Ankebût suresi

Ankebût suresi, 34. ayet

Ankebût suresi, 34. ayet. إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَىٰٓ أَهْلِ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

innâ münzilûne `alâ ehli hâẕihi-lḳaryeti riczem mine-ssemâi bimâ kânû yefsüḳûn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 31–37 · surenin 34. ayeti / 69
  1. Ankebût 31

    Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.

  2. Ankebût 32

    İbrahim, "Ama orada Lut var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helak edilenlerden olacaktır."

  3. Ankebût 33

    Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helak edilenlerden olacaktır."

  4. 34

    Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

  5. Ankebût 35

    Andolsun biz, aklını kullanacak bir kavm için o memleketten ibret alınacak apaçık bir delil bıraktık.

  6. Ankebût 36

    Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şu'ayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.

  7. Ankebût 37

    Kavmi, onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o malum sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 30–35. ayetler için yazılmıştır.

31. Lût kavmini helâk etmek üzere gönderilen melekler, önce İbrahim aleyhisselam’a uğradılar ve ona İshak’ın doğacağı müjdesini verdiler. İshak’tan sonra da (onun oğlu olan) Yakub’un doğacağını müjdelediler. Daha sonra İbrahim aleyhisselam onlara nereye gitmek istediklerini sorunca Lût kavmini helâk etmek üzere gönderildiklerini bildirdiler. İbrahim aleyhisselam da onlarla tartışmaya koyuldu:

32. İbrahim aleyhisselam onlara: “Ama orada Lût da var” deyince onlar da kendisine: “Biz orada olanları pek iyi biliyoruz. Biz onu ve aile halkını elbette kurtaracağız. Ancak karısı hariç; o, geride kalacaklardandır” dediler.” Sonra da Lût aleyhisselam’ın yanına gittiler:

33-34. Lût aleyhisselam meleklerin gelişinden tedirgin olmuş ve üzülmüştü. Onları tanımadığı için tasalanmış ve içi daralmıştı. Zira bu gelenleri yoldan geçen misâfirlerden zannetmişti. O bakımdan kavminin bunlara kötülük yapacağından korkmuştu. Melekler de ona: “Korkma ve üzülme” diyerek kendilerinin Allah’ın elçileri olduklarını bildirdiler. “Çünkü biz, seni ve aile halkını kurtaracağız. Ancak karın hariç; o, geride kalacaklardandır. Biz, bu şehir halkı üzerine fâsıklıkları sebebiyle gökten feci bir azap indireceğiz.” diyerek geceleyin aile halkı ile birlikte yola çıkıp gitmesini emrettiler.

Sabah olunca Allah, diyarlarını ters çevirip başlarının üzerine yıktı ve ülkelerinin altını üstüne getirdi. Onlara pişmiş çamurdan ardı arkasına taş yağdırdı ve nihâyet bu taş yağmuru onların hepsini helak etti. Böylelikle onlar, sohbet konularından bir konu ve ibretlerden bir ibret oluverdiler.

35. Yani Lût kavminin diyarından, kalpleri ile ibretleri düşünecek ve onlardan gereği gibi faydalanacak bir topluluk için apaçık deliller/aşikar kalıntılar bırakmış bulunuyoruz. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Siz onların (yurtlarından) sabahleyin de geçip gidiyorsunuz, geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?” (es-Saffat, 37/137-138)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz, bu kentin ahlaksızlık yapan ahalisinin üzerine gökyüzünden azap indireceğiz. O azap, sert çamurdan oluşan taşlardır. İşledikleri çirkin hayasızlıktan ötürü Allah’a itaat etmekten ayrılmışlar ve bu cezayı hak etmişlerdir. Onların işlediği bu hayasızlık, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşmalarıdır.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna şüphesiz biz
  2. مُنزِلُونَ munzilune indireceğiz kök: نزل
  3. عَلَىٰٓ ala üstüne
  4. أَهْلِ ehli halkının kök: اهل
  5. هَـٰذِهِ hazihi şu
  6. ٱلْقَرْيَةِ l-karyeti ülke kök: قري
  7. رِجْزًۭا riczen bir azab kök: رجز
  8. مِّنَ mine -ten
  9. ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- kök: سمو
  10. بِمَا bima sebebiyle
  11. كَانُوا۟ kanu olmaları kök: كون
  12. يَفْسُقُونَ yefsukune fasıklık yapıyor(lar) kök: فسق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رجز (10 geçiş) · Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: قري (57 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    (Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: قري (57 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler.…

