Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 30. ayet

Mü'minûn suresi, 30. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ وَإِن كُنَّا لَمُبْتَلِينَ

inne fî ẕâlike leâyâtiv vein künnâ lemübtelîn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 27–33 · surenin 30. ayeti / 118
  1. Mü'minûn 27

    Bunun üzerine Nuh'a, "Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap" diye vahyettik. "Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca, (sular coşup taştığında Nuh'a) dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri aleyhinde daha önce hüküm verilmiş olanlardan başka aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır."

  2. Mü'minûn 28

    Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.

  3. Mü'minûn 29

    Yine de ki: "Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen, konuk edenlerin en hayırlısısın."

  4. 30

    Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.

  5. Mü'minûn 31

    Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesil yarattık.

  6. Mü'minûn 32

    Onlara, kendilerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur, hala O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.

  7. Mü'minûn 33

    O peygamberin kavminden, Allah'ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: "O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

30. “Şüphesiz bunda” yani bu kıssada Allah’ın yegane ma’bud olduğuna, rasûlü Nûh’un doğru sözlü olduğuna, kavminin ise yalancı olduğuna ve Allah’ın kullarına ne kadar merhametli olduğuna dair pek çok “ibretler vardır.” Merhametlidir, çünkü O, kullarını, yeryüzü halkı suda boğulurken ataları Nûh’un sulbünde gemide taşımıştı. Gemi de aynı şekilde Yüce Allah’ın ibret ve delillerinden biridir. Nitekim Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki biz onu (o gemiyi) bir ibret/delil olarak bıraktık. O halde var mı ibret alıp düşünen?” (el-Kamer, 54/15) Bundan dolayı Yüce Allah burada “ibretler” diyerek çoğul bir kelime zikretmiştir. Zira bu, pek çok ibret ve delil içermektedir. “Gerçek şu ki Biz, (insanları) imtihan etmekteyiz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Nuh -aleyhisselam- ve beraberindeki Müminlerin kurtulmasında, kâfirlerin helakında, peygamberlerimize yardım etmeye ve onları yalanlayanları helak etmeye kadir olduğumuza dair apaçık deliller vardır. Şüphesiz biz, Müminin kâfirden ve itaat edenin isyan edenden ayrılması için Nuh -aleyhisselam-'ın kendilerine gönderilmesi ile Nuh kavmini imtihan etmişizdir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. فِى fi vardır
  3. ذَٰلِكَ zalike bunda
  4. لَـَٔايَـٰتٍۢ layatin nice ibretler kök: ايي
  5. وَإِن ve in gerçi
  6. كُنَّا kunna biz kök: كون
  7. لَمُبْتَلِينَ lemubteline (onları) sınıyorduk kök: بلو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan

    Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh

    (Nuh onlara) şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok. Aksine ben, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

  • Ortak kavram: İmtihan

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Ortak kavram: İmtihan

    Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki bunda çeşitli dersler vardır. Doğrusu biz (kullarımızı böyle) deneriz.

Mustafa İslamoğlu

Elbet bunda, (akleden kimseler için) işaretler vardır; ve elbet Biz (öncekileri) de sınavdan geçirmişizdir.

Muhammed Esed

Bu (kıssa)da, muhakkak ki, (düşünen insanlar için çıkarılacak) dersler vardır; ve şüphesiz, Biz (insanı) sınavdan geçirmekteyiz.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki bunda işaretler vardır. . . Biz elbette sınarız (ki kişi kendi kapasitesini görsün).

Ali Bulaç

Hiç şüphesiz bunda ayetler vardır ve biz gerçekten denemeden geçiririz.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz bunda (Nuh ve kavminin başından geçenlerde) birtakım ibretler vardır. Hakikaten biz (kullarımızı böyle) deneriz.

Ali Rıza Safa

Aslında, işte bunda, kesinlikle bir gösterge vardır. Çünkü Biz, kesinlikle Sınayanız.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz bu olguda dersler vardır. Biz, kesinlikle denemekteyiz.

