Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 18. ayet

Mü'minûn suresi, 18. ayet. وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۢ بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّٰهُ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابٍۭ بِهِۦ لَقَٰدِرُونَ

veenzelnâ mine-ssemâi mâem biḳaderin feeskennâhü fi-l'arḍ. veinnâ `alâ ẕehâbim bihî leḳâdirûn.

Diyanet İşleri

Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 15–21 · surenin 18. ayeti / 118

Konu İnsanın yaratılış evreleri ve gökten inen su Mü'minûn 12–22 3

  1. Mü'minûn 15

    Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.

  2. Mü'minûn 16

    Sonra yine muhakkak siz, kıyamet gününde (tekrar) diriltileceksiniz.

  3. Mü'minûn 17

    Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık. Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.

  4. 18

    Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.

  5. Mü'minûn 19

    Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz.

  6. Mü'minûn 20

    Yine o su ile Sina dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir.

  7. Mü'minûn 21

    Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. “Gökten” hem sizin hem hayvanarınız için rızık olmak üzere ve size yetecek kadar “bir ölçü ile su indirdik.” Bu su bitkiler, ağaçlar ve yeryüzü için yeterli miktardadır. Ne maksadı gerçekleştirmeyecek kadar az, ne de meskenleri yok edecek, ağaçları ve bitkileri boğacak kadar çoktur. Aksine Allah, o suyu ihtiyaç duyulan bir zamanda indirir, sonra da devam etmesi zarar verecek hale geldi mi onu keser. “onu yeryüzünde(ki yerlerine) yerleştirdik.” Suyu yere indirdik. O da orada yerleşip karar kıldı ve kendisini ndirenin kudreti ile bütün bitkilerden çiftler çıkardı. Yine Allah, onu kaybolup gitmesin, kendisine ulaşılsın ve ondan yararlanılsın diye yeryüzündeki depolarda onu hazır olmak üzere yerleştirdi. “Şüphesiz o suyu yok etmeye de gücümüz yeter.” Ya o yağmuru hiç indirmeyiz yahut da onu indirsek de yerde kaybolur gider de ona ulaşılamaz ya da o yağmurdan gözetilen maksat ele geçmez. Bu buyrukla Yüce Allah, kullarının, nimetlerine karşılık şükretmeleri için dikkatlerini çekmekte; eğer bu nimetler olmasaydı ne gibi zararlarla karşı karşıya kalacaklarını düşünmelerini istemektedir. Nitekim başka bir yerde de şöyle buyurmaktadır: “De ki: Bana haber verin: Eğer suyunuz yerin dibine geçiriliverse size kaynayan bir pınarı kim getirebilir?” (el-Mülk, 67/30)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gökten, ne çok yağıp sellere ve ne de az olup kuraklığa sebep olacak, bilakis tam ihtiyacı karşılayan yağmuru indirdik ve bu yağmur suyunu, insanların ve hayvanların ondan istifade etmesi için yeryüzünde tuttuk. Şüphesiz biz, bu suyu gidermeye kadiriz. Şayet böyle yaparsan, onlar bu gönderdiğimiz sudan faydalanamaz hale gelirler.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنزَلْنَا ve enzelna ve indirdik kök: نزل
  2. مِنَ mine -ten
  3. ٱلسَّمَآءِ s-semai gök- kök: سمو
  4. مَآءًۢ maen su kök: موه
  5. بِقَدَرٍۢ bikaderin belli ölçüde kök: قدر
  6. فَأَسْكَنَّـٰهُ feeskennahu ve onu durdurduk kök: سكن
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ ۖ l-erdi yerde kök: ارض
  9. وَإِنَّا ve inna elbette biz
  10. عَلَىٰ ala
  11. ذَهَابٍۭ zehabin gidermeğe de kök: ذهب
  12. بِهِۦ bihi onu
  13. لَقَـٰدِرُونَ lekadirune kadiriz kök: قدر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su · Ortak kavram: Kader

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su · Ortak kavram: Kader

    Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su · Ortak kavram: Kader

    Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür.…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek,…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin,…

  • Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü

    Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gökten bir ölçüyle su indirip onu yerde durdurmaktayız. Şüphesiz ki onu gidermeye de gücümüz yeter.

Mustafa İslamoğlu

Ve gökten suyu bir yasaya bağlı olarak Biz indirtmekteyiz; ve yeryüzünde onu tutmaktayız; şu da var ki Biz, onu gidermeye elbette kadiriz.

Muhammed Esed

Ve Biz suyu gökten (belirlediğimiz) bir ölçüye göre indiriyor, sonra da onu yeryüzünde tutuyoruz; ama, hiç şüphesiz, bu (nimeti) geri almaya da kadiriz!

