Diyanet İşleri
Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."
Kehf suresi
Kehf suresi, 60. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِفَتَىٰهُ لَآ أَبْرَحُ حَتَّىٰٓ أَبْلُغَ مَجْمَعَ ٱلْبَحْرَيْنِ أَوْ أَمْضِىَ حُقُبًا
veiẕ ḳâle mûsâ lifetâhü lâ ebraḥu ḥattâ eblüga mecme`a-lbaḥrayni ev emḍiye ḥuḳubâ.
Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3
Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.
Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı, elbette azaplarını çarçabuk verirdi. Hayır, onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) hiçbir kurtuluş çaresi bulamazlar.
İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler.. Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etmiştik.
Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."
Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.
Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.
Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
60. Yüce Allah, (bu kıssada) peygamberi Mûsâ aleyhisselam ile onun hayra ve ilim öğrenmeye olan ileri derecedeki arzusunu haber vermektedir. O, yanındaki delikanlıya, yani yolculukta da ikamet halinde de yanından ayrılmayan hizmetçisi Yûşâ’ b. Nûn’a -ki Yüce Allah daha sonra ona da peygamberlik vermiştir- şöyle demişti: “Durmayacağım, tâ iki denizin birleştiği yere kadar varacağım.” Yani aldığım yol uzayıp gitse dahi ve son derece yorgun düşsem bile iki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar yolculuğuma devam edeceğim. Burası hakkında Yüce Allah kendisine şöyle vahyetmişti: Orada Allah’ın kullarından alim bir kul bulacaksın ki o, sende bulunmayan bir ilme sahiptir. “yahut yıllarca gideceğim” Yani gerekirse uzun mesafeler kat edeceğim. Mûsâ’nın sahip olduğu şevk ve arzu, onu yanındaki genç delikanlıya bu sözleri söylemeye itmişti. Bu sözler Mûsâ’nın kesin kararının ifadesidir. Bundan dolayıdır ki Mûsâ da bu kararını uygulamıştı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- De ki: Musa -aleyhisselam- hizmetçisi Yûşâ b. Nûn'a şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar yürümeye devam edeceğim veya salih kulla buluşuncaya kadar uzun zaman yürüyeceğim ve ondan ilim öğreneceğim.''
Aynı kök: حقب (2 geçiş)
(21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.
Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)
Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.
Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: فتي (21 geçiş)
Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.
Aynı kök: برح (3 geçiş)
Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha…
Aynı kök: برح (3 geçiş)
Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.
Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: بحر (42 geçiş)
Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde…
Aynı kök: مضي (5 geçiş)
Ey Muhammed! İnkar edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa)…
Aynı kök: مضي (5 geçiş)
"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani Musa beraberindeki (gence) şöyle demişti: "Durup dinlenmeyeceğim; ya iki denizin birleştiği yere kadar varacağım ya da çok uzun süre yürüyeceğim."
Bir zaman da Musa yardımcısına demişti ki: "İki denizin birleştiği yere varıncaya dek durmayacağım; isterse (oraya varmam) yıllarımı alsın."
Hani, (gezginlik günlerinde) Musa yardımcısına: "İki denizin birleştiği yere kadar yoluma devam edeceğim" demişti, "(bu yolda) yıllar harcamam gerekse bile!"
Hani bir vakit Musa, hizmetindeki gence demişti ki: "Ta iki denizin cem olduğu yere varıncaya kadar yoluma devam edeceğim; uzun yıllarıma mal olsa bile. "
Hani Musa genç yardımcısına demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim."
Bir vakit Musa genç adamına demişti ki: «Durup dinlenmeyeceğim; tâ iki denizin birleştiği yere kadar varacağım, yahut senelerce yürüyeceğim.»
Musa, genç yardımcısına, şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya dek durmayacağım; uzun yıllar geçirsem bile!" dipnot 230
Musa'nın, genç adamına, "Ya iki denizin birleştiği yere ulaşacağım ya da uzun bir süre yürüyeceğim" dediği anı hatırla!