Edip Yüksel

Bunda işaretler ve dersler vardır. Biz elbette sizleri denemekteyiz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bunda işaretler ve dersler vardır. Biz elbette sizleri denemekteyiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bunda birçok ibretler vardır ve gerçekten Biz, pek sınavcıyızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte bunda çok ayetler vardır ve hakıkat biz pek imtihancıyızdır

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunda kesinlikle ayetler dipnot 1 vardır. Ve Biz kesinlikle sınayanlarız.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıtlar, ibretler, göstergeler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunda kesinlikle ayetler dipnot 1 vardır. Ve Biz kesinlikle sınayanlarız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kanıtlar, ibretler, göstergeler.

Gültekin Onan

Hiç şüphesiz bunda ayetler vardır ve biz gerçekten denemeden geçiririz.

Hasan Basri Çantay

Şübhe yok ki bunda nice ibretler vardır. Biz elbette (insanları) imtihaana çekenleriz.

İbni Kesir

Şüphesiz ki bunda ayetler vardır. Biz, elbette deneyenleriz.

Mehmet Alagaş

(2, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44) Kesin olan şu ki, Nuh’u kavmine gönderdik ve kavmine dedi ki Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok. Sakınmıyor musunuz? Kavminin ileri gelen kafirleri dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer , sizin üzerinizde bir üstün olma / fazilet arayışı var , Allah isteseydi melek indirirdi , biz evvelki babalarımızdan böyle bir şey işitmedik. O sadece cinlenmiş bir adam belli bir süre onu gözleyin. Nuh dedi ki Rabbim yalanlamalarına dair bana yardım et, biz de O’na gözümüz önünde ve vahiylerimizle bir gemi yap diye vahyettik, emrimiz geldiğinde ve tandır kaynayıp taşınca da her bir türden birer çift alarak ona yükle ve sözümüzden / azaptan etkilenecek olanlar hariç yakın çevreni de yükle, zalimlerle de asla muhatap olma, ki onlar boğularak ölecekler diye vahyet tik, sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğiniz de / istiva ettiğinizde deyin ki “Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun” ve deki “Rabbim bereketli / mübarek bir iniş yerine indir , sen en hayırlı indiricisin” İşte bunda ayetler vardır , biz, imtihan edendik. Sonra onların ardından başka nesiller inşa ettik, onlara kendilerinden olan Resuller gönderdik, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok , sakınmıyor musunuz? (Resullerin ortak söylemi) Kavmin ileri gelen kafirleri ve ahiret ile buluşmayı yalanlayanlar ve dünya hayatında refah içinde ettiklerimiz (ahiret inanıp ta ahiret varmış gibi davranmamak onu yalanlamaktır) dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer (aynı Nuh AS kavmi gibi dediler) O da sizin yediklerinizden yiyor sizin içtiklerinizden içiyor, sizin gibi bir beşere mi tabi oluyorsunuz? İşte o zaman tam olarak hasara uğramış olursunuz, öldüğünüzde toprak ve kemik olduğunuzda siz çıkarılacaksınız diye mi vaat ediyor? Ne kadar uzak / heyhat ki heyhat size vaat edilen (çok uzak bir ihtima l) Sadece dünya hayatımız vardır ölür ve yaşarız tekrar diriliş bize yoktur , O da Allah’a yalanı iftira eden bir adamdır , Ona iman edecek değiliz dediler. Resul dedi ki Rabbim bana, onların yalanlamalarına dair yardım et , Allah dedi ki Az kaldı pişman olanlar / nedamet getirenler olacaklar , gerçek bir ses onları yakaladı aldı , onlar çer çöp yaptık , zalim kavim uzak olsun! Sonra onların ardından başkaca nesiller inşa ettik. Hiçbir topluluk süresini geçemez yahut erteleteme , s onra ard arda elçiler göndeririz , her bir topluluğa elçilerimiz geldiğinde onu yalanladılar, onlardan bazıları bazılarına uydurduk / tabi ettirdik onlara hadiseler haline getirdik , iman etmeyen kavim uzak olsun!

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz bunda (Nûh ve kavminin başından geçenlerde) birtakım ibretler vardır. Hakikaten biz (kullarımızı böyle) sınarız.

