Ra'd suresi

Ra'd suresi, 14. ayet

Ra'd suresi, 14. ayet. لَهُۥ دَعْوَةُ ٱلْحَقِّ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسْتَجِيبُونَ لَهُم بِشَىْءٍ إِلَّا كَبَٰسِطِ كَفَّيْهِ إِلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَٰلِغِهِۦ وَمَا دُعَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ

lehû da`vetü-lḥaḳḳ. velleẕîne yed`ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehüm bişey'in illâ kebâsiṭi keffeyhi ile-lmâi liyeblüga fâhü vemâ hüve bibâligih. vemâ dü`âü-lkâfirîne illâ fî ḍalâl.

Diyanet İşleri

Gerçek dua ancak O'nadır. O'ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı halde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kafirlerin duası daima boşa çıkar.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ra'd 11–17 · surenin 14. ayeti / 43

Konu Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli Ra'd 7–18 3

  1. Ra'd 11

    İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah'ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah'tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.

  2. Ra'd 12

    O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.

  3. Ra'd 13

    Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Halbuki O, azabı çok şiddetli olandır.

  4. 14

    Gerçek dua ancak O'nadır. O'ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı halde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kafirlerin duası daima boşa çıkar.

  5. Ra'd 15

    Göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a boyun eğer.

  6. Ra'd 16

    De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?" De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir."

  7. Ra'd 17

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur. İşte Allah, hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah, böyle misaller verir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

14. “Hak davet/dua” hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca O’na ibadet etmek, gerek ibadet kastı ile gerekse dilekte bulunmak kastı ile yapılan dualar “yalnız O’na” bir ve tek olan “Allah’a mahsustur.” Yani duanın, korkunun, umudun, sevginin, isteklerin, çekincelerin ve yönelişin yalnızca O’na yapılması gerekir. Çünkü yalnızca O’nun ulûhiyeti hak ve gerçektir. O’ndan başkalarının ulûhiyeti ise bâtıldır. “O’nun dışında yalvardıkları” Allah’a ortak kabul ettikleri putlar, O’na eş koştukları ortaklar, ibadet ve dua ettikleri varlıklar “ise kendilerine” dünya ve de âhiret ile ilgili taleplerinde az ya da çok “hiçbir şekilde karşılık veremezler. (Onların durumu) ancak ağzına ulaşsın diye suya doğru iki avucunu (uzaktan) açan kimseye benzer” Suya doğru avuçlarını açmakla birlikte su, kendisinden uzak olduğu için bir türlü avuçları suya yetişmeyen kimsenin haline benzer. Böyle bir kimse susuzdur, aşırı derecede susuz olduğu için de ellerini ulaşması imkânsız olan suya doğru uzatır, fakat bir türlü o suya ulaşamaz. İşte Allah ile birlikte başka ilahlara ibadet edip dua eden kâfirlerin durumu da böyledir. Bu uydurma ilahlar, onların hiçbir dualarını kabul edemez. En ileri derecede onlara ihtiyaç duydukları vakitlerde de onlara hiçbir fayda sağlayamazlar. Çünkü onlara dua ve ibadet edenler muhtaç ve aciz varlık oldukları gibi bu uydurma ilahlar da muhtaç ve acizdir. “Onlar ne göklerde ne de yerde zerre ağırlığınca bir şeye sahiptirler. Onların buralarda hiçbir ortaklığı yoktur, Allah'ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.” (Sebe, 34/22)

