كَفَّارَةٌۭ keffaratun keffaret olur kök: كفر
  22. لَّهُۥ ۚ lehu kendisi için
  23. وَمَن ve men ve kim
  24. لَّمْ lem
  25. يَحْكُم yehkum hükmetmezse kök: حكم
  26. بِمَآ bima ile
  27. أَنزَلَ enzele indirdiği kök: نزل
  28. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  29. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte
  30. هُمُ humu onlar
  31. ٱلظَّـٰلِمُونَ z-zalimune zalimlerdir kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: انف (3 geçiş)

    Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne söyledi?"…

  • Aynı kök: جرح (4 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne…

  • Aynı kök: جرح (4 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah'ın size verdiği…

  • Aynı kök: جرح (4 geçiş)

    O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar…

  • Aynı kök: قصص (30 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni…

  • Aynı kök: سنن (21 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir,…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Orada (Tevrat'ta) onlara şöyle yazmıştık: "Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş (karşılık ve cezadır). Yaralar da kısastır (her yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bunu (kısası) bağışlarsa kendisi için o, kefaret (bir günahı örtme sebebi) olur. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir."

Mustafa İslamoğlu

Onlara orada şöyle yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralamalarda eş değer bir karşılık; fakat kim de onu bağışlarsa, o kendi günahlarına keffarettir. Ama Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridirler.

Muhammed Esed

Ve onlar için (Tevratta) hükmettik: cana can, göze göz, dişe diş, kulağa kulak, buruna burun ve yaralamalarda (benzer) bir karşılık; ama kim hayrı için ondan vazgeçerse, bu geçmiş günahlarının bir kısmına kefaret olacaktır. Allahın vahyettiğine göre hüküm vermeyenler, işte onlar zalimlerdir!

Ahmed Hulusi

Onda (Tevrat'ta), onlara şöyle hükmettik: "Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak ve dişe diş! Yaralarda da eş değer karşılık. . . " Fakat kim onu (kısas hakkını) bağışlarsa, o onun için geçmiş suçlarına örtü olur!. . Kim Allah'ın inzal ettiği (hüküm) ile hükmetmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

Ali Bulaç

Biz onda, onların üzerine yazdık: Can'a can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve (bütün) yaralara (karşılık da) kısas vardır. Ama kim bunu sadaka olarak bağışlarsa o kendisi için bir keffarettir. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır.

Ali Özek ve heyeti

Tevrat'ta onlara şöyle yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş (karşılık ve cezadır). Yaralar da kısastır (Her yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bunu (kısas hakkını) bağışlarsa kendisi için o (nun günahlarına) keffâret olur. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerdir.

Ali Rıza Safa

Ve onların üzerine, şöyle yazdık: "Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralamada tıpkısı karşılık. Ama kim onu bağışlarsa, kendisi için bir kurtulmalık olur!" Sonuç olarak, Allah'ın indirdiği ile kim yargı vermezse; haksızlık yapanlar, işte onlardır. dipnot 105

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 105
    Tıpkısı karşılık –kısas- konusu, Tevrat ayetlerinde, şöyle yazılıdır: Mısır'dan Çıkış 21:23; "Başka bir zarar varsa; cana can, göze göz, dişe diş, ele el, ayağa ayak, yanığa yanık, yaraya yara, bereye bere ödenecektir." Yasanın Tekrarı 19:21; "Acımayacaksınız; cana can, göze göz, dişe diş, ele el, ayağa ayak."

Bayraktar Bayraklı

O hak kitabında onlara, "Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılık kısas/ödeşme" yazdık. Kim bunu bağışlar, kısas hakkından vazgeçerse o, kendisi için kefaret olur ve kimler Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse zalimler onlardır!

