Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 122. ayet

Âl-i İmrân suresi, 122. ayet. إِذْ هَمَّت طَّآئِفَتَانِ مِنكُمْ أَن تَفْشَلَا وَٱللَّهُ وَلِيُّهُمَا وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

iẕ hemmeṭ ṭâifetâni minküm en tefşelâ vellâhü veliyyühümâ. ve`ale-llâhi felyetevekkeli-lmü'minûn.

Diyanet İşleri

Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 119–125 · surenin 122. ayeti / 200
  1. Âl-i İmrân 119

    İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman "inandık" derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden ölün!" Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.

  2. Âl-i İmrân 120

    Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah onların işlediklerini kuşatmıştır.

  3. Âl-i İmrân 121

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  4. 122

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  5. Âl-i İmrân 123

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  6. Âl-i İmrân 124

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  7. Âl-i İmrân 125

    Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size yardım eder.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

122. “O zaman içinizden iki zümre bozulmaya yüz tutmuştu.” Bunlar Selime oğulları ile Harise oğullarıdır. Ancak Yüce Allah, lütuf, riâyet ve tevfiki ile onları korumuştu.

“Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.” Çünkü mü’minler Allah’a güvenip dayanacak olurlarsa Allah onlara yeter, onlara yardım eder ve onları din ve dünyalarında zarar verecek şeylere karşı korur.

Bu âyet-i kerime ve benzerlerinde Yüce Allah’a tevekkülün farz olduğu ortaya konmakta ve kulun imanına göre tevekkül sahibi olduğu açıklanmaktadır. Tevekkül ise kişinin menfaatlerinin elde edilmesi, zararlarının da defedilmesi hususunda Rabbine dayanıp güvenmesi demektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber- Zayıf düştüklerinde Müminlerden Selemeoğulları ve Hariseoğulları'nın başına gelenleri hatırla. Münafıklar dönünce onlar da dönmeye niyet ettiler. Allah savaşta onlara sebat vermekle yardımcı oldu ve niyet ettikleri şeyden onları geri çevirdi. Müminler bütün işlerinde yalnızca Allah'a itimat etsinler.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz o vakit
  2. هَمَّت hemmet yüz tutmuştu kök: همم
  3. طَّآئِفَتَانِ taifetani iki takım kök: طوف
  4. مِنكُمْ minkum sizden
  5. أَن en
  6. تَفْشَلَا tefşela korkup bozulmaya kök: فشل
  7. وَٱللَّهُ vallahu halbuki Allah kök: اله
  8. وَلِيُّهُمَا ۗ veliyyuhuma kendilerinin dostu idi kök: ولي
  9. وَعَلَى ve ala
  10. ٱللَّهِ llahi Allah'a kök: اله
  11. فَلْيَتَوَكَّلِ felyetevekkeli dayansınlar kök: وكل
  12. ٱلْمُؤْمِنُونَ l-mu'minune inananlar kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: همم (9 geçiş) · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi

    Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının…

  • Aynı kök: فشل (4 geçiş) · Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Andolsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız.

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.

  • Aynı kök: همم (9 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş)…

  • Aynı kök: همم (9 geçiş) · Aynı kök: طوف (41 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendilerini…

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler2

Gerçek fotoğraf2
  • Uhud'da okçuların yerleştirildiği tepe.

    Gerçek fotoğraf

    Cebelü'r-Rumât (Okçular Tepesi)

    Uhud'da okçuların yerleştirildiği tepe.

    Tepenin bu adla anılması siyer geleneğine dayanır.

    Ayet: Âl-i İmrân 121-128

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    CR Guru PK
    Tarih
    2017-04-05
    Lisans
    CC BY-SA

    CR Guru PK · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

  • Uhud Dağı panoraması

    Gerçek fotoğraf

    Uhud Dağı panoraması

    Savaşın geçtiği alan bugün Medine'nin yerleşim dokusu içindedir.

    Ayet: Âl-i İmrân 121-128

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmed Abdulbasit (Pakistan)
    Tarih
    2019-01-06 15:01:25
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmed Abdulbasit (Pakistan) · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani Allah onların yardımcısıyken içinizden iki grup bozulmaya yüz tutmuştu. dipnot 1 Müminler, yalnızca Allah'a güvensinler!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki "iki grub"un Ensâr'dan iki kabile olan Hazrec'den Seleme oğulları ile Evs'ten Hârise oğulları olduğu iddia edilmektedir. Savaşın kızışan döneminde bu iki grup Abdullah b. Übeyy'e inanmak üzereyken, Yüce Allah'ın onların velisi yani dostu olduğu ifadesi gereği kaçmamış ve ordudan ayrılmamışlardı. Ancak durumun fecaati onların paniklemesine neden olmuş, dağılmanın eşiğine gelmişlerdi. Sonuç olarak Yüce Allah'ın dostluğunun hatırlatılmasıyla bu iki grup da Hz. Muhammed'in yanında kalmıştı.

