Diyanet İşleri
Allah, "Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 105. ayet. أَلَمْ تَكُنْ ءَايَٰتِى تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَكُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ
elem tekün âyâtî tütlâ `aleyküm feküntüm bihâ tükeẕẕibûn.
Allah, "Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ölüm, berzah, sûr ve hesap Mü'minûn 99–118 3
Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.
Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.
Allah, "Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.
Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk."
"Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz."
Allah, "Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!" der.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
105. Onlara azarlama ve kınama üslûbu ile şöyle denilecektir: “Âyetlerim size okunuyordu da” onlarla imana ve üzerlerinde dikkatle düşünmeye çağırılıyordunuz “siz de onları” zalimlik ederek ve inatlaşarak “yalanlıyordunuz, öyle değil mi?” Halbuki bu âyetler, hakka ve batıla delâlet eden, kimin hak kimin batılın peşinde olduğunu açıkça ortaya koyan apaçık âyetler idi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bir azarlama olarak onlara şöyle denir: "Dünyada iken Kur'an'ın ayetleri size okunmuyor muydu ve sizler, onu yalanlamıyor muydunuz?"
Aynı kök: تلو (63 geçiş)
Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?
Aynı kök: تلو (63 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: تلو (63 geçiş)
Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ayetlerim size tilavet edilmemiş (okunup aktarılmamış) mıydı! Siz de onları yalanlamıştınız.
(Allah diyecek ki): "Ayetlerim size okunmamış mıydı? Ama siz onları ısrarla yalanladınız!"
(Ve Allah onlara:) "Mesajlarım size ulaştırılmamış mıydı ve siz de onları yalanlayıp durmamış mıydınız?" (diyecek).
"İşaretlerim size bildirilmedi mi? Ve siz onları yalanlamadınız mı?"
Ayetlerim size okunuyorken, yalanlayanlar sizler değil miydiniz?
Size âyetlerim okunurdu da, siz onları yalanlardınız değil mi?
"Ayetlerim size okunduğunda, onları yalanlamıyor muydunuz?"
"Size ayetlerim okunurdu da, onları yalanlardınız, değil mi?"
Ayetlerim size okunmuyor muydu ve siz de onları yalanlamıyor muydunuz?
Ayetlerim size okunmuyor muydu ve siz de onları yalanlamıyor muydunuz?
Ayetlerimiz size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz değil mi?
Değil mi idi ayetlerim size okunuyordu siz onları tekzib ediyordunuz?
"Ayetlerim size okunduğunda; onları yalanlayanlar siz değil miydiniz?"
Ayetlerim size okunduğunda; onları yalanlayanlar siz değil miydiniz?
Ayetlerim size okunduğunda; onları yalanlayanlar siz değil miydiniz?
Ayetlerim size okunuyorken, yalanlayanlar sizler değil miydiniz?
(Onlara şöyle denilecek:) Karşınızda ayetlerim okunurken onları tekzib eden siz değil miydiniz?
Ayetlerim size okunurken, onları yalanlayanlar siz değil miydiniz?