“Kâfirlerin duası da ancak (böyle) tamamen boşunadır.” Çünkü Allah’tan başka dua ve ibadet ettikleri varlıklar da boştur, batıldır. Bu sebepten onların ibadetleri ve duaları da boşunadır. Çünkü gayenin batıl olması, vasıtanın da batıl olmasını gerektirir. Allah ise mutlak egemen ve apaçık hakkın ta kendisi olduğu için O’na ibadet de haktır ve bu ibadetin, yapana dünyada da âhirette de faydası olacaktır. Kâfirlerin Allah’tan başkasına dua ve ibadet etmelerinin, avuçlarını ağzına ulaşsın diye uzaktaki suya doğru uzatan kimseye benzetilmesi, en güzel misallerden birisidir. Bu, imkânsız bir duruma dair bir benzetmedir. Böyle bir şey imkânsız olduğuna göre ona benzetilen şey de imkânsızdır. İmkânsız olan bir şeye bağlı olarak söz konusu edilmesi de bir şeyin reddedilmesi için kullanılan en beliğ, en etkili ifadedir. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “Âyetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı büyüklenenlere -hiç şüphesiz- gök kapıları açılmayacaktır ve onlar deve, iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremezler. Biz, günahkârları işte böyle cezalandırırız.” (el-A’râf, 7/40)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Dua/ibadet yalnızca Allah'a yapılır. Bu hususta hiç kimse O'na ortak değildir. Müşriklerin Allah'tan gayrısına dua ettiği putlar hangi husus olursa olsun dua edenin duasına icabet edemezler. Onların ettiği dua ancak susamış kimsenin su içmek için elini (uzaktan) suya uzatması gibidir. Su ağzına ulaşmayacaktır. Kafirlerin putlarına yaptıkları dua/ibadet ancak zayi olmak/kaybetmek ve haktan uzak olmaktır. Çünkü (o putlar) onlara fayda sağlayamazlar ve zarar da veremezler.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَهُۥ lehu ancak O'nadır
  2. دَعْوَةُ dea'vetu du'a kök: دعو
  3. ٱلْحَقِّ ۖ l-hakki gerçek kök: حقق
  4. وَٱلَّذِينَ vellezine kimseler ise
  5. يَدْعُونَ yed'une du'a ettikleri kök: دعو
  6. مِن min
  7. دُونِهِۦ dunihi O'ndan başka kök: دون
  8. لَا la
  9. يَسْتَجِيبُونَ yestecibune isteklerini karşılayamazlar kök: جوب
  10. لَهُم lehum kendilerinin
  11. بِشَىْءٍ bişey'in hiçbir kök: شيا
  12. إِلَّا illa ancak
  13. كَبَـٰسِطِ kebasiti uzatan kimse gibidir kök: بسط
  14. كَفَّيْهِ keffeyhi avuçlarını kök: كفف
  15. إِلَى ila
  16. ٱلْمَآءِ l-mai suya kök: موه
  17. لِيَبْلُغَ liyebluga gelsin diye kök: بلغ
  18. فَاهُ fahu ağzına kök: فوه
  19. وَمَا vema oysa
  20. هُوَ huve o
  21. بِبَـٰلِغِهِۦ ۚ bibaligihi on(un ağzın)a gelmez kök: بلغ
  22. وَمَا ve ma ve (işte)
  23. دُعَآءُ duaa'u du'ası kök: دعو
  24. ٱلْكَـٰفِرِينَ l-kafirine kafirlerin kök: كفر
  25. إِلَّا illa ancak
  26. فِى fi
  27. ضَلَـٰلٍۢ delalin boşa gider kök: ضلل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كفف (15 geçiş) · Aynı kök: بسط (25 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş)…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma) · Ortak kavram: Dua

    Kim, Allah'ı bırakıp da, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapıktır? Oysa onlar, bunların tapınmalarından…

  • Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma) · Ortak kavram: Dua

    Kim Allah'ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah'tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir…

  • Aynı kök: فوه (13 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Sizden önceki Nuh, Ad, ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah'tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara…

  • Aynı kök: فوه (13 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır. Yine evlatlıklarınızı da öz…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gerçek dua yalnızca O'na (Allah'a)dır. dipnot 1 O'nun peşi sıra dua ettikleri varlıklar onlara asla cevap veremezler. (Onların durumu, kendisi) ona ulaşamamışken ağzına ulaşsın diye iki avucunu suya uzatan kimse gibidir. dipnot 2 Kâfirlerin yalvarması şaşkınlıkta olmaktan başka bir şey değildir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle "Gerçek duaya layık olan ancak O'dur" şeklinde de tercüme edilebilir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu cümle "(Onların durumu, kendisi) ona (suya) ulaşamamışken ağzına (gelip) ulaşsın diye iki avucunu suya uzatan kimse gibidir" şeklinde de tercüme edilebilir.

Mustafa İslamoğlu

Mutlak hakikati gözeten gerçek bir dua, yalnızca O'na yönelik olmalıdır. O'ndan başka yalvarıp yakardıkları varlıklar, hiçbir şekilde taleplerine karşılık veremezler. (Onların durumu), tıpkı ellerini suya doğru açıp da ağzına (suyun) ulaşmasını bekleyen kimse (gibidir); bu durumda o asla suya kavuşamayacaktır. Küfre sapanların duası, sapmalarını (artırmaktan) başka hiçbir şeye yaramaz.