  • Aynı kök: فسق (54 geçiş) · Aynı kök: قري (57 geçiş) · Ortak kavram: Fısk

    Biz, Lut'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قري (57 geçiş)

    Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قري (57 geçiş)

    Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek oldu: "Lut'un ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü onlar temiz kalmak isteyen insanlarmış(!)"

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Size ne oluyor da, Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz yoldan çıkmalarına karşılık bu şehir halkının üzerine, gökten bir azap indireceğiz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette yoldan çıkmak "sebep", helak "sonuç"tur.

Mustafa İslamoğlu

İşte bu yüzden biz şu bölge halkına, işleye geldikleri fısku fücur yüzünden gökten yakıcı bir bela indireceğiz."

Muhammed Esed

Bu yörenin halkına, işledikleri bütün kötülüklerin karşılığı olarak gökten mutlaka bir bela indireceğiz!" dediler.

Ahmed Hulusi

"Muhakkak ki biz şu bölge halkına, bozuk inançları dolayısıyla semadan bir azap inzal edeceğiz. "

Ali Bulaç

"Şüphesiz biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz."

Ali Özek ve heyeti

«Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz.»

Ali Rıza Safa

"Aslında, yoldan çıktıkları için, bu kentin halkına gökten bir yıkım indireceğiz!"

Bayraktar Bayraklı

Biz bu ülke halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık, gökten bir azap indireceğiz.

Edip Yüksel

"Yoldan çıktıkları için, biz bu kentin üzerine gökten bir felaket indireceğiz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Yoldan çıktıkları için, biz bu kentin üzerine gökten bir felaket indireceğiz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberin olsun, biz bu memleket halkının yapmakta oldukları çirkince günahları yüzünden üzerlerine gökten korkunç bir azap indireceğiz." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberin olsun bu karye ehalisinin yapageldikleri fiskları yüzünden üzerlerine semadan bir feci azab indireceğiz

Erhan Aktaş

Biz, bu belde halkının üzerine, yoldan çıkmaları nedeniyle gökten bir azap indireceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, bu belde halkının üzerine, yoldan çıkmaları nedeniyle gökten bir azap indireceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, bu belde halkının üzerine, yoldan çıkmaları nedeniyle gökten bir azap indireceğiz.

Gültekin Onan

"Şüphesiz biz f(a)sık(lık yapma)larından dolayı bu ülke ehlinin üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz."

Hasan Basri Çantay

"Muhakkak bu memleket ahalisinin üstüne, yapmakda oldukları faasıklık yüzünden, gökden (feci) bir azab indireceğiz".

İbni Kesir

Bu kasaba halkına da fasıklık yapar olduklarından dolayı gökten azab indireceğiz.

Mehmet Alagaş

(31-35) İbrahim’e elçilerimiz müjde ile geldiklerinde işte bu memleketi de kesinlikle helak edeceğiz , oranın halkı kesinlikle zalimdiler dediler, O da o rada Lut var dedi , orada kim olduğunu biz biliyoruz. O ’nu ve yakın çevresini eşi hariç kurtaracağız, O geride kalanlardan / dökülenlerden olacak dediler, Lut’a elçilerimiz geldiği vakit onlardan dolayı yüzü fenalaştı, o nlardan sebep göğsü darlandı , korkma, üzülme, seni ve karın hariç yakın çevreni kurtaracağız , O geri de kalanlardan olacak, bu memleketin halkına yaptıkları bozgunculuk nedeniyle semadan kirli bir azap indireceğiz dediler, kesin olan şu ki onları akleden bir kavim için açık bir gösterge / açık bir ayet olarak bıraktık / terk ettik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

Süleyman Ateş

"Biz yoldan çıkan şu ülke halkının üstüne gökten bir azab indireceğiz."

