Mâide suresi

Mâide suresi, 47. ayet

Mâide suresi, 47. ayet. وَلْيَحْكُمْ أَهْلُ ٱلْإِنجِيلِ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فِيهِ وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَٰسِقُونَ

velyaḥküm ehlü-l'incîli bimâ enzele-llâhü fîh. vemel lem yaḥküm bimâ enzele-llâhü feülâike hümü-lfâsiḳûn.

Diyanet İşleri

İncil ehli Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 44–50 · surenin 47. ayeti / 120

Konu Tevrat, İncil ve Kur'an ile hükmetmek Mâide 41–50 3

  1. Mâide 44

    Şüphesiz Tevrat'ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah'a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb'e adamış kimseler ile alimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat'ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu halde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir.

  2. Mâide 45

    Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için keffaret olur. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.

  3. Mâide 46

    O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı, önündeki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat'ı doğrulayan, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil'i verdik.

  4. 47

    İncil ehli Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.

  5. Mâide 48

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

  6. Mâide 49

    Aralarında, Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur'an'ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.

  7. Mâide 50

    Onlar hala cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hükmü Allah'ınkinden daha güzeldir?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. “İncil ehli, Allah’ın onda indirdiği ile hükmetsin.” Yani onların, kendi Kitaplarına gereken şekilde bağlanmaları gerekir, ondan herhangi bir şekilde uzaklaşmaları caiz olmaz. Çünkü “kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fasıkların tâ kendileridir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hristiyanlar, Allah'ın İncil'de indirdiğine iman etsinler. Onun ile hükmetsinler. Kendilerine Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- (gönderilmeden önce gelen doğrularla) hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse; işte onlar Allah'ın itaatinden çıkmış olanlardır. Hakkı terk edip batıla meyledenlerdir.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلْيَحْكُمْ velyehkum hükmetsinler kök: حكم
  2. أَهْلُ ehlu sahipleri kök: اهل
  3. ٱلْإِنجِيلِ l-incili İncil
  4. بِمَآ bima ile
  5. أَنزَلَ enzele indirdiği kök: نزل
  6. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  7. فِيهِ ۚ fihi onda
  8. وَمَن ve men ve kim
  9. لَّمْ lem
  10. يَحْكُم yehkum hükmetmezse kök: حكم
  11. بِمَآ bima ilr
  12. أَنزَلَ enzele indirdiği kök: نزل
  13. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  14. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte
  15. هُمُ humu onlar
  16. ٱلْفَـٰسِقُونَ l-fasikune fasıklardır kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı)…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla…

  • Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…

  • Ortak kavram: Hikmet

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

  • Ortak kavram: Hikmet

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İncil'e inananlar, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsin! Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar yoldan çıkanların ta kendileridir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette geçen "fasıklar" (yoldan çıkanlar), 44. ayette geçen "kâfirler" ve 45. ayetin sonunda yer alan "zalimler" ifadeleri, Yüce Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenlerin durumunu tarif etmektedir. Bu hükümleri kabul etmeyen kişiler "kâfir", inanıp uygulamayanlar "nankör" ve "zalim", Allah'ın hükümleri yerine kendi arzularına göre hükmedenler ise "fasık" olurlar. Zira ilahi bir hükmü reddetmediği sürece kişi günahkâr olsa da inançsızlıkla itham edilemez.

Mustafa İslamoğlu

İncil'e inananlar da, Allah'ın onda indirdikleriyle hükmetsinler. Zira her kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar fasıkların ta kendileridir.

Muhammed Esed

O halde İncile uyanlar, Allahın onunla vahyettikleri doğrultusunda hüküm versinler: Kim Allahın indirdiği ile hükmetmezse işte onlardır gerçek fasıklar!

Ahmed Hulusi

İncil'e uyanlar, Allah'ın inzal ettiği İncil'deki hükümlerle hükmetsin. . . Kim Allah'ın inzal ettiği ile (hükümlerle) hükmetmez ise, işte onlar fasıkların ta kendileridir!

Ali Bulaç

İncil sahipleri Allah'ın onda indirdikleriyle hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, fasık olanlardır.