Muhammed Esed

Nihai Gerçek'e varmak amacıyla yapılan bütün dualar, bütün çağrı ve arayışlar ancak O'na yöneltilmelidir; çünkü insanların O'nu bırakıp da yakardıkları (öteki varlıklar ve güçler) bu yakarışlarına hiçbir şekilde karşılık veremezler. Öyle ki, (onlara, yakarıp duran kimsenin durumu) ellerini suya doğru uzatıp, suyun kendisine ulaşmasını bekleyen birinin durumuna benzer; oysa bu durumda su asla ona ulaşmayacaktır. Bunun içindir ki, hakkı inkar edenlerin yakarması kendilerini sapıklık içinde tüketmekten başka bir sonuç getirmez.

Ahmed Hulusi

Hak davet "HU"yadır! Yönelip yardım istedikleri O'nun dunundakilerden, onlara hiçbir şekilde cevap gelmez (çünkü asla var olmadılar)! (Onların durumu) ancak, su içmek isteyip de yalnızca suya elini açanın hali gibidir. . . (Çeşme olmadığından) o su ona ulaşacak değildir! Hakikat bilgisini inkar edenlerin duası ancak sapkınlık ve boşadır!

Ali Bulaç

Hak olan çağrı (dua, ibadet) yalnızca O'na (olan)dır. Onların Allah'tan başka çağırdıkları ise, onlara hiç bir şeyle cevab veremezler. (Onların durumu) yalnızca, ağzına gelsin diye, iki avucunu suya uzatan(ın boşuna beklemesi) gibidir. Oysa ona gelmez. İnkar edenlerin duası, sapıklık içinde olmaktan başkası değildir.

Ali Özek ve heyeti

Hak olan duâ (Lâ ilâhe illallâh, Allah’tan başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur,) yalnız O'na mahsustur. Ondan başkasına dua edenlere, (yalvarıp yakaranlara), onlar hiçbir şekilde cevap veremezler. Bu, ağzına gelmesi için suya avuç açan kimse gibidir ki, su, ona asla gitmez. İşte kâfirlerin duası da, böyle boşunadır.

Ali Rıza Safa

Gerçek çağrı, O'na yapılır. O'ndan başka bir de ayrıca taptıkları, hiçbir biçimde karşılık veremezler. Avuçlarını suya uzatıp ağzına gelmesini bekleyen, ama suyun gelmediği kimselere benziyorlar. Nankörlük edenlerin yaptıkları yakarışlar, sapkınlıktan başka bir şey değildir.

Bayraktar Bayraklı

Gerçek dua Allah'a yapılır. O'ndan başka yalvardıkları, kendilerine hiçbir cevap veremezler. Bunlar, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını suya açan, ancak hiçbir zaman su ağzına ulaşmayan kimseye benzerler. İnkarcıların duası da aynı şekilde boşa gitmektedir.

Edip Yüksel

Gerçek dua O'na yöneltilendir. O'nun dışında çağırdıkları ise onlara hiçbir şekilde karşılık veremezler. Tıpkı suya avuçlarını uzatan; ancak ağzına hiçbir şey ulaşmayan kimse gibi... İnkarcıların duası boşunadır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gerçek dua O'na yöneltilendir. O'nun dışında çağırdıkları ise onlara hiç bir şekilde karşılık veremezler. Tıpkı suya avuçlarını uzatan; ancak ağzına hiç bir şey ulaşmıyan kimse gibi... İnkarcıların duası boşunadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçek dua ancak O'nadır; O'ndan başka yalvarıp durdukları ise, onlara hiçbir şeyle icabet etmezler. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan kimseye benzer ki, su ona gelmez. Kafirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hak dua ancak onadır, ondan başka yalvarıp durdukları ise onları hiç bir şeyle icabet etmezler, onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açana benzer ki o, ona gelmez, kafirlerin duası hep bir dalal içindedir