Mustafa İslamoğlu

İçinizdeki iki grubun -Allah onların velisi olduğu halde- paniğe kapıldığını da (biliyordu). Artık mü'minler yalnız Allah'a güvenmeliler.

Muhammed Esed

İçinizden iki grubun paniğe kapıldığını (da); halbuki Allah onlara yakındı ve müminler yalnız Allah'a güven duymalıydılar:

Ahmed Hulusi

O zaman sizden iki grup korkup bozulmaya yüz tutmuştu. Allah onların Veliyy'i idi. İman edenler Allah'a tevekkül etsinler (hakikatlerindeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman etsinler).

Ali Bulaç

O zaman sizden iki grup, neredeyse 'çözülüp geri çekilmek' istemişti. Oysa Allah onların (velisi) yardımcısıydı. Artık mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etmelidir.

Ali Özek ve heyeti

O zaman içinizden iki bölük bozguna uğramak korkusuna düşmüştü. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Müminler, yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.

Ali Rıza Safa

Aranızdan iki küme, korkuyla çözülmek üzereydi. Oysa Allah, onların dostuydu. İnananlar, artık Allah'a güvensinler.

Bayraktar Bayraklı

İçinizden iki grubun paniğe kapıldığını da hatırla. Halbuki Allah onlara yakındı. Müminler yalnız Allah'a güven duymalıdır.

Edip Yüksel

Sizden iki grup nerede ise bozguna uğradı. Oysa ALLAH onların Sahibiydi. Gerçeği onaylayanlar ALLAH'a güvensin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sizden iki grup nerede ise bozguna uğradı. Oysa ALLAH onların Sahibiydi. İnananlar ALLAH'a güvensin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zaman içinizden iki grup oluşturanlar, Allah yardımcıları iken, yılıp çekilmek istemişlerdi. Demek ki, inananlar, yalnızca Allah'a dayanmalıdırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

O dem ki içinizde iki taife yılmak istemişlerdi Allah zahirleri iken, ve ancak Allaha demek dayanmalı mü'minler

Erhan Aktaş

Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Halbuki Allah, onların velisiydi. dipnot 1 Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül dipnot 2 etsinler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucusu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Halbuki Allah, onların velisiydi dipnot 1 . Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül dipnot 2 etsinler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Halbuki Allah, onların velisiydi dipnot 1 . Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül dipnot 2 etsinler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korucusuydu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a güvensinler, O'na dayansınlar; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bıraksınlar.

Gültekin Onan

O zaman sizden iki grup neredeyse 'çözülüp geri çekilmek' istemişti. Oysa Tanrı onların (velisi) yardımcısıydı. Artık inançlılar yalnızca Tanrı'ya tevekkül etsinler.

Hasan Basri Çantay

O zaman içinizden iki zümre za'f göster (mek iste) mişdi. Halbuki onların yardımcısı Allahdı. Mü'minler ancak Allaha güvenib dayanmalıdır.

İbni Kesir

O zaman sizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki onların dostu Allah idi. Mü'minler yalnız Allah'a güvenip, dayansınlar.

Mehmet Alagaş

(121-129) Bir vakit yakın çevrenden ayrılmıştın, Müminleri savaş yerlerine yerleştiriyordun, Allah işitendir bilendir. Sizden iki grup panikle bozulmaya meyletmişti. (Uhud savaşında sağ ve sol kanatta bulunan Seleme oğulları ile Harise oğulları Münafık Ubeyy in kaçışından etkilenmişlerdi) Allah o iki grubun da dostudur. Müminler Allah’ı vekil ayin etsinler. Kesin olan şu ki, Allah size bedirde siz zelil iken / ezik halde iken yardım etti , Allah’tan sakının, böylelikle belki şükredersiniz. Sen müminler şöyle diyordun. Allah’ın sizi, inen üç bin melekle desteklemesi yeterli değil mi? Evet, siz sabreder ve sakınırsanız, onlar aniden, birden / fevri olarak saldırıya geçseler bile, Allah sizi, nişanlı / amblemli beş bin melek ile destekler. Allah size müjde olarak ve de kalbinizin onla doygunluğa ulaşması / tatmin olması için yapmıştır , yardım ancak saygıdeğer ve hâkim Allah’ın yanındadır. Kafirlerin bir tarafını kes mesi yahut bastırıp geri püskürt mesi ve bozguna uğramaları için yapmıştır. Sana bu işte herhangi bir şey yok, onlar adına tövbelerini kabul de edemezsin, azap ta edemesin, onlar kesinlikle zalimdirler. Semalarda ve arzda ne varsa Allah içindir , istediğini bağışlar istediğine azap eder, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani sizden iki topluluk çözülüp dağılmaya yüz tutmuş idi; oysa Allah onların velisi idi. İman edenler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

Süleyman Ateş

Sizden iki takım, korkup bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah, kendilerinin dostu idi. İnananlar, Allah'a dayansınlar.

