Müddessir suresi

Müddessir suresi, 18. ayet

Müddessir suresi, 18. ayet. إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ

innehû fekkera veḳaddera.

Diyanet İşleri

Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müddessir 15–21 · surenin 18. ayeti / 56

Konu Yalnız yarattığım kişi ve Sekar Müddessir 11–30 3

  1. Müddessir 15

    Sonra da o hırsla daha da artırmamı umar.

  2. Müddessir 16

    Hayır, umduğu gibi olmayacak. Çünkü o, bizim ayetlerimize karşı inatçıdır.

  3. Müddessir 17

    Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.

  4. 18

    Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.

  5. Müddessir 19

    Kahrolası nasıl da ölçtü biçti!

  6. Müddessir 20

    Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!

  7. Müddessir 21

    Sonra (Kur'an hakkında) derin derin düşündü.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–30. ayetler için yazılmıştır.

Bu âyet-i kerimeler, hakka karşı inatla duran, Allah’a ve Rasûlüne savaş açan, onlara karşı duran el-Velîd b. el-Muğîre hakkında inmiştir. Yüce Allah onu başka hiçbir kimseyi yermediği bir şekilde yermiştir. İşte hakka karşı inatlaşan, hakka karşı mücadele veren kimsenin cezası budur. Bu dünya hayatında rezil olur. Âhiretteki azap ise daha bir rezil edicidir elbette. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

11. “Sen Bana bırak o tek başına yarattığım.” Malsız, ailesiz ve başka hiçbir şeye sahip olmaksızın yalnız başına yarattığım ve halen kendisine lütufta bulunup pek çok şeyler verdiğim;

12-13. “Kendisine bolca” pek çok “mal verdiğim ve” yanı başında “hazır duran oğullar” sürekli yanında bulunan, kendileri ile faydalanıp ihtiyaçlarını gördüğü, kendileri ile güç kazandığı erkek çocuklar verdiğim;

14. “Her türlü imkanı önüne serdiğim” ona dünyevî imkânlar ve bu imkânları elde etme yollarını bağışladı; öyle ki o ihtiyaçlarını kolaylıkla görebilmekte, arzuladığı ve istediği her şeyi elde etmektedir.

15. Bunca nimetler ve ihsanlarımla birlikte “bir de kalkmış (nimetleri) daha da artırmamı bekliyor.” Yani dünyada nimetlere nail olduğu gibi âhiret nimetlerine de nail olmayı ümit ediyor.

16. “Asla!” Durum onun istediği gibi olmayacaktır. Aksine onun istediğinin ve arzu ettiğinin tersine olacaktır. Bunun böyle olmasının sebebi ise şudur:

17. “Çünkü o, âyetlerimize karşı çok inatçıdır.” Âyetlerimizi anladığı halde onları inkâr etmiş, âyetlerimiz onu hakka çağırdığı halde onlara itaat etmemiştir. Hatta yüz çevirmekle de yetinmeyerek bunlarla savaşmaya koyulmuş, âyetlerimi iptal etmeye çalışmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah onun hakkında şöyle buyurmaktadır:

18-20. “Çünkü o” kendi kendine “düşündü” Kur’ân-ı Kerîm’i kendisi ile çürüteceği söz söylemek maksadı ile hakkında düşündüğü hususları “ölçtü biçti. Kahrolası! Ne biçim ölçtü biçti? Yine kahrolası! Ne biçim ölçü biçti?” Çünkü o, kendisi ile asla boy ölçüşemeyeceği bir işe kalkışmıştı. Kendisinin ve benzerlerinin asla ulaşamayacağı bir yokuşa tırmanmaya çalışmıştı.

21-22. “Sonra” ne söyleyeceğine “baktı, sonra suratını astı, kaşlarını çattı.” Yüzünde ve dış görünüşünde haktan nefret ettiği ve hakka karşı kin duyduğu belirgin hale geldi.

23. “Sonra yüz çevirip” geri döndü “Büyüklük tasladı.” Bu ise onun düşünme çabasının fiilî ve sözlü olarak ortaya koyduklarının bir sonucudur.

24-25. “Nihayet dedi ki: “Bu (eskilerden) nakledilen bir sihirden ibarettir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil!” Yani bu, Allah’ın kelâmı değildir, insan sözüdür. Aynı şekilde bu, iyi ve hayırlı insanların da sözü değildir. Aksine onların kötülerinin, günahkârlarının, her türlü yalancı ve sihirbazın bir sözüdür.

Kahrolasıca! Haktan ne kadar da uzak! Hüsran ve helâke ne kadar müstehak! En yüce ve en büyük söz olan, pek yüce ve azametli Rabbin sözünü yaratılmış, muhtaç ve her bakımdan aciz varlıkların sözüne benzediği nasıl düşünülebilir yahut bunu bir kimse nasıl tasavvur edebilir? Bu yalancı ve inatçı kişi, Yüce Allah’ın kelâmını bu şekilde nitelendirme cesaretini kendinde nasıl bulabilir?

Böylesinin çetin azaptan başka bir şeyi hak etmesi söz konusu değildir. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

26-28. “Ben onu Sekar’a sokacağım. Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, yakıp bitirmedik bir şey bırakmaz, ama yakmaktan da vazgeçmez.” Azaba uğratılan kimseye vermedik zorluk, sıkıntı ve acı bırakmaz.

29. “Derileri yakıp kavurur.” Onları kavurur, azabının içine alıp yakar. Aşırı sıcak ve aşırı soğuğu ile onlarda rahat namına bir şey bırakmaz.