Erhan Aktaş

Gerçek olan dua ancak O'na yapılandır. Onların, O'nun yanı sıra istekte bulundukları varlıklar dipnot 1 , hiçbir şekilde onlara karşılık veremezler. Onlar, elleri suya ulaşmadığı halde, ağızlarına su kendiliğinden gelsin diye iki avucunu açanlar gibidir. Kafirlerin duası sapkıncadır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hangi şahıs, mevki, güç, otorite olursa olsun; Allah'tan başka bir varlıktan -bu varlık Nebiler de olsa- istekte bulunmak, istekte bulunanı Müşrik yapar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gerçek olan dua ancak O'na yapılandır. Onların, O'nun yanı sıra istekte bulundukları varlıklar dipnot 1 , hiçbir şekilde onlara karşılık veremezler. Onlar, elleri suya ulaşmadığı halde, ağızlarına su kendiliğinden gelsin diye iki avucunu açanlar gibidir. Kafirlerin duası sapkıncadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hangi şahıs, mevki, güç, otorite olursa olsun; Allah'tan başka bir varlıktan - bu varlık nebiler de olsa- istekte bulunmak, istekte bulunanı müşrik yapar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçek olan dua ancak O'na yapılandır. Onların, O'ndan başka istekte bulundukları varlıklar dipnot 1 , hiçbir şekilde onlara karşılık veremezler. Onlar, elleri suya ulaşmadığı halde, ağızlarına su kendiliğinden gelsin diye iki avucunu açanlar gibidir. Gerçeği yalanlayan nankörlerin duası sapkıncadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hangi kişi, mevki, güç, otorite olursa olsun; Allah'tan başka bir varlıktan - bu varlık nebiler de olsa- istekte bulunmak, istekte bulunanı müşrik yapar.

Gültekin Onan

Hak olan çağrı (dua, ibadet) yalnızca O'na (olan)dır. Onların Tanrı'dan başka çağırdıkları ise, onlara hiç bir şeyle cevab veremezler. (Onların durumu) yalnızca, ağzına gelsin diye, iki avucunu suya uzatan(ın boşuna beklemesi) gibidir. Oysa ona gelmez. Kafirlerin duası, sapıklık içinde olmaktan başkası değildir.

Hasan Basri Çantay

Hak (olan) da'vet (ve düa) ancak Onadır. Onu bırakıb çağırdıkları (düa etdikleri putlar) ise kendilerine hiç bir şeyle icabet etmezler. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan (adam) gibidir ki o, buna asla ulaşıcı değildir. Kafirlerin düası sapıklık içinde kalmakdan başka (bir mahiyyetde) değildir.

İbni Kesir

Gerçek dua ancak O'nadır. O'ndan başka taptıkları kendilerine hiçbir şeyle cevap veremezler. Durumları; suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açmış kimsenin durumu gibidir. Oysa o, hiç bir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin yalvarışı da böyle boşunadır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gerçek dua/ibadet yalnızca O’nadır. O’ndan başka dua ettikleri, kendilerine hiçbir şekilde karşılık veremezler. Onların durumu; ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu (uzaktan) açan kimse gibidir. Halbuki su (ağzına) ulaşacak değildir. İşte kâfirlerin duası delalet içinde olmaktan başka birşey değildir.

Süleyman Ateş

Gerçek du'a, ancak O'na yapılır. O'ndan başka du'a ettikleri ise, kendilerinin hiçbir isteklerini karşılayamazlar. (Onların durumu) tıpkı ağzına gelsin diye suya avuçlarını uzatan kimse gibidir. Oysa (uzanıp suyu avuçlamadıkça su) on(un ağzın)a gelmez. İşte kafirlerin du'ası, öyle boşa gider.

Süleymaniye Vakfı

Doğru dua, yalnızca Allah'a yapılandır dipnot 1 . Müşriklerin Allah'ın dışında dua ettikleri, onlara hiçbir şekilde karşılık veremezler dipnot 2 . Müşriklerin durumu, ağzına su gitsin diye iki avucunu suya uzatıp durandan farklı değildir; halbuki su, bu şekilde ağza ulaşmaz. Kafirlerin dipnot 3 duası da (bunun gibi) sadece boşa giden bir duadır dipnot 4 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu ayetten de anlaşıldığı üzere her müşrik aynı zamanda kafir, her kafir aynı zamanda müşriktir. Ayrıca bkz: Al-i İmran 3/151, Tevbe 9/17.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bu kişilerin cehennemdeki durumlarını anlatan ayetler için bkz: Mü'min 40/48-50.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Doğru çağrı, Allah'a yapılan çağrıdır. Allah ile aralarına koyup yardıma çağırdıkları bunlara hiçbir şekilde karşılık veremezler. Onlar, ağzına su ulaşsın diye iki elini suyun üstüne yayan kimseye benzerler; su, bu şekilde ağza ulaşmaz. Ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) çağrısı boş bir çağrıdır.