Süleymaniye Vakfı

O sırada sizden iki bölük dağılmaya yüz tutmuştu. dipnot 1 Halbuki Allah kendilerinin velisi /en yakınıdır. Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar!

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah müminlerin en yakını olduğu halde içinizden iki bölük korkudan dağılmaya yüz tutmuştu. Müminler yalnız Allah'a dayansınlar.

Şaban Britch

İçinizden iki grup, Allah yardımcıları olmasına rağmen, az kalsın yılgınlık gösterip, geri çekilmeye yeltenmişlerdi. Müminler, Allah’a tevekkül etsinler!

Şaban Piriş

İçinizden iki grup, Allah yardımcıları olmasına rağmen, az kalsın yılgınlık gösteriyorlardı. Müminler, Allah'a bağlansınlar!

Yaşar Nuri Öztürk

Sizden iki takım, korku ile bozulmak üzereydi. Halbuki Allah onların Veli'siydi. Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then two of your tribes almost lost heart. However, they were saved by the graceful tutelage of Allah, and in Allah should those whose hearts have been touched with the divine hand put their trust.

Abdul Haleem

Remember when two groups of you were about to lose heart and God protected them- let the believers put their trust in God-

Abdullah Yusuf Ali

Remember two of your parties Meditated cowardice; but Allah was their protector, and in Allah should the faithful (Ever) put their trust.

Abul A'la Maududi

And recall when two groups from among you were inclined to flag dipnot 1 although Allah was their protector; it is in Allah that the believers should put their trust.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This refers to Banu Salamah and Banu Harithah, whose morale had been undermined as a result of the withdrawal of 'Abd Allah b. Ubayy and his followers.

Aisha Bewley

And remember when two of your clans were on the point of losing heart and Allah was their Protector. Let the muminun put their trust in Allah.

Al-Hilali & Khan

When two parties from among you were about to lose heart, but Allâh was their Walî (Supporter and Protector). And in Allâh should the believers put their trust.

Ali Quli Qarai

When two groups among you were about to lose courage, —though Allah is their guardian, and in Allah let all the faithful put their trust.

Amatul Rahman Omar

When two groups from among you (- the two clans of Banû Hârithah and Banû Salamah) were disposed to show cowardliness. And Allâh was the Protecting friend of them both, and in Allâh the believers should put their trust.

Arthur John Arberry

when two parties of you were about to lose heart, though God was their Protector -- and in God let the believers put all their trust --

Bijan Moeinian

Two troops of yours (the one of Banu Salmah & Banu Harithah) were about to show cowardice (when Abdulllah bin Ubayy, the hypocrite, and his troop left the battlefield) not believing that God is present to help them. [This was a lesson so that] The believers should always put their trust in God [even though the odds seems against them.]

E. Henry Palmer

when two companies of you were on the point of showing cowardice; but God was their guardian, for on God surely the believers do rely.

Edip-Layth

When the two parties from among you were concerned about their failure, though God was their ally. In God those who acknowledge should trust.

George Sale

when two companies of you were anxiously thoughtful, so that ye became faint-hearted; but God was the supporter of them both; and in God let the faithful trust.

Hamid S. Aziz

When two companies of you almost fell away in cowardice but Allah was their Guardian (or Protecting Friend), for on Allah surely do believers put their trust.

Mahmoud Ghali

(Remember) as two sections of you were about to be disheartened, and Allah is their Ever- Patronizing Patron; and on Allah let the believers then put their trust.

Marmaduke Pickthall

When two parties of you almost fell away, and Allah was their Protecting Friend. In Allah let believers put their trust.

Mohamed Ahmed - Samira

When two of your bands were about to lose heart God befriended them; and in Him should the faithful place their trust.

Muhammad Asad

when two groups from among you were about to lose heart, although God was near unto them and it is in God that the believers must place their trust:

Mustafa Khattab

˹Remember˺ when two groups among you ˹believers˺ were about to cower, then Allah reassured them. So in Allah let the believers put their trust.

Progressive Muslims

When the two parties from among you were concerned that they should fail; while God was their supporter. In God the believers should trust.

Rashad Khalifa

Two groups among you almost failed, but GOD was their Lord. In GOD the believers shall trust.

Sahih International

When two parties among you were about to lose courage, but Allah was their ally; and upon Allah the believers should rely.

Sam Gerrans

When two groups among you were about to lose heart, but God was their ally; and in God let the believers place their trust.

Shabbir Ahmed

Two groups among you fell short of steadfastness, and your men suffered a temporary setback. And Allah was their Protecting Friend. In Allah believers put their trust.

Syed Vickar Ahamed

Remember two of your parties took to cowardice; But Allah was their protector, and in Allah should the Faithful keep their trust.

Taqi Usmani

When two of your groups were about to lose heart, while Allah was their guardian! It is in Allah alone that the believers must place their trust.

The Monotheist Group

When two parties from among you were obsessed that they would fail; while God was their supporter. In God the believers should trust.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 122. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 122. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 122. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