Münâfikûn suresi

Münâfikûn suresi, 1. ayet

Münâfikûn suresi, 1. ayet. إِذَا جَآءَكَ ٱلْمُنَٰفِقُونَ قَالُوا۟ نَشْهَدُ إِنَّكَ لَرَسُولُ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ إِنَّكَ لَرَسُولُهُۥ وَٱللَّهُ يَشْهَدُ إِنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ لَكَٰذِبُونَ

iẕâ câeke-lmünâfiḳûne ḳâlû neşhedü inneke lerasûlü-llâh. vellâhü ya`lemü inneke lerasûlüh. vellâhü yeşhedü inne-lmünâfiḳîne lekâẕibûn.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, "Senin, elbette Allah'ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz" derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah, o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Münâfikûn 1–4 · surenin 1. ayeti / 11

Konu Münafıkların yeminleri ve sözleri Münâfikûn 1–8 3

  1. 1

    (Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, "Senin, elbette Allah'ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz" derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah, o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder.

  2. Münâfikûn 2

    Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

  3. Münâfikûn 3

    Bu, onların önce iman edip sonra inkar etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.

  4. Münâfikûn 4

    Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

1. Ne zaman ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Medine’ye gelip yerleşti ve orada müslümanlar çoğalıp İslâm güç kazanmaya başladı, Medine’nin yerlisi olan Evs ve Hazrec’e mensup bazı kimseler, küfrü içlerinde gizledikleri halde iman etmiş gibi gözüktüler. Bununla mevkileri korunsun, canları ve malları da kurtulsun istiyorlardı.

Bunun üzerine Yüce Allah, kendileri vasıtasıyla tanınabilecekleri bazı sıfatlarını söz konusu etti ki kulları onlardan sakınabilsin ve onlardan yana uyanık bulunsunlar.

"Münâfıklar sana geldikleri vakit” yalan söyleyrek “Şahitlik ederiz ki sen kesinlikle Allah’ın rasûlüsün, derler.” Münâfıkların bu şahitlikleri, yalan yere ve münâfıklık/ikiyüzlülük etmek sureti ile yapılmıştı. Kaldı ki Allah Rasûlünün desteklenmesi için onların şahitliklerine ihtiyaç da yoktur. Çünkü “Allah da biliyor ki sen kesinlikle O’nun Rasûlüsün. Fakat Allah şahitlik eder ki o münâfıklar” sözlerinde ve iddialarında “kesinlikle yalancıdırlar.” Onlar, bu sözü gerçekten öyle inandıkları için söylemiyorlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Müslümanlıklarını izhar edip küfürlerini içlerinde gizleyen kimseler olan münafıklar, senin meclisinde hazır bulunduklarında şöyle dediler: "Senin kesinlikle Allah’ın resulü olduğuna şahitlik ederiz." Allah, senin kendi resulü olduğunu elbette bilir. Allah; münafıkların, senin gerçekten Allah'ın resulü olduğuna yürekten şahitlik ettiklerine dair iddialarında yalancı olduklarına da şahitlik eder.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذَا iza zaman
  2. جَآءَكَ ca'eke sana geldikleri kök: جيا
  3. ٱلْمُنَـٰفِقُونَ l-munafikune münafıklar kök: نفق
  4. قَالُوا۟ kalu derler kök: قول
  5. نَشْهَدُ neşhedu tanıklık ederiz kök: شهد
  6. إِنَّكَ inneke muhakkak ki senin
  7. لَرَسُولُ lerasulu elçisi olduğuna kök: رسل
  8. ٱللَّهِ ۗ llahi Allah'ın kök: اله
  9. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  10. يَعْلَمُ yea'lemu bilir (ki) kök: علم
  11. إِنَّكَ inneke sen muhakkak
  12. لَرَسُولُهُۥ lerasuluhu onun elçisisin kök: رسل
  13. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  14. يَشْهَدُ yeşhedu tanıklık eder kök: شهد
  15. إِنَّ inne şüphesiz
  16. ٱلْمُنَـٰفِقِينَ l-munafikine münafıkların kök: نفق
  17. لَكَـٰذِبُونَ lekazibune yalancılıklarına kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak · Ortak kavram: Şahitlik

    Kitap ehlinden o inkar eden kardeşlerine, "Yemin ederiz ki, siz (Medine'den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin…

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak

    (Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…

  • Ortak kavram: Şahitlik

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Münafıklar sana geldiklerinde "Şahitlik ederiz ki şüphesiz sen Allah'ın Elçisisin!" derler. Allah senin elbette kendi elçisi olduğunu bilmektedir. Allah münafıkların yalancı olduklarına elbette şahittir.

