Ahkâf suresi

Ahkâf suresi, 15. ayet

Ahkâf suresi, 15. ayet. وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ إِحْسَٰنًا حَمَلَتْهُ أُمُّهُۥ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًا وَحَمْلُهُۥ وَفِصَٰلُهُۥ ثَلَٰثُونَ شَهْرًا حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ أَشُدَّهُۥ وَبَلَغَ أَرْبَعِينَ سَنَةً قَالَ رَبِّ أَوْزِعْنِىٓ أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ ٱلَّتِىٓ أَنْعَمْتَ عَلَىَّ وَعَلَىٰ وَٰلِدَىَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَٰلِحًا تَرْضَىٰهُ وَأَصْلِحْ لِى فِى ذُرِّيَّتِىٓ إِنِّى تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنِّى مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

veveṣṣayne-l'insâne bivâlideyhi iḥsânâ. ḥamelethü ümmühû kürhev veveḍa`athü kürhâ. veḥamlühû vefiṣâlühû ŝelâŝûne şehrâ. ḥattâ iẕâ belega eşüddehû vebelega erbe`îne seneten ḳâle rabbi evzi`nî en eşküra ni`meteke-lletî en`amte `aleyye ve`alâ vâlideyye veen a`mele ṣâliḥan tarḍâhü veaṣliḥ lî fî ẕürriyyetî. innî tübtü ileyke veinnî mine-lmüslimîn.

Diyanet İşleri

Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: "Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahkâf 12–18 · surenin 15. ayeti / 35

Konu Anne babaya iyilik ve iki tip evlat Ahkâf 15–20 3

  1. Ahkâf 12

    Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş bir kitaptır.

  2. Ahkâf 13

    "Şüphesiz Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra da dosdoğru olanlara hiçbir korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de.

  3. Ahkâf 14

    Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

  4. 15

    Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: "Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım."

  5. Ahkâf 16

    İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikler arasındadırlar. Bu, onlara öteden beri yapılagelen doğru bir va'ddir.

  6. Ahkâf 17

    Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye, onlar Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et, Allah'ın va'di gerçektir" diyorlar, o da, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.

  7. Ahkâf 18

    İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Yüce Allah’ın, anne ve babanın yaptıklarının teşekküre değer işler olduğunu belirtmesi, kullarına bir lütfudur. Çünkü çocuklarına anne ve babalarına güzel ve yumuşak sözlerle hitap etmek, onlar için gereken harcamaları yapmak ve başka iyiliklerde bulunmak suretiyle iyi davranmalarını (ihsan) emretmiş bulunmaktadır.

Daha sonra bu şekilde davranmayı gerektiren sebebe dikkati çekerek annenin çocuğu sebebiyle katlandığı sıkıntıları, ona hamileliği sırasında karşı karşıya kaldığı zorlukları, arkasından pek büyük bir zorluk olan doğum sıkıntılarını, arkasından süt emzirme ve bakım zorluklarını dile getirmektedir. Sözü edilen haller, bir iki saatten ibaret kısacık bir zamanda olmamaktadır. Aksine o, uzunca bir süreyi kapsar ki bu da “otuz aydır.” Hamilelik dokuz ay civarında bir süredir, geri kalan süre ise süt emzirmek içindir. Normalde görülen budur.

Bu âyet, Yüce Allah’ın: “Anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler” (el-Bakara, 2/233) buyruğu ile bir arada değerlendirilerek hamileliğin asgari süresinin altı ay olduğuna delil gösterilmiştir. Çünkü iki yıl olan süt emzirme süresi, otuz aydan çıkarılacak olursa geriye hamilelik süresi olarak altı ay kalır.

“Nihâyet o, rüşt çağına” yani gücünün ve gençliğinin doruğuna, aklının en kâmil seviyesine “ulaşınca ve kırk yaşına varınca der ki: Rabbim! Beni hem bana hem ana-babama verdiğin nimete şükretmeye... muvaffak kıl!” Beni bu hususta başarılı kıl. Yani dinî ve dünyevî nimetlerine şükretmemi sağla!

Nimete şükür, onları, ihsan edip bağışlayana itaat uğrunda harcamak, onun lütuf ve minnetlerine karşı şükür etmekten aciz olduğunu itiraf etmek ve Yüce Allah’a hamd-u senâ etmekte olanca gayretini harcamakla olur.

Anne-babaya ihsan edilen nimetler, aynı zamanda onların çocukları ve soyundan gelenler için de bir nimettir. Çünkü çocuklarının da bu nimetlerden yararlanmaları kaçınılmaz bir şeydir. Özellikle dinî nimetler böyledir. Anne-babanın ilim ve amel dolayısı ile salih olmaları, çocuklarının salih olmalarının en önemli sebeplerindendir.

“...ve Senin razı olacağın salih ameller işlemeye (muvaffak kıl)” Bu da ameli ıslâh edecek vasıflara sahip olmak, onu bozup ifsad edecek niteliklerden de uzak olmakla mümkün olur. İşte Yüce Allah’ın razı olup kabul edeceği ve karşılığında mükâfat ihsan edeceği amel türü de budur.

“...soyumdan gelenleri de benim için salih eyle!” Bu, kendi adına salâh ile dua ettikten sonra Yüce Allah’a soyundan gelenlerin hallerini ıslâh etmesi için yapılmış bir duadır. Ayrıca onların salih olmalarının, anne-babalarının da faydasına olduğuna dikkat çekilmiştir. Çünkü burada “benim için salih eyle” buyrulmaktadır.

“Şüphesiz ben” günahlardan, masiyetlerden “tevbe edip Sana döndüm.” Sana itaate yöneldim. “ve gerçekten ben teslim/müslüman olanlardanım.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz kesin bir emirle, insana anne ve babasına iyilik yapmasını emrettik. O ikisi hayatta iken ve ölümlerinden sonra da dine muhalif olmadığı müddetçe özellikle de onu, güçlükle taşıyan ve güçlükle doğuran annesine iyilikte bulunmasını emrettik. O'nun anne karnında taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. İnsan, kırk yaşına gelip de zihinsel ve bedensel olarak kemale erip olgunlaşınca şöyle der: "Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimetine şükretmemi, razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. O ameli benden kabul et. Benim için çocuklarımı da ıslah et. Ben, sana günahlarımdan tövbe ettim. Şüphesiz ki, ben taat ile sana boyun eğen ve senin emirlerine teslim olanlardanım."