Ahmed Hulusi

Semadan belli bir ölçü ile su inzal ettik de onu arzda durdurduk (arza - bedene onunla hayat verdik). . . Doğrusu onu gidermeye de elbette Kaadirleriz.

Ali Bulaç

Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik; şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.

Ali Özek ve heyeti

Gökten uygun bir ölçüde bir su indirdik ve onu yerde tuttuk. Biz onu gidermeye de elbet kâdiriz.

Ali Rıza Safa

Gökten bir ölçüye göre su indirerek yeryüzünde tuttuk. Kuşkusuz, Bizim, onu geri alacak gücümüz de vardır.

Bayraktar Bayraklı

Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirip onu yeryüzünde durdurduk. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter.

Edip Yüksel

Gökten belli bir oranda su indirdik ve onu toprakta depoladık. Kuşkusuz onu gidermeye de gücümüz yeter.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gökten belli bir oranda su indirdik ve onu toprakta depoladık. Kuşkusuz onu gidermeye de gücümüz yeter.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gökten bir ölçü ile bir su indirdik ve onun yerde durmasını sağladık. Oysa Biz, onu giderme gücüne de sahibiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Semadan bir kader ile bir su indirdik de onu yerde iskan eyledik, halbuki biz onu giderivermeğe de şübhesiz kadiriz

Erhan Aktaş

Gökten kararınca su indirdik. Ve onu yeryüzünde yerleştirdik. dipnot 1 Kuşkusuz Biz, onu gidermeye de gücü yetenleriz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Denizler, göller, nehirler…

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökten kararınca su indirdik. Ve onu yeryüzünde yerleştirdik. dipnot 1 Kuşkusuz Biz, onu gidermeye de gücü yetenleriz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Denizler, göller, nehirler...

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökten kararınca su indirdik. Ve onu yeryüzünde yerleştirdik. dipnot 1 Kuşkusuz Biz, onu gidermeye de gücü yetenleriz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Denizler, göller, nehirler…

Gültekin Onan

Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik; şüphesiz biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.

Hasan Basri Çantay

Gökden de yetecek kadar su indirdik de onu yerde iskan etdik. Hiç şübhesiz ki biz onu gidermiye de kaadiriz.

İbni Kesir

Gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yerde durdurduk. Şüphesiz Biz; onu gidermeye de kadiriz.

Mehmet Alagaş

(17-22) Kesin olan şu ki biz üzerinizde / fevkiniz de yedi adet yol / tarik yarattık , b izim yaratmak dikkatimizden kaçmaz / yaratmaktan gafil değiliz. (Tarik fiziki yol; sübülen yöntem metot) Gökten belli bir ayarda su indiriyoruz , onu Arzda yerleştiriyoruz / iskân ediyoruz , onun gitmesine de / giderilmesine de muktediriz, onunla hurma ve üzüm bahçeleri inşa ediyoruz, sizin için o bahçelerde çok meyveler var ve o meyvelerden yiyorsunuz, Tur-u Sina’da ki çıkan ağaçtan yağ elde edilir ve yiyenlere bir katık olur , hayvanlarda da sizin için dersler / ibretler vardır, karınlarındakinden size içiririz, o hayvanlarda, sizin için çok faydalar vardır, onlardan yersiniz, Onların üzerinde ve gemilerde taşınıyorsunuz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter.

Süleyman Ateş

Gökten belli ölçü ve miktarda su indirip onu yerde durdurduk. Biz onu (indirmeğe kadir olduğumuz gibi) gidermeğe de kadiriz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gökten belli ölçüde su indirdik ve yerin içine yerleştirdik. O suyu yürütmenin ölçüsünü de koyduk.

Şaban Britch

Gökten belli bir ölçüde su indirdik. Onu yeryüzünde tuttuk. Onu gidermeye de elbette gücümüz yeter.

Şaban Piriş

Gökten belli bir ölçüye göre su indirdik. Onu yeryüzünde tuttuk. Onu gidermeye de elbette gücümüz yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökten bir kaderle/belli ölçüde bir su indirdik de onu yeryüzünde durdurduk. Elbette ki biz, onu gidermeye de gücü yetenleriz!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We sent down from the floor of the vault of heaven rain water in due measure and We settled it on the planet earth partly without and partly within - enough to effect the necessary equilibrium, between the opposing forces of land and water, between cloud formation and fresh water in rivers and lakes maintaining life, between the clouds and the water deposited underground- and We are certainly able to make it vanish.

Abdul Haleem

We sent water down from the sky in due measure and lodged it in the earth––We have the power to take it all away if We so wish––

Abdullah Yusuf Ali

And We send down water from the sky according to (due) measure, and We cause it to soak in the soil; and We certainly are able to drain it off (with ease).

