Diyanet İşleri
O gün birtakım yüzler aydındır.
Kıyâmet suresi
Kıyâmet suresi, 22. ayet. وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاضِرَةٌ
vucûhüy yevmeiẕin nâḍirah.
O gün birtakım yüzler aydındır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dünyayı sevmek; iki tür yüz Kıyâmet 20–25 3
Sonra onu açıklamak da bize aittir.
(20-21) Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.
O gün birtakım yüzler aydındır.
Rablerine bakarlar.
O gün birtakım yüzler de asıktır.
Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 22–23. ayetler için yazılmıştır.
22. Daha sonra Yüce Allah, âhirette insanların durumunu ve farklı hallerini açıklamak sureti ile âhiret nimetlerini tercih etmeye sevkedecek hususları söz konusu etmektedir. Âhireti dünyaya tercih edenlerin mükâfatlarını dile getirerek şöyle buyurmaktadır: “O gün birtakım yüzler vardır ki apaydınlıktır.” Güzeldir, parlaktır, içinde bulundukları kalbî nimetler, ruhî sevinçler ve maddi lezzetlerden ötürü yüzleri aydınlıktır, ışıl ışıl parıldar.
23. “Rablerine bakmaktadırlar.” Mertebelerine uygun olarak Rablerine bakacaklardır. Onların kimisi sabah akşam Rabbini görecek, kimisi cumadan cumaya bir defa Rabbini görecektir. O’nun kerim yüzüne, hiçbir benzeri bulunmayan, göz kamaştırıcı cemaline bakacak ve bundan lezzet alacaktır. O’nu görecekleri vakit içinde bulundukları nimetleri unutacaklardır. İfade edilmesi mümkün olamayacak kadar lezzet alacaklar ve sevineceklerdir. Gözleri parıldayacak, güzelliklerine güzellik katılacaktır. Keremi sonsuz Allah’tan bizleri de onlardan kılmasını niyaz ederiz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O gün, iman ve saadet ehli kimselerin yüzleri nur içinde parlar.
Aynı kök: نضر (3 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)
Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
Aynı kök: نضر (3 geçiş)
Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.
Aynı kök: وجه (78 geçiş)
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Aynı kök: وجه (78 geçiş)
Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Aynı kök: وجه (78 geçiş)
(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(22, 23) O gün bazı yüzler, Rablerini(n kararını) beklerken ışıl ışıl olacaktır.
O gün bazı yüzler mutluluktan ışıl ışıl olacak;
Bazı yüzler o Gün mutlulukla parlayacak,
O süreçte yüzler ışıl ışıl parlar.
O gün yüzler ışıl ışıl parlar.
Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır.
O gün, kimi yüzler ışıldar.
- Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felakete uğrayacağını anlar.
O gün bazı yüzler parlar.
O gün bazı yüzler parlar.
Nice yüzler o gün ışılar, parlar,
Nice yüzler o gün ışılar parlar
Birtakım yüzler O Gün ışıl ışıldır.
Birtakım yüzler İzin Günü dipnot 1 ışıl ışıldır.
Birtakım yüzler İzin Günü ışıl ışıldır.
O gün yüzler ışıl ışıl parlar.
Yüzler (vardır) o gün ter-ü tazedir.
Bir takım yüzler o gün parlayacak,
(20-25) Hayır! Hayır! Bilakis sizler alelacele olanı / kısa süreli olanı seviyorsunuz. (Dünyayı seviyorsunuz) Ve de sonrasını / ahireti bırakıyorsunuz. Yüzler o gün Rablerine doğru bakılı halde parlaktır / ışıltılıdır. Ve yüzler o gün somurtuk / buruş buruş. Ona yapılacak olanının bel kırıcı bir şey olduğunu artık zanneder / artık anlar.
Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır.
Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar,
O gün /Ahiret günü bazı yüzler ışıl ışıl parlar dipnot 1 .
O gün bir takım yüzler parlaktır,
O gün, parıldayan yüzler vardır.
O gün, parıldayan yüzler olacak.
Yüzler vardır o gün parıltılı,
There and then some faces shall feature radiant countenance expressive of deeply felt joy,
On that Day there will be radiant faces,
Some faces, that Day, will beam (in brightness and beauty);-
Some faces on that Day will be fresh and resplendent, dipnot 1
Faces that Day will be radiant,
Some faces that Day shall be Nâdirah (shining and radiant).
Some faces will be fresh on that day,
On that day some faces will be fresh, beaming and bright,
Upon that day faces shall be radiant,
On that day some faces will glow.
Faces on that day shall be bright,
Faces on that day will be shining.
Some countenances, on that day, shall be bright,
Some faces on that Day shall be bright,
Faces upon that Day will be blooming,
That day will faces be resplendent,
How many faces will be refulgent on that Day,
Some faces will on that Day be bright with happiness,
On that Day ˹some˺ faces will be bright,
Faces on that Day will be shining.
Some faces, on that day, will be happy.
[Some] faces, that Day, will be radiant,
(Faces, that day, will be radiant,
Some faces that Day will beam with happiness.
Some faces that Day, will glow (in brightness and beauty):—
Many faces, that day, will be glowing,
Faces on that Day will be shining.