Kelimeler

45 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَوَصَّيْنَا ve vessayna ve biz tavsiye ettik kök: وصي
  2. ٱلْإِنسَـٰنَ l-insane insana kök: انس
  3. بِوَٰلِدَيْهِ bivalideyhi ana babasına kök: ولد
  4. إِحْسَـٰنًا ۖ ihsanen iyilik etmesini kök: حسن
  5. حَمَلَتْهُ hamelethu onu taşıdı kök: حمل
  6. أُمُّهُۥ ummuhu anası kök: امم
  7. كُرْهًۭا kurhen zahmetle kök: كره
  8. وَوَضَعَتْهُ ve vedeathu ve doğurdu onu kök: وضع
  9. كُرْهًۭا ۖ kurhen zahmetle kök: كره
  10. وَحَمْلُهُۥ ve hamluhu taşınması ise kök: حمل
  11. وَفِصَـٰلُهُۥ ve fisaluhu ve sütten kesilmesi kök: فصل
  12. ثَلَـٰثُونَ selasune otuz kök: ثلث
  13. شَهْرًا ۚ şehran aydır kök: شهر
  14. حَتَّىٰٓ hatta nihayet
  15. إِذَا iza zaman
  16. بَلَغَ belega erdiği kök: بلغ
  17. أَشُدَّهُۥ eşuddehu güçlü çağına kök: شدد
  18. وَبَلَغَ ve belega ve varınca kök: بلغ
  19. أَرْبَعِينَ erbeiyne kırk kök: ربع
  20. سَنَةًۭ seneten yaşına kök: سنو
  21. قَالَ kale dedi kök: قول
  22. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  23. أَوْزِعْنِىٓ evzia'ni beni sevk eyle kök: وزع
  24. أَنْ en
  25. أَشْكُرَ eşkura şükretmeğe kök: شكر
  26. نِعْمَتَكَ nia'meteke ni'metine kök: نعم
  27. ٱلَّتِىٓ lleti
  28. أَنْعَمْتَ en'amte verdiğin kök: نعم
  29. عَلَىَّ aleyye bana
  30. وَعَلَىٰ ve ala ve
  31. وَٰلِدَىَّ velideyye anama babama kök: ولد
  32. وَأَنْ ve en ve
  33. أَعْمَلَ ea'mele yapmağa kök: عمل
  34. صَـٰلِحًۭا salihen yararlı işler kök: صلح
  35. تَرْضَىٰهُ terdahu razı olacağın kök: رضو
  36. وَأَصْلِحْ ve eslih ve salahı devam ettir kök: صلح
  37. لِى li benim için
  38. فِى fi içinde
  39. ذُرِّيَّتِىٓ ۖ zurriyeti zürriyetim kök: ذرر
  40. إِنِّى inni şüphesiz ben
  41. تُبْتُ tubtu yüz tuttum kök: توب
  42. إِلَيْكَ ileyke sana
  43. وَإِنِّى ve inni ve elbette ben
  44. مِنَ mine
  45. ٱلْمُسْلِمِينَ l-muslimine teslim olanlardanım kök: سلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: فصل (43 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)

    İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki…

  • Aynı kök: وزع (5 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş)

    Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: "Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih…

  • Aynı kök: شهر (21 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Aynı kök: توب (87 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    "Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi…

  • Aynı kök: شهر (21 geçiş) · Aynı kök: وضع (26 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş)

    Kadınlarınızdan adetten kesilmiş olanlarla, henüz adet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların…

  • Aynı kök: ربع (22 geçiş) · Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: ثلث (32 geçiş)

    Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu…

  • Aynı kök: فصل (43 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Aynı kök: ولد (102 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz insana, ana babasına iyilik etmesini emrettik. dipnot 1 Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. dipnot 2 Taşınması ile sütten kesilmesi otuz aydır. dipnot 3 Sonunda insan, yetişkinlik çağına ve kırk yaşına varınca der ki: "Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimet(ler)e şükretmemde ve razı olacağın iyi iş(ler) yapmamda beni başarılı kıl! Benim için de soyumda iyiliği devam ettir! dipnot 4 Ben sana döndüm. Elbette ki ben müslümanlardanım."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:83; Nisâ 4:36; En‘âm 6:151; İsrâ 17:23-24; Meryem 19:14, 32; ‘Ankebût 29:8; Lokmân 31:14.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: ‘Ankebût 29:8; Lokmân 31:14.
  3. metne dön, dipnot 3
    Yüce Allah Lokmân 31:14'te çocuğun annesini emme süresinin iki yıl olduğunu söylemektedir ki bu ifade Bakara 2:233 ile aynıdır. Bu arada Ahkâf 46:15'te hamilelik ile sütten ayrılmanın toplam süresinin 30 ay olduğu ifade edilerek çocukların iki yıl (24 ay) civarında emzirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Aradaki "altı aylık" zaman farkı ise bir çocuğun ana rahminde altı ay kaldıktan sonra en erken doğabileceği süreyi işaret etmektedir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bu cümle "Neslimi de iyi işlerde (daim) eyle!" şeklinde de tercüme edilebilir. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail'in dilinden benzer bir dua için bkz. Bakara 2:128.

Mustafa İslamoğlu

Biz insana anne babasına karşı iyi davranması talimatını ilettik: annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz ayı buldu. Nihayet tam olgunluğa erişip kırk yaşına ulaştığında "Rabbim!" der, "Bana ve ana babama sevk ettiğin nimetler için şükretmemi ve rızanı kazanacak iyi ve yararlı işler yapmamı nasip eyle; ve bana bağışladığın neslimi de iyilikte daim eyle: işte ben yüzümü Sana döndüm ve artık ben sana teslim olanlardan biriyim!"

