Diyanet İşleri
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
Kıyâmet suresi
Kıyâmet suresi, 12. ayet. إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ
ilâ rabbike yevmeiẕin-lmüsteḳarr.
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yemin: kemiklerin toplanması ve o günün sahnesi Kıyâmet 1–15 3
(7-10) Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan "kaçış nereye?" diyecektir.
Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.
(14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 11–13. ayetler için yazılmıştır.
11. “Asla! Kaçıp sığınacak hiçbir yer yok.” Hiç kimsenin Allah’tan başka sığınacak bir yeri olmayacaktır.
12. “O gün” bütün kullar için “varılıp durulacak yer, yalnız Rabbinin huzurudur.” Hiç kimse bu yerden kaçamaz yahut bir yere gizlenemez. Amelinin karşılığının kendisine verilmesi için mutlaka Rabbinin huzurunda durdurulacaktır. Bundan dolayı şöyle buyurulmaktadır:
13. “O gün insana yaptığı ve ertelediği her şey haber verilir.” İyisi ile kötüsü ile ilk dönemlerinde de son dönemlerinde de işlediği bütün amelleri ona bildirilir ve kendisinin reddedemeyeceği bir şekilde ona bunlar haber verilir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- O gün hesap görmek ve karşılığını almak üzere, dönüş ve varış yeri yalnız Rabbinin huzurudur.
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O gün varılacak yer sadece Rabbinin huzurudur.
O gün, yolların sonu Rabbinin katına çıkacak;
O Gün bütün yolların varış yeri, Rabbinin katı olacak!
O süreçte (her birimin kendi) karargahı Rabbinedir!
O gün, 'sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)' yalnızca Rabbi'nin katıdır.
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
O gün, varılacak yer, Efendinin katıdır.
- O gün insan, "Kaçacak yer neresidir?" diyecektir. Hayır hayır! Kaçıp sığınacak yer yoktur! O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
O gün son durak Efendinin huzurudur.
O gün son durak Rabb'inin huzurudur.
O gün ancak siper (varılacak yer) Rabbinedir,
Rabbınadır ancak o gün karar
O Gün, sığınılacak tek yer senin Rabb'indir.
İzin Günü, sığınılacak tek yer senin Rabb'indir.
İzin Günü, sığınılacak tek yer senin Rabb'indir.
O gün, 'sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)' yalnızca rabbinin katıdır.
O gün herkesin (varıb) duracağı yer ancak Rabbin (in huzuuru) dur.
O gün, herkesin duracağı yer, ancak Rabbının huzurudur.
(1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.
O gün varıp durulacak yer Rabbinin huzurudur.
O gün varıp durulacak yer, ancak Rabbinin huzurudur (ey insan).
O gün, varıp durulacak yer Rabbinin huzurudur dipnot 1 .
O gün, varıp durulacak yer Rabbinin dipnot 1 huzurudur.
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin katıdır.
O gün, karar yeri Rabbinin huzurudur.
Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün.
For now to Allah, your Creator, does the one - way journey proceed.
they will all return to your Lord on that Day.
Before thy Lord (alone), that Day will be the place of rest.
With your Lord alone will be the retreat that Day.
That Day the only resting place will be your Lord.
Unto your Lord (Alone) will be the place of rest that Day.
That day the abode will be toward your Lord.
Upon that day the recourse shall be to your Lord.
Upon that day the recourse shall be to thy Lord.
There will be only one place to take refuge in: in your Lord.
and to thy Lord that day is the sure settlement:
To your Lord on that day is the abode.
With thy Lord shall be the sure mansion of rest on that day:
With your Lord alone shall on that day be the place of rest.
To your Lord upon that day will be the repository!
Unto thy Lord is the recourse that day.
With your Lord alone will be the retreat on that day.
With thy Sustainer, on that Day, the journey's end will be!
On that Day all will end up before your Lord.
To your Lord on that Day is the abode.
To your Lord, on that day, is the final destiny.
To your Lord, that Day, is the [place of] permanence.
To thy Lord, that day, is the destination.
Unto your Lord that Day is the resting place.
Before your Lord, that Day will be the place of rest.
On that day, towards your Lord will be the destination (of everyone.)
To your Lord on that Day is the abode.