Şaban Britch

Gerçek dua/ibadet yalnızca O’nadır. O’ndan başka dua ettikleri, kendilerine hiçbir karşılık veremezler. Durumları, ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu (uzaktan) açan kimse gibidir. Halbuki su (ağzına) ulaşmaz. İşte kâfirlerin duası sapıklıktan başka bir şey değildir.

Şaban Piriş

Gerçek dua yalnızca O'nadır. O'ndan başka dua ettikleri, kendilerine hiçbir cevap veremezler. Durumları, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açmış bekleyen adama benzer. Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin duası sapıklıktan başka bir şey değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Gerçek dua yalnız O'na/hak davet yalnız O'nun için yapılır. O'nun dışında yalvarıp davet ettikleri ise onlara hiçbir şekilde cevap veremezler. Onlar, ağzına ulaşsın diye iki avucunu suya doğru açan ama suya ulaşamayan birinden başkasına benzemiyorlar. Küfre sapanların dua ve davetleri, şaşkınlığa dalmaktan başka bir işe yaramaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The spirit of truth that guides into all truth is asserted as Allah's own, whereas those objects they worship and invoke besides Him do not respond to them anymore than the thirsty who stretches out his hand to lift water to his gaping mouth but it never reaches his mouth. Indeed the system of faith and worship practiced by the infidels is simply worthless and leads them to the loss in the of error.

Abdul Haleem

The only true prayer is to Him: those they pray to besides Him give them no answer any more than water reaches the mouth of someone who simply stretches out his hands for it- it cannot do so: the prayers of the disbelievers are all in vain.

Abdullah Yusuf Ali

For Him (alone) is prayer in Truth: any others that they call upon besides Him hear them no more than if they were to stretch forth their hands for water to reach their mouths but it reaches them not: for the prayer of those without Faith is nothing but (futile) wandering (in the mind).

Abul A'la Maududi

To Him alone should all prayer be addressed, dipnot 1 for those to whom they do address their prayers beside Him are altogether powerless to respond to them. The example of praying to any other than Allah is that of a man who stretches out his hands to water, asking it to reach his mouth, although water has no power to reach his mouth. The prayers of the unbelievers are a sheer waste.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "For Him is the supplication of truth," for Allah alone has the power and the authority to give help and remove difficulties.

Aisha Bewley

The call of truth is made to Him alone. Those they call upon apart from Him do not respond to them at all. It is like someone stretching out his cupped hands towards water to convey it to his mouth: it will never get there. The call of the kuffar only goes astray.

Al-Hilali & Khan

For Him (Allah, Alone) is the Word of Truth (i.e. none has the right to be worshipped but Allah). And those whom they (polytheists and disbelievers) invoke, answer them no more than one who stretches forth his hand (at the edge of a deep well) for water to reach his mouth, but it reaches him not; and the invocation of the disbelievers is nothing but an error (i.e. of no use).

Ali Quli Qarai

[Only] to Him belongs the true invocation; and those whom they invoke besides Him do not answer them in any wise— like someone who stretches his hands towards water [desiring] that it should reach his mouth, but it does not reach it— and the invocations of the faithless only go awry.

Amatul Rahman Omar

He alone deserves being called upon (in prayer). Those they call upon, apart from Him, give them no response whatsoever, but (these polytheists pray to them) like one who stretches forth both of his hands towards the water (wishing) that it may reach his mouth while it never reaches it. And the call of the disbelievers is nought but in vain.

Arthur John Arberry

To Him is the call of truth; and those upon whom they call, apart from Him, answer them nothing, but it is as a man who stretches out his hands to water that it may reach his mouth, and it reaches it not. The prayer of the unbelievers goes only astray.

Bijan Moeinian

The only one who should be begged (and worshipped) is the Lord. The idols that the disbelievers implore cannot ever respond. Asking for help from someone beside God is like stretching the hands towards water and asking it to come to the mouth! The prayers of the disbelievers, therefore, is in vain.

E. Henry Palmer

On Him is the call of truth, and those who call on others than Him shall not be answered at all, save as one who stretches out his hand to the water that it may reach his mouth, but it reaches it not! The call of the misbelievers is only in error.