Muhammed Esed

İmdi, insana emrettiğimiz (fiillerin en güzellerinden biri,) anne babasına karşı iyi davranmasıdır. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu; annesinin onu taşıması, onun anneye bağımlılığı otuz ayı buldu. Nihayet tam olgunluğa erişip kırk yaşına vardığında o, (dürüst ve erdemli biri olarak) "Ey Rabbim!" diye yakarır, "Bana ve anne babama lütfettiğin nimetler için ebediyyen şükretmemi ve Senin kabulüne mazhar olacak (şekilde) doğru ve yararlı şeyler yapmamı nasip et; benim soyuma (da) iyilik bağışla. Gerçek şu ki pişmanlık içinde Sana döndüm, elbette ben Sana teslim olanlardanım!"

Ahmed Hulusi

Biz insana ana-babasına güzel davranmasını vasiyet ettik. Onun anası onu zahmetle taşımış ve zorlukla doğurmuştur. Onun taşınması ve onun sütten kesilmesi otuz aydır. . . Nihayet olgunluğa ulaşınca ve kırk seneye erişince dedi ki: "Rabbim. . . Bana ve ana-babama lütfun olan nimetlere şükretmemi, razı olacağın yararlı fiiller yapmamı nasip et. Benim zürriyetime de salahı nasip et. . . Ben sana tövbe ettim ve muhakkak ki ben Müslimlerdenim!"

Ali Bulaç

Biz insana, 'anne ve babasına' iyilikle davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu. Onun (hamilelikte) taşınması ve sütten kesilmesi, otuz aydır. Nihayet güçlü (erginlik) çağına erip kırk yıl (yaşın)a ulaşınca, dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve senin razı olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et; benim için soyumda salahı ver. Gerçekten ben tevbe edip Sana yöneldim ve gerçekten ben müslümanlardanım."

Ali Özek ve heyeti

Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmem ve razı olacağın sâlih amelleri işlemem hususunda beni muvaffak kıl. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana tevbe ettim ve elbette ki ben müslümanlardanım.

Ali Rıza Safa

İnsana, annesine ve babasına iyilikten ayrılmaması öğüdünü verdik. Annesi, zorlukla onu taşıdı ve zorlukla doğurdu. Onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Sonunda, erginlik çağına erişip kırk yaşına vardığında. dipnot 433 şöyle der: "Efendim! Beni, bana ve anne-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve hoşnut olacağın erdemli edimler yapmaya yönlendir. Soyumu da erdemli olanlar arasına kat! Kuşkusuz, pişman olarak Sana yöneldim. Çünkü kuşkusuz, ben, teslim olanlar arasındayım!"

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 433
    Erginlik çağına kırk yaşında erişildiği bu ayetten anlaşılmaktadır. 12:22 ayetinde Yusuf'a ve 28:14 ayetinde Musa'ya erginlik çağlarında; 19:12 ayetinde ise Yahya'ya çocukken peygamberlik verildiği bildirilmiştir. Muhammed'e de peygamberlik görevinin kırk yaşında verildiğine ilişkin, Kur'an tarihi kitaplarındaki bilgilerde tutarlılık vardır. Kırk yaş konusu, İncil, Elçilerin İşleri 7:22,23 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Musa, Mısırlıların tüm bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde gerek eylemde güçlü biri oldu. Kırk yaşını doldurunca, Musa'nın yüreğinde öz kardeşleri İsrailoğullarının durumunu yakından görme arzusu doğdu."

Bayraktar Bayraklı

Biz insana, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi, onu sıkıntı çekerek karnında taşımış ve sıkıntı çekerek doğurmuştur. Onu taşıması ve sütten kesmesi otuz ay sürmektedir. İnsan erişkinlik çağına gelip, kırk yaşına ulaşınca şöyle dedi: "Ey Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın iyi ameller yapmamı bana nasip et! Benim soyumdan iyi insanlar yetiştir. Ben sana yöneldim ve ben sana teslim olanlardanım."

Edip Yüksel

Biz insana, ana ve babasına iyilik etmesini öğütledik. Anası onu zahmetle taşır, zahmetle doğurur. Ana karnında taşınması ile sütten kesilmesi otuz ay sürer. Nihayet olgunluk çağına erince ve kırk yaşına varınca: "Efendim, bana, anama ve babama verdiğin nimete şükretmeye ve razı olacağın yararlı işler yapmaya beni yönelt. Benim soyumu islah et. Ben tövbe edip, sana teslim olanlardanım" demelidir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu ayet, insanın gebelik döneminde ana karnında geçirdiği süre ile emzirme süresinin toplam 30 ay olduğunu bildiriyor. Bu ayet, emzirme süresini 24 ay olarak bildiren 31:14 ayetiyle birlikte değerlendirilirse, bebeğin ana karnında sadece 6 ay insan/kişi/nefs kabul edildiği anlaşılır. * Gebelik süresinin döllenmeden itibaren tam 266 gün olduğunu biliyoruz (77:23). Bu, Tanrı'nın doğadaki bir ayetidir. Altı ay, 180 gün olduğuna göre bunu 266'dan çıkarırsak, gebeliğin ilk 86 gününde ceninin insan veya "nefs" sayılmadığı anlaşılır. Nitekim insanın ana karnındaki gelişimini dört evrede açıklayan 22:5 ve 23:14 ayetleri gebeliğin ilk günlerini "nefs" yahut "insan" olarak değil de başka kelimelerle ifade eder. * Bunlar sırasıyla: (1) sperm; (2) embriyo; (3) on santim büyüklüğündeki cenin evresinde kemiklerin ve etin oluşması, ve nihayet (4) yeni bir yaratık. Yeni bir yaratığın döllenmeden 86 gün sonra yaratıldığı anlaşılıyor. Bir başka deyişle "nefs"in (bilinç/kişilik) ilk belirtileri, döllenmeden yaklaşık üç ay sonra ceninin beyninde zuhur etmektedir. Kuran'daki ayetlerle doğadaki ayetlerin birlikte değerlendirilmesinden elde edilen bu bilginin kürtaj konusuna aydınlık getirdiğini ifade etmeye gerek var mı? * Ayrıca bak: 16:58-59; 17:31; 81:8.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz insana, ana ve babasına iyilik etmesini öğütledik. Anası onu zahmetle taşır, zahmetle doğurur. Ana karnında taşınması ile sütten kesilmesi otuz ay sürer. Nihayet olgunluk çağına erince ve kırk yaşına varınca: 'Rabbim, bana, anama ve babama verdiğin nimete şükretmeğe ve razı olacağın yararlı işler yapmağa beni yönelt. Benim soyumu islah et. Ben tövbe edip, sana teslim olanlardanım,' demelidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz o insana anne babasına güzel davranmayı tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle karnında taşıdı ve zahmetle doğurdu. Onun taşınması ile sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına ulaşıp kırk yaşına girdiği zaman: "Ey Rabbim, beni öyle yönlendir ki, bana ve anama babama verdiğin nimetine şükredeyim ve hoşnut olacağın iyi bir iş yapayım. Soyumdan gelenleri de benim için iyi kimseler eyle. Çünkü ben, gerçekten tevbe ile Sana yüz tuttum ve ben gerçek müslümanlardanım." der.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem biz o insana valiydeyni hakkında ihsan tavsiye ettik, anası onu zahmetle taşıdı ve zahmetle vaz'etti, hamliyle süd kesimi de otuz ay, nihayet kemaline irdiği ve kırk yaşına girdiği zaman "yarab! dedi: beni öyle sevk et ki bana ve anama babama in'am buyurduğun ni'metine şükredeyim ve razıy olacağın salih bir amel işliyeyim, zürriyyetim hakkında da benim için ıslah nasib eyle, çünkü ben tevbe ile cidden sana yüz tuttum ve ben gerçek müslimanlardanım