Edip Yüksel

Orada onlara: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara ödeşmeyi emrettik. Kim bu hakkından vazgeçerse günahlarını örter. ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermeyenler zalimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada onlara: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara ödeşmeyi emrettik. Kim bu hakkından vazgeçerse günahlarını örter. ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermeyenler zalimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz, onda onların üzerine şöyle yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, dişe diş, yaralamada ödeşme. Kim de bu hakkını sadakasına sayarsa, o, günahlarının bağışlanmasına vesile olur. Her kim de Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, onlar hep zalimlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem ondan üzerlerine şöyle yazdık: cana can, göze göz, buruna burun, dişe diş, carhler birbirine kısastır, kim de bu hakkını sadakasına sayarsa o, ona keffaret olur ve her kim Allahın indirdiği ahkam ile hukmetmezse onlar hep zalimlerdir

Erhan Aktaş

Ve Biz, onda, onların üzerine yazdık: "Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralamalarda kısas dipnot 1 vardır." Artık kim onunla tasadduk dipnot 2 ederse o, onun için bir kefarettir. dipnot 3 Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridirler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eş değer karşılık.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kısas hakkını bağışlarsa, kısastan vazgeçerse.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bağışlanmadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Biz, onda, onların üzerine yazdık: "Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralamalarda kısas dipnot 1 vardır." Artık kim onunla tasadduk dipnot 2 ederse o, onun için bir kefarettir. dipnot 3 Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eş değer karşılık.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kısas hakkını bağışlarsa, kısastan vazgeçerse.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bağışlanmadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve Biz, onda, onların üzerine yazdık: "Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralamalarda kısas dipnot 1 vardır.". Artık kim onunla tasadduk dipnot 2 ederse o, onun için bir kefarettir. dipnot 3 Ve Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eş değer karşılık.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kısas hakkını bağışlarsa, kısastan vazgeçerse.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bağışlanmadır.

Gültekin Onan

Biz onda onların üzerine yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve (bütün) yaralara (karşılık da) kısas vardır. Ama kim bunu sadaka olarak bağışlarsa o kendisi için bir kefarettir. Kim Tanrı'nın indirdiğiyle hükmetmezse, İşte onlar zalim olanlardır.

Hasan Basri Çantay

Biz onda (Tevratda) onların üzerine (şunu da) yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş (karşılıkdır. Hulasa bütün) yaralar birbirine kısasdır. Fakat kim bunu (bu hakkını) sadaka olarak bağışlarsa o, kendisine (günahına) keffaret (onun yarlıganmasına vesile) dir. Kim Allahın indirdiği (ahkam) ile hükmetmezse onlar zaalimlerin ta kendileridir.

İbni Kesir

Orada onlara yazdık ki: Muhakkak cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diştir. Yaralamalara kısas vardır. Kim de hakkından vazgeçerse; o, kendisi için keffarettir. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse; işte onlar, zalimlerin kendileridir.

Mehmet Alagaş

(44-47) HÜKMETMEYENLER KAFİRDİR, ZALİMDİR, FASIKTIR) Muhakkak ki biz Tevrat’ı indirdik, içinde rehberlik var ve nur var, teslim olmuş nebiler, yahudiler, ruhbanlar / rabbaniyyunlar ve alimler Allah’ın kitabını korumaları görevleri nedeniyle onunla karar verirlerdi, bu duruma da şahittiler, insanlardan çekinm eyin, benden çekinin, ayetlerimi az bir dünyalığın müşterisi olarak satmayın, her kim Allah’ın indirdikleri ile karar vermezse / hükmetmezse, işte onlar kafirlerin ta kendisidir. Onda / Tevrat’ta şöyle yazdık, her bir kişi karşılığında bir kişi, gözün karşılığı göz, burunun karşılığı burun, kulağın karşılığı kulak, dişin karşılığı di ş, yaraların kısası yara, her kim buna bağlı kalırsa / sadık kalırsa, o yaptığı onun için kefarettir (Günahını örtbas ettirir) her kim Allah’ın indirdikleri ile karar vermezse / hükmetmezse, işte onlar zalimlerin ta kendisidir. Meryem oğlu İsa’yı onların izleri / eserleri üzere artlarından , ellerindeki Tevrat’a bağlı / tasdik edici olarak gönderdik, O’na incili verdik, içinde rehberlik var ve nur var, Tevrat’tan ellerinde olana bağlılık gösterir / tastik eder, rehberdir, sakınanlar için bir öğüttür / vaazdır. İncil halkı Allah’ın onda indirdikleri ile hüküm versin, her kim Allah’ın indirdikleri ile karar vermezse / hükmetmezse, işte onlar yoldan çıkmışların / fasıkların ta kendisidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kitapta onlara cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılık kısas yazdık. Kim hakkından vazgeçerse bu onun günahlarına kefaret olur. Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar zalimlerdir.

