Mâide suresi

Mâide suresi, 11. ayet

Mâide suresi, 11. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ هَمَّ قَوْمٌ أَن يَبْسُطُوٓا۟ إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنكُمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-ẕkürû ni`mete-llâhi `aleyküm iẕ hemme ḳavmün ey yebsüṭû ileyküm eydiyehüm fekeffe eydiyehüm `anküm. vetteḳu-llâh. ve`ale-llâhi felyetevekkeli-lmü'minûn.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 8–14 · surenin 11. ayeti / 120
  1. Mâide 8

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  2. Mâide 9

    Allah, iman edip salih ameller işleyenler hakkında, "Onlar için bir bağışlama ve büyük bir mükafat vardır" diye vaatte bulunmuştur.

  3. Mâide 10

    İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

  4. 11

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  5. Mâide 12

    Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekatı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah'a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkar ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır."

  6. Mâide 13

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.

  7. Mâide 14

    "Biz hıristiyanız" diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple, biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah, ne yapmakta olduklarını onlara bildirecek!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

11. Yüce Allah mü’minlere büyük nimetlerini hatırlatmakta ve bu nimetleri hem kalpleri ile hem de dilleri ile anmaya teşvik etmektedir. Onlar, düşmanlarını öldürmüş olmayı, mallarını ve ülkelerini almayı, onları esir etmeyi bir nimet olarak değerlendirdikleri gibi aynı şekilde Allah'ın, düşmanların onlara uzanan ellerini tutmasını, hile ve tuzaklarını başlarına geçirmesini de Allah’ın üzerlerindeki bir nimeti olarak saymalıdırlar. Çünkü düşmanlar bir iş yapmak ister, bunu yapabileceklerini zannederler de mü’minlere yapmak istedilerini gerçekleştiremezlerse işte bu, Allah’ın mü’min kullarına bir yardımıdır. Mü’minlerin bundan dolayı Allah’a şükretmeleri, O’na ibadet etmeleri ve O’nu anmaları gerekir. Bu ise kâfir, münafık ve haddi aşan herhangi bir kimsenin mü’minlere bir kötülük yapmak isteyip de Allah’ın onun müslümanlara vermek istediği kötülüğü alıkoyması şeklindeki bütün halleri kapsar ve bütün bu haller bu âyetin kapsamına girer.

Daha sonra Yüce Allah hem düşmanlarına karşı zafer kazanmak için hem de diğer bütün hallerinde kendisi ile Allah’ın yardımını isteyebilecekleri bir hususu emrederek: “Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler” buyurmaktadır. Yani dini ve dünyevi maslahatlarını elde etmekte O’na güvenmelidirler. Kendi güç ve imkânlarından uzaklaşarak, arzu ettikleri şeyleri ele geçirmek için Yüce Allah’a dayanmalıdırlar. Kulun tevvekkülü imanı ile orantılıdır. Tevekkül ise kalbin, ittifakla kabul edilmiş görevleri arasında yer alır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey iman edenler! Allah'ın sizlere vermiş olduğu emniyet ve güven nimetini, kalpleriniz ve dilleriniz ile zikredin/anın. Düşmanlarınızın sizlere şiddetle saldırmak, kırıp geçirmek için ellerini sizlere uzatmak istediklerinde Allah kalplerine korku salarak onları sizden uzaklaştırdı ve sizi de onlara karşı korudu. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Müminler dinî ve dünyevi menfaatlerini elde etmek için yalnız Allah'a güvensinler.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) kök: امن
  4. ٱذْكُرُوا۟ zkuru hatırlayın kök: ذكر
  5. نِعْمَتَ nia'mete ni'metini kök: نعم
  6. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  7. عَلَيْكُمْ aleykum size olan
  8. إِذْ iz hani
  9. هَمَّ hemme yeltenmişti kök: همم
  10. قَوْمٌ kavmun bir topluluk kök: قوم
  11. أَن en
  12. يَبْسُطُوٓا۟ yebsutu uzatmağa (saldırmaya) kök: بسط
  13. إِلَيْكُمْ ileykum size
  14. أَيْدِيَهُمْ eydiyehum ellerini kök: يدي
  15. فَكَفَّ fekeffe (Allah) çekmişti kök: كفف
  16. أَيْدِيَهُمْ eydiyehum onların ellerini kök: يدي
  17. عَنكُمْ ۖ ankum sizden
  18. وَٱتَّقُوا۟ vetteku korkun kök: وقي
  19. ٱللَّهَ ۚ llahe Alah'tan kök: اله
  20. وَعَلَى ve ala ve
  21. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  22. فَلْيَتَوَكَّلِ felyetevekkeli dayansınlar kök: وكل
  23. ٱلْمُؤْمِنُونَ l-mu'minune Mü'minler kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: همم (9 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı kök: كفف (15 geçiş) · Aynı kök: بسط (25 geçiş)