Erhan Aktaş

Biz insana, anne ve babasına çok iyi davranmasını öğütledik. Annesi onu güçlükle taşıdı dipnot 1 ve onu güçlükle bıraktı. dipnot 2 Onun taşınması ve ayrılması dipnot 3 otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına ulaştığı ve kırk yaşını dipnot 4 tamamladığında: "Ey Rabb'im! Bana, anne ve babama bağışladığın nimetlerin karşılığında şükretmede ve hoşnut olacağın işler yapmada beni başarılı kıl. Ve soyuma da düzgün ve düzeltici olmayı nasip et. Kuşkusuz ben, Sana yöneldim. Ve kuşkusuz ben, Sana teslim olanlardanım." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karnında.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğurdu.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu otuz ay, hamileliğin son altı ayı ve sütten kesilme süresi (2:233; 31:14) olan yirmi dört ayın toplamıdır. İnsanın, "hayat bulma" safhası hamileliğin ilk üç ayından sonraki safhadır.
  4. metne dön, dipnot 4
    İnsanın; bedensel, mantıksal ve ruhsal olarak olgunluğa erdiği evreler farklı farklıdır. Genellikle "biyolojik olgunluk" yirmili yaşlara; akıl olgunluğu otuzlu yaşlara ve ruhsal olgunluk kırklı yaşlara denk düşmektedir. Kırkından sonra "fizik güç" ve "akıl gücüne" göre "ruhsal/duygusal güç" daha çok ön plana çıkmaktadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz insana, anne ve babasına çok iyi davranmasını öğütledik. Annesi onu güçlükle taşıdı dipnot 1 ve onu güçlükle bıraktı. dipnot 2 Onun taşınması ve ayrılması dipnot 3 otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına ulaştığı ve kırk yaşını dipnot 4 tamamladığında: "Ey Rabbim! Bana, anne ve babama bağışladığın nimetlerin karşılığında şükretmede ve hoşnut olacağın işler yapmada beni başarılı kıl. Ve soyuma da düzgün ve düzeltici olmayı nasip et. Kuşkusuz ben, Sana yöneldim. Ve kuşkusuz ben, Sana teslim olanlardanım." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karnında.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğurdu.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu otuz ay, hamileliğin son altı ayı ve sütten kesilme süresi (2:233; 31:14) olan yirmi dört ayın toplamıdır. İnsanın, "hayat bulma" safhası hamileliğin ilk üç ayından sonraki safhadır.
  4. metne dön, dipnot 4
    İnsanın; bedensel, mantıksal ve ruhsal olarak olgunluğa erdiği evreler farklı farklıdır. Genellikle "biyolojik olgunluk" yirmili yaşlara; akıl olgunluğu otuzlu yaşlara ve ruhsal olgunluk kırklı yaşlara denk düşmektedir. Kırkından sonra "fizik güç" ve "akıl gücüne" göre "ruhsal/duygusal güç" daha çok ön plana çıkmaktadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz insana, anne ve babasına çok iyi davranmasını öğütledik. Annesi onu güçlükle taşıdı dipnot 1 ve onu güçlükle bıraktı. dipnot 2 Onun taşınması ve ayrılması dipnot 3 otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına ulaştığı ve kırk yaşını* tamamladığında: "Rabbim! Bana, anne ve babama verdiğin nimetlere karşı, şükretmede ve Sen'in hoşnut olacağın iyi ve doğru işleri yapmada beni başarılı yap. Ve soyuma da düzgün ve düzeltici olmayı nasip et. Kuşkusuz ben, Sana yöneldim. Ve kuşkusuz ben, Sana teslim olanlardanım." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karnında.
  2. metne dön, dipnot 2
    Doğurdu.
  3. metne dön, dipnot 3
    Hamilelik ve sütten kesilme süresi. *İnsanın; bedensel, mantıksal ve ruhsal olarak olgunluğa erdiği evreler farklı farklıdır. Genellikle "biyolojik olgunluk" 20'li yaşlara; "akıl olgunluğu" 30'lu yaşlara ve "ruhsal olgunluk" 40'lı yaşlara tekabül etmektedir. Kırkından sonra, "fizik güç ve akıl güce" göre "ruhsal/duygusal güç" daha çok ön plana çıkmaktadır.

