Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 104. ayet

Mü'minûn suresi, 104. ayet. تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ وَهُمْ فِيهَا كَٰلِحُونَ

telfeḥu vucûhehümü-nnâru vehüm fîhâ kâliḥûn.

Diyanet İşleri

Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 101–107 · surenin 104. ayeti / 118

Konu Ölüm, berzah, sûr ve hesap Mü'minûn 99–118 3

  1. Mü'minûn 101

    Sur'a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.

  2. Mü'minûn 102

    Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

  3. Mü'minûn 103

    Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.

  4. 104

    Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.

  5. Mü'minûn 105

    Allah, "Ayetlerim size okunuyordu da siz onları yalanlıyordunuz, değil mi?" der.

  6. Mü'minûn 106

    Onlar da şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk."

  7. Mü'minûn 107

    "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer (tekrar günaha) dönersek şüphesiz kendimize zulmetmiş oluruz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

104. Daha sonra Allah, kâfirlerin kötü âkıbetlerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Yüzlerini ateş bürüyecektir.” Yani ateş, onları bütün yönlerinden kuşatacaktır. O kadar ki en şerefli azalarına dahi isabet edecek ve ateşin parça parça alevleri yüzlerin yakacaktır. “…dişleri sırıtacaktır.” Suratları asık bir hal almış; dudakları içinde bulundukları halin şiddetinden ve karşı karşıya kaldığı azabın büyüklüğünden dolayı yukarı doğru gerilmiş/çekilmiş olacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ateş onların yüzlerini yakacaktır. Somurtmalarının şiddetinden dolayı alt ve üst dudakları yanıp büzülür.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. تَلْفَحُ telfehu yalar kök: لفح
  2. وُجُوهَهُمُ vucuhehumu yüzlerini kök: وجه
  3. ٱلنَّارُ n-naru ateş kök: نور
  4. وَهُمْ ve hum ve onların
  5. فِيهَا fiha (ateşin) içinde
  6. كَـٰلِحُونَ kalihune dişleri açıkta kalır kök: كلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Gömlekleri katrandandır. Yüzlerini de ateş bürüyecektir.

  • Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ateş onların suratlarını kavuracak; sırıtan dişleriyle öylece kalakalacaklar.

Muhammed Esed

ateş onların yüzlerini kavuracak ve dudakları acıdan çarpılmış olarak orada kalakalacaklar.

Ahmed Hulusi

Onların vechlerini o ateş yalar. . . Onların suratları orada azapla gerilip dişleri öne fırlar!

Ali Bulaç

Ateş, onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde onlar, (etleri sıyrılmış olarak sırıtan) dişleriyle kalıverirler.

Ali Özek ve heyeti

Ateş yüzlerini yakar; orada şuradan çirkin ve gülünç bir halde bulunurlar.

Ali Rıza Safa

Ateş yüzlerini kavuracak ve dişleri açılmış biçimde orada kalacaklar.

Bayraktar Bayraklı

Ateş onların yüzlerini yakar, dişleri sırıtıp kalır.

Edip Yüksel

Onlar orada perişan durumda iken, ateş de yüzlerini yalayacaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar orada perişan durumda iken, ateş de yüzlerini yalayacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Orada dişleri sırıtırken ateş yüzlerini yalar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ateş yüzlerini yalar, o halde ki içinde dişleri sırıtır

Erhan Aktaş

Ateş yüzlerini yalar ve onlar, orada acıyla somurtup kalırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ateş yüzlerini yalar ve onlar, orada acıyla somurtup kalırlar."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ateş yüzlerini yalar ve onlar, orada acıyla somurtup kalırlar.

Gültekin Onan

Ateş, onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde onlar, (etleri sıyrılmış olarak sırıtan) dişleriyle kalıverirler.

Hasan Basri Çantay

(Cehennemin) ateş (i) yüzlerine vurub yakacak, orada onlar, dişleri sırıtıb, kalacakdır.

İbni Kesir

Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır.

