Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 33. ayet

Mü'minûn suresi, 33. ayet. وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَأَتْرَفْنَٰهُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا مَا هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ

veḳâle-lmeleü min ḳavmihi-lleẕîne keferû vekeẕẕebû biliḳâi-l'âḫirati veetrafnâhüm fi-lḥayâti-ddünyâ mâ hâẕâ illâ beşerum miŝlüküm ye'külü mimmâ te'külûne minhü veyeşrabü mimmâ teşrabûn.

Diyanet İşleri

O peygamberin kavminden, Allah'ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: "O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 30–36 · surenin 33. ayeti / 118

Konu Sonraki nesiller ve peygamberleri Mü'minûn 31–44 3

  1. Mü'minûn 30

    Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.

  2. Mü'minûn 31

    Sonra onların (Nuh kavminin) ardından başka bir nesil yarattık.

  3. Mü'minûn 32

    Onlara, kendilerinden, "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur, hala O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" diye öğüt veren bir peygamber gönderdik.

  4. 33

    O peygamberin kavminden, Allah'ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: "O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor."

  5. Mü'minûn 34

    "Andolsun, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz mutlaka ziyana uğrarsınız."

  6. Mü'minûn 35

    "O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman sizin tekrar mutlaka (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vaad ediyor?"

  7. Mü'minûn 36

    "Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. “Onun kavminden kâfir olan, âhirete kavuşmayı yalanlayan ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz ileri gelenler” yani hem kâfir olan, hem inatlaşan, hem öldükten sonra dirilişi ve amellerin karşılıklarının verileceğini inkâr eden, dünya hayatındaki refah ve nimetleri kendilerini azdırmış bulunan liderler, peygamberlerine karşı çıkmak, onları yalanlamak ve ona bağlanmaktan sakındırmak maksadı ile “şöyle dedi: Bu ancak sizin gibi” sizin ile aynı cinsten olan “bir insan; yediğinizden yiyor içtiğinizden içiyor.” Onu size üstün kılan ne? Onun yemek yemeyen ve su içmeyen bir melek olması gerekmez miydi?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O peygamberin kavminden Allah'ı inkâr eden, ahireti ve ahiretteki sevabı ve cezayı yalanlayan ve dünya hayatında nimetlerden kendilerine bolca verdiğimiz zalimler; kendilerine tabi olanlara ve insanlara şöyle dediler: "Bu; sizin yediklerinizden yiyip içtiklerinizden içen ve sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizden üstün ayrı bir özelliği yoktur ki o, size resul olarak gönderilmiş olsun!"

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi ki kök: قول
  2. ٱلْمَلَأُ l-meleu ileri gelenler kök: ملا
  3. مِن min -nden
  4. قَوْمِهِ kavmihi kavmi- kök: قوم
  5. ٱلَّذِينَ ellezine
  6. كَفَرُوا۟ keferu inkar edenler kök: كفر
  7. وَكَذَّبُوا۟ ve kezzebu ve yalanlayanlar kök: كذب
  8. بِلِقَآءِ bilika'i buluşmasını kök: لقي
  9. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati ahiret kök: اخر
  10. وَأَتْرَفْنَـٰهُمْ veetrafnahum ve kendilerine refah verdiklerimiz kök: ترف
  11. فِى fi
  12. ٱلْحَيَوٰةِ l-hayati hayatında kök: حيي
  13. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya kök: دنو
  14. مَا ma değildir
  15. هَـٰذَآ haza bu
  16. إِلَّا illa başka bir şey
  17. بَشَرٌۭ beşerun bir insandan kök: بشر
  18. مِّثْلُكُمْ mislukum sizin gibi kök: مثل
  19. يَأْكُلُ ye'kulu yiyor kök: اكل
  20. مِمَّا mimma -den
  21. تَأْكُلُونَ te'kulune sizin yediğiniz- kök: اكل
  22. مِنْهُ minhu ondan
  23. وَيَشْرَبُ ve yeşrabu ve içiyor kök: شرب
  24. مِمَّا mimma -den
  25. تَشْرَبُونَ teşrabune sizin içtiğiniz- kök: شرب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş)

    "Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de.