Gültekin Onan

Biz insana, anne ve babasına iyilikle davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu. Onun (hamilelikte) taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet güçlü (erginlik) çağına erip kırk yıl (yaşın)a ulaşınca dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve senin razı olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et; benim için soyumda salahı ver. Gerçekten ben tevbe edip sana yöneldim ve gerçekten ben müslümanlardanım."

Hasan Basri Çantay

Biz insana ana ve babasına iyilik etmesini tavsiye etdik. Anası onu zahmetle (karnında) taşıdı. Onu zahmetle de doğurdu. Onun bu taşınması ile Sütden kesilmesi (müddeti) otuz aydır. Nihayet o, yiğitlik çağına erdiği, (hele) kırk (ıncı) yıl (ın) a ulaş (ıb da tam kemaline vardığı zaman (şöyle) demişdir: "Ey Rabbim, gerek beni, gerek ana ve babamı ni'metlendirdiğine şükretmemi, Senin raazi olacağın iyi amel (ve hareket) de bulunmamı bana ilham et. Zürriyyetim hakkında da benim için salah nasıybet. Şübhesiz ben sana döndüm. Şübhesiz ben (sana) teslim olanlardanım".

İbni Kesir

Biz; insana, anne ve babasına ihsan etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet erginlik çağına ulaşınca ve kırk yaşına varınca der ki: Rabbım bana; ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve senin hoşnud olacağın salih amel işlememi ilham et. Bana verdiğin gibi soyuma da salah ver. Doğrusu ben, Sana döndüm. Ve gerçekten ben, müslümanlardanım.

Mehmet Alagaş

(7, 15, 18, 19, 20) Biz insana anne babasına güzel davranmasını vasiyet ettik, onu, annesi zorlanarak taşıdı, zorlanarak onu doğurdu, onu taşıması ve emzirmesi otuz aydır , yetişkinliğe / rüştüne ulaştığında, kırk senesine ulaştığında dedi ki , anne babamı ve beni nimetlendirdiğin nimetine şükretmeye beni sevkeyle / vezea et, razı olacağın salih amel işleye yim beni soyum içinde / zürriyetim içinde ıslah et , vazgeçerek sana döndüm ve kesinlikle teslim olanlardanım. (Bedenin olgunluk yaşı 20 li yıllar, beynin / aklın olgunluk yaşı 30 lu yıllar, kalbin / gönlün olgunluk yaşı 40 lı yıllar, teslimiyette olgunluk yaşları 50 li yıllar , imanda olgunluk yaşları 60 lı yıllar ... 63 sonrası geç olgunluk dönemleri yahut h âlâ hamlık) İşte onların amellerini güzellikle kabul edeceğiz, kötülüklerinden de cayacağız / cevaz vereceğiz, cennet halkı olacaklar, sizlere vaad edilen doğruluk vaadidir. Anne babasına uf diyen , beni, siz ikiniz, gelip geçmiş nice nesillerin tekrar çıkarılmasıyla / diriltilmesiyle tehdit mi ediyorsunuz diyen kişi için, her ikisi de (anne ve baba) Allah’ın yardımına sığınarak, (evlatlarına) yazıklar olsun sana iman et, muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır diyorlardı. O ise nedir ki bu? sadece evvelkilerin masalları diyordu. İns ve cinden geçmiş ümmetler içerisinde işte onlar üzerlerine gerçek bir söz / hakiki bir söz vardır. İşte onlar gerçekten hasara uğramışlardır. Amellerini tam olarak ödemek için , onların yaptıklarının her biri derecelendirilir ve onlara zulmedilmez. O gün kafirler ateşe arz olunurlar , dünya hayatınızda, tüm hoşluklarınızı bitirdiniz / tükettiniz , ondan faydalandınız, bugün aşağılık azapla / onur kırıcı azap ile cezalandırılacaksınız, bu azap arzda yoldan çıkmanız ve haksız yere büyükleniyor olmanız nedeniyledir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz; insana, anne ve babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu güçlük içinde taşımış ve güçlükle doğurmuştur. Onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Ta ki bülûğ çağına ulaştığı ve kırk yaşına eriştiği zaman: "Rabbim! Bana, ana-babama verdiğin nimetine şükretmemi, razı olacağın salih amelleri yapmamı bana ilham et. Benim için soyumu da ıslah et. Ben, sana tevbe ettim ve ben sana teslim olanlardanım." dedi.

Süleyman Ateş

Biz insana, ana babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Anası onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. (Ana karnında) Taşınması ile sütten kesilmesi otuz ay sürdü. Nihayet (insan) güçlü çağına erip kırk yaşına varınca: "Ya Rabbi dedi, beni, bana ve anama, babama verdiğin ni'mete şükretmeğe, razı olacağın yararlı işler yapmağa sevk eyle. Benim için zürriyetim içinde de salahı devam ettir (benden gelecek olanları da iyi insanlar yap). Ben sana yüz tuttum ve ben (sana) teslim olanlardanım."