Ali Özek ve heyeti

İncil'e inananlar, Allah'ın onda indirdiği (hükümler) ile hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fâsıklardır.

Ali Rıza Safa

İncil'e bağlı olanlar, Allah'ın, Onda indirdikleri ile yargı versinler. Sonuç olarak, Allah'ın indirdiği ile kim yargı vermezse; yoldan çıkanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

İncil inanırları, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler fasıkların ta kendileridir.

Edip Yüksel

İncil halkı ALLAH'ın onda indirdiğiyle hüküm versin. Kim ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermezse işte onlar yoldan çıkanlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İncil halkı ALLAH'ın onda indirdiğiyle hüküm versin. Kim ALLAH'ın indirdiği ile hüküm vermezse işte onlar yoldan çıkanlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İncil'e inananlar da Allah'ın onun içinde indirdiği ile hükmetsin. Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, onlar dinden çıkmış günahkarlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ehli İncil de onun içinde Allahın indirdiğiyle hukm etsin ve kim Allahın indirdiğile hukmetmezse hep onlar -dinden çıkmış- fasıklardır

Erhan Aktaş

İncil Ehli, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Ve kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar Fasıklardır. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İncil ehli, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Ve kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fasıklardır. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnanç olarak inanan, amal olarak Kafir olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İncil ehli, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Ve kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fasıklardır. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Günaha sapan. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan.

Gültekin Onan

İncil ehli de Tanrı'nın onda indirdikleriyle hükmetsinler. Kim Tanrı'nın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fasıktır.

Hasan Basri Çantay

(Ve dedik ki:) "İncil saahibleri Allahın, onun içinde indirdiği (hükümler) le hükmetsin. Kim Allahın indirdiği (ahkam) ile hükmetmezse onlar faasıkların ta kendileridir".

İbni Kesir

İncil ehli, Allah'ın onda indirdikleri ile hükmetsinler. Kim de Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse; işte onlar, fasıkların kendileridir.

Mehmet Alagaş

(44-47) HÜKMETMEYENLER KAFİRDİR, ZALİMDİR, FASIKTIR) Muhakkak ki biz Tevrat’ı indirdik, içinde rehberlik var ve nur var, teslim olmuş nebiler, yahudiler, ruhbanlar / rabbaniyyunlar ve alimler Allah’ın kitabını korumaları görevleri nedeniyle onunla karar verirlerdi, bu duruma da şahittiler, insanlardan çekinm eyin, benden çekinin, ayetlerimi az bir dünyalığın müşterisi olarak satmayın, her kim Allah’ın indirdikleri ile karar vermezse / hükmetmezse, işte onlar kafirlerin ta kendisidir. Onda / Tevrat’ta şöyle yazdık, her bir kişi karşılığında bir kişi, gözün karşılığı göz, burunun karşılığı burun, kulağın karşılığı kulak, dişin karşılığı di ş, yaraların kısası yara, her kim buna bağlı kalırsa / sadık kalırsa, o yaptığı onun için kefarettir (Günahını örtbas ettirir) her kim Allah’ın indirdikleri ile karar vermezse / hükmetmezse, işte onlar zalimlerin ta kendisidir. Meryem oğlu İsa’yı onların izleri / eserleri üzere artlarından , ellerindeki Tevrat’a bağlı / tasdik edici olarak gönderdik, O’na incili verdik, içinde rehberlik var ve nur var, Tevrat’tan ellerinde olana bağlılık gösterir / tastik eder, rehberdir, sakınanlar için bir öğüttür / vaazdır. İncil halkı Allah’ın onda indirdikleri ile hüküm versin, her kim Allah’ın indirdikleri ile karar vermezse / hükmetmezse, işte onlar yoldan çıkmışların / fasıkların ta kendisidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İncil ehli, Allah’ın onda indirdikleri ile hükmetsinler. Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar fasıklardır.

Süleyman Ateş

İncil sahipleri, Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsinler. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar, yoldan çıkmışlardır.