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…

  • Aynı kök: ملا (40 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Bunun üzerine kendi kavminden inkar eden ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Dünya

    Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.

  • Aynı kök: شرب (39 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onun halkından, kâfir olan, ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz yöneticiler "Bu ancak sizin gibi bir insandır. dipnot 1 Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor!" demişlerdi. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnkârcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili benzer mesajlar: Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Enbiyâ 21:33, 36; Mü'minûn 23:24, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Yâsîn 36:15; Sâd 38:8; Kamer 54:24-25; Teğâbun 64:6.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Mü'minûn 23:24.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine, kavminin seçkinlerinden inkarda ısrar eden ve ahiret gerçeğiyle yüzleşeceğini yalanlayan kimseler -ki bunları Biz dünya hayatında refaha kavuşturmuştuk- şöyle demişlerdi: "Bu da sizin gibi ölümlü birinden başkası değil; sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.

Muhammed Esed

Ve (yine) toplumun -(sırf) kendilerine dünya hayatında bolluk ve genişlik bahşettik diye, bununla kurumlanıp hakkı kabule yanaşmayan, ahiret gerçeğini yalanlayan seçkinler çevresi (her defasında): "Bu (adam) yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen, sizin gibi bir ölümlüden başka bir şey değil" dediler,

Ahmed Hulusi

Onun kavminden hakikat bilgisini inkar edenler, sonsuz geleceklerini yaşamayı yalanlayanlar ve dünya hayatında refaha - imkanlara kavuşturduğumuz o gelenekçi ileri gelenler dedi ki: "Bu sizin gibi bir beşerden başka değil. . . Sizin yediğinizden yiyor ve sizin içtiğinizden içiyor. "

Ali Bulaç

Kendi kavminden, inkar edip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir."

Ali Özek ve heyeti

Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz varlıklı kişiler: «Bu, dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer.»

Ali Rıza Safa

Toplumu arasında, dünya yaşamında ellerine güç verdiğimiz ve sonsuz yaşam buluşmasını yalanlayan nankörlerin ileri gelenleri, şöyle dediler: "Yediklerinizden yiyen ve içtiklerinizden içen, sizin gibi bir insanoğlundan başkası değil bu!"

Bayraktar Bayraklı

İnkar eden ve ahiret buluşmasını yalanlayan kavminin ileri gelenleri ve kendilerine dünya hayatında nimet verdiklerimiz, şöyle dediler: "Bu da sizin gibi, insandan başka bir şey değildir. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."

Edip Yüksel

Dünya hayatında kendilerine alabildiğine nimetler bağışlamamıza rağmen, ahiret karşılaşmasını yalanlayıp inkar eden, halkının ileri gelenleri şöyle dediler: "Bu, yalnızca sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dünya hayatında kendilerine alabildiğine nimetler bağışlamamıza rağmen, ahiret karşılaşmasını yalanlayıp inkar eden, halkının ileri gelenleri şöyle dediler: 'Bu, yalnızca sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz halde küfredip ahirete ulaşmayı yalanlayan kavminden o kodaman güruh ise şöyle dedi: "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil; yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dünya hayatta kendilerine refah verdiğimiz halde küfredip Ahıret likasını tekzib eyliyen kavminden o (mele') kodaman güruh ise şöyle dedi: "bu başka değil, ancak sizin gibi bir beşer, yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor

Erhan Aktaş

Dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz, Kafirlik eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin meleleri: "Bu da sizin gibi bir beşerdir. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz, Kafirlik dipnot 1 eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin meleleri dipnot 1 : "Bu da sizin gibi bir beşerdir dipnot 2 . Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kafir: İnançsız, inanmayan, gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, nankör. Allah'ı ve vahyi reddeden. Küfr, İman'ın karşıtıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.
  3. metne dön, dipnot 3
    Sıradan, normal bir insan. Her insan gibi, insan olmanın dışında insanüstü hiçbir özelliği olmayan insan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz, gerçeği yalanlayarak nankörlük eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayan meleleri dipnot 1 : "Bu da sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Toplumun ileri gelenleri. Güç ve imtiyaz sahibi seçkinleri.