Mustafa İslamoğlu

İkiyüzlüler sana geldiklerinde, "Biz şahadet ederiz ki sen kesinlikle Allah'ın Rasulü'sün" derler. Allah da biliyor ki, gerçekten de sen O'nun Rasulü'sün; ve Allah şahadet eder ki, ikiyüzlüler kesinlikle yalancıdırlar.

Muhammed Esed

İkiyüzlüler sana geldiklerinde: "Senin gerçekten Allah'ın Elçisi olduğuna tanıklık ederiz!" derler. Ama Allah, senin kendi elçisi olduğunu bilir; ve Allah, ikiyüzlülerin (inandık demelerinde) asla samimi olmadıklarına tanıklık eder.

Ahmed Hulusi

İkiyüzlüler (münafıklar) sana geldiklerinde dediler ki: "Senin muhakkak Rasulullah olduğuna şehadet ederiz!" Allah biliyor ki kesinlikle sen, O'nun Rasulüsün! Allah şahittir ki muhakkak ki ikiyüzlüler yalancılardır.

Ali Bulaç

Münafıklar sana geldikleri zaman: "Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Allah'ın elçisisin" dediler. Allah da bilir ki sen elbette O'nun elçisisin. Allah, şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder.

Ali Özek ve heyeti

Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah'ın Peygamberisin, derler. Allah da bilir ki sen elbette, O'nun Peygamberisin. Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarını bilmektedir.

Ali Rıza Safa

İkiyüzlüler sana geldiklerinde, şöyle derler: "Aslında, senin, Allah'ın elçisi olduğuna kesinlikle tanıklık ederiz!" Kuşkusuz, Allah, senin Kendi elçisi olduğunu kesinlikle bilir. Aslında, Allah, ikiyüzlülerin yalan söylediğine de tanıklık eder. dipnot 514

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 514
    Muhammed peygamber "Senin, Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz!" diyen ikiyüzlü Müslümanlar konusunda, bu surenin ilk sekiz ayetinde Allah tarafından uyarılmaktadır. 4:142, 9:101 ve 58:8 gibi birçok ayette, Muhammed peygamberin çevresindeki ikiyüzlü Müslümanların cehennemlik olduğu bildirilmiştir. 24:11-17 ayetlerinde de kimi Müslümanlar tarafından peygamberin eşine atılan çirkin iftiraya ve diğer Müslümanların bu iftira karşısında tepkisiz kalmalarına Allah'ın öfkesi bildirilmiştir. Sonuç olarak, "Sahabilerim, gökteki yıldızlar gibidir; hangisine tutunursanız, kurtuluşa erişirsiniz." söyleminin Muhammed peygamber tarafından söylenmediği; çünkü her toplumda ve her dönemde olduğu gibi, peygamberin sahabileri arasında da yalancı, iftiracı ve ikiyüzlü kişilerin bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Bayraktar Bayraklı

Münafıklar sana geldiklerinde, "Senin kesinlikle Allah'ın peygamberi olduğuna tanıklık ederiz" derler. Allah, senin, O'nun peygamberi olduğunu biliyor ve Allah münafıkların yalancı olduğuna tanıklık ediyor.

