Kehf suresi

Kehf suresi, 60. ayet

Kehf suresi, 60. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِفَتَىٰهُ لَآ أَبْرَحُ حَتَّىٰٓ أَبْلُغَ مَجْمَعَ ٱلْبَحْرَيْنِ أَوْ أَمْضِىَ حُقُبًا

veiẕ ḳâle mûsâ lifetâhü lâ ebraḥu ḥattâ eblüga mecme`a-lbaḥrayni ev emḍiye ḥuḳubâ.

Diyanet İşleri

Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kehf 57–63 · surenin 60. ayeti / 110

Konu Mûsâ ve Hızır Kehf 60–82 3

  1. Kehf 57

    Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

  2. Kehf 58

    Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı, elbette azaplarını çarçabuk verirdi. Hayır, onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) hiçbir kurtuluş çaresi bulamazlar.

  3. Kehf 59

    İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler.. Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etmiştik.

  4. 60

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  5. Kehf 61

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  6. Kehf 62

    Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.

  7. Kehf 63

    Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

60. Yüce Allah, (bu kıssada) peygamberi Mûsâ aleyhisselam ile onun hayra ve ilim öğrenmeye olan ileri derecedeki arzusunu haber vermektedir. O, yanındaki delikanlıya, yani yolculukta da ikamet halinde de yanından ayrılmayan hizmetçisi Yûşâ’ b. Nûn’a -ki Yüce Allah daha sonra ona da peygamberlik vermiştir- şöyle demişti: “Durmayacağım, tâ iki denizin birleştiği yere kadar varacağım.” Yani aldığım yol uzayıp gitse dahi ve son derece yorgun düşsem bile iki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar yolculuğuma devam edeceğim. Burası hakkında Yüce Allah kendisine şöyle vahyetmişti: Orada Allah’ın kullarından alim bir kul bulacaksın ki o, sende bulunmayan bir ilme sahiptir. “yahut yıllarca gideceğim” Yani gerekirse uzun mesafeler kat edeceğim. Mûsâ’nın sahip olduğu şevk ve arzu, onu yanındaki genç delikanlıya bu sözleri söylemeye itmişti. Bu sözler Mûsâ’nın kesin kararının ifadesidir. Bundan dolayıdır ki Mûsâ da bu kararını uygulamıştı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- De ki: Musa -aleyhisselam- hizmetçisi Yûşâ b. Nûn'a şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar yürümeye devam edeceğim veya salih kulla buluşuncaya kadar uzun zaman yürüyeceğim ve ondan ilim öğreneceğim.''

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz ve hani
  2. قَالَ kale demişti ki kök: قول
  3. مُوسَىٰ musa Musa
  4. لِفَتَىٰهُ lifetahu uşağına kök: فتي
  5. لَآ la
  6. أَبْرَحُ ebrahu durmayacağım kök: برح
  7. حَتَّىٰٓ hatta kadar
  8. أَبْلُغَ ebluga varıncaya kök: بلغ
  9. مَجْمَعَ mecmea birleştiği yere kök: جمع
  10. ٱلْبَحْرَيْنِ l-behrayni iki denizin kök: بحر
  11. أَوْ ev veya
  12. أَمْضِىَ emdiye yürüyeceğim kök: مضي
  13. حُقُبًۭا hukuben uzun bir zaman kök: حقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حقب (2 geçiş)

    (21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: بحر (42 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    Onlar iki denizin birleştiği yere varınca, balıklarını unuttular. Balık denizde yolunu tutup kayıp gitti.

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: فتي (21 geçiş)

    Oradan uzaklaştıklarında Musa beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.

  • Aynı kök: برح (3 geçiş)

    Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha…

  • Aynı kök: برح (3 geçiş)

    Onlar da, "Musa bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.

