Diyanet İşleri
(14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.
Kıyâmet suresi
Kıyâmet suresi, 14. ayet. بَلِ ٱلْإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌ
beli-l'insânü `alâ nefsihî beṣîrah.
(14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yemin: kemiklerin toplanması ve o günün sahnesi Kıyâmet 1–15 3
Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur.
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.
(14-15) Hatta, mazeretlerini ortaya koysa da, o gün insan kendi aleyhine şahittir.
(Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.
Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 14–15. ayetler için yazılmıştır.
14. “Ama zaten insan, kendisini çok iyi bilir.” Kendi hakkında tanık olacak ve kendisini hesaba çekecektir.
15. “Türlü mazeretler ortaya atsa bile.” Bunlar, kabul olunacak mazeretler olmayacaktır. Aksine kendi amelleri kendisine söyletilecek, o da bütün bunları tek tek itiraf edecektir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Oku amel defterini! Bugün kendine karşı hesap görücü olarak kendin yetersin.” (el-İsrâ, 17/14)
Kul, yaptıklarını inkâr etse yahut mazeret bildirecek olsa dahi, onun bu inkâr ve mazeretinin kendisine en ufak bir faydası olmayacaktır. Çünkü onun kulakları, gözleri ve bütün azaları yaptıklarına şahitlik edeceklerdir. Diğer taraftan Rabbini razı etmeye çalışmasının vakti geçip gitmiş ve artık bunun faydası kalmamış olacaktır: “O gün zulmedenlere mazeret bildirmeleri fayda vermez ve onlardan Rablerini razı etmeleri de istenmez.” (er-Rûm, 30/57)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Doğrusu insan, azalarının işlemiş olduğu günahlara şahitlik etmesi sebebiyle kendi aleyhine şahitlik edecektir.
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…
Aynı kök: انس (97 geçiş)
Allah, sizden (yükümlülükleri) hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(14, 15) (Birtakım) mazeretler ileri sürmeye kalkışacak olsaydı bile artık insan kendi kendinin şahididir.
bilakis insan kendi benliğine şahit olacak;
hayır, aslında insan, kendi aleyhine şahitlik yapacak,
İşte (gerçek şu ki) insan, kendi nefsini değerlendiricidir! ("OKU yaşam bilgini {kitabını}! Bilincin bu aşamada, yaptıklarının sonucunun ne olduğunu görmeye yeterlidir. " 17. İsra' Suresi: 14. ayetini hatırlayalım. A. H. )
Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir.
Artık insan, kendi kendinin şahididir.
Hayır! İnsan, kendi benliğine tanıktır.
Doğrusu insan, kendi öz benliğinin gözlemcisidir.
Doğrusu, insan kendi kendisine tanıktır.
Doğrusu, insan kendi kendisine tanıktır.
Doğrusu insan kendine karşı bir basirettir (kendisinin ne yaptığını gayet iyi bilir).
Doğrusu insan kendine karşı bir basirettir
Hayır! Aslında o insan, kendi aleyhine tanıktır.
Hayır! Aslında o insan, kendi aleyhine tanıktır.
Hayır! Aslında o insan, kendi aleyhine tanıktır.
Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir.
Daha doğrusu insan (bizzat) kendisine karşı bir şahiddir.
Daha doğrusu insan, kendi kendinin şahididir.
(1-15) Hayır! yemin ederim / kasem ederim kıyamet gününe. Hayır! yemin ederim pişmanca / kendini kınayan nefse / nefesliye / nefsi levvameye. İnsan kemiklerinin toparlanamayacağını mı hesap ediyor ? / var sayıyor ? Bilakis onun parmak uçlarını da derlemeye / önceki haline getirmeye gücümüz yeter ayarlarız / kâdiriz. Bilakis insan önündekinde de / gelecek olanda da (kıyametle önünde kalan zamanın da) ahlaksızlık / edepsizlik etmeyi / fücur etmeyi diler / murad eder. Sorar ki kıyamet \ kalkış günü ne zaman? O zaman göz şimşek gibi çakar. Ay tutulur / sönüp gider. Güneş ile ay bir araya toplanır. O gün insan, kaçış / firar nereye? der. Hayır! Hayır sığın ılacak yer yoktur. O gün karar kılınan / varılacak yer Rabbine doğrudur. O gün insana öteledikleri ve sundukları / tehir ettikleri ve takdim ettikleri haber verilir. Her ne kadar mazeretler ileri sürse de / ortaya atsa da Bilakis insan da nefsini görücüdür / görendir.
Doğrusu insan, kendi aleyhine bir şahittir.
Doğrusu insan kendi nefsini görür,
Aslında insan, kendi aleyhine açık delildir dipnot 1 ,
Aslında insan, kendi aleyhine açık bir belgedir.
Doğrusu insan kendi şahsı aleyhine bir hüccettir.
-Evet, insan kendini görecektir.
Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;
Each one shall be his own witness, and his deeds shall be a witness of his worth. He knows exactly all that he had done and he also knows if he had perverted best things to worst abuse or to their meanest use!
Truly, man is a clear witness against himself,
Nay, man will be evidence against himself,
But lo, man is well aware of himself,
In fact, man will be clear proof against himself
Nay! Man will be a witness against himself [as his body parts (skin, hands, legs, etc.) will speak about his deeds],
Rather man is a witness to himself,
Rather a human being is himself well-aware of his own self (and so himself is a witness against his own soul).
nay, man shall be a clear proof against himself,
Man knows who he is and what he has done.
Nay, man is an evidence against himself,
Indeed, the human being will testify against himself.
Yea; a man shall be an evidence against himself:
Nay! Man is telling evidence against himself,
No indeed, (but) man is a demonstration against himself,
Oh, but man is a telling witness against himself,
In fact man is a witness against himself,
nay, but man shall against himself be an eye-witness,
In fact, people will testify against their own souls,[1]
No, man will testify against himself.
The human being will be his own judge.
Rather, man, against himself, will be a witness,
The truth is, man is, against his soul, an eye-witness
Oh, but man is a telling witness against himself.
No! Man will be (a true) evidence against himself,
Rather, man will be a witness against himself,
Indeed, man will testify against himself.