Edip Yüksel

İkiyüzlüler sana geldiklerinde, "Senin ALLAH elçisi olduğuna şehadet ederiz" derler. ALLAH senin kendi elçisi olduğunu bilir ve ALLAH ikiyüzlülerin yalan söylediğine de şehadet eder. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Adem'den itibaren tüm elçilerin ve akıllarını kullananların dini yani hayat sistemi olan İslam'ın ilk şartı olarak bilinen "Kelime-i şehadet" veya "Kelime-i tevhit" 3:18'de bildirilmiştir. Sünniler bu tanıklığa "Muhammed Allah'ın elçisidir" şıkkını eklemişler. Şiiler ise daha ileri giderek, "Ali Allah'ın hüccetidir" biçiminde bir üçüncü şık daha eklemişlerdir. Bu eklemeci zihniyet 39:45 ayetiyle teşhir edilmiştir. * 63:1 ayeti, şehadete eklenen ikinci kısmı bulunduran biricik yerdir. Yüce Allah, nasıl ki "Hadis" ve "Sünnet" kelimelerini, geleceğin bilgisiyle kınamışsa (33:38; 35:43; 45:6), şehadete eklenen kısmı da ikiyüzlülere mal etmektedir. * Günümüz ikiyüzlüleri Muhammed peygamberi tanrılaştırdıkları için onun Allah'ın elçisi olduğuna inandıklarını ifade ederken aslında yalan söylemektedirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İkiyüzlüler sana geldiklerinde, 'Senin ALLAH elçisi olduğuna şehadet ederiz,' derler. ALLAH senin kendi elçisi olduğunu bilir ve ALLAH ikiyüzlülerin yalan söylediğine de şehadet eder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(1-2) Münafıklar sana geldiklerinde: "Şehadet ederiz, gerçekten sen Allah'ın Resulüsün!" dediler. Allah da biliyor ki, sen şüphesiz O'nun Resulüsün! Bununla beraber Allah şahitlik ediyor ki, doğrusu münafıklar katiyyen yalancıdırlar. Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler. Doğrusu onlar ne fena yapıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana geldikleri vakıt o münafıklar dediler ki: şehadet ederiz hakikaten sen şübhesiz Allahın Resulüsün. Allah da biliyor ki: hakikaten sen şübhesiz onun Resulüsün, bununla beraber Allah şehadet ediyorki doğrusu münafıklar kat'iyyen yalancıdırlar.

Erhan Aktaş

Münafıklar dipnot 1 sana geldiklerinde: "Biz, tanıklık ederiz ki, kuşkusuz sen, Allah'ın Resul'üsün." dediler. Elbette ki Allah, senin, Kendisinin Resul'ü olduğunu biliyor. Fakat Allah tanıktır ki, Münafıklar, kesinlikle yalancıdırlar.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafık, içten "bitmiş, tükenmiş ve imanı kalmamış, omurgasız, onursuz ve iki -yüzlü kimse demektir. Münafık, iman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince Mü'min, işlerine gelince Kafir olan kimse.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Münafıklar dipnot 1 sana geldiklerinde: "Biz, tanıklık ederiz ki, kuşkusuz sen, Allah'ın Resul'üsün." dediler. Elbette ki Allah, senin, Kendisinin Resul'ü olduğunu biliyor. Fakat Allah tanıktır ki, münafıklar, kesinlikle yalancıdırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafık, içten "bitmiş, " " tükenmiş" ve imanı "kalmamış, " omurgasız, onursuz ve iki yüzlü kimse demektir. Münafık, İman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince mümin, işlerine gelince Kafir olan kimsedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Münafıklar sana geldiklerinde: "Biz, tanıklık ederiz ki, kuşkusuz sen, Allah'ın rasul'üsün." dediler. Elbette ki Allah, senin, Kendisinin Rasul'ü olduğunu biliyor. Fakat Allah tanıktır ki, münafıklar, kesinlikle yalancıdırlar.

Gültekin Onan

Münafıklar sana geldikleri zaman: "Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Tanrı'nın elçisisin" dediler. Tanrı da bilir ki sen elbette O'nun elçisisin. Tanrı, şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder.

Hasan Basri Çantay

Münafıklar sana geldiği zaman "Şehadet ederiz ki sen muhakkak ve mutlak Allahın peygamberisin" dediler. Allah da bilir ki sen elbette ve elbette Onun peygamberisin. (Fakat) Allah o münafıkların hiç şübhesiz yalancılar olduğunu da biliyor.