  • Aynı kıssa: Mûsâ ve Hızır · Aynı kök: بحر (42 geçiş)

    Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde…

  • Aynı kök: مضي (5 geçiş)

    Ey Muhammed! İnkar edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa)…

  • Aynı kök: مضي (5 geçiş)

    "Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani Musa beraberindeki (gence) şöyle demişti: "Durup dinlenmeyeceğim; ya iki denizin birleştiği yere kadar varacağım ya da çok uzun süre yürüyeceğim."

Mustafa İslamoğlu

Bir zaman da Musa yardımcısına demişti ki: "İki denizin birleştiği yere varıncaya dek durmayacağım; isterse (oraya varmam) yıllarımı alsın."

Muhammed Esed

Hani, (gezginlik günlerinde) Musa yardımcısına: "İki denizin birleştiği yere kadar yoluma devam edeceğim" demişti, "(bu yolda) yıllar harcamam gerekse bile!"

Ahmed Hulusi

Hani bir vakit Musa, hizmetindeki gence demişti ki: "Ta iki denizin cem olduğu yere varıncaya kadar yoluma devam edeceğim; uzun yıllarıma mal olsa bile. "

Ali Bulaç

Hani Musa genç yardımcısına demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim."

Ali Özek ve heyeti

Bir vakit Musa genç adamına demişti ki: «Durup dinlenmeyeceğim; tâ iki denizin birleştiği yere kadar varacağım, yahut senelerce yürüyeceğim.»

Ali Rıza Safa

Musa, genç yardımcısına, şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya dek durmayacağım; uzun yıllar geçirsem bile!" dipnot 230

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 230
    "Genç yardımcısı" olarak yazdığımız "Feta" sözcüğü, kimi Kur'an çevirilerinde, "Genç yoldaşı" veya "Genç dostu" veya "Uşağı" biçiminde çevrilmiştir. Musa peygamberin genç yardımcısının ismi Kur'an'da bildirilmemiş olmasına karşın, bu kişinin Tevrat, Mısır'dan Çıkış, Çölde Sayım ve Yeşu bölümlerinde Musa peygamberin genç yardımcısı olarak ismi geçen Nun oğlu Yeşu olduğu ve iki denizin birleştiği yer anlatımıyla da İstanbul Boğazı'nın kastedildiği biçiminde uydurma söylentilerle Yuşa ismiyle tanıtılmıştır.

Bayraktar Bayraklı

Musa'nın, genç adamına, "Ya iki denizin birleştiği yere ulaşacağım ya da uzun bir süre yürüyeceğim" dediği anı hatırla!

Edip Yüksel

Musa, genç yoldaşına, "Yıllarca yürümeyi gerektirse de iki denizin birleştiği yere varmadan dinlenmeyeceğim" demişti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Musa, genç yoldaşına, 'Yıllarca yürümeyi gerektirse de iki denizin birleştiği yere varmadan dinlenmeyeceğim,' demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir vakit Musa genç hizmetçisine demişti ki: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, yahut senelerce gideceğim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir vakit de Musa fetasına demişti ki: durmıyacağım ta iki denizin cemolduğu yere kadar varacağım, yahud senelerce gideceğim

Erhan Aktaş

Bir zamanlar Musa, genç arkadaşına: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar yoluma devam edeceğim veya uzun zaman gitmeye devam edeceğim." demişti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir zamanlar Musa, genç arkadaşına: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar yoluma devam edeceğim veya uzun zaman gitmeye devam edeceğim." demişti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir zamanlar Musa, genç arkadaşına: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar yoluma devam edeceğim veya uzun zaman gitmeye devam edeceğim." demişti.

Gültekin Onan

Hani Musa genç yardımcısına demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim."

Hasan Basri Çantay

Bir zaman Musa, gene (bir adamı) na şöyle demişdi: "Ben iki denizin birleşdiği yere varıncaya kadar durmayıb gideceğim, yahud (maksadıma erişinceye dek) uzun zamanlar geçireceğim".

İbni Kesir

Hani Musa delikanlısına demişti ki: Ben iki denizin birleştiği yere ulaşmaya, yahut yıllarca yürümeye kararlıyım.