Musa, genç yoldaşına, "Yıllarca yürümeyi gerektirse de iki denizin birleştiği yere varmadan dinlenmeyeceğim" demişti.
Musa, genç yoldaşına, 'Yıllarca yürümeyi gerektirse de iki denizin birleştiği yere varmadan dinlenmeyeceğim,' demişti.
Bir vakit Musa genç hizmetçisine demişti ki: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, yahut senelerce gideceğim."
Bir vakit de Musa fetasına demişti ki: durmıyacağım ta iki denizin cemolduğu yere kadar varacağım, yahud senelerce gideceğim
Bir zamanlar Musa, genç arkadaşına: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar yoluma devam edeceğim veya uzun zaman gitmeye devam edeceğim." demişti.
Bir zamanlar Musa, genç arkadaşına: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar yoluma devam edeceğim veya uzun zaman gitmeye devam edeceğim." demişti.
Bir zamanlar Musa, genç arkadaşına: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar yoluma devam edeceğim veya uzun zaman gitmeye devam edeceğim." demişti.
Hani Musa genç yardımcısına demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim."
Bir zaman Musa, gene (bir adamı) na şöyle demişdi: "Ben iki denizin birleşdiği yere varıncaya kadar durmayıb gideceğim, yahud (maksadıma erişinceye dek) uzun zamanlar geçireceğim".
Hani Musa delikanlısına demişti ki: Ben iki denizin birleştiği yere ulaşmaya, yahut yıllarca yürümeye kararlıyım.
(56-62) Biz elçileri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz , inkâr edenler hakkı batıl ile çürütmek isterler , ayetlerle ve uyarıldıkları şeylerle alay ederler. En zalim kişi; Rabbinin ayetleri hatırlatıldığında ondan sırt çeviren ve elleriyle yapıp takdim ettiklerini unutan kişidir , biz onların kalpleri üzerine onu anlamalarını engelleyen bir perde geçirdik, kulaklarında da bir ağırlık vardır , e ğer sen onları hidayete çağırırsan, onlar ebediyen hidayete eremezler , Rabbin bağışlayıcı ve rahmet sahibidir, e ğer Allah, kazandıkları yüzünden onları cezalandıracak olsaydı, onlara azabı hemen verirdi, ama onların belirlenmiş saatleri var , (Randevu saati) Onlar, O'nun dışında hiçbir sığınak bulamayacaklardır , bunlar zalim olduklarında helak ettiğimiz memleketlerdendirler, onları da helak etmek için bir zaman belirledik.
Hani Mûsâ, genç arkadaşına: "İki denizin birleştiği yere ulaşmaya veya yıllarca yürümeye kararlıyım." demişti.
Musa uşağına demişti ki: "Durmayıp ya iki denizin birleştiği yere varacağım veya uzun bir zaman yürüyeceğim."
Bir gün Musa beraberindeki gence şöyle dedi: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar yoluma devam edeceğim veya (bu uğurda) epey bir zaman harcayacağım."
Bir gün Musa genç arkadaşına şöyle dedi: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durup dinlenmeden gideceğim; isterse yıllarımı alsın.
Hani Musa, genç arkadaşına: İki denizin birleştiği yere ulaşmaya veya yıllarca yürümeye kararlıyım, demişti.
Hani Musa, genç arkadaşına: -İki denizin birleştiği yere ulaşmaya veya yıllarca yürümeye kararlıyım, demişti.
Bir zaman Musa, genç dostuna şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere kadar hiç durmadan yürüyeceğim yahut da seneler ve seneler harcayacağım."
For once did Mussa say to his attendant: "l will not give up journeying until I have reached the concourse of the two seas -said to be he juncture of the Mediterranean and the red sea, or probably the two arms of the red sea- irrespective of how long it takes, be it a year, a decade or longer".