Süleymaniye Vakfı

İncil'de uzman olanlar, Allah'ın o kitapta indirdiği ile hüküm versinler. Her kim Allah'ın indirdiği ile hüküm vermezse fasık /yoldan çıkmış dipnot 1 olanlar işte onlardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Fasık: Allah'ın indirdiğine güvenmeyip onunla hükmetmeyerek, yoldan çıkan kişidir

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İncil'i bilenler, Allah'ın o kitapta indirdiği ile hüküm versinler. Kim Allah'ın indirdiğine göre hükmetmezse onlar yolda çıkmış (fasık) dipnot 1 kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Fasık: Allah'ın indirdiğine güvenmeyip onunla hükmetmeyerek, yoldan çıkanlar

Şaban Britch

İncil ehli, Allah’ın onda indirdikleri ile hükmetsinler, Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar fasıklardır.

Şaban Piriş

İncil ehli, Allah'ın onda indirdikleri ile hükmetsinler, Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar fasıklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İncil bağlıları Allah'ın onda indirdiğiyle hükmetsinler. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler sapıkların ta kendileridir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Just as it was mandatory that the Jews would use AL-Tawrah as the standard of judgement, so would the Christians; they were commanded to use AL-Injil as the canon law by which to judge matters. He who does not use the standard of judgement as revealed by Allah, shall be wrongful of actions, and such persons are the wicked.

Abdul Haleem

So let the followers of the Gospel judge according to what God has sent down in it. Those who do not judge according to what God has revealed are lawbreakers.

Abdullah Yusuf Ali

Let the people of the Gospel judge by what Allah hath revealed therein. If any do fail to judge by (the light of) what Allah hath revealed, they are (no better than) those who rebel.

Abul A'la Maududi

Let the followers of the Gospel judge by what Allah has revealed therein, and those who do not judge by what Allah has revealed are the transgressors. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here three judgements are issued against those who do not judge in accordance with the Law revealed by God. The first is that they are kafir (unbelievers); the second, that they are zalim (wrong-doers); and the third, that they are fasiq (transgressors). This clearly means that one who, in disregard of God's commandments and of the Laws revealed by Him, pronounces judgements according to man-made laws (whether made by himself or by others) is guilty of three major offences. First, his act amounts to rejecting the commandment of God, and this rejection is equivalent to kufr (infidelity, unbelief). Second, his act is contrary to justice, for only the laws made by God are in complete accord with the dictates of justice. Any judgement in contravention of God's injunctions amounts, therefore, to committing injustice (zulm). Third, when he enforces either his own or anyone else's law in disregard of the Laws of his Lord he steps out of the fold of subjection and obedience, and this constitutes fisq (transgression). Kufr, zulm and fisq are essential elements in deviation from God's commandments. One finds them wherever there is deviation from the commandment of God. There is variation in the degree of deviation and hence in the degree of these three offences. Whoever passes judgement on something in opposition to an injunction of God, believing that injunction to be false, and holds either his own or anyone else's judgement to be sound, is an unbeliever (kafir), wrong-doer (zalim) and transgressor (fasiq). A man who is convinced that the injunctions of God are right but makes judgements contrary to them in practice is not an unbeliever in the sense that he ceases to remain a member of the Islamic community, but he is guilty of adulterating his faith by blending it with kufr, zulm and fisq. In the same manner, those who deviate from the injunctions of God in all matters are unbelievers, wrong-doers and transgressors. For those who are obedient in some respects and disobedient in others, the blending of faith and submission to God with the opposite attributes of unbelief, wrong-doing and transgression in their lives will be exactly in proportion to the mixture of their obedience to and their deviation from God's commands. Some commentators have attempted to restrict the application of these verses to the People of the Book alone. The verses, however, hardly lend themselves to such a restrictive interpretation. The best answer to such a restrictive interpretation has been given by the Companion Hudhayfah. When someone told him that these verses related merely to the Israelites, meaning that the unbelievers, wrong-doers and transgressors were only the Jews who passed judgement contrary to the injunctions revealed by God, Hudhayfah remarked: 'What good brothers these Israelites are to you! Whatever is bitter goes to them; whatever is sweet comes to you. Nay, by God, you will follow their way, your steps following theirs.'