    Gerçek dua ancak O'nadır. O'ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı halde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan…

  • Aynı kök: كفف (15 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…

  • Aynı kök: كفف (15 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül · Ortak kavram: Nimet

    Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül · Ortak kavram: Nimet

    Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…

  • Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    "Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan…

  • Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Allah'ın size olan (şu) nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de onların ellerini sizden çekmişti. dipnot 1 Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Müminler yalnızca Allah'a güvensinler!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah'ın müminlere yönelik Mâide 5:7'de bildirdiği bazı nimetlerine ilave olarak, bu ayette de müminlere yönelik başka bir nimetini hatırlatmaktadır. Başta Hz. Muhammed olmak üzere müminleri ortadan kaldırmak üzere harekete geçen bir topluluğa karşı Allah, müminleri korumuş, düşmanlarının ellerini müslümanların üzerinden çekmelerini sağlamış ve böylece kâfirlerin amaçlarına ulaşmalarına engel olmuştur. Bilindiği gibi İslam'ın ilk yıllarında müşrikler galip, müslümanlar ise mağlup durumdaydı. Bu durumu fırsat bilen müşrikler, devamlı olarak müslümanlara zarar vermeyi, onları öldürmeyi ve mallarını mülklerini yağmalamayı istiyorlardı. Yüce Allah ise İslamiyet etkili olup, müslümanların gücü artıncaya kadar müşriklerin bu emellerine engel olmuştur.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Hatırlayın Allah'ın üzerinizdeki nimetini! Hani size bir toplum el uzatmaya kalkışmıştı da, onların elinden sizi kurtarmıştı! Şu halde Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Ve mü'minler artık yalnızca Allah'a güvensinler.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Hatırlayın (düşman) toplumun sizi alt etmek üzere olduğu ve Allahın sizi onların elinden kurtardığı zaman bahşettiği nimetleri. O halde Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: ve iman edenler yalnız Allaha güvensinler.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Üzerinizdeki Allah nimetini hatırlayın. . . Hani bir topluluk ellerini size uzatmaya (zarar vermeye) niyetlenmişti de, onların ellerini sizden çekmişti. . . Allah'tan korunun! İman edenler, Allah'a tevekkül etsinler (hakikatlerindeki El Vekiyl isminin, gereğini yerine getireceğine iman etsinler).

Ali Bulaç

Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk, size ellerini uzatmaya yeltenmişti de, (Allah,) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. Allah'tan korkup sakının. Mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.

Ali Özek ve heyeti

Ey îman edenler! Bir kavmin ellerini size uzatmaya (ve Peygamberi öldürmeye) kalkışıp da, onların ellerini sizden çektiği andaki Allah'ın üzerinizde olan o nimetini hatırlayın. Allah'tan korkun. Mü'minler de yalnız, Allah'a güvensinler.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Bir toplum size el kaldırmaya kalkıştığında, onların elini sizden çekmişti. Ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. İnananlar, artık Allah'a güvensinler.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayınız; hani bir topluluk size el uzatmaya teşebbüs etmişti de, Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan sakınınız. Müminler sadece Allah'a güvensinler.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlar! ALLAH'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de onların ellerini sizden çekmişti. ALLAH'ı dinleyin. Gerçeği onaylayanlar ALLAH'a güvensin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlar! ALLAH'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmağa yeltenmişti de onların ellerini sizden çekmişti. ALLAH'ı dinleyin. İnananlar ALLAH'a güvensin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki o nimetini anın! Hani bir vakit bir topluluk size el uzatmayı kurmuştu da O, bunların ellerini size dokundurmalarını engellemişti. Siz, hep Allah'tan korkun ve mü'minler yalnız Allah'a dayansınlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Anın Allahın üzerinizdeki o ni'metini ki bir vakıt size bir kavm el uzatmayı kurmuştu da o bunların ellerini size dokunmaktan men'etmişti, siz hep Allaha korunun ve mü'minler yalnız Allaha dayansınlar

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir toplum size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

Gültekin Onan

Ey inananlar Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk size ellerini uzatmaya yeltenmişti de (Tanrı) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. Tanrı'dan korkup sakının. İnançlılar yalnızca Tanrı'ya tevekkül etsinler.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, Allahın, üzerinizdeki ni'metini düşünün. Hani bir gurüh size ellerini uzatmayı kurmuşdu da o, bunların ellerini sizden itib çekmişdi. Allahdan korkun. Mü'minler ancak Allaha güvenib dayanmalıdır.