Gültekin Onan

Kendi kavminden, küfredip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir."

Hasan Basri Çantay

Onun kavminden — kendilerine dünya hayatında refah verdiğimiz halde küfr (-ü inkar) eden, ahirete kavuşmayı yalan sayan — bir gurüh dedi ki: "Bu, sizin gibi bir beşerden başkası değildir. Sizin yediklerinizden yiyor, içdiklerinizden içiyor".

İbni Kesir

Onun kavminden; kendilerine dünya hayatında rızık verdiğimiz halde küfr ederek ahirete kavuşmayı yalanlayan ileri gelenler dediler ki: Bu, sizin gibi bir beşerden başka bir şey değildir. Sizin yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.

Mehmet Alagaş

(2, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44) Kesin olan şu ki, Nuh’u kavmine gönderdik ve kavmine dedi ki Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok. Sakınmıyor musunuz? Kavminin ileri gelen kafirleri dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer , sizin üzerinizde bir üstün olma / fazilet arayışı var , Allah isteseydi melek indirirdi , biz evvelki babalarımızdan böyle bir şey işitmedik. O sadece cinlenmiş bir adam belli bir süre onu gözleyin. Nuh dedi ki Rabbim yalanlamalarına dair bana yardım et, biz de O’na gözümüz önünde ve vahiylerimizle bir gemi yap diye vahyettik, emrimiz geldiğinde ve tandır kaynayıp taşınca da her bir türden birer çift alarak ona yükle ve sözümüzden / azaptan etkilenecek olanlar hariç yakın çevreni de yükle, zalimlerle de asla muhatap olma, ki onlar boğularak ölecekler diye vahyet tik, sen ve beraberindekiler gemiye yerleştiğiniz de / istiva ettiğinizde deyin ki “Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun” ve deki “Rabbim bereketli / mübarek bir iniş yerine indir , sen en hayırlı indiricisin” İşte bunda ayetler vardır , biz, imtihan edendik. Sonra onların ardından başka nesiller inşa ettik, onlara kendilerinden olan Resuller gönderdik, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka size ilah yok , sakınmıyor musunuz? (Resullerin ortak söylemi) Kavmin ileri gelen kafirleri ve ahiret ile buluşmayı yalanlayanlar ve dünya hayatında refah içinde ettiklerimiz (ahiret inanıp ta ahiret varmış gibi davranmamak onu yalanlamaktır) dediler ki; Ne ki bu? Sizin gibi bir beşer (aynı Nuh AS kavmi gibi dediler) O da sizin yediklerinizden yiyor sizin içtiklerinizden içiyor, sizin gibi bir beşere mi tabi oluyorsunuz? İşte o zaman tam olarak hasara uğramış olursunuz, öldüğünüzde toprak ve kemik olduğunuzda siz çıkarılacaksınız diye mi vaat ediyor? Ne kadar uzak / heyhat ki heyhat size vaat edilen (çok uzak bir ihtima l) Sadece dünya hayatımız vardır ölür ve yaşarız tekrar diriliş bize yoktur , O da Allah’a yalanı iftira eden bir adamdır , Ona iman edecek değiliz dediler. Resul dedi ki Rabbim bana, onların yalanlamalarına dair yardım et , Allah dedi ki Az kaldı pişman olanlar / nedamet getirenler olacaklar , gerçek bir ses onları yakaladı aldı , onlar çer çöp yaptık , zalim kavim uzak olsun! Sonra onların ardından başkaca nesiller inşa ettik. Hiçbir topluluk süresini geçemez yahut erteleteme , s onra ard arda elçiler göndeririz , her bir topluluğa elçilerimiz geldiğinde onu yalanladılar, onlardan bazıları bazılarına uydurduk / tabi ettirdik onlara hadiseler haline getirdik , iman etmeyen kavim uzak olsun!

Rowwad Tercüme Merkezi

O peygamberin kavminden, Allah’a kâfir olan, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenleri şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”

Süleyman Ateş

Kavminden, kendilerine dünya hayatında bol ni'met verdiğimiz o inkar eden ve ahiret buluşmasını (hesap ve cezasını) yalanlayan eşraf takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."

