Nebe suresi

Nebe suresi, 23. ayet

Nebe suresi, 23. ayet. لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًا

lâbiŝîne fîhâ aḥḳâbâ.

Diyanet İşleri

(21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nebe 20–26 · surenin 23. ayeti / 40

Konu Azgınlar için cehennem Nebe 21–30 3

  1. Nebe 20

    Dağlar yürütülür, serap haline gelir.

  2. 21–23

    (21-23) Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

  3. Nebe 24

    Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!

  4. Nebe 25–26

    (25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 17–25. ayetler için yazılmıştır.

17. Yüce Allah, yalanlayıcıların hakkında soru sordukları ve inatçıların inkâr ettikleri Kıyamet gününde olacakları söz konusu etmekte, onun pek büyük bir gün olduğunu, Yüce Allah’ın o günü insanlar için “belirlenmiş bir vakit” kıldığını zikretmektedir.

18-20. “O gün Sûr’a üfürülecek ve siz de bölük bölük geleceksiniz.” O gün yeni doğmuş bebeklerin dahi saçını ağartacak ve kalpleri yerinden oynatacak korkunç sarsıntılar ve büyük olaylar meydana gelecektir. Dağlar yürütülecek de etrafa savrulmuş toz toprak gibi olacak, semâ yarılıp çatlayacak da kapı kapı olacak. Derken Yüce Allah, mükellefler arasında asla haksızlığın söz konusu olmayacağı hükmü ile hükmedip haklıyı haksızdan ayırt edecektir.

21-23. Yüce Allah’ın azgınlar için pusu olarak hazırladığı ve onların dönüp varacakları, barınacakları yer kıldığı cehennem ateşi de tutuşturulacaktır. Onlar, orada upuzun devirler boyunca kalacaklardır. Çoğu müfessirlerin dediklerine göre “devirler” (diye meâli verilen) “أحقاب”ın tekili olan “الحقب”; seksen yıllık zaman dilimine verilen addır.

24. Onlar, bu cehenneme girdiklerinde artık “orada ne bir serinlik tadacaklar ne de bir içecek.” Ne derilerini soğutacak bir şey bulacaklar, ne de susuzluklarını giderecek bir şey.

25. “Ancak” içmek için yüzlerini kavuracak ve bağırsaklarını paramparça edecek oldukça “kaynar bir su” ve cehennemliklerin vücudundan akan “irin” bulacaklardır ki bu da son derece iğrenç ve tadı oldukça kötüdür.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Orada sonu olmayan çağlar ve asırlar boyunca kalacaklar.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّـٰبِثِينَ labisine kalacalardır kök: لبث
  2. فِيهَآ fiha orada
  3. أَحْقَابًۭا ehkaben çağlar boyu kök: حقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 4 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حقب (2 geçiş)

    Hani Musa, beraberindeki gence şöyle demişti: "İki denizin birleştiği yere varıncaya kadar durmayacağım, ya da uzun zaman gideceğim."

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk…

  • Aynı kök: لبث (31 geçiş)

    Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

50 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

onlar orada uzun zamanlar boyu kalacaklar.

Muhammed Esed

Onlar orada uzun süre kalacaklar.

Ahmed Hulusi

Çok uzun süre kalıcılar olarak!

Ali Bulaç

Bütün zamanlar boyunca içinde kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

(Azgınlar) orada çağlar boyu kalırlar,

Ali Rıza Safa

Çağlar boyunca orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Azgınlar, çağlar boyu orada kalırlar.

Edip Yüksel

Orada çağlar boyu kalacaklardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada çağlar boyu kalacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçinde devirlerce kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Devirlerce içinde kalacaklar

Erhan Aktaş

Orada "ahkaben" dipnot 1 kalacaklardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayete; çevirilerde, "Orada uzun süre, yıllarca veya çağlarca kalacaklar." şeklinde anlam verilmektedir. Ayetin anlamı "Orada azap, sıkıntı ve yoksunluk içinde kalacaklardır." şeklindedir. "Ahkaben," "hukubu" kelimesinin çoğulu olup, kelime anlamı olarak "uzun süre, seksen yıl" demek olsa da kelime, kök anlamı (hakibe) itibariyle: "İdrar tutulmasından dolayı azap ve sıkıntı içinde olmak, yağmur vs. yağmamak." anlamına gelmektedir. Bu ayette bir zamandan değil, durumdan söz edilmektedir. Kalınacak yerin sıkıntı verici, darlık ve yoksunluk yeri olduğu ifade edilmektedir. Zaten ayetin devamı da bunu pekiştirmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada "ahkaben" dipnot 1 kalacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayete; çevirilerde, "Orada uzun süre, yıllarca veya çağlarca kalacaklar." şeklinde anlam verilmektedir. Ayetin doğru çevirisi: "Orada azap, sıkıntı ve yoksunluk içinde kalacaklardır." olmalıdır. "Ahkaben, " "hukubu" sözcüğünün çoğulu olup, sözcük anlamı olarak "uzun süre, seksen yıl" demek olsa da sözcük, kök anlamı (hakibe) itibariyle: "İdrar tutulmasından dolayı azap ve sıkıntı içinde olmak, yağmur vs. yağmamak." anlamına gelmektedir. Bu ayette bir zamandan değil, durumdan söz edilmektedir. Kalınacak yerin sıkıntı verici, darlık ve yoksunluk yeri olduğu ifade edilmektedir. Zaten ayetin devamı da bunu pekiştirmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada "ahkaben" dipnot 1 kalacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayete; çevirilerde, "Orada uzun süre, yıllarca veya çağlarca kalacaklar." şeklinde anlam verilmektedir. Ayetin doğru çevirisi: "Orada azap, sıkıntı ve yoksunluk içinde kalacaklardır." olmalıdır. "Ahkaben," "hukubu" sözcüğünün çoğulu olup, sözcük anlamı olarak "uzun süre, seksen yıl" demek olsa da sözcük, kök anlamı(hakibe) itibariyle: "İdrar tutulmasından dolayı azap ve sıkıntı içinde olmak, yağmur vs. yağmamak." anlamına gelmektedir. Bu ayette de bir zamandan değil, durumdan söz edilmektedir. Kalınacak yerin sıkıntı verici, darlık ve yoksunluk yeri olduğu ifade edilmektedir. Zaten ayetin devamı da bunu pekiştirmektedir.

