Diyanet İşleri
Rablerine bakarlar.
Kıyâmet suresi
Kıyâmet suresi, 23. ayet. إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌ
ilâ rabbihâ nâżirah.
Rablerine bakarlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dünyayı sevmek; iki tür yüz Kıyâmet 20–25 3
(20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.
O gün birtakım yüzler aydındır.
Rablerine bakarlar.
O gün birtakım yüzler de asıktır.
Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.
(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 22–23. ayetler için yazılmıştır.
22. Daha sonra Yüce Allah, âhirette insanların durumunu ve farklı hallerini açıklamak sureti ile âhiret nimetlerini tercih etmeye sevkedecek hususları söz konusu etmektedir. Âhireti dünyaya tercih edenlerin mükâfatlarını dile getirerek şöyle buyurmaktadır: “O gün birtakım yüzler vardır ki apaydınlıktır.” Güzeldir, parlaktır, içinde bulundukları kalbî nimetler, ruhî sevinçler ve maddi lezzetlerden ötürü yüzleri aydınlıktır, ışıl ışıl parıldar.
23. “Rablerine bakmaktadırlar.” Mertebelerine uygun olarak Rablerine bakacaklardır. Onların kimisi sabah akşam Rabbini görecek, kimisi cumadan cumaya bir defa Rabbini görecektir. O’nun kerim yüzüne, hiçbir benzeri bulunmayan, göz kamaştırıcı cemaline bakacak ve bundan lezzet alacaktır. O’nu görecekleri vakit içinde bulundukları nimetleri unutacaklardır. İfade edilmesi mümkün olamayacak kadar lezzet alacaklar ve sevineceklerdir. Gözleri parıldayacak, güzelliklerine güzellik katılacaktır. Keremi sonsuz Allah’tan bizleri de onlardan kılmasını niyaz ederiz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bundan zevk duyarak Rablerine bakarlar.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(22, 23) O gün bazı yüzler, Rablerini(n kararını) beklerken ışıl ışıl olacaktır.
Rablerine tarifsiz bir biçimde nazar edecek.
Rablerine bakarken;
Rablerine nazırdırlar!
Rablerine bakıp durur.
Rablerine bakacaklardır (O’nu göreceklerdir).
Efendisine bakar.
- Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felakete uğrayacağını anlar.
Efendisine bakar.
Rabb'ine bakar.
Rablerine bakarlar!
Rabbına nazır
Rabb'ine bakar dipnot 1 .
Rabb'ine bakar. dipnot 1
Rabb'lerine bakarlar. dipnot 1
Rablerine bakıp durur.
Rablerine bakacakdır.
Rabblarına bakacaklardır.
(20-25) Hayır! Hayır! Bilakis sizler alelacele olanı / kısa süreli olanı seviyorsunuz. (Dünyayı seviyorsunuz) Ve de sonrasını / ahireti bırakıyorsunuz. Yüzler o gün Rablerine doğru bakılı halde parlaktır / ışıltılıdır. Ve yüzler o gün somurtuk / buruş buruş. Ona yapılacak olanının bel kırıcı bir şey olduğunu artık zanneder / artık anlar.
Rabbine bakar. (O'nu göreceklerdir)
Rabbine bakar.
Rablerine bakarlar /Rablerinin vereceği nimetleri beklerler dipnot 1 .
Rablerinin ikramını beklerler.
Rabbine bakar.
Rabbine bakacak..
Rabbine doğru bakan.
derived from the countenance of Allah their Creator, c1othing their souls with the comely vesture of virtue and innocence, as a feature of the visible radiance of the divine.
looking towards their Lord,
Looking towards their Lord;
and will be looking towards their Lord; dipnot 1
gazing at their Lord.
Looking at their Lord (Allâh).
looking at their Lord,
Looking (absorbed in the vision of) their Lord;
gazing upon their Lord;
Looking toward their Lord.
gazing on their Lord!
Looking at their Lord.
looking towards their Lord;
Looking to their Lord.
Looking towards their Lord;
Looking toward their Lord;
Waiting for their Lord.
looking up to their Sustainer;
looking at their Lord.
Looking at their Lord.
Looking at their Lord.
Looking at their Lord.
Looking upon their Lord.
Looking up to their Lord.
Looking towards their Lord:
looking towards their Lord,
Looking at their Lord.