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'ın üzerinize olan nimetini hatırlayın. Hani bir kavim, size el uzatmağa kalkmıştı da, onların ellerini üzerinizden geri çekmişti. Allah'tan sakının. Ve mü'minler, Allah'a tevekkül etsinler.

Mehmet Alagaş

(8-11) Ey iman edenler, ölçüleri kullanarak / kıstasları kullanarak şahitliğinizi Allah için ayakta tutun, denklik sağlayıcı / adalet sağlayıcı olmayarak, bir topluluğa olan kininiz / buğzunuz, sizi suça / cürüm işlemeye sürüklemesin , adaletli olun, ki o, sakınmaya / takvaya yakındır, Allah’tan sakının, Allah yaptıklarınızdan haberi olandır . Allah iman edenlere ve düzeltici / salih amel işleyenlere bağışlanmayı ve büyük bir ödülü vaat etmiştir. Ayetlerimizi yalanlayan lar, örtbas edenler / kafirler ise işte onlar c ehennem halkıdırlar, ey iman edenler Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın, hani bir kavim kötü bir niyetle size ellerini uzatmıştı, onların elleriniz sizin üzerinizden çekmişti, Allah’tan sakının, müminler Allah’ı vekil tayin etsinler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani bir topluluk size (saldırmak için) elini uzatmıştı da Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan sakının/takvalı olun. Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın: Hani bir topluluk size ellerini uzatmağa (saldırmaya) yeltenmişti de (Allah) Onların ellerini sizden çekmişti. Alah'tan korkun. Mü'minler Allah'a dayansınlar.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah'ın üzerinizde olan nimetini hatırlayın; hani bir topluluk dipnot 1 sizi ele geçirip yok etmeye kalkışmıştı da Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Müminler, yalnız Allah'a dayansınlar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayeti, bundan sonraki ayetler ve Haşr Suresinin ilk ayetleri ile birlikte okursak, bunların Beni Nadir yahudileri olduğu anlaşılır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler, Allah'ın üzerinizde olan nimetini hatırlayın; hani bir gün bir topluluk, içinize elini sokmaya çalıştı da Allah onları engelledi. Siz Allah'tan çekinin ve kendinizi koruyun. Müminler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.

Şaban Britch

Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün, hani bir topluluk size (saldırmak için) elini uzatmıştı da Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan sakının/takvalı olun. Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün, hani bir topluluk size saldırmaya kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan korkun. Müminler Allah'a güvensinler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın! Hani bir topluluk ellerini size uzatmaya niyet etmişti de Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah'tan sakının! Müminler yalnız Allah'a tevekkül etsinler!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts have been touched with the divine hand: render solemn acknowledgement of Allah’s divine favour upon you when an organized group of infidels intended to lay their violent hands upon you and He held back their hands. And entertain the profound reverence dutiful to Allah, and in Allah should those whose hearts have been touched with the divine hand put their trust

Abdul Haleem

You who believe, remember God’s blessing on you when a certain people were about to raise their hands against you and He restrained them. Be mindful of God: let the believers put their trust in Him.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Call in remembrance the favour of Allah unto you when certain men formed the design to stretch out their hands against you, but (Allah) held back their hands from you: so fear Allah. And on Allah let believers put (all) their trust.

Abul A'la Maududi

Believers! Remember Allah's favour upon you. When a certain people decided to stretch their hands against you, He restrained their hands from you. dipnot 1 Do fear Allah. Men of faith should put their trust in Allah alone.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This alludes to the incident reported by Ibn 'Abbas when a group of Jews invited the Prophet (peace be on him) and a number of his close Companions to dinner. They had in fact hatched a plot to pounce upon the guests and thus undermine the very foundation of Islam. But by the grace of God the Prophet (peace be on him) came to know of the plot at the eleventh hour and did not go. Since the following section is addressed to the Children of Israel, this incident is alluded to here in order to mark the transition to a new subject. The discourse which begins here has two purposes. The first is to warn the Muslims against following the ways of their predecessors, the People of the Book. The Muslims are told, therefore, that the Israelites and the followers of Jesus had made a covenant with God in the past, in the manner that the Muslims had recently done so. The Muslims should, therefore, take heed lest they also break their covenant and fall a prey to error and misguidance as their predecessors had done. The second is to sensitize the Jews and Christians to the errors they have committed and invite them to the true religion.

