Mü'min suresi

Mü'min suresi, 37. ayet

Mü'min suresi, 37. ayet. أَسْبَٰبَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ فَأَطَّلِعَ إِلَىٰٓ إِلَٰهِ مُوسَىٰ وَإِنِّى لَأَظُنُّهُۥ كَٰذِبًا وَكَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِفِرْعَوْنَ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ وَصُدَّ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَا كَيْدُ فِرْعَوْنَ إِلَّا فِى تَبَابٍ

esbâbe-ssemâvâti feeṭṭali`a ilâ ilâhi mûsâ veinnî leeżunnühû kâẕibâ. vekeẕâlike züyyine lifir`avne sûü `amelihî veṣudde `ani-ssebîl. vemâ keydü fir`avne illâ fî tebâb.

Diyanet İşleri

(36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum." Böylece Firavun'a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'min 34–40 · surenin 37. ayeti / 85

Konu Firavun ailesinden imanını gizleyen adam Mü'min 28–45 3

  1. Mü'min 34

    Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, "Allah, ondan sonra asla peygamber göndermez" demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.

  2. Mü'min 35

    Onlar kendilerine gelmiş hiçbir delil olmaksızın, Allah'ın ayetleri hakkında tartışan kimselerdir. Bu ise Allah katında ve iman edenler katında büyük öfke ve gazap gerektiren bir iştir. Allah, her kibirli zorbanın kalbini işte böyle mühürler.

  3. 36–37

    (36-37) Firavun dedi ki: "Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın ilahını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum." Böylece Firavun'a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.

  4. Mü'min 38

    O inanan kimse dedi ki: "Ey kavmim! Bana uyun ki, sizi doğru yola ileteyim."

  5. Mü'min 39

    "Ey kavmim! Şüphesiz bu dünya hayatı ancak (geçici) bir yararlanmadır. Ahiret ise ebedi olarak kalınacak yerdir."

  6. Mü'min 40

    "Kim bir kötülük yaparsa, ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, mü'min olarak salih bir amel işlerse, işte onlar cennete girecek ve orada hesapsız olarak rızıklandırılacaklardır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 36–37. ayetler için yazılmıştır.

36. “Firavun” Mûsâ’ya karşı çıkarak ve onun, Arş’a istivâ eden ve bütün mahlukatın üstünde olan âlemlerin Rabbini kabul etme çağrısının yalan olduğunu ileri sürerek “dedi ki: Ey Hâmân, benim için yüksek” ve oldukça büyük “bir kule yap!”

Bundan maksadı şuydu: “Belki (ona çıkıp) yollara ulaşırım.”

37. “Göklerin yollarına da Mûsâ’nın ilâhını görürüm. Zira ben, onun” Musa’nın, bizim bir Rabbimizin olduğuna ve bu Rabbin de semâvâtın üstünde bulunduğuna dair iddiasında “kesinlikle yalancılardan olduğunu düşünüyorum.”

Firavun ihtiyatlı davranmak ve işi bizzat kendisi denemek istiyordu. Ancak Yüce Allah, onu bu sözleri söylemeye iten sebebin ne olduğunu açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır:

“İşte böylece Firavun’un kötü ameli ona süslü göründü.” Şeytan, onun kötü amelini ona süsleyip durdu, o işi yapmaya çağırdı ve ona gözünde güzel gösterdi. Sonunda o da yaptığını güzel görmeye başladı. Ona çağırmaya ve bu konuda haklı imiş gibi tartışmaya koyuldu. Halbuki o, bozguncuların en büyüğü idi.

“Ve doğru yoldan alıkonuldu.” Bunun sebebi kendisine süslü gösterilen batıl idi.

“Halbuki Firavun’un” hakka karşı kurmak istediği ve insanlara kendisinin haklı, Mûsâ aleyhisselam’ın ise batıl üzere olduğu izlenmini verme niyeti taşıyan “tuzağı boşa çıkmaya mahkum idi.” Bunun dünya ve âhirette Firavun’a, bedbahtlıktan, hüsran ve yok oluştan başka bir faydası yoktu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Umulur ki göklerin yollarına ulaşırım. Böylece Musa'nın hak olduğunu iddia ettiği ilahına bakarım. Ben Musa'nın iddiasında yalancı olduğunu zannediyorum." Böylece Firavun'un Hâman'dan talep ettiği şeyi istediğinde yapmış oduğu kötü ameli kendisine süslü gösterildi. Ve hak yolundan dalalet yoluna döndürüldü. Firavun'un hilesi -içinde bulunduğu batılı izhar etmesi ve Musa'nın getirdiği hakkı batıl kılması- ancak hüsrandır. Çünkü çabalamasına rağmen döndüğü yer başarısızlık, hayal kırıklığı ve kesintisiz bedbahtlıktır.