Gültekin Onan

Bütün zamanlar boyunca içinde kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Sonsuz devirler boyunca içinde kalacaklar,

İbni Kesir

Sonsuz devirler boyunca orada kalacaklardır.

Mehmet Alagaş

(17-36) Şüphesiz ayrışım günü (Cevher bir tarafa Cüruf başka bir tarafa) randevusu belli bir gündür, O gün sura üfürülür ve fevç fevç / yığın yığın hızla gelirsiniz, gök kapıları açılır ve dağlar serap olur yürür. Taşkınlık yapanların barınağı cehennem ise gözetler durur. İçinde devirlerce / çağlarca herhangi bir serinlik yahut içecek tadamadan kalacaklardır, kaynar su ve irini ceza olarak içecekler. Onlara göre hesap için geri dönmeyeceklerdi , ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar, biz her şeyi sayarak kitaplaştırdık, şimdi tadın, sizin azaptan başka bir şeyinizi artık artırmayız , sakınanlar için uçsuz bucaksız bir başarı ödülü, sulak bahçeler ve üzüm bağları, yaşıt / akran kızlar, dolu dolu kadehler, gereksiz laf ve yalan işitmezler, Rabbinizden hesaba karşılık olarak bir hediye.

Rowwad Tercüme Merkezi

Orada çağlar boyu kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Orada çağlar boyu kalacalardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada çağlar boyu kalacaklar,

Şaban Britch

Orada çağlar boyu kalacaklardır.

Şaban Piriş

Orada çağlar boyu kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Devirlerce kalacaklardır içinde.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therein, they remain for ages as has been predestinated.

Abdul Haleem

to stay in for a long, long time,

Abdullah Yusuf Ali

They will dwell therein for ages.

Abul A'la Maududi

therein they shall abide for ages, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word ahqab as used in the original means successive periods of long time appearing continuously one after the other. From this word some people have tried to argue that there will be eternity in the life of Paradise but no eternity in the life of Hell. For however long these ages may be, they will not be endless but will come to an end at some time. But this argument is wrong for two reasons. First, that lexically, the word haqab (sing. of ahqab) itself contains the meaning that one haqab should be closely followed by another haqab; therefore, ahqab will necessarily be used only for such periods of time as continue to appear successively one after the other and there should be no period which is not followed by another period. Second, that as a rule it is wrong to put a meaning on a verse of the Quran pertaining to a particular theme which clashes with other statements of the Quran pertaining to the same theme. At 34 places in the Quran the word khulud (eternity) has been used concerning the dwellers of Hell. At three places not only the word khulud has been used but the word abadan (for ever and ever) also has been added to it; and at one place it has been clearly stated: They will wish to get out of Hell but shall not be able to come out of it and theirs shall be an everlasting torment. (Surah Al-Maidah, Ayat 37). At another place it has been said: Therein they shall abide forever, as long as the earth and the heavens shall last, unless your Lord ordains otherwise. And the same thing has been said about the dwellers of Paradise too: They shall dwell in Paradise forever, as long as the earth and the heavens shall last, unless your Lord wills something else. (Houd, Ayats 107- 108). After these explanations, how can one argue, on the basis of the word ahqab, that the stay of the rebels of God in Hell will not be eternal, but it will come to an end at some stage in time?

Aisha Bewley

remaining in it for countless aeons,

Al-Hilali & Khan

They will abide therein for ages.

Ali Quli Qarai

to reside therein for ages,

Amatul Rahman Omar

There they shall be staying for ages (till all their maladies are completely treated).

Arthur John Arberry

therein to tarry for ages,

Bijan Moeinian

So that they live there for ages to come.

E. Henry Palmer

to tarry therein for ages.

Edip-Layth

They will abide in it for eons.

George Sale

who shall remain therein for ages:

Hamid S. Aziz

Abiding therein for ages.

Mahmoud Ghali

Lingering therein for epochs.

Marmaduke Pickthall

They will abide therein for ages.

Mohamed Ahmed - Samira

Where they will remain for aeons,

Muhammad Asad

In it shall they remain for a long time.

Mustafa Khattab

where they will remain for ˹endless˺ ages.

Progressive Muslims

They will abide in it for eons.

Rashad Khalifa

They stay in it for ages.

Sahih International

In which they will remain for ages [unending].

Sam Gerrans

They will tarry therein long ages.

Shabbir Ahmed

They will abide in it for ages. (Hell is not forever. Allah's Grace comes to rescue the dwellers of the Hellfire (6:128), (11:107), (40:12). While the abode of Paradise is Eternal).

Syed Vickar Ahamed

They will live in there for ages.

Taqi Usmani

who will be abiding in it for ages.

The Monotheist Group

They will be in it for eons.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nebe suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