Süleymaniye Vakfı

Biz insana, anne ve babasına iyi davranma görevi yükledik. Annesi onu zorlukla taşımış ve zorlukla doğurmuştur dipnot 1 . Onu karnında zorlukla taşıması ve sütten kesmesi otuz ay sürer dipnot 2 . Olgunluğa erişip kırk yaşına vardığında şöyle der: "Rabbim! Bana destek ver ki hem bana hem anneme-babama verdiğin nimetlere şükredeyim hem de senin razı olacağın iyi işler yapayım. Soyumdan gelenleri de benim için iyi evlatlar eyle. Ben sana yöneldim, ben sana teslim olanlardanım dipnot 3 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Burada ifade edilen 30 aylık sürenin 24 ayı, çocuğun azami süt emme süresidir (Bakara 2/233). Bunu 30 aydan çıkarınca geriye altı ay kalır. Bu süre, ceninin ana rahminde insanlık vasfını kazanmasından yani ona ruhun üflenmesinden sonraki süredir (Müminun 23/14, Secde 32/7-9). Kur'an'da kameri yıl esas alınır (Tevbe 9/36). Bir kameri yıl 354 gün olduğu için 30 ay yani iki buçuk yıl 885 gün eder. Bundan azami süt emme süresi olan iki yılı yani 708 günü çıkarırsak geriye 177 gün kalır. Çocuğun ana rahminde toplam 280 gün kaldığı kabul edildiği için 280-177=103 eder. Sonuç olarak ruhun 103. gün üflendiği ortaya çıkar. Kameri aylar bazen 29 bazen 30 gün çektiği için bu süre 3,5 aya tekabül eder.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer bir dua için bkz: Neml 27/19.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz insana, ana babasına iyi davranma görevi yükledik dipnot 1 . Anası onu zahmetle taşımış ve zahmetle doğurmuştur. Onu (bir insan olarak) dipnot 2 taşımasıyla sütten kesmesi otuz ay sürer. Ne zaman ki güçlü ve kuvvetli hale gelir ve kırk yaşına da erişirse der ki "Ey Rabbim! Fırsat ver de bana ve ana babama verdiğin nimetlere karşılık görevlerimi yerine getireyim. Razı olacağın iyi işler yapayım. Soyumdan gelenleri de benim için iyi evlatlar eyle. Ben sana döndüm, sana tam teslim olanlardanım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    وَقَضَى رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوا إِلَّا إِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا
  2. metne dön, dipnot 2
    [الإسراء : 23]
  3. metne dön, dipnot 3
    Cenin 4. ayda (15. haftanın sonunda, 105. gün sonunda) insan halini alır.

Şaban Britch

İnsana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını emrettik. Annesi onu güçlük içinde taşımış ve güçlükle doğurmuştur. Onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Ta ki bulûğ çağına ulaştığı ve kırk yaşına eriştiği zaman: Rabbim! Bana, ana babama verdiğin nimetine şükretmemi, razı olacağın salih amelleri yapmamı bana ilham et. Benim için soyumu da ıslah et. Ben, sana tevbe ettim ve ben sana teslim olanlardanım, dedi.

Şaban Piriş

İnsana, anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu güçlük içinde taşımış ve güçlükle doğurmuştur. Onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Ta ki buluğ çağına ulaştığı ve kırk yaşına eriştiği zaman: -Rabbim, bana, ana babama verdiğin nimetine şükretmemi, razı olacağın doğru işleri yapmamı bana ilham et. Benim için soyumu da ıslah et. Ben, sana tevbe ettim ve ben sana teslim olanlardanım, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz insana, anne babasına çok iyi davranmasını önerdik. Annesi onu zahmetle taşıdı, zahmetle doğurdu. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet, yiğitlik çağına gelip kırk yıla erdiğinde şöyle der: "Rabbim; beni, bana ve ebeveynime verdiğin nimete şükretmeye, hoşnut olacağın iyi bir iş yapmaya yönelt! Soyum içinde, benim için barışı gerçekleştir. Sana yöneldim ben, sana teslim olanlardanım ben!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We commended to man his parents, to commit them to his kind care and display to them a friendly and a kind disposition. With travail did his mother bear him and with travail did she bring him forth, and between bearing him, weaning and rearing him she spends thirty months of bodily and mental toil. Then when he has grown to maturity and attained the age of forty he invokes Allah, thus: " O Allah, my Creator " he prays, " create in me a clean heart and actuate me with the feeling of gratitude and gratefulness to You for the efficacious grace you conferred on me and on my parents: that I do deeds imprinted with wisdom and piety, that You create in my progeny clean hearts impressed with religious and spiritual virtues, Now I do repent of the wrong doings I might have done, and I join those who commit their causes to You. "

Abdul Haleem

We have commanded man to be good to his parents: his mother struggled to carry him and struggled to give birth to him- his bearing and weaning took a full thirty months. When he has grown to manhood and reached the age of forty he [may] say, ‘Lord, help me to be truly grateful for Your favours to me and to my parents; help me to do good work that pleases You; make my offspring good. I turn to You; I am one of those who devote themselves to You.’

Abdullah Yusuf Ali

We have enjoined on man kindness to his parents: In pain did his mother bear him, and in pain did she give him birth. The carrying of the (child) to his weaning is (a period of) thirty months. At length, when he reaches the age of full strength and attains forty years, he says, "O my Lord! Grant me that I may be grateful for Thy favour which Thou has bestowed upon me, and upon both my parents, and that I may work righteousness such as Thou mayest approve; and be gracious to me in my issue. Truly have I turned to Thee and truly do I bow (to Thee) in Islam."

Abul A'la Maududi

We have enjoined man to be kind to his parents. In pain did his mother bear him and in pain did she give birth to him. The carrying of the child to his weaning is a period of thirty months. dipnot 1 And when he is grown to full maturity and reaches the age of forty, he prays: "My Lord, dispose me that I may give thanks for the bounty that You have bestowed upon me and my parents, and dispose me that I may do righteous deeds that would please You, dipnot 2 and also make my descendants righteous. I repent to You, and I am one of those who surrender themselves to You."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This verse tells that although the children should serve both the mother and the father, the mother’s right is greater in importance on the ground that she undergoes greater hardships for the sake of the children. The same is borne out by a Hadith, which has been related with a little variation in wording in Bukhari, Muslim, Abu Daud, Tirmidhi, Ibn Majah, Musnad Ahmad, and in Adab al- Mufrad of Imam Bukhari, to the effect that a person asked the Prophet (peace be upon him): Who has got a greater right to my service? The Prophet replied (peace be upon him): Your mother. He asked: Who after her? He replied: Your mother. He asked: Who after her? He replied: Your mother. He asked: Who after her? He replied: Your father. This Hadith precisely explains this verse, for in it also allusion has been made to the triple right of the mother: (1) His mother bore him with hardship. (2) She gave him birth with hardship. (3) His bearing and his weaning took thirty months.
  2. metne dön, dipnot 2
    Another legal point also is derived from this verse and ( verse 14 of Surah Luqman) and( verse 233 of Surah Al- Baqarah), which was pointed out by Ali and Ibn Abbas in a law case and made Uthman change his decision. The story goes that during the caliphate of Uthman, a person married a woman from the Juhainah tribe, and just six months after the marriage she gave birth to a healthy and sound child. The man took the case before Uthman, who declared the woman to be an adulteress and ordered that she be stoned to death. On hearing this Ali immediately came to Uthman and asked: What sort of a decision have you given? He replied: She has given birth to a sound child six months after marriage. Is it not a clear proof of her being an adulteress? Ali did not agree, and recited the three above mentioned verses in their sequence. In Surah Al-Baqarah Allah says: The mothers shall suckle their children for two whole years, if the fathers desire the suckling to be completed. In Surah Luqman it is said: And his weaning took two years, and in Surah Al-Ahqaf: And his bearing and his weaning took thirty months. Now, if two years of suckling are taken away from 30 months, six months of bearing remain. This shows that the minimum period of pregnancy in which a sound child can be born is six months. Therefore, the woman who has given birth to a child six months after the marriage cannot be declared an adulteress. On hearing this reasoning of Ali, Uthman admitted that he had not considered that thing at all. Then he recalled the woman and changed his decision. According to another tradition, Ibn Abbas also supported the reasoning of Ali and then Uthman changed his decision. (Ibn Jarir, Ahkam al-Qur an by al-Jassas Ibn Kathir).