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَسْبَـٰبَ esbabe sebeplerine kök: سبب
  2. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerin kök: سمو
  3. فَأَطَّلِعَ feettalia böylece bakayım kök: طلع
  4. إِلَىٰٓ ila
  5. إِلَـٰهِ ilahi tanrısına kök: اله
  6. مُوسَىٰ musa Musâ'nın
  7. وَإِنِّى ve inni çünkü ben
  8. لَأَظُنُّهُۥ leezunnuhu onu sanıyorum kök: ظنن
  9. كَـٰذِبًۭا ۚ kaziben yalancıdır kök: كذب
  10. وَكَذَٰلِكَ ve kezalike ve böylece
  11. زُيِّنَ zuyyine süslü gösterildi kök: زين
  12. لِفِرْعَوْنَ lifir'avne Fir'avn'a
  13. سُوٓءُ su'u kötü kök: سوا
  14. عَمَلِهِۦ amelihi işi kök: عمل
  15. وَصُدَّ ve sudde ve çıkarıldı kök: صدد
  16. عَنِ ani
  17. ٱلسَّبِيلِ ۚ s-sebili yoldan kök: سبل
  18. وَمَا ve ma ve değildi
  19. كَيْدُ keydu tuzağı kök: كيد
  20. فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn'ın
  21. إِلَّا illa başka
  22. فِى fi
  23. تَبَابٍۢ tebabin hüsrandan kök: تبب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سبب (11 geçiş) · Aynı kök: كيد (35 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş)

    Her kim ona (Muhammed'e) Allah'ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir…

  • Aynı kök: طلع (19 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule…

  • Aynı kök: تبب (4 geçiş)

    Biz onlara zulmetmedik. Fakat onlar kendilerine zulmettiler. Rabbinin azap emri gelince, Allah'ı bırakıp da taptıkları ilahları kendilerine hiçbir…

  • Aynı kök: تبب (4 geçiş)

    Ebu Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu.

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…

  • Aynı kök: زين (46 geçiş) · Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan

    (Ey münafıklar!) Siz aslında, Peygamberin ve inananların bir daha ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu, sizin gönüllerinize güzel…

  • Aynı kök: سبب (11 geçiş) · Aynı kök: زين (46 geçiş)

    Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: زين (46 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkar edilir mi? Halbuki onlar, Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yani göklerin sebeplerine (yollarına ulaşırım). (Böylece belki) Musa'nın ilahına ulaşırım; şüphesiz ki ben onu (Musa'yı) yalancı sanıyorum!" demişti. dipnot 1 Böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş süslü gösterilmiş ve yoldan saptırılmıştı. (Zaten) Firavun'un tuzağı elbette yıkımdadır (kayıptadır). dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Kasas 28:38 ile birlikte okunmalıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette geçen [tebâb] kelimesi Tebbet suresinde geçen [tebbe] fiili ve Hûd 11:101'de geçen [tetbîb] kelimesiyle aynı köktendir ve "helak olmak", "kahrolmak", "boşa çıkmak" gibi anlamlar içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

gökleri aşacağım araçlara... Böylece Musa'nın ilahına erişebilirim (!). Hoş, ben onun bir yalancı olduğundan kesinlikle eminim ya!" İşte kötü davranışı Firavun'a böylesine güzel göründü ve doğru yoldan alıkonuldu: neticede Firavun'un düzeni, çöküşü (hızlandırmaktan) başka hiçbir işe yaramadı.

Muhammed Esed

göklere yaklaşmanın araçlarına ve belki (bu yolla) Musa'nın tanrısını görebilirim; zaten o'nun bir yalancı olduğuna kesinlikle eminim!" İşte böyle, yaptığı kötülükler Firavun'a güzel göründü ve bu nedenle (doğru) yoldan alıkondu. Firavun'un tuzağı hüsrandan başka bir şeye yaramadı.

