Mâide suresi

Mâide suresi, 10. ayet

Mâide suresi, 10. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَحِيمِ

velleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ ülâike aṣḥâbü-lceḥîm.

Diyanet İşleri

İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 7–13 · surenin 10. ayeti / 120
  1. Mâide 7

    Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

  2. Mâide 8

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  3. Mâide 9

    Allah, iman edip salih ameller işleyenler hakkında, "Onlar için bir bağışlama ve büyük bir mükafat vardır" diye vaatte bulunmuştur.

  4. 10

    İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

  5. Mâide 11

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  6. Mâide 12

    Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekatı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah'a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkar ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır."

  7. Mâide 13

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. “Kâfir olup da” apaçık hakka delâlet eden “âyetlerimizi” hakikat apaçık ortaya çıktıktan sonra “yalanlayanlara gelince işte onlar da cehennem ehlidir.” Bir arkadaşın arkadaşından ayrılmadığı gibi oradan hiç ayrılmaz ve hep orada kalırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'ı inkâr edenler ve ayetlerini yalanlayanlar işte onlar cehennem ehlidir. Küfürlerine ve yalanlamalarına karşılık cehenneme gireceklerdir. Arkadaşın arkadaşından ayrılmadığı gibi Allah'a küfredenler de cehennemden ayrılmayıp onda devamlı kalırlar.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine kimseler
  2. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  3. وَكَذَّبُوا۟ ve kezzebu ve yalanlayanlar ise kök: كذب
  4. بِـَٔايَـٰتِنَآ biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  5. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike onlar
  6. أَصْحَـٰبُ eshabu halkıdır kök: صحب
  7. ٱلْجَحِيمِ l-cehimi cehennemin kök: جحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.

  • Aynı kök: جحم (26 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır,…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

İnkara saplanan ve mesajlarımızı yalanlayanlara gelince: işte onlardır cehennemlik olanlar.

Muhammed Esed

ama, hakikati inkara şartlanmış olanlar ve mesajlarımızı yalanlayanlar var ya; işte onlar yakıcı ateşe mahkum olanlardır.

Ahmed Hulusi

Hakikati inkar edenlere ve (Esma'nın açığa çıkışı olan) işaretlerimizi yalanlayanlara gelince; işte onlar cehennem halkıdır.

Ali Bulaç

İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, onlar da, alevli ateşin halkıdırlar.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar cehennemliklerdir.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; cehennemin yoldaşları, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

İnkar eden ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar cehennemliklerdir.

Edip Yüksel

İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennem halkıdır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennem halkıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennem sakinleridir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Küfredib ayetlerimizi tekzib edenlere de şu: Onlar eshabı cahim

Erhan Aktaş

Küfreden ve ayetlerimizi yalanlayan kimselere gelince, işte onlar Cehennem'lik kimselerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Küfreden ve ayetlerimizi yalanlayan kimselere gelince, işte onlar Cehennemlik kimselerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnkar edip, ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cehennem'lik kimselerdir.

Gültekin Onan

Kafirler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, onlar da alevli ateşin halkıdır.

Hasan Basri Çantay

Küfredib de ayetlerimizi yalanlayanlar (a gelince:) Onlar da alevli ateşin (cehennemin) yar-ü hemdemidirler.

İbni Kesir

Küfür edenler ve ayetlerimizi tekzib edenler, işte onlar, cehennem yaranıdırlar.

Mehmet Alagaş

(8-11) Ey iman edenler, ölçüleri kullanarak / kıstasları kullanarak şahitliğinizi Allah için ayakta tutun, denklik sağlayıcı / adalet sağlayıcı olmayarak, bir topluluğa olan kininiz / buğzunuz, sizi suça / cürüm işlemeye sürüklemesin , adaletli olun, ki o, sakınmaya / takvaya yakındır, Allah’tan sakının, Allah yaptıklarınızdan haberi olandır . Allah iman edenlere ve düzeltici / salih amel işleyenlere bağışlanmayı ve büyük bir ödülü vaat etmiştir. Ayetlerimizi yalanlayan lar, örtbas edenler / kafirler ise işte onlar c ehennem halkıdırlar, ey iman edenler Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın, hani bir kavim kötü bir niyetle size ellerini uzatmıştı, onların elleriniz sizin üzerinizden çekmişti, Allah’tan sakının, müminler Allah’ı vekil tayin etsinler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kafir olup da ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.