Aisha Bewley

The people of the Gospel should judge by what Allah sent down in it. Those who do not judge by what Allah has sent down, such people are deviators.

Al-Hilali & Khan

Let the people of the Injeel (Gospel) judge by what Allâh has revealed therein. And whosoever does not judge by what Allâh has revealed (then) such (people) are the Fâsiqûn [the rebellious i.e. disobedient (of a lesser degree)] to Allâh.

Ali Quli Qarai

Let the people of the Evangel judge by what Allah has sent down in it. Those who do not judge by what Allah has sent down —it is they who are the transgressors.

Amatul Rahman Omar

And let the followers of the Evangel judge according to what Allâh has revealed therein. And indeed those who do not judge according to what Allâh has revealed it is these who are the real disobedient.

Arthur John Arberry

So let the People of the Gospel judge according to what God has sent down therein. Whosoever judges not according to what God has sent down -- they are the ungodly.

Bijan Moeinian

Then I ordered to those who believed in the Gospel to use its laws in their judgments. Those who disobey [and use their own "civilized" laws] are indeed [disbelievers, unjust and] corrupt.

E. Henry Palmer

Then let the people of the gospel judge by that which is revealed therein, for whoso will not judge by what God has revealed, these be the evildoers.

Edip-Layth

Let the people of the Injeel judge with what God has sent down in it. Whoever does not judge by what God has sent down, then these are the vile ones.

George Sale

That they who have received the gospel might judge according to what God hath revealed therein: And whoso judgeth not according to what God hath revealed, they are transgressors.

Hamid S. Aziz

Then let the people of the gospel judge by that which is revealed therein, for whoever will not judge by what Allah has revealed, these are the evil doers.

Mahmoud Ghali

And let the Population (Or: the Family) of the Injil (The Book revealed to Isa "Jesus", of which the extant Gospel is a corruption) judge according to what Allah has sent down therein. And whoever does not judge according to what Allah has sent down, then those are they (who are) the immoral.

Marmaduke Pickthall

Let the People of the Gospel judge by that which Allah hath revealed therein. Whoso judgeth not by that which Allah hath revealed: such are evil-livers.

Mohamed Ahmed - Samira

Let the people of the Gospel judge by what has been revealed in it by God. And those who do not judge in accordance with what God has revealed are transgressors.

Muhammad Asad

Let, then, the followers of the Gospel judge in accordance with what God has revealed therein: for they who do not judge in the light of what God has bestowed from on high-it is they, they who are truly iniquitous!

Mustafa Khattab

So let the people of the Gospel judge by what Allah has revealed in it. And those who do not judge by what Allah has revealed are ˹truly˺ the rebellious.

Progressive Muslims

And let the people of the Injeel judge with what God has sent down in it. And whoever does not judge by what God has sent down, then these are the vile ones.

Rashad Khalifa

The people of the Gospel shall rule in accordance with GOD's revelations therein. Those who do not rule in accordance with GOD's revelations are the wicked.

Sahih International

And let the People of the Gospel judge by what Allah has revealed therein. And whoever does not judge by what Allah has revealed - then it is those who are the defiantly disobedient.

Sam Gerrans

And let the people of the Gospel judge by what God sent down therein; and whoso judges not by what God has sent down: it is they who are the perfidious.

Shabbir Ahmed

Let the People of the Gospel judge by what Allah has revealed therein. Those who fail to judge according to Allah's Revelation are drifters from the Right Path.

Syed Vickar Ahamed

Let the people of Bible (Gospel), the Christians judge by what Allah has made clear in there. If any do fail to judge by (the light of) what Allah has made clear, they are (no better than) those who rebel.

Taqi Usmani

And the people of the Injīl must judge according to what Allah has sent down therein. Those who do not judge according to what Allah has sent down, they are the sinners.

The Monotheist Group

And let the people of the Gospel judge with what God has sent down in it. And whoever does not judge with what God has sent down, then these are the wicked.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