Süleyman Ateş

O(Hak Kitabı)nda onlara, cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılıklı kısas (ödeşme) yazdık. Kim bunu bağışlar(kısas hakkından vazgeçer)se o, kendisi için keffaret olur. Ve kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte zalimler onlardır.

Süleymaniye Vakfı

Onlara o kitapta şunu yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralamalara karşılık kısas gerekir. Kim kısas hakkını bağışlarsa dipnot 1 , günahları için keffaret dipnot 2 olur. Her kim Allah'ın indirdiği ile hüküm vermezse yanlış yapanlar işte onlardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'ta şu ifadeler yer alır: Acımayacaksınız: Cana can, göze göz, dişe diş, ele el, ayağa ayak (Yasanın Tekrarı 19:21). Ama başka bir zarar varsa, cana karşılık can, göze karşılık göz, dişe karşılık diş, ele karşılık el, ayağa karşılık ayak, yanığa karşılık yanık, yaraya karşılık yara, bereye karşılık bere verilecektir (Mısır'dan Çıkış 21:23-25). Kur'an'da kısas, sadece adam öldürmelerde farz kılınarak Tevrat'taki hükümler daha hayırlısı ile neshedilmiştir (Bakara 2/106, 178-179).
  2. metne dön, dipnot 2
    Kefere kökünden olan keffaret kelimesi, suçun üstünü örten şey anlamına gelir. Türk okuyucunun kafirlik ve kafir kavramlarını anlaması bakımından önemlidir; çünkü keffaret, Türkçeye de Arapça anlamına çok yakın bir şekilde geçmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara o kitapta şunu yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve her yaraya karşılık kısas gerekir. Kim onu sadakasına sayarak bağışlarsa bu kendi için keffaret dipnot 1 olur. Kim Allahın indirdiğine göre hükmetmezse onlar, yanlış yapan kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kefere kökünden olan keffaret kelimesi, suçun üstünü örten şey anlamına gelir. Türk okuyucunun kafirlik ve kafir kavramlarını anlaması bakımından önemlidir çünkü kefaret, Türkçe'ye de Arapça anlamına çok yakın bir şekilde geçmiştir.

Şaban Britch

Kitapta onlara cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılık kısas yazdık. Kim hakkından vazgeçerse bu onun günahlarına kefaret olur. Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar zalimlerdir.

Şaban Piriş

Kitapta onlara cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılık kısas yazdık. Kim hakkından vazgeçerse bu onun günahlarına kefaret olur. Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar zalimlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

O Kitap'ta onlar üzerine şöyle yazmıştık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş... Yaralamalar karşılığında da kısas. Kim kısası bağışlarsa, bu bağışlaması kendisi için günahlara bir perde olur. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We decreed in AL-Tawrah a prescriptive rule for them to observe, Thus: "The life repays for the life, an eye for an eye, a nose for a nose, an ear for an ear, a tooth for a tooth and the wounds are subject to retaliation ",But he who remits the return of like for like as a charitable contribution, shall find that this act of kindness has served to expiate some of his sins. And those who do not judge matters, according to the law revealed by Allah shall be wrongful of actions.

Abdul Haleem

In the Torah We prescribed for them a life for a life, an eye for an eye, a nose for a nose, an ear for an ear, a tooth for a tooth, an equal wound for a wound: if anyone forgoes this out of charity, it will serve as atonement for his bad deeds. Those who do not judge according to what God has revealed are doing grave wrong.