30. “Başında da on dokuz” bekçi melek “vardır.” Bunlar, “(O ateşin) başında çok sert ve çok güçlü melekler vardır ki onlar, Allah'ın kendilerine verdiği emirlerde O’na isyan etmezler. Ne emredilirse onu yaparlar.” (et-Tahrim, 66/6)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O nimetler ile nimetlendirdiğim bu kâfir, onu (Kur'an'ı) geçersiz kılmak için Kur’an hakkında söylediği sözü düşündü, sonra da bunu kendince takdir etti.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّهُۥ innehu zira o
  2. فَكَّرَ fekkera düşündü kök: فكر
  3. وَقَدَّرَ ve kaddera ölçtü biçti kök: قدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş)

    Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından…

  • Aynı kök: فكر (18 geçiş)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

65 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki o, düşündü ve ölçüp biçti.

Mustafa İslamoğlu

Çünkü o (vahiy hakkında) sığ ve yanlış düşündü, ölçüp biçti;

Muhammed Esed

Bakınız, (mesajlarımız hakikati inkara şartlanmış olan birine aktarıldığında, onları nasıl çürüteceğini) düşünür ve (onu) hesaplar,

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki o düşündü ve takdir etti!

Ali Bulaç

Çünkü o, düşündü ve bir ölçü tesbit etti.

Ali Özek ve heyeti

Zira o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.

Ali Rıza Safa

Aslında, düşündü; ölçtü biçti.

Bayraktar Bayraklı

- Zira o, düşündü ve ölçtü biçti. Geberesice, nasıl ölçtü biçti! Lanet olası nasıl ölçtü biçti!

Edip Yüksel

Nitekim o düşündü; ölçtü biçti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Nitekim o düşündü; ölçtü biçti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü o bir düşündü, ölçtü biçti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü o bir düşündü, ölçtü biçti

Erhan Aktaş

Düşündü ve karar verdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Düşündü ve karar verdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Düşündü ve karar verdi.

Gültekin Onan

Çünkü o, düşündü (fekkere) ve bir ölçü tesbit etti.

Hasan Basri Çantay

Çünkü o (Kur'an hakkında ne diyeceğini) uzun uzadıya düşündü, (kendine göre guya bir) ölçü koydu.

İbni Kesir

Doğrusu o, düşündü ve ölçüp biçti.

Mehmet Alagaş

(8-26) Sura üfürüldüğünde, işte bugün, zorluk günüdür, kafirlere kolay değildir. Bana bırak, tek olarak yarattığım kişiyi, uzun uzadıya ona mal yaptığımı, şahit olunan çocuklar /oğullar, döşedikçe döşenmiş /genişlik verdiğim kişiyi, sonra, daha da artırmamı umar, Yoo, h ayır, hayır, mutlaka o ayetlerimize karşı inatlaşırdı. Onu sarp yola / yokuş yola sardıracağım . Mutlaka o ölçüp biçti ve ayarladı / takdir etti. Geberesice / katledilesice nasıl bir takdir etmekse, sonra, geberesice nasıl bir takdir etmekse. Sonra baktı sonra kaş çattı/yüzünü asıklaştırdı ekşitti / buruşturdu. Sonra dübürünü / ardını döndü ve büyüklendi / kibirlendi. Kesinlikle bu devamlı nakledilen / geçmişten kalan bir sihirdir. Bu ancak bir beşer /derili sözüdür dedi. Onu sekara (deri kavurana) sokacağım / yaslayacağım.

Rowwad Tercüme Merkezi

Çünkü o; düşündü, ölçtü, biçti.

Süleyman Ateş

Zira o düşündü, ölçtü, biçti.

Süleymaniye Vakfı

Çünkü o (Kur'an hakkında ne diyeceğini) düşündü taşındı, ölçtü biçti.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O düşündü, ölçtü biçti.

Şaban Britch

Çünkü o düşündü, ölçtü ve biçti.

Şaban Piriş

Çünkü o düşündü ve karar verdi..

Yaşar Nuri Öztürk

Derin derin düşündü o; ölçtü biçti.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He pondered and he planned.

Abdul Haleem

He planned and plotted––

Abdullah Yusuf Ali

For he thought and he plotted;-

Abul A'la Maududi

He reflected and then hatched a scheme.

Aisha Bewley

He reflected and considered.

Al-Hilali & Khan

Verily, he thought and plotted.

Ali Quli Qarai

Indeed he reflected and decided.

Amatul Rahman Omar

Lo! he pondered and planned,

Arthur John Arberry

Lo! He reflected, and determined --

Bijan Moeinian

He is the same person who listened to My revelations and then came up with a plan to make fun of it.

E. Henry Palmer

Then he reflected and planned!

Edip-Layth

He thought and he analyzed.

George Sale

For he hath devised and prepared contumelious expressions to ridicule the Koran.

Hamid S. Aziz

Surely he reflected and then plotted,

Mahmoud Ghali

Surely he did think and he determined!

Marmaduke Pickthall

For lo! he did consider; then he planned -

Mohamed Ahmed - Samira

For he had thought and calculated.

Muhammad Asad

Behold, [when Our messages are conveyed to one who is bent on denying the truth,] he reflects and meditates [as to how to disprove them] –

Mustafa Khattab

for he contemplated and determined ˹a degrading label for the Quran˺.

Progressive Muslims

He thought and he analyzed.

Rashad Khalifa

For he reflected, then decided.

Sahih International

Indeed, he thought and deliberated.

Sam Gerrans

He considered and determined,

Shabbir Ahmed

For, behold, he thought, and he designed.

Syed Vickar Ahamed

Verily, he thought and he plotted—

Taqi Usmani

He pondered and surmised.

The Monotheist Group

He thought and he analyzed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