Müddessir suresi

Müddessir suresi, 20. ayet

Müddessir suresi, 20. ayet. ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ

ŝümme ḳutile keyfe ḳaddera.

Diyanet İşleri

Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müddessir 17–23 · surenin 20. ayeti / 56

Konu Yalnız yarattığım kişi ve Sekar Müddessir 11–30 3

  1. Müddessir 17

    Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.

  2. Müddessir 18

    Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti.

  3. Müddessir 19

    Kahrolası nasıl da ölçtü biçti!

  4. 20

    Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!

  5. Müddessir 21

    Sonra (Kur'an hakkında) derin derin düşündü.

  6. Müddessir 22

    Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.

  7. Müddessir 23

    (23-24) Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: "Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 11–30. ayetler için yazılmıştır.

Bu âyet-i kerimeler, hakka karşı inatla duran, Allah’a ve Rasûlüne savaş açan, onlara karşı duran el-Velîd b. el-Muğîre hakkında inmiştir. Yüce Allah onu başka hiçbir kimseyi yermediği bir şekilde yermiştir. İşte hakka karşı inatlaşan, hakka karşı mücadele veren kimsenin cezası budur. Bu dünya hayatında rezil olur. Âhiretteki azap ise daha bir rezil edicidir elbette. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

11. “Sen Bana bırak o tek başına yarattığım.” Malsız, ailesiz ve başka hiçbir şeye sahip olmaksızın yalnız başına yarattığım ve halen kendisine lütufta bulunup pek çok şeyler verdiğim;

12-13. “Kendisine bolca” pek çok “mal verdiğim ve” yanı başında “hazır duran oğullar” sürekli yanında bulunan, kendileri ile faydalanıp ihtiyaçlarını gördüğü, kendileri ile güç kazandığı erkek çocuklar verdiğim;

14. “Her türlü imkanı önüne serdiğim” ona dünyevî imkânlar ve bu imkânları elde etme yollarını bağışladı; öyle ki o ihtiyaçlarını kolaylıkla görebilmekte, arzuladığı ve istediği her şeyi elde etmektedir.

15. Bunca nimetler ve ihsanlarımla birlikte “bir de kalkmış (nimetleri) daha da artırmamı bekliyor.” Yani dünyada nimetlere nail olduğu gibi âhiret nimetlerine de nail olmayı ümit ediyor.

16. “Asla!” Durum onun istediği gibi olmayacaktır. Aksine onun istediğinin ve arzu ettiğinin tersine olacaktır. Bunun böyle olmasının sebebi ise şudur:

17. “Çünkü o, âyetlerimize karşı çok inatçıdır.” Âyetlerimizi anladığı halde onları inkâr etmiş, âyetlerimiz onu hakka çağırdığı halde onlara itaat etmemiştir. Hatta yüz çevirmekle de yetinmeyerek bunlarla savaşmaya koyulmuş, âyetlerimi iptal etmeye çalışmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah onun hakkında şöyle buyurmaktadır:

18-20. “Çünkü o” kendi kendine “düşündü” Kur’ân-ı Kerîm’i kendisi ile çürüteceği söz söylemek maksadı ile hakkında düşündüğü hususları “ölçtü biçti. Kahrolası! Ne biçim ölçtü biçti? Yine kahrolası! Ne biçim ölçü biçti?” Çünkü o, kendisi ile asla boy ölçüşemeyeceği bir işe kalkışmıştı. Kendisinin ve benzerlerinin asla ulaşamayacağı bir yokuşa tırmanmaya çalışmıştı.

21-22. “Sonra” ne söyleyeceğine “baktı, sonra suratını astı, kaşlarını çattı.” Yüzünde ve dış görünüşünde haktan nefret ettiği ve hakka karşı kin duyduğu belirgin hale geldi.

23. “Sonra yüz çevirip” geri döndü “Büyüklük tasladı.” Bu ise onun düşünme çabasının fiilî ve sözlü olarak ortaya koyduklarının bir sonucudur.

24-25. “Nihayet dedi ki: “Bu (eskilerden) nakledilen bir sihirden ibarettir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil!” Yani bu, Allah’ın kelâmı değildir, insan sözüdür. Aynı şekilde bu, iyi ve hayırlı insanların da sözü değildir. Aksine onların kötülerinin, günahkârlarının, her türlü yalancı ve sihirbazın bir sözüdür.

Kahrolasıca! Haktan ne kadar da uzak! Hüsran ve helâke ne kadar müstehak! En yüce ve en büyük söz olan, pek yüce ve azametli Rabbin sözünü yaratılmış, muhtaç ve her bakımdan aciz varlıkların sözüne benzediği nasıl düşünülebilir yahut bunu bir kimse nasıl tasavvur edebilir? Bu yalancı ve inatçı kişi, Yüce Allah’ın kelâmını bu şekilde nitelendirme cesaretini kendinde nasıl bulabilir?

Böylesinin çetin azaptan başka bir şeyi hak etmesi söz konusu değildir. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

26-28. “Ben onu Sekar’a sokacağım. Sekar’ın ne olduğunu sen nereden bilebilirsin ki? O, yakıp bitirmedik bir şey bırakmaz, ama yakmaktan da vazgeçmez.” Azaba uğratılan kimseye vermedik zorluk, sıkıntı ve acı bırakmaz.

29. “Derileri yakıp kavurur.” Onları kavurur, azabının içine alıp yakar. Aşırı sıcak ve aşırı soğuğu ile onlarda rahat namına bir şey bırakmaz.