Süleyman Ateş

İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin halkıdır.

Süleymaniye Vakfı

Ayetlerimiz karşısında yalana sarılarak dipnot 1 kafirlik edenler /onları görmezlikte direnenler var ya! Onlar da o yakıcı ateşin ahalisidir dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kezzebe = كذّب fiili bazı ayetlerde lazım, bazılarında da ba = ب harf-i cerri ile veya doğrudan müteaddidir. Müteaddi olduğu yerlerde "yalanlama" diğerlerinde "çok yalan söyleme" anlamı verilmiştir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezden gelenler ve ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanlar var ya; işte onlar cehennem ahalisidir.

Şaban Britch

Küfredenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar yakıcı ateşin ehlidir.

Şaban Piriş

Küfredenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar yakıcı ateşin ehlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, bunlar cehennemin dostlarıdırlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Whereas those who rejected faith and denied Allah and refused to recognize His revelations and signs betokening Omnipotence and Authority, shall be the inmates of Hell wherein they shall have passed through nature to eternal suffering.

Abdul Haleem

those who reject faith and deny Our revelations will inhabit the blazing Fire.

Abdullah Yusuf Ali

Those who reject faith and deny our signs will be companions of Hell-fire.

Abul A'la Maududi

As for those who disbelieve and give the lie to Our signs, they are destined for the Blazing Flame.

Aisha Bewley

But those who are kafir and deny Our Signs, are the Companions of the Blazing Fire.

Al-Hilali & Khan

And those who disbelieve and deny our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) are those who will be the dwellers of the Hell-fire.

Ali Quli Qarai

As for those who are faithless and deny Our signs, they shall be the inmates of hell.

Amatul Rahman Omar

But as to those who disbelieve and reject Our Messages it is these who are the fellows of the blazing Fire.

Arthur John Arberry

And the unbelievers, who cried lies to Our signs -- they shall be the inhabitants of Hell.

Bijan Moeinian

As to those who chose to disbelieve and reject the revelations of God, they will end up in Hell.

E. Henry Palmer

But those who disbelieve and call our signs lies, these are the fellows of hell.

Edip-Layth

Those who reject and deny Our signs, they are the dwellers of hell.

George Sale

But they who believe not, and accuse our signs of falsehood, they shall be the companions of hell.

Hamid S. Aziz

But those who disbelieve and deny Our Signs, these are the fellows of hell.

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved and cried lies to Our signs, those will be the companions (i. e. the inhabitants) of Hell-Fire.

Marmaduke Pickthall

And they who disbelieve and deny Our revelations, such are rightful owners of hell.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who disbelieve and deny Our revelations are the people of Hell.

Muhammad Asad

whereas they who are bent on denying the truth and giving the lie to Our messages-they are destined for the blazing fire.

Mustafa Khattab

As for those who disbelieve and deny Our signs, they are the residents of the Hellfire.

Progressive Muslims

And those who reject and deny Our revelations, they are the dwellers of Hell.

Rashad Khalifa

As for those who disbelieve and reject our revelations, they are the dwellers of Hell.

Sahih International

But those who disbelieve and deny Our signs - those are the companions of Hellfire.

Sam Gerrans

And those who ignore warning and deny Our proofs: those are the companions of Hell.

Shabbir Ahmed

On the other hand are those who reject Our Revelations openly, or deny them in action. They are the companions of the Insurmountable Barrier. ("Selves" that fail to develop, are unfit to move up to the higher levels of existence, so they merely survive instead of achieving true immortality (69:27)).

Syed Vickar Ahamed

And those who reject Faith and deny Our Signs (they) will be companions of Hell-fire.

Taqi Usmani

Those who disbelieve and deny Our signs - they are the people of the Fire.

The Monotheist Group

And those who reject and deny Our revelations, they are the dwellers of Hell.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