Moses said to his servant, ‘I will not rest until I reach the place where the two seas meet, even if it takes me years!’
Behold, Moses said to his attendant, "I will not give up until I reach the junction of the two seas or (until) I spend years and years in travel."
(And recount to them the story of Moses) when Moses said to his servant: "I will journey on until I reach the point where the two rivers meet, though I may march on for ages." dipnot 1
Remember when Musa said to his servant, ‘I will not give up until I reach the meeting-place of the two seas, even if I must press on for many years. ’
And (remember) when Mûsâ (Moses) said to his boy-servant: "I will not give up (travelling) until I reach the junction of the two seas or (until) I spend years and years in travelling."[1]
When Moses said to his lad, ‘I will go on [journeying] until I have reached the confluence of the two seas, or have spent a long time [travelling]. ’
And (recall the time) when Moses said to his (sincere) young (comrade), `I will not stop till I reach the confluence of the two rivers (the Niles at Khartoum); even if I must have to go on (journeying) for years. '
And when Moses said to his page, 'I will not give up until I reach the meeting of the two seas, though I go on for many years.
Now let us talk about Moses when he said to his young follower (who he was does not have any importance in this story): "I am determined to reach the junction of the two river (the place has no importance either), even though I have to travel for several years [to meet the man whom God has assigned to teach me a few lessons. )
And when Moses said to his servant, 'I will not cease until I reach the confluence of the two seas, or else I will go on for years. '
Moses said to his youth: "I will not stop until I reach the junction of the two seas, or I spend a lifetime trying."
And remember when Moses said unto his servant Joshua, the son of Nun, I will not cease to go forward, until I come to the place where the two seas meet; or I will travel for a long space of time.
Such were the populations; We destroyed them when they were unjust (iniquitous); and for their destruction We set an appointed time.
And as Mûsa (Moses) said to his page, "I will not leave off until I reach the junction of the two seas, or I will pass epochs away. "
And when Moses said unto his servant: I will not give up until I reach the point where the two rivers meet, though I march on for ages.
When Moses said to his servant (Joshua): "I will not give up till I reach the confluence of two oceans, or I will journey on and on. "
AND LO! [In the course of his wanderings, ] Moses said to his servant: "I shall not give up until I reach the junction of the two seas, even if I [have to] spend untold years [in my quest]!"
And ˹remember˺ when Moses said to his young assistant, "I will never give up until I reach the junction of the two seas, even if I travel for ages."[1]
And Moses said to his youth: "I will not stop until I reach the junction of the two seas, or I spend a lifetime trying. "
Moses said to his servant, "I will not rest until I reach the point where the two rivers meet, no matter how long it takes."
And [mention] when Moses said to his servant, "I will not cease [traveling] until I reach the junction of the two seas or continue for a long period. "
And when Moses said to his servant: “I will not cease until I reach the confluence of the two seas, though I continue for an age,”
(The Divine Revelation shows the Way and the outcome with conviction. When Moses was a young man, not yet commissioned as a Prophet, he was constantly in search of Truth (93:7). All Prophets were chosen by birth but assigned their mission at a later date. The young Moses knew that the human intellect was the source of conceptual knowledge whereas the Divine Revelation is the extrinsic knowledge from beyond human faculties.) And so, in the course of his quest for knowledge Moses said to his young friend, "I shall not give up until I reach the junction of the two streams, though I march on for ages in my quest." (INTELLECT AND REVELATION -- the two streams of knowledge).
And (remember) when Musa (Moses) said to his servant-boy: "I will not stop until I reach the Junction of the two seas or (until) I spend years and years in travel. "
(Recall) when Mūsā said to his young man, "I shall not give up until I reach the meeting point of the two seas, or else I shall go on traveling for years."
And Moses said to his youth: "I will not stop until I reach the junction of the two seas, or I spend a lifetime trying."