Edip-Layth

To Him is the call of truth. Those who are called on besides Him, they will not respond to them in anything. It is like one who places his hands openly in the water to drink, but it never reaches his mouth. The call of the ingrates is nothing but in misguidance.

George Sale

It is He who ought of right to be invoked; and the idols which they invoke besides Him, shall not hear them at all; otherwise than as he is heard, who stretcheth forth his hands to the water that it may ascend to his mouth, when it cannot ascend thither: The supplication of the unbelievers is utterly erroneous.

Hamid S. Aziz

And the thunder hymns His praise, and the angels too for awe of Him; and He sends the thunderclap and smites therewith whom He will while they dispute about Allah; but He is strong and All-mighty.

Mahmoud Ghali

To Him is the call of Truth. And the ones upon whom they invoke, apart from Him, do not respond to them in anything, except it is as one who stretches out his hands to water that it may reach his mouth; and in no way will it reach it. And in no way does the invocation of the disbelievers go anywhere except in error.

Marmaduke Pickthall

Unto Him is the real prayer. Those unto whom they pray beside Allah respond to them not at all, save as (is the response to) one who stretcheth forth his hands toward water (asking) that it may come unto his mouth, and it will never reach it. The prayer of disbelievers goeth (far) astray.

Mohamed Ahmed - Samira

To call on Him is true (supplication). For those they invoke other than Him do not answer them at all, except like a man who stretches his hands towards the water that it reach his mouth, but it will never reach it. Not more than error are the prayers of infidels.

Muhammad Asad

Unto Him [alone] is due all prayer aiming at the Ultimate Truth, since those [other beings or powers] whom men invoke instead of God cannot respond to them in any way - [so that he who invokes them is] but like one who stretches his open hands towards water, [hoping] that it will reach his mouth, the while it never reaches him. Hence, the prayer of those who deny the truth amounts to no more than losing oneself in grievous error.

Mustafa Khattab

Calling upon Him ˹alone˺ is the truth. But those ˹idols˺ the pagans invoke besides Him ˹can˺ never respond to them in any way. ˹It is˺ just like someone who stretches out their hands to water, ˹asking it˺ to reach their mouths, but it can never do so. The calls of the disbelievers are only in vain.

Progressive Muslims

To Him is the call of truth. And those who are called on besides Him, they will not respond to them in anything; like one who places his hands openly in the water to drink, but it never reaches his mouth. The call of the rejecters is nothing but in misguidance.

Rashad Khalifa

Imploring Him is the only legitimate supplication, while the idols they implore beside Him cannot ever respond. Thus, they are like those who stretch their hands to the water, but nothing reaches their mouths. The supplications of the disbelievers are in vain.

Sahih International

To Him [alone] is the supplication of truth. And those they call upon besides Him do not respond to them with a thing, except as one who stretches his hands toward water [from afar, calling it] to reach his mouth, but it will not reach it [thus]. And the supplication of the disbelievers is not but in error [i.e. futility].

Sam Gerrans

To Him belongs the call of truth; and those to whom they call, besides Him, answer them nothing save it be as one stretching forth his hands to water, that it might reach his mouth, but it reaches it not; and the supplication of the false claimers of guidance is only in error.

Shabbir Ahmed

Calling upon, and working in line with His Laws yield solid results. Those unto whom they call besides Allah, respond to them not at all. Thus they are like those who stretch their hands to the water which is not there. So nothing reaches their mouths. Hence, the prayer of the deniers of the Divine Laws is but vain prayer (4:123).

Syed Vickar Ahamed

The True prayer is for Him (and only for Him): Any other (things) that they call to besides Him do not hear them any more than the one who stretches out his hands for water to reach his mouths but it does not reach him: Because the prayer of those without faith is nothing but (useless) misguidance.

Taqi Usmani

True prayers are to be directed to Him alone; and those to whom they pray instead of Him do not respond to them at all, but they are like one who stretches his hands towards water so that it may reach his mouth (by itself), while it is not to reach it. And the prayer of the disbelievers (that they make to false gods) is nothing but straying in void.

The Monotheist Group

To Him is the call of truth. And those who are called on besides Him, they will not respond to them in anything; like one who places his hands openly in the water to drink, except it never reaches his mouth. The call of the rejecters is nothing but in misguidance.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