Abdullah Yusuf Ali

We ordained therein for them: "Life for life, eye for eye, nose or nose, ear for ear, tooth for tooth, and wounds equal for equal." But if any one remits the retaliation by way of charity, it is an act of atonement for himself. And if any fail to judge by (the light of) what Allah hath revealed, they are (No better than) wrong-doers.

Abul A'la Maududi

And therein We had ordained for them: 'A life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and for all wounds, like for like. dipnot 1 But whosoever forgoes it by way of charity, it will be for him an expiation. dipnot 2 Those who do not judge by what Allah has revealed are indeed the wrong-doers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Cf.
    Exodus 21: 23-5 — Eski Ahit, Mısır'dan Çıkış; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Mısır'dan Çıkış 21:23

    Ama başka bir zarar varsa, cana karşılık can, göze karşılık göz, dişe karşılık diş, ele karşılık el, ayağa karşılık ayak, yanığa karşılık yanık, yaraya karşılık yara, bereye karşılık bere ödenecektir.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    .
  2. metne dön, dipnot 2
    Whoever forgoes his right of retaliation does a good deed which will atone for many of his sins. The same is confirmed by a tradition of the Prophet (peace be on him) in which he said: 'Whoever receives an injury on his body, then pardons (the inflictor of the injury), his sins are atoned for to the measure of his pardoning.' (Ahmad b. Hanbal, Musnad, vol. 5, pp. 316, 329 - Ed.)

Aisha Bewley

We prescribed for them in it: a life for a life, an eye for an eye, a nose for a nose, an ear for an ear, a tooth for a tooth, and retaliation for wounds. But if anyone forgoes that as a sadaqa, it will act as expiation for him. Those who do not judge by what Allah has sent down, such people are wrongdoers.

Al-Hilali & Khan

And We ordained therein for them: "Life for life,[1] eye for eye, nose for nose, ear for ear, tooth for tooth, and wounds equal for equal." But if anyone remits the retaliation by way of charity, it shall be for him an expiation. And whosoever does not judge by that which Allâh has revealed, such are the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers - of a lesser degree).

Ali Quli Qarai

And in it We prescribed for them: a life for a life, an eye for an eye, a nose for a nose, and an ear for an ear, a tooth for a tooth, and retaliation for wounds. Yet whoever remits it out of charity, that shall be an atonement for him. Those who do not judge by what Allah has sent down —it is they who are the wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

And therein We laid down (the following law) for them (- the Jews); life for life and eye for eye, and nose for nose, and ear for ear, and tooth for tooth and for (other) injuries an equitable retaliation. But he who chooses to forgo (the right) thereto for the sake of Allâh, it shall be an expiation of sins for him. And whoever does not judge according to (the law) which Allâh has revealed, these it is who are the very unjust.

Arthur John Arberry

And therein We prescribed for them: 'A life for a life, an eye for an eye, a nose for a nose, an ear for an ear, a tooth for a tooth, and for wounds retaliation'; but whosoever forgoes it as a freewill offering, that shall be for him an expiation. Whoso judges not according to what God has sent down -- they are the evildoers.

Bijan Moeinian

I decreed in Torah for the Jews: "Life for life, eye for eye, nose for nose, ear for ear, tooth for tooth and for all wounds equal wounds. However, if the victim forgives his attacker to please God, many of his sins will be forgiven." Thus those Jews who do not submit to the law of their Lord are indeed unjust people.

E. Henry Palmer

We have prescribed for thee therein 'a life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and for wounds retaliation;' but whoso remits it, it is an expiation for him, but he whoso will not judge by what God has revealed, these be the unjust.

Edip-Layth

We have decreed for them in it that a life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and wounds to be similar; and whoever remits anything of it, then it will cancel sins for him. Whoever does not judge by what God has sent down, then these are the wicked.

George Sale

We have therein commanded them, that they should give life for life, and eye for eye, and nose for nose, and ear for ear, and tooth for tooth; and that wounds should also be punished by retaliation: But whoever should remit it as alms, it should be accepted as an atonement for him. And whoso judgeth not according to what God hath revealed, they are unjust.