(93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111) Deki Rabbim; vaat ettiğini bana göstereceksen eğer, beni zalim kavimin içinde bulundurma , muhakkak ki biz onlara vaat ettiğimizi sana göstermeye kâdiriz. (Ama sen yine de böyle dua et) İyilikle, kötülüğü defet , b iz onların vasıflandırmalarını biliyoruz , De ki Rabbim Şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım , s ana, hazırlanmış ol arak getirilmekten yine sana sığınırım (Azaba götürüleceklerin hazır edilmesi) Onlardan birine ölüm geldiğinde, derki Rabbim beni geri gönder , böylelikle bende terk ettiğim salih ame lleri işleyeyim, Hayır Asla! Kesinlikle onun söylediği boş bir kelimedir (K-V-L: Kalıcı etkili olmayan söz, kavil, K-L-M: Kalıcı etkili söz Kelam) Onun arkalarında ise tekrar diriliş gününe kadar bir engel / berzah vardır. Sur’a üfürüldüğü vakit, o gün aralarında soy bağı kalmaz ve birbirlerini sorup soruşturamazlar, k imin tartısı ağır ise işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Felah için yarıp çıkmak anlamından kaynaklı kurtuluş denmiştir) Kimin de tartısı hafif ise işte onlar nefislerini hasara uğrattılar, cehennemde kalıcıdırlar, yüzlerine ateş çarpar ve onlarda (eti yanmış dişleri ile ) sırıtık vaziyettedirler, Ayetlerim okunurken onları yalanlayanlar siz değil miydiniz? Dediler ki Rabbimiz bizi bahtsızlığımız (mutluğun zıddı) yendi / galip geldi , Rabbimiz bundan bizi sen çıkar , eğer tekrar geri (inkara) dönersek zalimleriz diye söylediler. Dedi ki orada sinin ses çıkarmayın ve benle kelam etmeyin, Kullarımdan bir fırka / bölüm vardı ki diyorlardı “Rabbimiz! Biz iman ettik bağışla bizi, merhamet et bize, sen merhametlilerin en merhametlisisin” onları dahi alay konusu ettiniz, beni hatırl amayı unuttunuz ve onlara da gülüyordunuz. Ben de onlara sabırlarından dolayı kesinlikle karşılıklarını verdim, işte onlar kazananlardır / başarıya erenlerdir.
"Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?"
"Ayetlerim size okunurdu da siz onları yalanlardınız değil mi?"
"Size ayetlerim bağlantılarıyla okunmadı mı; ama siz onlar karşısında yalana sarılıyordunuz dipnot 1 !"
Allah Teala şöyle diyecektir: "yanınızda ayetlerim okunuyordu, siz de onlara karşı yalan söyleyip duruyordunuz; değil mi?"
Ayetlerim size okunmamış mıydı? Siz de onları yalanlamamış mıydınız?
-Ayetlerim size okunmamış mıydı? Siz de onları yalanlamamış mıydınız?
"Ayetlerim size okunmadı mı?" Ve siz onları yalanlamıyor muydunuz?"
And there, they will be told: "Were not My revelations recited to you throughout and My evident signs presented to you! and did you not always treat them as false statements made with the intent to deceive!"
‘Were My messages not recited over and over to you and still you rejected them?’
"Were not My Signs rehearsed to you, and ye did but treat them as falsehood?"
"Are you not those to whom My revelations were recited, and you dubbed them as lies?"
‘Were My Signs not recited to you and did you not deny them?’
"Were not My Verses (this Qur’ân) recited to you, and then you used to deny them?"
‘Was it not that My signs were recited to you but you would deny them?’
(It will be said to them), `Is it not true that My Messages were recited to you but you went on crying them lies?'
'What, were My signs not recited to you, and you cried them lies?'
"Were not My Revelations recited to you? Were you not denying them?"
'Were not my signs recited to you? and ye said that they were lies!'
"Were My signs not recited to you, then you denied them?"
and it shall be said unto them, Were not my signs rehearsed unto you; and did ye not charge them with falsehood?
The fire shall scorch their faces, and they shall curl their lips (in gloom) therein.
"Were not My ayat (Verses, signs) recited to you, yet you used to cry them lies?"
(It will be said): Were not My revelations recited unto you, and then ye used to deny them?
"Were not My messages read out to you? But you denied them. "
[And God will say:] "Were not My messages conveyed unto you, and were you [not] wont to give them the lie?"
˹It will be said,˺ "Were My revelations not recited to you, but you used to deny them?"
"Were My revelations not recited to you, then you denied them"
Were not My revelations recited to you, and you kept on rejecting them?
[It will be said]. "Were not My verses recited to you and you used to deny them?"
“Were not My proofs recited to you, and you denied them?”
(And it will be said), "Were not My Revelations conveyed to you, and did you not deny them?"
"Were My Signs not recited to you, and you only treated them as lies?"
(It will be said to such people), "Were My verses not used to be recited to you and you used to reject them?"
"Were My revelations not recited to you, then you denied them?"