Süleymaniye Vakfı

Halkının içinden kafirlik eden, Ahirete varmayı yalan sayan, üstelik kendilerine dünya hayatında refah da verdiğimiz önde gelenler şöyle dediler: "Bu, yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen, sizin gibi bir beşerden başka nedir ki!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halkı içinden (yapılan uyarıları) görmezlik eden, dünya hayatında kendilerine geniş imkanlar verdiğimiz halde Ahiret buluşmasını yalan sayan önderler şöyle dediler: Bu adam sizin gibi bir insandan başka ne ki? O da sizin yediğinizden yiyor; içtiğinizden içiyor."

Şaban Britch

Dünya hayatında kendilerine nimetler verdiğimiz, ahirete kavuşmayı yalanlayanlardan ve kâfirlerden olan kavminin ileri gelenleri şöyle dediler: Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.

Şaban Piriş

Dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz, inkarcı ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin ileri gelenleri şöyle dediler: -Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun, dünya hayatında servet ve refaha ulaştırdığımız halde inkara sapıp ahiretteki buluşmayı yalanlayan kodaman takımı şöyle dedi: "Bu adam, sadece sizin gibi bir insan; yemekte olduğunuzdan yiyor, içmekte olduğunuzdan içiyor."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The leaders among his people who denied Allah and rejected the idea of having audience of Him in Day of Judgement said: " But he is only a human like yourselves. He eats the same food you eat and drinks of what you drink." thereby denying what We bestowed on them of what ministered to their enjoyment and content in life.

Abdul Haleem

But the leading disbelievers among his people, who denied the Meeting in the Hereafter, to whom We had granted ease and plenty in this life, said, ‘He is just a mortal like you- he eats what you eat and drinks what you drink-

Abdullah Yusuf Ali

And the chiefs of his people, who disbelieved and denied the Meeting in the Hereafter, and on whom We had bestowed the good things of this life, said: "He is no more than a man like yourselves: he eats of that of which ye eat, and drinks of what ye drink.

Abul A'la Maududi

The notables among his people who had refused to believe and who denied the meeting of the Hereafter, and those whom We had endowed with ease and comfort in this life, dipnot 1 cried out: "This is no other than a mortal like yourselves who eats what you eat and drinks what you drink.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It should be noted that all those people who opposed the Messengers had three common characteristics: (1) They were the chiefs of their people. (2) They denied life in the Hereafter. (3) They were prosperous in the worldly life. Obviously, they loved the life of this world and could never conceive that their way of life, which had made them chiefs and brought prosperity, could ever be wrong. Therefore they opposed their Messengers, who took away their peace of mind, by preaching that there was a life-after-death and they shall have to render an account to Allah of what they did in this world. And this was exactly what was happening at Makkah.

Aisha Bewley

The ruling circle of his people – those who were kafir and denied the encounter of the Next World and whom We had given opulence in this world – said, ‘This is nothing but a human being like yourselves. who eats what you eat and drinks what you drink.

Al-Hilali & Khan

And the chiefs of his people who disbelieved and denied the Meeting in the Hereafter, and whom We had given the luxuries and comforts of this life, said: "He is no more than a human being like you, he eats of that which you eat, and drinks of what you drink.

Ali Quli Qarai

Said the elite of his people, who were faithless and who denied the encounter of the Hereafter and whom We had given affluence in the life of the world: ‘This is just a human being like you: he eats what you eat, and drinks what you drink.

Amatul Rahman Omar

And the chiefs of his people who disbelieved and cried lies to the meeting (with the Lord) in the Hereafter, and whom We had given ease and comfort in the present life, said, `He is but a human being like yourselves. He eats of (the food) which you eat and drinks of (the drinks) which you drink.

Arthur John Arberry

Said the Council of the unbelievers of his people, who cried lies to the encounter of the world to come, and to whom We had given ease in the present' life, 'This is naught but a mortal like yourselves, who eats of what you eat and drinks of what you drink.

Bijan Moeinian

A disbeliever leader of them who had rejected the Hereafter (in spite of having received a good portion in this world) said: "This guy is a human being like yourselves. He eats the same thing that you eat and drinks the same thing that you drink!"