Aisha Bewley

We have instructed man to be good to his parents. His mother bore him with difficulty and with difficulty gave birth to him; and his bearing and weaning take thirty months. Then when he achieves his full strength and reaches forty, he says, ‘My Lord, keep me thankful for the blessing You bestowed on me and on my parents, and keep me acting rightly, pleasing You. And make my descendants righteous. I have made tawba to You and I am truly one of the Muslims.’

Al-Hilali & Khan

And We have enjoined on man to be dutiful and kind to his parents. His mother bears him with hardship. And she brings him forth with hardship, and the bearing of him, and the weaning of him is thirty months, till when he attains full strength and reaches forty years, he says: "My Lord! Grant me the power and ability that I may be grateful for Your Favour which You have bestowed upon me and upon my parents, and that I may do righteous good deeds, such as please You, and make my offspring good. Truly, I have turned to You in repentance, and truly, I am one of the Muslims (submitting to Your Will)."

Ali Quli Qarai

We have enjoined man to be kind to his parents. His mother has carried him in travail, and bore him in travail, and his gestation and weaning take thirty months. When he comes of age and reaches forty years, he says, ‘My Lord! Inspire me to give thanks for Your blessing with which You have blessed me and my parents, and that I may do righteous deeds which may please You, and invest my descendants with righteousness. Indeed I have turned to you in penitence, and I am one of the muslims.’

Amatul Rahman Omar

And We have enjoined on a human being to do good to his parents. His mother bears him with trouble and pain and brings him forth with trouble and pain. The bearing of him and his weaning (takes) thirty months, till when he attains his full maturity and reaches (the age of) forty years he says to his Lord, `My Lord! rouse me up that I may give thanks for the favours you have bestowed on me and on my parents and that I may do such righteous deeds as may please You. And (my Lord!) establish righteousness among my progeny for me. To You indeed I turn penitently and I am surely of those who submit themselves (to You).'

Arthur John Arberry

We have charged man, that he be kind to his parents; his mother bore him painfully, and painfully she gave birth to him; his bearing and his weaning are thirty months. Until, when he is fully grown, and reaches forty years, he says, 'O my Lord, dispose me that I may be thankful for Thy blessing wherewith Thou hast blessed me and my father and mother, and that I may do righteousness well-pleasing to Thee; and make me righteous also in my seed. Behold, I repent to Thee, and am among those that surrender.'

Bijan Moeinian

God hereby orders man to treat his parents with kindness. Especially the mother who went through lots of hardship in carrying the unborn baby inside her, then suffered a lot while giving birth and gave milk to the baby for some thirty months. When the child grows up and becomes mature, at the age of forty, he should say: "O Lord, direct me to appreciate the blessings that you have showered me and my parent with and enable me to engage in God pleasing deeds. May you let my children to grow up righteous too. I turn to you and I submit myself to your will."

E. Henry Palmer

We have prescribed for man kindness towards his parents. His mother bore him with trouble and brought him forth with trouble; and the bearing of him and the weaning of him is thirty months; until, when he reaches puberty, and reaches forty years, he says, 'Lord! stir me up that I may be thankful for thy favours wherewith thou hast favoured me and my parents; and that I may do right to please Thee; and make it right for me in my offspring; verily, I turn repentant unto Thee, and, verily, I am of those resigned.'

Edip-Layth

We instructed the human being to honor his parents. His mother bore him with hardship, gave birth to him in hardship, and his weaning lasts thirty months. Until he has attained his maturity, and reaches forty years, he says: "My Lord, direct me to appreciate the blessings You have bestowed upon me and upon my parents, and to do righteousness that pleases You. Let my progeny be righteous. I have repented to You; I am of those who have peacefully surrendered."

George Sale

We have commanded man to shew kindness to his parents: His mother beareth him in her womb with pain, and bringeth him forth with pain: And the space of his being carried in her womb, and of his weaning, is thirty months; until, when he attaineth his age of strength, and attaineth the age of forty years, he saith, O Lord, excite me, by thy inspiration, that I may be grateful for thy favours, wherewith thou hast favoured me and my parents; and that I may work righteousness, which may please thee: And be gracious unto me in my issue; for I am turned unto thee, and am a Moslem.

Hamid S. Aziz

And We have enjoined on man kindness (doing of good) to his parents; with trouble did his mother bear him and with trouble did she bring him forth; and the bearing of him and the weaning of him was thirty months; until when he attains his maturity and reaches forty years, he says, "My Lord! Grant me that I may give thanks for Thy favour which Thou hast bestowed on me and on my parents, and that I may work righteousness such as that which pleases Thee, and do good to me in respect of my offspring; surely I turn unto Thee, and surely I am of those who Surrender (in Islam).