Süleyman Ateş

Gerçi biz, (onları) sınıyorduk ama, bu olayda (sizler için de) nice ibretler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu olayın içinde belgeler vardır. Yaptığımız sadece ağır bir imtihandan geçirmektir.

Şaban Britch

Şüphesiz bunda ayetler/belgeler vardır ve elbette biz imtihan ediyoruz.

Şaban Piriş

Şüphesiz bunda ayetler/belgeler vardır ve elbette biz imtihan ediyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onları imtihan ediyor idiysek de bunda elbette ibretler vardır!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These are tokens signalizing Allah's Omnipotence and Authority and We have always been testing people for their true belief and inclination.

Abdul Haleem

There are signs in all this: We have always put [people] to the test.

Abdullah Yusuf Ali

Verily in this there are Signs (for men to understand); (thus) do We try (men).

Abul A'la Maududi

There are great Signs in this story; dipnot 1 and surely We do put people to test. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    At the conclusion of the story of Prophet Noah (peace be upon him), particular attention has been drawn to the many signs in the story from which one can learn many lessons. For instance, the Prophet who invited the people to Tauhid was in the right and those who practiced and insisted on shirk and disbelief were in the wrong and were destroyed. That the same kind of conflict, which took place between Prophet Noah (peace be upon him) and his people, was going on in Makkah. Therefore, ultimately the Prophet (peace be upon him) will come out victorious over his antagonists just like Prophet Noah (peace be upon him).
  2. metne dön, dipnot 2
    This can also be translated as: We had to or have to put people to the test. In each case the purpose is to warn the people that they will not be left alone after they have been granted power in the land and over good things of life, but Allah will put them to the test to see how they used their power. Whatever happened with the people of Noah was in accordance with this law, and the same will happen in future with any community which is raised to power.

Aisha Bewley

There are Signs in that. We are always putting people to the test.

Al-Hilali & Khan

Verily, in this [what We did as regards drowning of the people of Nûh (Noah)], there are indeed Ayât (proofs, evidence, lessons, signs, etc. for men to understand), for sure We are ever putting (men) to the test.

Ali Quli Qarai

There are indeed signs in this; and indeed We have been testing.

Amatul Rahman Omar

Verily, this (account of Noah) is full of (many) signs. Surely, thus do We reveal the hidden truth (about the people and We did try the people of Noah).

Arthur John Arberry

Surely in that are signs, and surely We put to the test.

Bijan Moeinian

This (drowning of the wicked people) should serve you as an example. I always put people to the test (and Noah’s people are not the last ones as claimed in the existing Bible. See Genesis 9:11.)

E. Henry Palmer

Verily, in that is a sign, and, verily, we were trying them.

Edip-Layth

In this are signs, and We will always test.

George Sale

Verily herein were signs of our omnipotence; and We proved mankind thereby.

Hamid S. Aziz

"And say, 'My Lord! Cause me to land on a blessed landing place, for you are the best of all who bring to land. '"

Mahmoud Ghali

Surely in that are indeed signs, and decidedly We are (always) indeed trying (mankind).

Marmaduke Pickthall

Lo! herein verily are portents, for lo! We are ever putting (mankind) to the test.

Mohamed Ahmed - Samira

There were surely signs in this; We will surely put you to the test.

Muhammad Asad

In this [story], behold, there are messages indeed [for those who think]: for, verily, We always put [man] to a test.

Mustafa Khattab

Surely in this are lessons.[1] And We ˹always˺ put ˹people˺ to the test.

Progressive Muslims

In this are signs, and We will always test.

Rashad Khalifa

These should provide sufficient proofs for you. We will certainly put you to the test.

Sahih International

Indeed in that are signs, and indeed, We are ever testing [Our servants].

Sam Gerrans

In that are proofs; and We are testing.

Shabbir Ahmed

Behold, herein are Messages indeed, for Our Law keeps testing nations (for viability).

Syed Vickar Ahamed

Surely, in this, there are Signs (from Us for men to understand: And so) do We try (them).

Taqi Usmani

Surely, there are signs in it, and We do always test (people).

The Monotheist Group

In this are signs, and We will always test.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