Abul A'la Maududi

We sent down water from the sky in right measure, and caused it to stay in the earth, dipnot 1 and We have the power to cause it to vanish dipnot 2 (in the manner We please).

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The water may refer to the rainfall, which comes down every now and then. It may also refer to the great store of water which Allah sent down at the time of the creation of the earth to fulfill its various needs till the Last Day, and which still exists in the shape of seas, lakes, sub-soil water, etc. It is the same water which evaporates in summer and freezes in winter and is carried by winds from place to place and spread over the earth by rivers, springs and wells to cause the growth of multitudes of things, and then is again restored to the seas, lakes, etc. Neither has this store of water been decreased by a drop nor was there any need to increase it by a drop since its creation. Today it is too well known how water comes about by the combination of oxygen and hydrogen in a certain ratio. The question is why can’t more water be produced when oxygen and hydrogen still exist in abundance in the world? Who caused them to combine in the proper ratio in the beginning to produce oceans of water and who now stops them from coming together to produce an extra drop? Then when water evaporates, who causes oxygen and hydrogen to remain combined in water vapors even in the gaseous state. Do the atheists and polytheists, who believe in independent deities for water, air, summer and winter, have any answer to this question?
  2. metne dön, dipnot 2
    This is to warn that Allah is able to take away the water if He so wills, and deprive the world of its most important means of life. Thus, this verse is more comprehensive in meaning than (verse 30 of Surah Al-Mulk): Ask them, have you ever considered that if the water of your wells should sink down into the earth, who would then restore to you running springs of water?

Aisha Bewley

We sent down a measured amount of water from heaven and lodged it firmly in the earth; and We are well able to remove it.

Al-Hilali & Khan

And We sent down from the sky water (rain) in (due) measure, and We gave it lodging in the earth, and verily, We are Able to take it away.

Ali Quli Qarai

We sent down water from the sky in a measured manner, and We lodged it within the ground, and We are indeed able to take it away.

Amatul Rahman Omar

And We send down water out of the cloud according to (a certain) measure and We lodge it in the earth (as long as it is required), and remember, surely it is We who determine its taking away (through the process of evaporation and many more),

Arthur John Arberry

And We sent down out of heaven water in measure and lodged it in the earth; and We are able to take it away.

Bijan Moeinian

I send down water from the sky in exact measure. Then I let it stay on earth (in Aquifer.) Be careful (and do not provoke My anger) as I am capable of letting it escape (and then, even with an advanced technology you will become miserable.)

E. Henry Palmer

And we send down from the heaven water by measure, and we make it rest in the earth; but, verily, we are able to take it away;

Edip-Layth

We sent down from the sky water in due measure, then We let it reside in the land, and We are capable of taking it away.

George Sale

And We send down rain from heaven, by measure; and We cause it to remain on the earth: We are also certainly able to deprive you of the same.

Hamid S. Aziz

And We have created above you seven paths; and We are never heedless of creation.

Mahmoud Ghali

And We have sent down from the heaven water in a determined estimate, then We made it to dwell in the earth; and surely We are indeed (the) Determiners over putting it away.

Marmaduke Pickthall

And we send down from the sky water in measure, and We give it lodging in the earth, and lo! We are Able to withdraw it.

Mohamed Ahmed - Samira

We send down water from the sky in determined measure, and store it up in the earth; and We have power to drain it away.

Muhammad Asad

And We send down water from the skies in accordance with a measure [set by Us], and then We cause it to lodge in the earth: but, behold, We are most certainly able to withdraw this [blessing]!

Mustafa Khattab

We send down rain from the sky in perfect measure, causing it to soak into the earth. And We are surely able to take it away.

Progressive Muslims

And We sent down from the sky water in due measure, then We let it reside in the land, and We are capable of taking it away.

Rashad Khalifa

We send down from the sky water, in exact measure, then we store it in the ground. Certainly, we can let it escape.

Sahih International

And We have sent down rain from the sky in a measured amount and settled it in the earth. And indeed, We are Able to take it away.

Sam Gerrans

And We sent down from the sky water in measure, and gave it lodging in the earth — and We are able to take it away —

Shabbir Ahmed

And We send down from the sky water in due measure, and We lodge it in the earth. But, behold, We are Able to withdraw it.

Syed Vickar Ahamed

And We send down water from the sky in (proper) quantity, and We make it sink (deep) in the soil; And truly We are able to drain it off.

Taqi Usmani

And We sent down water from the sky in due measure, then We lodged it in the earth, and of course, We are able to take it away.

The Monotheist Group

AndWe sent down from the sky water in due measure, then We let it reside in the land, and We are capable of taking it away.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