Mehmet Alagaş

(93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111) Deki Rabbim; vaat ettiğini bana göstereceksen eğer, beni zalim kavimin içinde bulundurma , muhakkak ki biz onlara vaat ettiğimizi sana göstermeye kâdiriz. (Ama sen yine de böyle dua et) İyilikle, kötülüğü defet , b iz onların vasıflandırmalarını biliyoruz , De ki Rabbim Şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım , s ana, hazırlanmış ol arak getirilmekten yine sana sığınırım (Azaba götürüleceklerin hazır edilmesi) Onlardan birine ölüm geldiğinde, derki Rabbim beni geri gönder , böylelikle bende terk ettiğim salih ame lleri işleyeyim, Hayır Asla! Kesinlikle onun söylediği boş bir kelimedir (K-V-L: Kalıcı etkili olmayan söz, kavil, K-L-M: Kalıcı etkili söz Kelam) Onun arkalarında ise tekrar diriliş gününe kadar bir engel / berzah vardır. Sur’a üfürüldüğü vakit, o gün aralarında soy bağı kalmaz ve birbirlerini sorup soruşturamazlar, k imin tartısı ağır ise işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Felah için yarıp çıkmak anlamından kaynaklı kurtuluş denmiştir) Kimin de tartısı hafif ise işte onlar nefislerini hasara uğrattılar, cehennemde kalıcıdırlar, yüzlerine ateş çarpar ve onlarda (eti yanmış dişleri ile ) sırıtık vaziyettedirler, Ayetlerim okunurken onları yalanlayanlar siz değil miydiniz? Dediler ki Rabbimiz bizi bahtsızlığımız (mutluğun zıddı) yendi / galip geldi , Rabbimiz bundan bizi sen çıkar , eğer tekrar geri (inkara) dönersek zalimleriz diye söylediler. Dedi ki orada sinin ses çıkarmayın ve benle kelam etmeyin, Kullarımdan bir fırka / bölüm vardı ki diyorlardı “Rabbimiz! Biz iman ettik bağışla bizi, merhamet et bize, sen merhametlilerin en merhametlisisin” onları dahi alay konusu ettiniz, beni hatırl amayı unuttunuz ve onlara da gülüyordunuz. Ben de onlara sabırlarından dolayı kesinlikle karşılıklarını verdim, işte onlar kazananlardır / başarıya erenlerdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ateş onların yüzlerini bürüyüp, yakar ve (dudakları da yanar da) dişleri sırıtıp öylece kalır.

Süleyman Ateş

(Orada onların) yüzlerini ateş yalar. Öyle ki (ateşin) içinde (dehşetten dudakları gerilir de) dişleri açıkta kalır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yüzlerini ateş yalayacak, orada dişleri sırıtır halde olacaklardır.

Şaban Britch

Ateş onların yüzlerini bürüyüp, yakar ve (dudakları da yanar da) dişleri sırıtıp öylece kalır.

Şaban Piriş

Ateş onların yüzlerini yalayacak ve dişleri sırıtıp kalacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ateş, yüzlerini yalar. Ve onlar da içinde sırıtıp kalacaklar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Their faces shall be scorched with the Fire and their countenances shall be expressive of pain and torture and their souls shall be bewailing their misfortune, their suffering and their ill - fate and bewailing at the day that they were born.

Abdul Haleem

the Fire will scorch their faces and their lips will be twisted in pain.

Abdullah Yusuf Ali

The Fire will burn their faces, and they will therein grin, with their lips displaced.

Abul A'la Maududi

The Fire shall scorch their faces, exposing their jaws. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word kalih means a face whose skin has been removed so as to expose the jaws. When somebody asked Abdullah bin Masud the meaning of kalih, he said: Haven’t you seen the scorched head of a slaughtered animal?

Aisha Bewley

The Fire will sear their faces, making them grimace horribly in it, their lips drawn back from their teeth.

Al-Hilali & Khan

The Fire will burn their faces, and therein they will grin, with displaced lips (disfigured).

Ali Quli Qarai

The Fire will scorch their faces, and they will be morose in it.

Amatul Rahman Omar

The Fire shall scorch their faces (so they will lie there disfigured with burning) and they will wear a grin (of pain and anguish).

Arthur John Arberry

the Fire smiting their faces the while they glower there.

Bijan Moeinian

The Fire will burn their faces so badly that their jaws will be exposed.

E. Henry Palmer

The fire shall scorch their faces, and they shall curl their lips therein!

Edip-Layth

The fire will scorch their faces, and in it their grin will be with displaced lips.

George Sale

The fire shall scorch their faces, and they shall writhe their mouths therein for anguish:

Hamid S. Aziz

But those whose scales are light, these are they who lose their souls, in hell will they abide.

Mahmoud Ghali

The Fire is searing their faces, and they are therein glumly glowering.

Marmaduke Pickthall

The fire burneth their faces, and they are glum therein.

Mohamed Ahmed - Samira

Their faces will be scorched by flames, and they will grin and scowl within it.

Muhammad Asad

the fire will scorch their faces, and they will abide therein with their lips distorted in pain.

Mustafa Khattab

The Fire will burn their faces, leaving them deformed.

Progressive Muslims

The Fire will scorch their faces, and in it their grin will be with displaced lips.

Rashad Khalifa

Fire will overwhelm their faces, and they last miserably therein.

Sahih International

The Fire will sear their faces, and they therein will have taut smiles.

Sam Gerrans

The Fire scorching their faces, and they scowling therein:

Shabbir Ahmed

Their faces in agony as the fire burns them therein.

Syed Vickar Ahamed

The Fire will burn their faces, and therein they will smile (in ugliness) with their lips displaced.

Taqi Usmani

Fire will scorch their faces, and they will be disfigured therein.

The Monotheist Group

The Fire will scorch their faces, and in it their grin will be with displaced lips.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 104. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 104. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 104. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