İbni Kesir

Münafıklar sana geldiklerinde: Şehadet ederiz ki muhakkak sen, Allah'ın peygamberisin, derler. Allah da bilir ki; sen, elbette kendisinin peygamberisin. Allah; münafıkların şüphesiz yalancılar olduklarına şehadet eder.

Mehmet Alagaş

(1-8) Münafıklar sana geldiklerinde dediler ki; şahitlik ediyoruz ki sen, kesinlikle Allah’ın Resulüsün, Allah ta biliyor ki sen O’nun kesinlikle Resulüsün, yine Allah da şahitlik eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdır, yemin etmiş olmayı kalkan yaptılar ve A llah’ın yolundan saptılar, muhakkak ki yapıyor oldukları ne kötü bir şey. Bu, onların iman ettik dedikten sonra kafir olmaları nedeniyledir, onların kalpleri mühürlendi, artık kavrayamazlar / fevkinde olamazlar. Gördüğünde kalıpları / cüsseleri seni cezbed ebilir / hoşuna gidebilir, eğer konuşurlarsa da dediklerini dinleyebilirsin, dayanılan / isnat edilen keresteler / ahşaplar gibidirler, her sesin kendi aleyhlerine olduğunu değerlendirirler / hesap ederler, onlar düşmandırlar, korun onlardan, Allah onları gebertsin / katletsin nasıl da hakikatten yalana kapılıyorlar. Onlara, gelin Allah’ın Resulü sizin için bağışlanma dilesin denildiğinde, kafalarını çevirirler ve büyüklenerek / kibirlenerek (bağışlanma duası yapmasını) engellediklerini / vazgeçirdiklerini görürsün. (Ey Resul, bizim için herhangi bir şey dilemekten vazgeç) Onlar için bağışlanma dilesen de yahut bağışlanma dilemesen de eşittir / aynıdır, Allah onları asla bağışlamaz, Allah yoldan çıkan boyları / kavimleri kesinlikle yola iletmez. Onlar şunu da diyorlar, Allah’ın Resulünün yanındakilere dağılıp gitmedikleri sürece harcama yapmayın / infak etmeyin, semaların ve yerin hazineleri Allah’ındır ve lakin münafıklar kavrayamazlar. Yine diyorlar ki eğer şehre / medineye dönersek saygın olanlarımız / izzetli olanlarımız düşük seviyede olanları / zelil olanları oradan çıkaracak, saygın olan Allah’tır, Resulüdür ve Müminlerdir ve lakin münafıklar bilmezler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Münâfıklar sana geldiklerinde: "Şahitlik ederiz ki, sen muhakkak Allah'ın Rasûlü'sün" derler. Allah senin muhakkak kendi peygamberi olduğunu bilir. Bununla beraber Allah münâfıkların kesin yalancı olduklarına şahitlik eder.

Süleyman Ateş

Münafıklar sana geldikleri zaman: "Senin muhakkak Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz" derler. Senin muhakkak kendisinin elçisi olduğunu Allah bilir ve Allah münafıkların yalancı olduklarına tanıklık eder.

Süleymaniye Vakfı

Münafıklar (iki yüzlüler) sana geldiklerinde: "Biz şahidiz ki sen kesinlikle Allah'ın elçisisin." dediler. Evet, Allah biliyor ki sen kesinlikle onun elçisisin; ama Allah şahit ki münafıklar kesinlikle yalancıdırlar dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafıkların yalancı kimseler oldukları birçok ayette vurgulanmış (Tevbe 9/77, 107, Mücadele 58/18, Haşr 59/11), bu yalancılıklarından dolayı acı bir azaba uğrayacakları ve hem Allah'ı hem de insanları kandırmaya çalıştıkları için cehennemin en alt tabakasına atılacakları haber verilmiştir (Bakara 2/8-10, 76, Nisa 4/142-145).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Münafıklar (iki yüzlüler) sana geldiklerinde derler ki "Biz şahidiz; gerçekten sen Allah'ın elçisisin." Allah, elbette senin kendisinin elçisi olduğunu biliyor ama Allah şahit, münafıklar kesinlikle yalancıdırlar.