Süleymaniye Vakfı

Yoldan çıkmalarına karşılık biz, bu şehrin halkı üzerine gökten bir afet indireceğiz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Yoldan çıkmalarına karşılık biz, bu şehrin halkı üzerine bir pislik indireceğiz."

Şaban Britch

Biz, bu belde halkına, yoldan saptıkları için gökten bir azap indirecek olanlarız.

Şaban Piriş

Biz, bu belde halkına, yoldan saptıkları için gökten bir azap indirecek olanlarız.

Yaşar Nuri Öztürk

"Şu kent halkı üstüne, yaptıkları fenalıklardan ötürü gökten bir felaket indireceğiz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"We are bringing down from heaven, "they said, "upon the inhabitants of this town a torturing punishment with a forcible impact in requital of their wickedness and the evil way they conduct themselves in life. "

Abdul Haleem

and we shall send a punishment from heaven down on the people of this town because they violate [God’s order].’

Abdullah Yusuf Ali

"For we are going to bring down on the people of this township a Punishment from heaven, because they have been wickedly rebellious."

Abul A'la Maududi

We shall bring down upon the people of this city a scourge from the heaven because of their evildoing."

Aisha Bewley

We will bring down on the inhabitants of this city a devastating punishment from heaven because of their deviance. ’

Al-Hilali & Khan

"Verily, we are about to bring down on the people of this town a great torment from the sky, because they have been rebellious (against Allâh’s Command)."

Ali Quli Qarai

We are indeed going to bring down upon the people of this town a punishment from the sky because of the transgressions they used to commit. ’

Amatul Rahman Omar

`(As for) the inhabitants of this township; We are going to bring down upon them an unavoidable calamity, for they have been behaving disobediently. "'

Arthur John Arberry

We shall send down upon the people of this city wrath out of heaven for their ungodliness. '

Bijan Moeinian

"We are in charge of pouring disaster upon these wicked people from the sky in account of their evil deeds. "

E. Henry Palmer

Verily, we are about to send down upon the people of this city a horror from heaven, for that they have sinned;

Edip-Layth

"We will send down upon the people of this town an affliction from the sky, as a consequence of their wickedness."

George Sale

We will surely bring down upon the inhabitants of this city vengeance from heaven, for that they have been wicked doers:

Hamid S. Aziz

And when Our messengers came to Lot, he was troubled on account of them, and felt powerless to protect them. But they said, "Fear not, neither grieve; we are about to save you and your people, except your wife, who is of those who lag behind.

Mahmoud Ghali

Surely we will send down upon the population of this town a chastisement from the heaven for that they have been acting immorally. "

Marmaduke Pickthall

Lo! We are about to bring down upon the folk of this township a fury from the sky because they are evil-livers.

Mohamed Ahmed - Samira

We have to bring a scourge from the heavens on the people of this city as they are depraved. "

Muhammad Asad

Verily, we shall bring down upon the people of this land a horror from heaven in requital of all their iniquitous doings!"

Mustafa Khattab

We are certainly bringing down a punishment from heaven upon the people of this city for their rebelliousness."

Progressive Muslims

"We will send down upon the people of this town an affliction from the sky, as a consequence of their wickedness. "

Rashad Khalifa

"We will pour upon the people of this town a disaster from the sky, as a consequence of their wickedness."

Sahih International

Indeed, we will bring down on the people of this city punishment from the sky because they have been defiantly disobedient. "

Sam Gerrans

“We will send upon the people of this city a scourge from the sky because they were perfidious.”

Shabbir Ahmed

Verily, we are about to herald the heavenly Requital upon the people of this town because of their drifting away from Divine Values. "

Syed Vickar Ahamed

"Verily, now we are going to bring upon the people of this township, a punishment from heaven, for their wickedness and rebellion. "

Taqi Usmani

We are going to bring down on the people of this town a punishment from the sky, because they used to act sinfully."

The Monotheist Group

"We will send down upon the people of this town an affliction from the heaven for what wickedness they were in."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 34. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 34. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 34. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