Diyanet İşleri
O gün birtakım yüzler de asıktır.
Kıyâmet suresi
Kıyâmet suresi, 24. ayet. وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍۭ بَاسِرَةٌ
vevucûhüy yevmeiẕim bâsirah.
O gün birtakım yüzler de asıktır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dünyayı sevmek; iki tür yüz Kıyâmet 20–25 3
(20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.
O gün birtakım yüzler aydındır.
Rablerine bakarlar.
O gün birtakım yüzler de asıktır.
Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.
(26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 24–25. ayetler için yazılmıştır.
24. Dünyayı âhirete tercih edenler hakkında da şöyle buyurmaktadır: “O gün birtakım yüzler de vardır ki asıktır” kederli, hor, hakir ve zelildir.
25. “Başlarına çok büyük bir felaket geleceğini anlarlar.” Çok çetin bir şekilde cezalandırılacaklarını, can yakıcı bir azaba uğrayacaklarını anlarlar. İşte bundan dolayı yüzlerinin şekli değişmiş, suratları asılmış olacaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O gün, kâfir ve bedbaht kimselerin yüzleri ise asıktır.
Aynı kök: بسر (2 geçiş)
Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
Aynı kök: وجه (78 geçiş)
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Aynı kök: وجه (78 geçiş)
Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Aynı kök: وجه (78 geçiş)
(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(24, 25) O gün bazı asık yüzler de vardır ki bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacağını anlayacaktır.
O gün bazı yüzler umutsuzca donup kalacak;
ve o Gün bazı yüzler ümitsizlikle kararacak,
O süreçte nice yüzler de asıktır!
O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış, ekşimiştir.
Yüzler de vardır ki, o gün buruşacaktır;
Ve o gün, kimi yüzler asıktır.
- Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felakete uğrayacağını anlar.
O gün bazı yüzler de vardır ki asıktır.
O gün bazı yüzler de var ki asıktır.
Nice yüzler de o gün ekşir, pusarır;
Nice yüzler de o gün ekşir pusarır
Birtakım yüzler O Gün asıktır.
Birtakım yüzler İzin Günü asıktır.
Birtakım yüzler İzin Günü asıktır.
O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış, ekşimiştir.
Yüzler (vardır), o gün burtarıkdır.
Bir takım yüzler de asıktır.
(20-25) Hayır! Hayır! Bilakis sizler alelacele olanı / kısa süreli olanı seviyorsunuz. (Dünyayı seviyorsunuz) Ve de sonrasını / ahireti bırakıyorsunuz. Yüzler o gün Rablerine doğru bakılı halde parlaktır / ışıltılıdır. Ve yüzler o gün somurtuk / buruş buruş. Ona yapılacak olanının bel kırıcı bir şey olduğunu artık zanneder / artık anlar.
O gün birtakım yüzler de asıktır.
Yüzler de var ki o gün asıktır.
O gün bazı yüzler de asıktır dipnot 1 .
O gün bazı yüzler de asıktır,
O gün asık yüzler de vardır.
O gün asık yüzler de olacak.
Ve yüzler vardır o gün, asık/buruk,
Other faces will be expressive of gloom and dismay,
and on that Day there will be the sad and despairing faces
And some faces, that Day, will be sad and dismal,
and some faces on that Day will be gloomy,
And faces that Day will be glowering,
And some faces, that Day, will be Bâsirah (dark, gloomy, frowning, and sad),
and some faces will be scowling on that day,
And also on that day some faces will look gloomy and dismal,
and upon that day faces shall be scowling,
While other faces will be sad.
And faces on that day shall be dismal!
Faces on that day will be gloomy.
and some countenances, on that day, shall be dismal:
And other faces on that Day shall be gloomy,
And faces upon that Day shall be scowling,
And that day will other faces be despondent,
And how many faces on that Day will be woe-begone
and some faces will on that Day be overcast with despair,
And ˹other˺ faces will be gloomy,
And faces on that Day will be gloomy.
Other faces will be, on that day, miserable.
And [some] faces, that Day, will be contorted,
And faces, that day, will be scowling,
And some faces on that Day will be despondent.
And some faces that Day, will be sad and sorry.
and many faces, that day, will be gloomy,
And faces on that Day will be gloomy.