Şaban Britch

Münafıklar sana geldiklerinde: "Senin kesinlikle Allah’ın Rasûlü olduğuna şahitlik ederiz" dediler. Allah, senin kendi Rasûlü olduğunu bilir. Allah, münafıkların yalancı olduklarına da şahitlik eder.

Şaban Piriş

Münafıklar sana geldiklerinde: -Senin kesinlikle Allah'ın Resülü olduğuna şahitlik ederiz, dediler. Allah, senin kendi Resülü olduğunu bilir. Allah, münafıkların yalancı olduklarına da şahitlik eder.

Yaşar Nuri Öztürk

Münafıklar sana geldikerinde: "Senin kesinlikle Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederiz." derler. Senin kesinlikle O'nun elçisi olduğunu Allah zaten biliyor. Ve Allah tanıklık eder ki, münafıklar kesinlikle yalancıdırlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you the Messenger: when the hypocrites come to you they say: " we attest that you are the Messenger of Allah" and Allah knows well that you are His Messenger, but deep down in their hearts they are insincere. Allah asserts that the hypocrites are untruthful, deceitful and their aim untrue;

Abdul Haleem

When the hypocrites come to you [Prophet], they say, ‘We bear witness that you are the Messenger of God.’ God knows that you truly are His Messenger and He bears witness that the hypocrites are liars––

Abdullah Yusuf Ali

When the Hypocrites come to thee, they say, "We bear witness that thou art indeed the Messenger of Allah." Yea, Allah knoweth that thou art indeed His Messenger, and Allah beareth witness that the Hypocrites are indeed liars.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), when the hypocrites come to you, they say: "We bear witness that you are certainly Allah's Messenger." Allah certainly knows that you are His Messenger. But Allah also bears witness that the hypocrites are utter liars! dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, Although the thing they are uttering with the tongue is true by itself, it does not reflect their belief. Therefore they lie when they say that they bear witness that you are a Messenger (peace be upon him) of Allah. Here, one should clearly understand that an evidence or witness is composed of two things: first, the actual thing to which one bears the witness; second, the concerned person’s own belief about the thing to which he bears the witness, Now, if the thing by itself is true and the belief of the bearer of witness also corresponds to what he says, he will be truthful in every respect. And if the thing in itself is false; but the bearer of the witness believes it to be right and true, he will be regarded as truthful in one way, for he is truthful in expressing his belief, and liar in another way, for the thing he is bearing witness to is by itself false. Contrary to this, if the thing by itself is true but the belief of the bearer of the witness is opposed to it, he will be regarded as truthful because he is testifying to the right thing, and a liar because his own belief is contrary to what he is saying with the tongue. For instance, if a believer states that Islam is a true religion, he is truthful in every respect, but if a Jew, while he is steadfast in his Judaism, states the same thing, he would be stating the right thing but his evidence would be regarded as false, for he is testifying against his faith and belief. And if he calls it a false religion, he would be uttering a false thing but he would be bearing a true witness according to his belief.

Aisha Bewley

When the hypocrites come to you they say, ‘We bear witness that you are indeed the Messenger of Allah. ’ Allah knows that you are indeed His Messenger and Allah bears witness that the hypocrites are certainly liars.

Al-Hilali & Khan

When the hypocrites come to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), they say: "We bear witness that you are indeed the Messenger of Allâh." Allâh knows that you are indeed His Messenger, and Allâh bears witness that the hypocrites are liars indeed. [1]

Ali Quli Qarai

When the hypocrites come to you they say, ‘We bear witness that you are indeed the apostle of Allah. ’ Allah knows that you are indeed His Apostle, and Allah bears witness that the hypocrites are indeed liars.

Amatul Rahman Omar

When the hypocrites come to you, they say, `We bear witness that you are in fact the Messenger of Allâh. ' And Allâh knows that you are indeed His Messenger. Yet Allâh (at the same time) bears witness that the hypocrites are truly liars.