Ahmed Hulusi

"Semaların sebeplerine. . . Bu sayede Musa'nın tanrısını anlayabilirim! Kesinlikle Onun yalancı olduğunu düşünüyorum!". . . Böylece Firavun'a yaptığı işin kötülüğü süslendirildi ve (hakikatine giden) yoldan engellendi. . . Firavun'un yöntemi hüsrandan başka bir şey sağlamadı!

Ali Bulaç

"Göklerin yollarına. Böylelikle Musa'nın ilahına çıkabilirim. Çünkü ben, onun yalancı olduğunu sanıyorum." İşte Firavun'a, kötü ameli böyle çekici kılındı ve yoldan alıkonuldu. Firavun'un hileli düzeni, 'yıkım ve kayıpta' olmaktan başka (bir şey) olmadı.

Ali Özek ve heyeti

Göklerin yollarına de Musa'nın ilahını görürüm! Doğrusu ben onu, yalancı sanıyorum, dedi. Böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı tamamen boşa çıktı.

Ali Rıza Safa

"Göklerin yollarına. Böylece, Musa'nın Tanrısına ulaşırım. Zaten aslında, Onun yalancı olduğundan kuşkum yok!" Ve işte böylece, yaptığı kötülükler Firavun'a çekici gösterildi ve yoldan çıkarıldı. Firavun'un tasarladıkları, yıkıma uğramasından başka bir şeye yaramadı.

Bayraktar Bayraklı

"Göklerin yollarını. Böylece Musa'nın tanrısını görürüm! Ben, Musa'nın kesinlikle yalancı olduğunu sanıyorum" dedi. İşte Firavun'a, yaptığı kötülük süslü gösterildi ve doğru yoldan alıkonuldu. Firavun'un tuzağı tamamen boşa çıktı.

Edip Yüksel

"Göklerin yollarına... Böylece Musa'nın tanrısına bir bakayım. Onun bir yalancı olduğunu onaylıyorum." Firavunun kötü tavrı kendisine böyle süslenmişti ve böylece yoldan çıkarıldı. Firavunun planı elbette boşa çıkacaktı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Göklerin yollarına... Böylece Musa'nın tanrısına bir bakayım. Onun bir yalancı olduğuna inanıyorum.' Firavun'un kötü tavrı kendisine böyle süslenmişti ve böylece yoldan çıkarıldı. Firavun'un planı elbette boşa çıkacaktı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Göklerin yollarına da Musa'nın tanrısınına muttali olurum ve kesinlikle ben onu yalancı sanıyorum." dedi. işte bu şekilde Firavun'a kötü ameli güzel gösterildi de yoldan çıkarıldı. Firavun'un düzeni hep hüsrandadır (çıkmazdadır).

Elmalılı Hamdi Yazır

Semaların esbabına da Musanın tanrısına muttali' olurum ve her halde ben onu yalancı sanıyorum" İşte bu suretle Fir'avne kötü ameli süslendirildi de yoldan çıkarıldı, Fir'avn düzeni hep husrandadır

Erhan Aktaş

"Göklerin sebeplerine. Böylece Musa'nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum." dedi. Ve işte böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş iyi gösterildi ve doğru yoldan çıkarıldı. Firavunun planı, hüsrandan başka bir şeye yaramadı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Göklerin sebeplerine. Böylece Musa'nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum." dedi. Ve işte böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş iyi gösterildi ve doğru yoldan çıkarıldı. Firavunun planı, hüsrandan başka bir şeye yaramadı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Göklerin sebeplerine. Böylece Musa'nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum." dedi. Ve işte böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş iyi gösterildi ve doğru yoldan çıkarıldı. Firavunun planı, hüsrandan başka bir şeye yaramadı.

Gültekin Onan

"Göklerin yollarına. Böylelikle Musa'nın tanrısına çıkabilirim. Çünkü ben, onun yalancı olduğunu sanıyorum." İşte Firavun'a kötü ameli böyle çekici kılındı ve yoldan alıkonuldu. Firavun'un hileli düzeni, 'yıkım ve kayıpta' olmaktan başka (bir şey) olmadı.