Mehmet Alagaş

(56-62) Biz elçileri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz , inkâr edenler hakkı batıl ile çürütmek isterler , ayetlerle ve uyarıldıkları şeylerle alay ederler. En zalim kişi; Rabbinin ayetleri hatırlatıldığında ondan sırt çeviren ve elleriyle yapıp takdim ettiklerini unutan kişidir , biz onların kalpleri üzerine onu anlamalarını engelleyen bir perde geçirdik, kulaklarında da bir ağırlık vardır , e ğer sen onları hidayete çağırırsan, onlar ebediyen hidayete eremezler , Rabbin bağışlayıcı ve rahmet sahibidir, e ğer Allah, kazandıkları yüzünden onları cezalandıracak olsaydı, onlara azabı hemen verirdi, ama onların belirlenmiş saatleri var , (Randevu saati) Onlar, O'nun dışında hiçbir sığınak bulamayacaklardır , bunlar zalim olduklarında helak ettiğimiz memleketlerdendirler, onları da helak etmek için bir zaman belirledik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani Mûsâ, genç arkadaşına: "İki denizin birleştiği yere ulaşmaya veya yıllarca yürümeye kararlıyım." demişti.

Süleyman Ateş

Musa uşağına demişti ki: "Durmayıp ya iki denizin birleştiği yere varacağım veya uzun bir zaman yürüyeceğim."

Süleymaniye Vakfı

Bir gün Musa beraberindeki gence şöyle dedi: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar yoluma devam edeceğim veya (bu uğurda) epey bir zaman harcayacağım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün Musa genç arkadaşına şöyle dedi: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durup dinlenmeden gideceğim; isterse yıllarımı alsın.

Şaban Britch

Hani Musa, genç arkadaşına: İki denizin birleştiği yere ulaşmaya veya yıllarca yürümeye kararlıyım, demişti.

Şaban Piriş

Hani Musa, genç arkadaşına: -İki denizin birleştiği yere ulaşmaya veya yıllarca yürümeye kararlıyım, demişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir zaman Musa, genç dostuna şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere kadar hiç durmadan yürüyeceğim yahut da seneler ve seneler harcayacağım."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For once did Mussa say to his attendant: "l will not give up journeying until I have reached the concourse of the two seas -said to be he juncture of the Mediterranean and the red sea, or probably the two arms of the red sea- irrespective of how long it takes, be it a year, a decade or longer".

Abdul Haleem

Moses said to his servant, ‘I will not rest until I reach the place where the two seas meet, even if it takes me years!’

Abdullah Yusuf Ali

Behold, Moses said to his attendant, "I will not give up until I reach the junction of the two seas or (until) I spend years and years in travel."

Abul A'la Maududi

(And recount to them the story of Moses) when Moses said to his servant: "I will journey on until I reach the point where the two rivers meet, though I may march on for ages." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Though this story was told in answer to the question of the disbelievers, it has been used to impress a very important truth on the minds of both the disbelievers and the believers. It is this: those people who draw their conclusions only from the seeming aspects of events, make a very serious error in their deductions, for they only see what is apparent and do not go deep into the divine wisdom that underlies them. When they daily see the prosperity of the tyrants and the afflictions of the innocent people, the affluence of the disobedient people and the indigence of the obedient people, the enjoyments of the wicked people and the adversity of the virtuous people, they get involved in mental conflicts, nay, they become victims of misunderstandings because they do not comprehend the wisdom behind them. The disbelievers and the tyrants conclude from this that the world is functioning without any moral laws and has no sovereign, and, if there is one, he must be senseless and unjust: therefore one may do whatever he desires for there is none to whom one shall be accountable. On the other hand, when the believers see those things, they become so frustrated and disheartened that sometimes their faiths are put to a very hard trial. It was to unravel the wisdom behind this mystery that Allah slightly lifted the curtain from the reality governing His factory, so that Moses (peace be upon him) might see the wisdom behind the events that are happening day and night and how their seeming aspect is quite different from the reality.