Arthur John Arberry

When the hypocrites come to thee they say, 'We bear witness that thou art indeed the Messenger of God. ' And God knows that thou art indeed His Messenger, and God bears witness that the hypocrites are truly liars.

Bijan Moeinian

God bears witness that the hypocrites lie when they come to Mohammad bearing witness that he is the messenger of God. God does not need their confession as the Almighty already knows that Mohammad is His messenger.

E. Henry Palmer

When the hypocrites come to thee, they say, 'We bear witness that thou art surely the Apostle of God;' but God knows that thou art His Apostle: and God bears witness that the hypocrites are liars!

Edip-Layth

When the hypocrites come to you they say, "We bear witness that you are the messenger of God." God knows that you are His messenger, and God bears witness that the hypocrites are liars.

George Sale

When the hypocrites come unto thee, they say, we bear witness that thou art indeed the apostle of God. And God knoweth that thou art indeed his apostle: But God beareth witness that the hypocrites are certainly liars.

Hamid S. Aziz

When the hypocrites come to you, they say, "We bear witness that you are most surely Allah's Messenger; Allah knows that you are most surely His Messenger, and Allah bears witness that the hypocrites are liars.

Mahmoud Ghali

When the hypocrites come to you, they say, "We testify that surely you are indeed the Messenger of Allah. " And Allah knows (that) surely you are indeed His Messenger, and Allah testifies that surely the hypocrites are indeed liars.

Marmaduke Pickthall

When the hypocrites come unto thee (O Muhammad), they say: We bear witness that thou art indeed Allah's messenger. And Allah knoweth that thou art indeed His messenger, and Allah beareth witness that the hypocrites indeed are speaking falsely.

Mohamed Ahmed - Samira

WHEN THE HYPOCRITES come to you, they say: "We affirm that you are the Apostle of God. " God indeed knows you are His Apostle. God bears witness that the hypocrites are indeed liars.

Muhammad Asad

WHEN THE HYPOCRITES come unto thee, they say, "We bear witness that thou art indeed God's Apostle!" But God knows that thou art truly His Apostle; and He bears witness that the hypocrites are indeed false [in their declaration of faith].

Mustafa Khattab

When the hypocrites come to you ˹O Prophet˺, they say, "We bear witness that you are certainly the Messenger of Allah"—and surely Allah knows that you are His Messenger—but Allah bears witness that the hypocrites are truly liars.

Progressive Muslims

When the hypocrites come to you they Say: "We bear witness that you are the messenger of God. " And God knows that you are His messenger, and God bears witness that the hypocrites are liars.

Rashad Khalifa

When the hypocrites come to you they say, "We bear witness that you are the messenger of GOD." GOD knows that you are His messenger, and GOD bears witness that the hypocrites are liars.,

Sahih International

When the hypocrites come to you, [O Muúammad], they say, "We testify that you are the Messenger of Allah. " And Allah knows that you are His Messenger, and Allah testifies that the hypocrites are liars.

Sam Gerrans

When the waverers come to thee they say: “We bear witness that thou art the messenger of God.” But God knows that thou art His messenger, and God bears witness that the waverers are liars.

Shabbir Ahmed

When the hypocrites come to you (O Prophet), they say, "We bear witness that you are indeed Allah's Messenger. " Yes, Allah knows that you are truly His Messenger, and Allah bears witness that the hypocrites are in fact deniers in practice.

Syed Vickar Ahamed

When the hypocrites come to you, they say, "We bear witness that you are indeed the Messenger of Allah. " Allah knows that you are indeed His Messenger, and Allah bears witness that the hypocrites are indeed liars.

Taqi Usmani

When the hypocrites come to you, they say, "We bear witness that you are indeed the messenger of Allah."-Allah knows that you are really His messenger-But Allah testifies that the hypocrites are actually liars.

The Monotheist Group

When the hypocrites come to you they say: "We bear witness that you are the messenger of God." And God knows that you are His messenger, and God bears witness that the hypocrites are liars.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Münâfikûn suresi, 1. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Münâfikûn suresi, 1. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Münâfikûn suresi, 1. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