Hasan Basri Çantay

(36-37) Fir'avn (şöyle) dedi: "Ey Hakan, benim için yüksek bir kule yap. Olur ki ben o yollara, göklerin yollarına ulaşırım da Musanın Tanrısına yükselib çıkarım! Ben onu mutlak bir yalancı sanıyorum a". İşte bu suretle Fir'avnın kötü amel (ve hareket) i süslendirildi. O, yoldan sapdırıldı. Fir'avnın düzeni, başka değil ancak hüsranda idi.

İbni Kesir

Göklerin yollarına. Musa'nın tanrısını görürüm. Doğrusu ben, onu yalancı sanıyorum. Böylece yaptığı kötü iş Firavun'a güzel gösterildi de doğru yoldan alıkonuldu. Firavun'un düzeni elbette boşa gidecekti.

Mehmet Alagaş

(23-52) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle ve açık delillerimizle Firavun’a, Haman ve Karun’a gönderdik. (Musa’ya) yalancı ve sihirbaz dediler. Onlar a yanımızdan hakikati getirince de onunla beraber olan iman edenlerin, oğullarını öldürün kadınlarını hayatta bırakın dediler , Kafirlerin entrikası / tuzak planı ancak ve ancak sapar. (Hedefini bulmaz), Firavun dedi ki, bırakın beni Musa’yı öldüreyim, O da Rabbini çağırsın , dininizi değiştirmesinden / bir başka dinle mübadele etmesinden yahut arzda bozgun çıkarmasından kesinlikle korkuyorum. Musa dedi ki kibirlenenlerin ve hesap gününe iman etmeyenlerin her birinden Rabbime, sizin de Rabbiniz olana sığındım. Firavun’un a ilesinden imanını gizlemiş mümin bir adam dedi ki (Musa, Harun iki kişi idi bu gelen destek ile üç oldular, destek önemli) Rabbim Allah’tır demesi dolayısıyla bir adam mı öldüreceksiniz? (Adam öldürmek bu kadar kolay mı?) Üstelik size Rabbinizden açıklamalar / beyanatlar getirmiş! Eğer ki yalancı ise yalanı kendi aleyhine, eğer ki doğru sözlü ise bazılarınıza vadettiği isabet edebilir, Muhakkak Allah, savurgan kişiyi / israf edeni ve yalancı kimseyi yola yönlendirmez / hidayet etmez. Ey kavmim bugün göründüğü kadarıyla arzda mülk sizin / idari inisiyatif ve yetki sizde. Bize Allah’tan bir hışım / be’s gelirse, bize kim yardım eder ki? Firavun dedi ki size ne görüyorsam ancak onu gösteririm, sizi de ancak ve ancak yetişkinlik yoluna / rüşt yoluna yönlendiriyorum. İman eden kişi de dedi ki Ey kavmim Hizipler gününün / taraftarlar gününün bir benzerinin size gelmesinden korkarım, tıpkı Nuh kavminin Ad’ın ve Semud’un ve onlardan sonrakilerin başına gelenler gibi, Allah’ın kullarına zulmetmek gibi bir dileği / muradı yoktur. Ey kavmim size bağrışıp çığrışma gününün üzerinize gelmesinden , arkasını dönüp kaçış gününden korkuyorum , Allah’tan sizi kurtara n / asım yoktur. Allah kimi saptırır ise onu yola sokacak yoktur. Kesin olan şu ki önceden Yusuf’ta size açıklamalarla / beyanatlarla gelmişti, O’nun size getirdiklerinden şüpheye düşerek yanıldınız / (zelle) hatta helak olduğu zaman / öldüğü zaman da Allah bundan sonra resul falan yaratmaz dediniz, böylece Allah sizden savurgan / müsrif ve şüpheci olanları / mürteb olanları saptırdı. (Ama Yusuf’tan sonra Musa geldi) Kendilerine verilmiş bir delil dayanağı /bir ispat / bir sultan olmadan Allah’ın ayetleri hakkında mücadele ederler, bu, Allah’ın ve iman edenlerin yanında büyük bir nefret kaynağıdır, Allah büyüklenenin ve zorbanın / cebbarın bu şekilde kalbini kilitler / mühürler. Firavun dedi ki Ey Haman, bana bir kule yap / sarh yap, umarım sebeplere / nedenlere ulaşabilirim, göklerin sebeplerine ulaşabilirim, Musa’nın ilahını kavrarım / muttali olurum , ben O’nun kesinlikle yalancı olduğunu sanıyorum / zannediyorum, böylece kötü faaliyeti / ameli Firavun’a süslü gösterildi, yoldan saptırıldı, Firavunun tuzağı, ziyan olur / tebab olur. İman eden kişi dedi ki Ey kavmim bana uyun ki sizi yetişkin eden yola yönlendireyim, ey kavmim bu dünya hayatı geçimliktir / metalıktır, kesinlikle Ahiret ise varıp kalınacak / karar edilecek yurttur , kim kötülük işlerse sadece misliyle karşılığını bulur , Mümin kadın yahut erkek kim de ıslah edici faaliyetler icra ederse, işte onlar cennete girecekler, hesapsız bir şekilde orada rızıklandırılacaklar / erzaklandırılacaklar. Ey kavmim ben sizi kaçıp kurtulmaya / necate davet ediyorum, siz ise beni ateşe davet ediyorsunuz , Beni, Allah’ı yok saymaya / Allah’a küfretmeye davet ediyorsunuz, hakkında herhangi bir bilgi olmayan / ilim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya davet ediyorsunuz, ben de sizi saygıdeğer olana, çok defa bağışlayana çağırıyorum / davet ediyorum. Besbelli ki sizin beni çağırdığınız şeyin dünyada ve ahirette davet edilecek bir hakikati yok , kesinlikle dönüşümüz Allah’adır , kesinlikle savurganlar / müsrifler de ateşin halkıdır. Benim size dediklerimi ileride hatırlayacaksınız, ben işim i Allah’a havale ediyorum / üfevvizu ilallah, Allah kullarını görendir, Allah’ta, kurdukları tuzağın kötülüğünden, onu (kavimden mümin olan kişiyi) korudu. Firavun ailesinin başına da azabın kötüsü geldi. Ateş! .... Sabah akşam ona sunulurlar / arz edilirler, saatin / (kıyamet saatinin) ortaya çıktığı günde Firavun ailesini, azabın şiddetlisine atınız. Ateşte tartışma içindeyken, zayıf bırakılanlar / mustazaflar büyüklenenlere diyecekler ki; biz kesinlikle sizlere tabi olduk , Ateşten bize isabet edeni / nasip olanı bizden savabilir misiniz? Büyüklenenler de diyecekler ki; muhakkak ki hepimiz onun içindeyiz / ateşin içindeyiz, kulları arasında hakem olan / karar verecek olan Allah’tır. Ateş içinde olanlar cehennem bekçilerine derler ki Rabbinize çağrıda bulunun, bir gün bile olsa azabı bizden hafifleştirsin. (Bu kadarını da mı? yapmaz) Derler ki (bekçiler) size Resuller açıklamalarla / beyanatlarla gelmediler mi? Dediler ki evet (geldiler) peki onlara çağrı da bulunun (bizi aracı kılmayın) Kafirlerin çağrısı / duası ise ancak ve ancak sapmıştır (hedefini bulmaz) Kesinlikle biz, Resullerimize ve iman edenlere, dünyada ve şahit olunacak kıyam gününde / kalkış gününde yardım edeceğiz / nusret edeceğiz. O gün kafirlere, özür beyanları / mazeretleri bir fayda sağlamayacak, onlara lanet vardır, onlara kötü bir yurt vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Firavun dedi ki: "Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Mûsâ’nın ilâhını görürüm. Doğrusu şu ki, ben onu yalancı sayıyorum." Firavun'a kötü işleri işte böyle süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı hüsrandan başka bir şey değildir."