Aisha Bewley

You who have iman! remember Allah’s blessing to you when certain people were on the verge of raising their hands against you and He held their hands back from you. Have taqwa of Allah. The muminun should put their trust in Allah.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Remember the Favour of Allâh unto you when some people desired (made a plan) to stretch out their hands against you, but (Allâh) held back their hands from you. So fear Allâh. And in Allâh let the believers put their trust.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Remember Allah’s blessing upon you when a people set out to extend their hands against you, but He withheld their hands from you, and be wary of Allah, and in Allah let all the faithful put their trust.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! remember Allâh's favour upon you when a people had made up their minds to lay their hands on you, but He withheld their hands from you; and take Allâh as a shield. The believers should then put (their) trust in Allâh.

Arthur John Arberry

O believers, remember God's blessing upon you, when a certain people purposed to stretch against you their hands, and He restrained their hands from you; and fear God; and in God let the believers put all their trust.

Bijan Moeinian

Remember the most recent favor of God upon you as He restrained the hands of those who wanted to harm you (reference to the Jews who invited Mohammad to a dinner and wanted to poison him. ) Therefore, keep God with the most utmost respect in mind as the believers always put their trust on God alone.

E. Henry Palmer

O ye who believe! remember God's favour towards you, when a people intended to stretch their hands against you, but He withheld their hands from you; and upon God let believers rely.

Edip-Layth

O you who acknowledge, recall God's blessings upon you when a group desired to extend their hands against you, and He restrained their hands from you. So, revere God; and in God those who acknowledge should put their trust.

George Sale

O true believers, remember God's favour towards you, when certain men designed to stretch forth their hands against you, but he restrained their hands from hurting you; therefore fear God, and in God let the faithful trust.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Remember Allah's favour towards you, when a people intended to stretch their hands against you, but He withheld their hands from you. Keep your duty to Allah, and in Allah let believers trust.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, remember the favor of Allah upon you as a (certain) people designed to stretch against you their hands, so He restrained their hands from you. And be pious to Allah, and in Allah let the believers then put their trust.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Remember Allah's favour unto you, how a people were minded to stretch out their hands against you but He withheld their hands from you; and keep your duty to Allah. In Allah let believers put their trust.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, remember the favours God bestowed on you when a people raised their hands against you and He restrained their hands. So fear God; and the faithful should place their trust in God.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Remember the blessings which God bestowed upon you when [hostile] people were about to lay hands on you and He stayed their hands from you. Remain, then, conscious of God: and in God let the believers place their trust.

Mustafa Khattab

O believers! Remember Allah’s favour upon you: when a people sought to harm you, but He held their hands back from you. Be mindful of Allah. And in Allah let the believers put their trust.

Progressive Muslims

O you who believe, recall God's blessings upon you when a group desired to aggress against you, and God restrained their hands from you. And reverence God. And in God the believers should put their trust.

Rashad Khalifa

O you who believe, remember GOD's blessings upon you; when some people extended their hands to aggress against you, He protected you and withheld their hands. You shall observe GOD; in GOD the believers shall trust. Conditions for Staying Within God's Protection*

Sahih International

O you who have believed, remember the favor of Allah upon you when a people determined to extend their hands [in aggression] against you, but He withheld their hands from you; and fear Allah. And upon Allah let the believers rely.

Sam Gerrans

O you who heed warning: remember the favour of God upon you when a people purposed to stretch out their hands against you, and He restrained their hands from you; and be in prudent fear of God; and in God then let the believers place their trust.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Remember the Blessing of Allah. There were people who had aggressive designs against you but He withheld their hands from you. (Due preparation against danger is a strong deterrent (4:71), (8:60)). Remain mindful of Allah's Laws. Then, in Allah let believers put their trust.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Bring into your mind (by remembering) the Favor of Allah on you when certain men made the design to stretch out their hands against you, but (Allah) held back their hands from you: So fear Allah. And upon Allah let believers put all their trust.

Taqi Usmani

O you who believe, remember Allah’s favour upon you, when some people planned to lay their hands on you, and He kept their hands away from you. Fear Allah; and in Allah the believers should place their trust.

The Monotheist Group

O you who believe, remember the blessings of God upon you when a group desired to aggress againstyou, and He restrained their hands from you. And reverence God. And in God the believers should put their trust.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 11. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 11. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 11. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