Hamid S. Aziz

We have prescribed for you therein "a life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and for wounds equal retaliation;" But whoever remits it, it is an expiation for him. Whoever judges not by what Allah has revealed, these are the wrong-doers (the unjust).

Mahmoud Ghali

And therein We prescribed for them, "The self for the self, and the eye for the eye, and the nose for the nose, and the ear for the ear, and the tooth for the tooth, and for wounds retaliation. So, whoever donates it, (i.e., remits the penalty or the retaliation as alms "a free-will offering") then it is an expiation for him. And whoever does not judge according to what Allah has sent down, then those are they (who are) the unjust."

Marmaduke Pickthall

And We prescribed for them therein: The life for the life, and the eye for the eye, and the nose for the nose, and the ear for the ear, and the tooth for the tooth, and for wounds retaliation. But whoso forgoeth it (in the way of charity) it shall be expiation for him. Whoso judgeth not by that which Allah hath revealed: such are wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

And there (in the Torah) We had ordained for them a life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and for wounds retribution, though he who forgoes it out of charity, atones for his sins. And those who do not judge by God's revelations are unjust.

Muhammad Asad

And We ordained for them in that [Torah]: A life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and a [similar] retribution for wounds; but he who shall forgo it out of charity will atone thereby for some of his past sins. And they who do not judge in accordance with what God has revealed - they, they are the evildoers!,

Mustafa Khattab

We ordained for them in the Torah, "A life for a life, an eye for an eye, a nose for a nose, an ear for an ear, a tooth for a tooth—and for wounds equal retaliation." But whoever waives it charitably, it will be atonement for them. And those who do not judge by what Allah has revealed are ˹truly˺ the wrongdoers.

Progressive Muslims

And We have decreed for them in it that a life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and wounds to be similar; and whoever remits anything of it, then it will cancel sins for him. And whoever does not judge by what God has sent down, then these are the wicked.

Rashad Khalifa

And we decreed for them in it that: the life for the life, the eye for the eye, the nose for the nose, the ear for the ear, the tooth for the tooth, and an equivalent injury for any injury. If one forfeits what is due to him as a charity, it will atone for his sins. Those who do not rule in accordance with GOD's revelations are the unjust.

Sahih International

And We ordained for them therein a life for a life, an eye for an eye, a nose for a nose, an ear for an ear, a tooth for a tooth, and for wounds is legal retribution. But whoever gives [up his right as] charity, it is an expiation for him. And whoever does not judge by what Allah has revealed - then it is those who are the wrongdoers.

Sam Gerrans

And We prescribed for them therein a life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and for wounds just requital; but whoso forgives it by way of charity, it is an expiation for him. And whoso judges not by what God has sent down: it is they who are the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

For Jews, We had decreed in the Torah, "Life for life, eye for eye, nose for nose, ear for ear, tooth for tooth, and equal injury for injury". If one forgoes retaliation by way of charity, it shall absolve his or her imperfections. Whoever does not judge or rule according to what Allah has Revealed, such are the wrongdoers. (The Final Revelation of Allah, the Qur'an has updated Laws for all humanity for all Times. Exodus in the Bible does not leave room for forgiveness on the subject).

Syed Vickar Ahamed

And We ordained in there for them: Life for life, eye for eye, nose for nose, ear for ear, tooth for tooth, and wounds equal for equal. But if anyone forgives the revenge by way of charity, it is an act of peace for himself. And if any fail to judge by (the light of) what Allah has made clear, they are (no better than) wrongdoers.

Taqi Usmani

We prescribed for them therein: A life for a life, an eye for an eye, a nose for a nose, an ear for an ear and a tooth for a tooth; and for wounds, an equal retaliation. Then, if one forgives it, that will be expiation for him. Those who do not judge according to what Allah has sent down, they are the unjust.

The Monotheist Group

And We have decreed for them in it that a life for a life, and an eye for an eye, and a nose for a nose, and an ear for an ear, and a tooth for a tooth, and wounds to be similar; and whoever remits anything of it, then it will cancel sins for him. And whoever does not judge with what God has sent down, then these are the wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 45. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 45. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 45. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