E. Henry Palmer

Said the chiefs of his people who misbelieved, and called the meeting of the last day a lie, and to whom we gave enjoyment in the life of this world, 'This is only a mortal like yourselves, who eats of what ye eat,

Edip-Layth

The leaders from amongst his people who rejected and denied the meeting of the Hereafter; and We indulged them in this worldly life; said, "What is this but a human like you? He eats from what you eat and he drinks from what you drink."

George Sale

And the chiefs of his people, who believed not, and who denied the meeting of the life to come, and on whom We had bestowed affluence in this present life, said, this is not other than a man, as ye are; he eateth of that whereof ye eat, and he drinketh of that whereof ye drink:

Hamid S. Aziz

And We sent amongst them a messenger of their own (or from among them), saying, "Serve Allah, you have no God but He; will you then not fear (evil)?"

Mahmoud Ghali

And said the chiefs of his people, who disbelieved and cried lies to the meeting of the Hereafter, and whom We had caused to live in luxury in the present life, (Literally: the lowly life, i. e., the life of this word) "In no way is this anything except a mortal like yourselves; he eats of whatever you eat and drinks of whatever you drink.

Marmaduke Pickthall

And the chieftains of his folk, who disbelieved and denied the meeting of the Hereafter, and whom We had made soft in the life of the world, said: This is only a mortal like you, who eateth of that whereof ye eat and drinketh of that ye drink.

Mohamed Ahmed - Samira

The chiefs of the people who did not believe and denied the life to come, though We had given them good things of this life to enjoy, (said): "He is only a mortal like you. He eats as you do, and drinks as you drink.

Muhammad Asad

And [every time] the great ones among his people, who refused to acknowledge the truth and gave the lie to the announcement of a life to come - [simply] because We had granted them ease and plenty in [their] worldly life, and they had become corrupted by it [every time] they would say: "This [man] is nothing hut a mortal like yourselves, eating of what you eat, and drinking of what you drink:

Mustafa Khattab

But the chiefs of his people—who disbelieved, denied the meeting ˹with Allah˺ in the Hereafter, and were spoiled by the worldly luxuries We had provided for them—said ˹to the masses˺, "This is only a human like you. He eats what you eat, and drinks what you drink.

Progressive Muslims

And the leaders from amongst his people who rejected and denied the meeting of the Hereafter; and We indulged them in this worldly life; said: "What is this but a human like you He eats from what you eat and he drinks from what you drink. "

Rashad Khalifa

The leaders among his people who disbelieved and rejected the idea of the Hereafter - although we provided for them generously in this life - said, "This is no more than a human being like you. He eats from what you eat, and drinks as you drink.

Sahih International

And the eminent among his people who disbelieved and denied the meeting of the Hereafter while We had given them luxury in the worldly life said, "This is not but a man like yourselves. He eats of that from which you eat and drinks of what you drink.

Sam Gerrans

And said the eminent ones of his people, those who ignored warning and denied the meeting of the Hereafter and to whom We had given opulence in the life of this world: “This is only a mortal like you: he eats of that whereof you eat, and drinks of that you drink.

Shabbir Ahmed

(And invariably) it was their leaders who refused to acknowledge the Truth and denied the Meeting in the Hereafter. Simply because We had granted them ease and plenty in their worldly life. Every time such people would say, "This is only a man like you who eats what you eat and drinks as you drink.

Syed Vickar Ahamed

And the leaders of his people, who disbelieved and denied the meeting in the Hereafter, and to whom We had granted the good things of this life, said: "He is no more than a man like yourselves: He eats from that of which you eat, and drinks from what you drink.

Taqi Usmani

Then said the chiefs of his nation who were disbelievers and who denied facing the Hereafter and whom We made affluent in the worldly life, "This (man) is nothing but a human being. He eats from what you eat from, and drinks from what you drink.

The Monotheist Group

Andthe leaders from among his people who rejected and denied the meeting of the Hereafter; and We indulged them in this worldly life; said: "What is this but a human being like you? He eats from what you eat and he drinks from what you drink."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