Süleyman Ateş

"(Yani) Göklerin yollarına (erişeyim) de çıkıp Musa'nın tanrısına bakayım. Çünkü ben Musa'yı, yalancı sanıyorum." Böylece yaptığı kötü iş, Fir'avn'a süslü gösterildi ve (o), yoldan çıkarıldı. Fir'avn'ın tuzağı, tamamen boşa çıktı.

Süleymaniye Vakfı

göklerin yollarına… Çıkıp da Musa'nın ilahına bir bakayım. Ben gerçekten onun yalancı olduğunu düşünüyorum dipnot 1 ." Firavun'un bu kötü davranışı, böylece kendine süslü gösterildi ve o, doğru yoldan engellendi. Firavun'un oyunu, boşa çıkan bir oyundur.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerin yollarına ulaşır da Musa'nın ilahını (tanrısını) görürüm. Ben onun, gerçekten yalancı olduğunu düşünüyorum" dedi. Bu kötü tavrı, Firavun'a güzel göründü ve asıl yoldan engellendi. Firavun'un oyunu elbette boşa çıkacaktı.

Şaban Britch

Göklerin sebeplerine/yollarına... Ve Musa’nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum. Firavun'a kötü işleri işte böyle süslendi ve yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı hüsrandan başka bir şey değildir.

Şaban Piriş

Göklerin sebeplerine... ve Musa'nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum. Firavuna kötü işleri işte böyle süslendi ve yoldan saptırıldı. Firavunun tuzağı hüsrandan başka bir şey değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

"Göklerin sebeplerine ulaşırsam, Musa'ın tanrısına, da ulaşırım. Ben onun yalancı biri olduğunu düşünüyorum." Firavun'a, yaptığı işin kötülüğü bu şekilde süslü gösterildi de yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı hep kayıptadır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The means to get to the heaven's realm where I may meet and converse with the Allah of Mussa to prove my point that Mussa, as I think, is indeed a liar. "And thus was Pharaoh enticed by his deeds of evil and iniquity alluring his mind's eyes and inducing him to hug his irreverent conviction to his heart and was swayed from the path of righteousness, The plan devised by Pharaoh attained no end but only a ruthless destiny.

Abdul Haleem

to the heavens to look for this God of Moses. I am convinced that he is lying.’ In this way the evil of Pharaoh’s deed was made alluring to him and he was barred from the right path- his scheming led only to ruin.

Abdullah Yusuf Ali

"The ways and means of (reaching) the heavens, and that I may mount up to the god of Moses: But as far as I am concerned, I think (Moses) is a liar!" Thus was made alluring, in Pharaoh's eyes, the evil of his deeds, and he was hindered from the Path; and the plot of Pharaoh led to nothing but perdition (for him).

Abul A'la Maududi

the highways to the heavens — and have a look at the God of Moses, although I am certain that Moses is a liar." dipnot 1 Thus Pharaoh's evil deed was made to seem fair to him, and he was barred from the Right Path. Pharaoh's guile only led him to his own perdition.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Pharaoh addresses these words to Haman, his minister, interposing in the speech of the Believer in a way as though he has no regard for what he was saying. Therefore, he turns away from him arrogantly and says to Haman: Build me a high tower so that I may climb it to see where the God of whom this Moses speaks, lives. (For explanation, see( Surah Al-Qasas, Ayat 38) and E.Ns thereof).

Aisha Bewley

access to the heavens, so that I can look on Musa’s God. Truly I think he is a liar.’ That is how Pharaoh’s evil actions were made attractive to him and he debarred others from the Path. Pharaoh’s scheming led to nothing but ruin.

Al-Hilali & Khan

"The ways of the heavens, and I may look upon the Ilâh (God) of Mûsâ (Moses): But verily, I think him to be a liar." Thus it was made fair-seeming, in Fir‘aun’s (Pharaoh) eyes, the evil of his deeds, and he was hindered from the (Right) Path; and the plot of Fir‘aun (Pharaoh) led to nothing but loss and destruction (for him).

Ali Quli Qarai

—the routes of the heavens— and take a look at the God of Moses, and indeed I consider him a liar. ’ To Pharaoh was thus presented as decorous the evil of his conduct, and he was kept from the way [of Allah], and Pharaoh’s stratagems only led him into ruin.

Amatul Rahman Omar

`The means (of access) to the heavens, so that I may have a look at the God of Moses. Indeed, I consider him to be a liar.' And in this way his own evil conduct was made fair- seeming to Pharaoh and so he was prevented from following the (right) path. Yet all the schemes of Pharaoh resulted only in ruin.

Arthur John Arberry

the cords of the heavens, and look upon Moses' God; for I think that he is a liar. ' So the evil of his deeds was decked out fair to Pharaoh, and he was barred from the way, and Pharaoh's guile came only to ruin.

Bijan Moeinian

I want to be sure that he is a liar. " Thus the idiotic attitude of Pharaoh seemed to him the most appropriate and I (God) let him slip, in return, into darkness. Thus Pharaoh’s evil plans fired back and led to his own ruin.