Aisha Bewley

Remember when Musa said to his servant, ‘I will not give up until I reach the meeting-place of the two seas, even if I must press on for many years. ’

Al-Hilali & Khan

And (remember) when Mûsâ (Moses) said to his boy-servant: "I will not give up (travelling) until I reach the junction of the two seas or (until) I spend years and years in travelling."[1]

Ali Quli Qarai

When Moses said to his lad, ‘I will go on [journeying] until I have reached the confluence of the two seas, or have spent a long time [travelling]. ’

Amatul Rahman Omar

And (recall the time) when Moses said to his (sincere) young (comrade), `I will not stop till I reach the confluence of the two rivers (the Niles at Khartoum); even if I must have to go on (journeying) for years. '

Arthur John Arberry

And when Moses said to his page, 'I will not give up until I reach the meeting of the two seas, though I go on for many years.

Bijan Moeinian

Now let us talk about Moses when he said to his young follower (who he was does not have any importance in this story): "I am determined to reach the junction of the two river (the place has no importance either), even though I have to travel for several years [to meet the man whom God has assigned to teach me a few lessons. )

E. Henry Palmer

And when Moses said to his servant, 'I will not cease until I reach the confluence of the two seas, or else I will go on for years. '

Edip-Layth

Moses said to his youth: "I will not stop until I reach the junction of the two seas, or I spend a lifetime trying."

George Sale

And remember when Moses said unto his servant Joshua, the son of Nun, I will not cease to go forward, until I come to the place where the two seas meet; or I will travel for a long space of time.

Hamid S. Aziz

Such were the populations; We destroyed them when they were unjust (iniquitous); and for their destruction We set an appointed time.

Mahmoud Ghali

And as Mûsa (Moses) said to his page, "I will not leave off until I reach the junction of the two seas, or I will pass epochs away. "

Marmaduke Pickthall

And when Moses said unto his servant: I will not give up until I reach the point where the two rivers meet, though I march on for ages.

Mohamed Ahmed - Samira

When Moses said to his servant (Joshua): "I will not give up till I reach the confluence of two oceans, or I will journey on and on. "

Muhammad Asad

AND LO! [In the course of his wanderings, ] Moses said to his servant: "I shall not give up until I reach the junction of the two seas, even if I [have to] spend untold years [in my quest]!"

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when Moses said to his young assistant, "I will never give up until I reach the junction of the two seas, even if I travel for ages."[1]

Progressive Muslims

And Moses said to his youth: "I will not stop until I reach the junction of the two seas, or I spend a lifetime trying. "

Rashad Khalifa

Moses said to his servant, "I will not rest until I reach the point where the two rivers meet, no matter how long it takes."

Sahih International

And [mention] when Moses said to his servant, "I will not cease [traveling] until I reach the junction of the two seas or continue for a long period. "

Sam Gerrans

And when Moses said to his servant: “I will not cease until I reach the confluence of the two seas, though I continue for an age,”

Shabbir Ahmed

(The Divine Revelation shows the Way and the outcome with conviction. When Moses was a young man, not yet commissioned as a Prophet, he was constantly in search of Truth (93:7). All Prophets were chosen by birth but assigned their mission at a later date. The young Moses knew that the human intellect was the source of conceptual knowledge whereas the Divine Revelation is the extrinsic knowledge from beyond human faculties.) And so, in the course of his quest for knowledge Moses said to his young friend, "I shall not give up until I reach the junction of the two streams, though I march on for ages in my quest." (INTELLECT AND REVELATION -- the two streams of knowledge).

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when Musa (Moses) said to his servant-boy: "I will not stop until I reach the Junction of the two seas or (until) I spend years and years in travel. "

Taqi Usmani

(Recall) when Mūsā said to his young man, "I shall not give up until I reach the meeting point of the two seas, or else I shall go on traveling for years."

The Monotheist Group

And Moses said to his youth: "I will not stop until I reach the junction of the two seas, or I spend a lifetime trying."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 60. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 60. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kehf suresi, 60. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