Mahmoud Ghali

And We have enjoined on man to show fairest (companionship) to his parents. His mother conceived him under compulsion, and she brought him forth under compulsion, and his pregnancy (i.e., the time he is in the womb) and his weaning are thirty months. Until, when he reaches full age, and reaches forty years, he says, "Lord! Dispense (to) me that I may thank (You) for Your favor wherewith You have favored me and my parents (both), and that I may do righteousness satisfying You, and make me righteous in my offspring. Surely I repent to You, and surely I am one of the Muslims." (i.e., one who surrenders to Allah)

Marmaduke Pickthall

And We have commended unto man kindness toward parents. His mother beareth him with reluctance, and bringeth him forth with reluctance, and the bearing of him and the weaning of him is thirty months, till, when he attaineth full strength and reacheth forty years, he saith: My Lord! Arouse me that I may give thanks for the favour wherewith Thou hast favoured me and my parents, and that I may do right acceptable unto Thee. And be gracious unto me in the matter of my seed. Lo! I have turned unto Thee repentant, and lo! I am of those who surrender (unto Thee).

Mohamed Ahmed - Samira

We have enjoined on man to be good to his parents: His mother carries him in her womb with hardship, and gives birth to him in pain. Thirty months is the period of her carrying and weaning him. When he attains to manhood and the age of forty, he says: "O Lord, guide me to thank You for the favours You have bestowed on me and my parents, and to do things good as may please You, and give me a righteous off-spring. I turn to You in penitence and submit."

Muhammad Asad

NOW [among the best of the deeds which] We have enjoined upon man is goodness towards his parents. In pain did his mother bear him, and in pain did she give him birth; and her bearing him and his utter dependence on her took thirty months. and so, when he attains to full maturity and reaches forty years, he [that is righteous] prays: "O my Sustainer! Inspire me so that I may forever be grateful for those blessings of Thine with which Thou hast graced me and my parents, and that I may do what is right [in a manner] that will meet with Thy goodly acceptance; and grant me righteousness in my offspring [as well]. Verily, unto Thee have I turned in repentance: for, verily, I am of those who have surrendered themselves unto Thee!"

Mustafa Khattab

We have commanded people to honour their parents. Their mothers bore them in hardship and delivered them in hardship. Their ˹period of˺ bearing and weaning is thirty months. In time, when the child reaches their prime at the age of forty, they pray, "My Lord! Inspire me to ˹always˺ be thankful for Your favours which You blessed me and my parents with, and to do good deeds that please You. And instil righteousness in my offspring. I truly repent to You, and I truly submit ˹to Your Will˺."

Progressive Muslims

And We enjoined the human being to honour his parents. His mother bore him with hardship, gave birth to him in hardship, and his weaning lasts thirty months. Until he has attained his maturity, and reaches forty years, he says: "My Lord, direct me to appreciate the blessings You have bestowed upon me and upon my parents, and to do righteousness that pleases You. And let my progeny be righteous. I have repented to You; I am of those who have surrendered."

Rashad Khalifa

We enjoined the human being to honor his parents. His mother bore him arduously, gave birth to him arduously, and took intimate care of him for thirty months. When he reaches maturity, and reaches the age of forty, he should say, "My Lord, direct me to appreciate the blessings You have bestowed upon me and upon my parents, and to do the righteous works that please You. Let my children be righteous as well. I have repented to You; I am a submitter."

Sahih International

And We have enjoined upon man, to his parents, good treatment. His mother carried him with hardship and gave birth to him with hardship, and his gestation and weaning [period] is thirty months. [He grows] until, when he reaches maturity and reaches [the age of] forty years, he says, "My Lord, enable me to be grateful for Your favor which You have bestowed upon me and upon my parents and to work righteousness of which You will approve and make righteous for me my offspring. Indeed, I have repented to You, and indeed, I am of the Muslims."

Sam Gerrans

And We enjoined upon man: towards his parents, good conduct. His mother bore him with aversion, and brought him forth with aversion; and the bearing of him and the weaning of him is thirty months. When he has reached maturity, and reaches forty years, he says: “My Lord: direct Thou me to be grateful for Thy favour with which Thou hast favoured me and my parents, and to work righteousness pleasing to Thee; and make Thou me right in my progeny. I have turned to Thee repentant. And I am of those submitting.”

Shabbir Ahmed

Now, We have enjoined upon man goodness toward his parents. In pain did his mother bear him, and in pain did she give him birth. The carrying of the child and his total dependence on her took thirty months. And so, when he attains maturity and reaches forty years, he says, "My Lord! Enable me to be grateful for the blessings You have given me and to my parents, and that I may do works that meet Your Approval. And cause my generations to be righteous as well. Verily, unto You I turn, and truly do I submit to You." (2:233), (7:189), (31:14).

Syed Vickar Ahamed

And We have commanded that it is essential for man to be kind to his parents: In pain did his mother bear him, and in pain did she give him birth. The carrying of the (child) to get him to eat food (away from the mothers milk) is (a period of) thirty months. At length when he reaches the age of full strength and attains forty years, he says: "O my Lord! Grant me (the gratitude) that I may be thankful for Your favor which You have given to me, and upon both my parents, and that I may work rightful deeds such as those that You may approve; And be gracious to me in my offspring. Truly, I have turned to You in repentance and truly I from those (who submit to You) as muslims."

Taqi Usmani

And We have enjoined upon man to do good to his parents. His mother carried him with difficulty and delivered him with difficulty. And his carrying and his weaning is (in) thirty months, until when he attains his maturity and reaches forty years, he says, "My Lord, grant me that I offer gratitude for the favour You have bestowed upon me and upon my parents, and that I do righteous deeds that You like. And set righteousness, for my sake, in my progeny. Of course, I repent to you, and truly I am one of those who submit to You."

The Monotheist Group

And We enjoined man to do good to his parents. His mother bore him with hardship, gave birth to him in hardship, and his bearing and weaning lasts thirty months. So that, when he has reached his independence, and he has reached forty years, he says: "My Lord, direct me to appreciate the blessings You have bestowed upon me and upon my parents, and to do good work that pleases You. And let my progeny be righteous. I have repented to You; I am of those who have submitted."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahkâf suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