E. Henry Palmer

the tracts of heaven, and may mount up to the God of Moses, for, verily, I think him a liar. ' And thus was his evil deed made seemly to Pharaoh, and he was turned from the way; but Pharaoh's stratagem ended only in ruin,

Edip-Layth

"The secrets of the heavens, and that I can take a look at the god of Moses, although I think he is a liar." Thus the evil works of Pharaoh were made to appear correct to him, and he was blocked from the path. Pharaoh's scheming brought nothing but regret.

George Sale

the tracts of heaven, and may view the God of Moses; for I verily think him to be a liar. And thus the evil of his work was prepared for Pharaoh, and he turned aside from the right path: And the stratagems of Pharaoh ended only in loss.

Hamid S. Aziz

The ways and means of access to the heavens that I might look upon the God of Moses, and I surely think him to be a liar. And thus the evil of his deed was made fair-seeming unto Pharaoh, and he was debarred from the Way. The plot of Pharaoh was not to end in aught but destruction.

Mahmoud Ghali

The means of the heavens, (and) so view the God of Mûsa, (Moses) and surely I expect him to be a liar indeed. " And thus the odiousness of his deed (s) were adorned (i.e., made attractive) for Firaawn, and he was barred from the way; and in no way did Firaawn's plotting (end) except in detriment.

Marmaduke Pickthall

The roads of the heavens, and may look upon the god of Moses, though verily I think him a liar. Thus was the evil that he did made fairseeming unto Pharaoh, and he was debarred from the (right) way. The plot of Pharaoh ended but in ruin.

Mohamed Ahmed - Samira

Of reaching the tracts of heaven and look at the god of Moses, though I think that he is a liar. " Thus were the evil deeds of Pharaoh made to look attractive to him, and he was hindered from the path. So the stratagem of Pharaoh was bound to perish.

Muhammad Asad

the means of approach to the heavens - and that [thus] I may have a look at the god of Moses: for, behold, I am indeed certain that he is a liar!" And thus, goodly seemed unto Pharaoh the evil of his own doings, and so he was barred from the path [of truth]: and Pharaoh’s guile did not lead to aught but ruin.

Mustafa Khattab

leading up to the heavens and look for the God of Moses, although I am sure he is a liar."[1] And so Pharaoh’s evil deeds were made so appealing to him that he was hindered from the ˹Right˺ Way. But the plotting of Pharaoh was only in vain.

Progressive Muslims

"The secrets of the heavens, and that I can take a look at the god of Moses, although I think he is a liar. " Thus the evil works of Pharaoh were made to appear correct to him, and he was blocked from the path. And Pharaoh's scheming brought nothing but regret.

Rashad Khalifa

"I want to reach the heaven, and take a look at the god of Moses. I believe he is a liar." Thus were the evil works of Pharaoh adorned in his eyes, and thus was he kept from following (the right) path. Pharaoh's scheming was truly evil.

Sahih International

The ways into the heavens - so that I may look at the deity of Moses; but indeed, I think he is a liar. " And thus was made attractive to Pharaoh the evil of his deed, and he was averted from the [right] way. And the plan of Pharaoh was not except in ruin.

Sam Gerrans

— The causes of the heavens — that I might look upon the God of Moses; but I think him a liar.” And thus was made fair to Pharaoh the evil of his deed, and he was turned away from the path; and the plan of Pharaoh was only in ruin.

Shabbir Ahmed

The means of access to the Heavens, and look upon the God of Moses. Behold, though, I think him a liar." Thus, goodly seemed to Pharaoh the evil of his own deeds, and so was he barred from the Path. In the end all plotting of Pharaoh led him to nothing but ruin.

Syed Vickar Ahamed

"The ways and means of (reaching) the heavens, and that I may climb up to God of Musa (Moses): But as far as I think, I think (Musa) is a liar!" Thus in Firon's (Pharaohs) eyes, the evil of his deeds, was made pleasant (and easy for him), and he was kept away from the (right) Path; And the plan of Firon (Pharaoh) led to nothing but destruction (for him).

Taqi Usmani

the ways to the heavens, and peek towards the God of Mūsā. And indeed I deem him a liar." That is how his evil deeds were made attractive to Fir‘aun, and (how) he was held back from the way. The evil design of Fir‘aun was (to end) in nothing but ruin.

The Monotheist Group

"The secrets of the heavens, so that I may take a look at the god of Moses; though I think he is a liar." Thus the evil works of Pharaoh were adorned for him, and he was blocked from the path. And the planning of Pharaoh brought nothing but regret.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 37. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 37. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'min suresi, 37. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