30. “Başında da on dokuz” bekçi melek “vardır.” Bunlar, “(O ateşin) başında çok sert ve çok güçlü melekler vardır ki onlar, Allah'ın kendilerine verdiği emirlerde O’na isyan etmezler. Ne emredilirse onu yaparlar.” (et-Tahrim, 66/6)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O lanet olası ve geberesice, sonra yine nasıl da ölçüp biçti!

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. قُتِلَ kutile kahrolası kök: قتل
  3. كَيْفَ keyfe nasıl kök: كيف
  4. قَدَّرَ kaddera ölçtü biçti kök: قدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…

  • Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır.…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…

  • Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

64 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra, kahrolası (yine) nasıl da ölçüp biçti!

Mustafa İslamoğlu

Bir daha canı çıkası, nasıl da ölçüp biçti!

Muhammed Esed

evet, o kendini mahveder böyle hesaplarla!

Ahmed Hulusi

Sonra yine ölesi (de hakikati göresi) nasıl takdir etti!

Ali Bulaç

Yine kahrolası, nasıl bir ölçü koydu?

Ali Özek ve heyeti

Sonra, canı çıkasıca tekrar (ölçtü biçti); nasıl ölçtü biçtiyse!

Ali Rıza Safa

Yine yok olası! Nasıl da ölçtü biçti?

Bayraktar Bayraklı

- Zira o, düşündü ve ölçtü biçti. Geberesice, nasıl ölçtü biçti! Lanet olası nasıl ölçtü biçti!

Edip Yüksel

Kahrolası, gene ne biçim ölçüp biçti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kahrolası, gene ne biçim ölçüp biçti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra (yine) kahrolası nasıl ölçüp biçti!

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra kahr olası nasıl biçti

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yine o mahvoldu. Nasıl bir karar verdi! dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yine o Kur'an'a karşı nasıl haince plan yaptı?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yine o mahvoldu. Nasıl bir karar verdi! dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yine o Kur'an'a karşı nasıl haince plan yaptı?

Gültekin Onan

Yine kahrolası, nasıl bir ölçü koydu?

Hasan Basri Çantay

Yine kahr olası, nasıl ölçü yapdı o?!

İbni Kesir

Sonra yine canı çıkası nasıl da öşçüp biçti.

Mehmet Alagaş

(8-26) Sura üfürüldüğünde, işte bugün, zorluk günüdür, kafirlere kolay değildir. Bana bırak, tek olarak yarattığım kişiyi, uzun uzadıya ona mal yaptığımı, şahit olunan çocuklar /oğullar, döşedikçe döşenmiş /genişlik verdiğim kişiyi, sonra, daha da artırmamı umar, Yoo, h ayır, hayır, mutlaka o ayetlerimize karşı inatlaşırdı. Onu sarp yola / yokuş yola sardıracağım . Mutlaka o ölçüp biçti ve ayarladı / takdir etti. Geberesice / katledilesice nasıl bir takdir etmekse, sonra, geberesice nasıl bir takdir etmekse. Sonra baktı sonra kaş çattı/yüzünü asıklaştırdı ekşitti / buruşturdu. Sonra dübürünü / ardını döndü ve büyüklendi / kibirlendi. Kesinlikle bu devamlı nakledilen / geçmişten kalan bir sihirdir. Bu ancak bir beşer /derili sözüdür dedi. Onu sekara (deri kavurana) sokacağım / yaslayacağım.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra (yine o) kahrolası, nasıl (da) ölçtü, biçti!

Süleyman Ateş

Yine kahrolası nasıl ölçtü, biçti.

Süleymaniye Vakfı

Ah kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ah kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!

Şaban Britch

Sonra (yine o) kahrolası, nasıl (da) ölçtü biçti!

Şaban Piriş

Bir daha kahrolası nasıl da değerlendirdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir kez daha kahrolası, nasıl bir ölçü kullandı?!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

and woe indeed will he be for the way he pondered and planned.

Abdul Haleem

ferociously he plotted!––

Abdullah Yusuf Ali

Yea, Woe to him; How he plotted!-

Abul A'la Maududi

Again, ruin seize him, how did he hatch a scheme?

Aisha Bewley

Again curse him, how he considered!

Al-Hilali & Khan

And once more let him be cursed: how he plotted!

Ali Quli Qarai

Again, perish he, how he decided!

Amatul Rahman Omar

Again ruin seize him! how (maliciously) he planned,

Arthur John Arberry

Again, death seize him, how he determined!

Bijan Moeinian

Shame and disgrace.

E. Henry Palmer

Again, may he be killed, - how he planned!

Edip-Layth

Then woe to him for how he analyzed.

George Sale

And again, may he be cursed: How maliciously hath he prepared the same!

Hamid S. Aziz

Again, woe to him for how he plotted!

Mahmoud Ghali

Again, (Literally: Thereafter) may he be slain, how he determined!

Marmaduke Pickthall

Again (self-)destroyed is he, how he planned! -

Mohamed Ahmed - Samira

May be then be accursed, how he plotted!

Muhammad Asad

yea, he destroys himself, the way he meditates!

Mustafa Khattab

May he be condemned even more! How evil was what he determined!

Progressive Muslims

Then woe to him for how he thought.

Rashad Khalifa

Miserable indeed is what he decided.

Sahih International

Then may he be destroyed [for] how he deliberated.

Sam Gerrans

Then damned be how he determined!)

Shabbir Ahmed

Again, he destroys himself, how he designs.

Syed Vickar Ahamed

And again let him be the cursed (one)! How he plotted!

Taqi Usmani

Again, death unto him! How (bad) is the surmise he put forward!

The Monotheist Group

Then woe to him for how he thought.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 20. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 20. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müddessir suresi, 20. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