Münâfikûn suresi · 9–11. ayetler

Mal ve evlat sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Münâfikûn suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Münâfikûn suresi, 9. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُلْهِكُمْ أَمْوَٰلُكُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُكُمْ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi Allah'ı hatırlamaktan dipnot 1 alıkoymasın! dipnot 2 Kim bunu yaparsa işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette yer alan [zikrullâhi] tamlaması "beş vakit namaz" olarak yorumlansa da burada kastedilen mesaj, namazı da içerecek şekilde bütün ibadetler ve duyarlılıklar yani genel anlamda "Allah'a itaat"tir. Dahası [zikrullah] ifadesi hayatı Allah bilinciyle yaşama bilincidir ki bunu sağlayan da bir adı [zikr] olan Kur'an'dır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu buyruk, Yüce Allah'ı anarak hayatı O'nun istediği gibi yaşamanın önüne hiçbir şeyi geçirmemek gerektiğinin delilidir. Mal da çocuklar da birer imtihandır; onlar üzerinden imtihanımız devam etmektedir. Tekâsür 102:1-2'de inkarcıların bu noktadaki duyarsızlığına değinilmektedir. Buna karşılık Nûr 24:37'de ise Yüce Allah'ın bu uyarısına itibar eden yiğitlerin varlığından söz edilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Ne mallarınız ne de çocuklarınız, Allah'ı sizin gündeminizden düşürmesin. Kim bunu yaparsa, işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Malınızın, mülkünüzün veya çocuklarınızın sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasına izin vermeyin! Çünkü böyle davranan herkes ziyana uğrayanlardan olur.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler. . . Mallarınız da evladınız da sizi Allah'ın zikrinden (Hakikatinizi hatırlamaktan) meşgul edip (gereğini yaşamaktan) alıkoymasın! Kimler bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir!

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, ne mallarınız, ne çocuklarınız sizi Allah'ı zikretmekten 'tutkuya kaptırarak alıkoymasın'; kim böyle yaparsa, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Mallarınız ve çocuklarınız, Allah'ın Öğretisinden sizi alıkoymasın. Bunu kim yaparsa; yitime uğrayanlar, işte onlardır.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kimler bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.

    Edip Yüksel

    Ey iman edenler, paralarınız ve çocuklarınız sizi ALLAH'ı anmaktan alıkoymasın. Böyle davrananlar kaybedenlerdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey inananlar, paralarınız ve çocuklarınız sizi ALLAH'ı anmaktan alıkoymasın. Böyle davrananlar kaybedenlerdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, ne mallarınız, ne de evlatlarınız sizleri Allah'ı anmaktan alıkoymasın! Her kim öyle yaparsa, işte onlar, hüsrana düşenlerdir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Sizleri ne mallarınız, ne evladlarınız Allahın zikrinden alıkoymasın ve her kim öyle yaparsa işte onlar husrana düşenlerdir

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ın öğütlerini dinlemekten alıkoymasın. Kimler bunu yaparsa, bilsinler ki asıl kaybedenler onlardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ın öğütlerini dinlemekten alıkoymasın. Kimler bunu yaparsa, bilsinler ki asıl kaybedenler onlardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ın öğütlerini dinlemekten alıkoymasın. Kimler bunu yaparsa, bilsinler ki asıl kaybedenler onlardır.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, ne mallarınız, ne çocuklarınız sizi Tanrı'yı zikretmekten 'tutkuya kaptırarak alıkoymasın'; kim böyle yaparsa, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, sizi ne mallarınız, ne evladlarınız Allahın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; mallarınız ve çocuklarınız, sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa; onlar, hüsrana uğrayanların kendileridir.

    Mehmet Alagaş

    (9-11) Ey İman edenler, mallarınız, evlatlarınız sizi Allah’ı hatırlayıp düşünmekten alıkoymasın. Kim böyle yaparsa işte onlar hasara uğrayanlardır / hüsrana uğrayanlardır , sizi rızıklandırdığımız şeylerden ölüm sizden birine gelmeden önce başkalarında da harcayın / infak edin , Rabbim beni yakın bir zamana kadar ertelesen de sadaka versem / tasadduk etsen ve salihlerden olsaydım demeden önce infak edin. Allah hiçbir kimseyi süresi geldiğinde ertelemez / tehir etmez. Allah yaptığınız şeylerden haberi olandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayacaklardır.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Müminler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi, Allah'ın zikrinden (kitabını anlamaktan) alıkoymasın. Bunu yapanlar umduğunu bulamazlar.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayacaklardır.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler, Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar hüsrana uğrayacaklardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi, Allah'ı anmaktan/Allah'ın zikri olan Kur'an'dan alıkoymasın! Böyle bir şey yapanlar, hüsrana uğramışların ta kendileridir.

  2. Münâfikûn suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Münâfikûn suresi, 10. ayet. وَأَنفِقُوا۟ مِن مَّا رَزَقْنَٰكُم مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ أَحَدَكُمُ ٱلْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَآ أَخَّرْتَنِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    Diyanet İşleri

    Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.

    Mehmet Okuyan

    "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" dipnot 1 diyecek şekilde herhangi birinize ölüm gelmesinden önce size verdiğimiz rızıktan dağıtın! dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mü'minûn 23:100; Fâtır 35:37.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu surenin ilk sekiz ayetinde münafıklardan söz edildikten sonra, surenin son ayetlerinde infaktan söz edilmesi, infak yapmanın münafıklığın panzehiri olduğunu göstermektedir. infak yapmak, kişinin münafık olmamasını sağlayan en önemli fedakârlık göstergelerinden birisidir. Ayetteki hitaptan anlaşılıyor ki infak bir iman eylemidir; imkânla sınırlı değildir. İmanı olan herkesin infak edebilecek bir şeyleri mutlaka vardır. Çünkü infak sanıldığı gibi sadece ekonomik mal varlığından ibaret değildir. Bilgi, ilgi, tecrübe, ekonomi, servet, bedensel yardım, fedakârlık vs. şeylerin infakı olduğu gibi canını Yüce Allah yolunda vermek de infakın zirvesidir. Öyleyse herkesin her zaman infak edebileceği bir şeyleri mutlaka vardır ve Yüce Allah işte o şeylerden bir kısmının verilmesini emretmektedir. Zaten ayette kimlere infak edilmesi gerektiğinden söz edilmemesi, amacın sadece ekonomik değil, çok daha kapsamlı bir şekilde ele alındığının bir göstergesidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Sizden birine ölüm gelip de, "Rabbim! Bana bir miktar daha süre tanısaydın da ben de hayır hasenat yapıp iyilerden olsaydım!" diyeceği (o gün) gelip çatmadan önce, size rızık olarak verdiklerimizden bir kısmını infak edin!

    Muhammed Esed

    Birinize ölüm yaklaştığı ve "Ey Rabbim! Bana bir mühlet tanısan da karşılıksız yardımda bulunup iyiler arasına girsem!" diye (yalvara)cağı zaman gelip çatmadan önce size rızık olarak verdiğimizden harcayın.

    Ahmed Hulusi

    Sizden birine ölüm gelip çattığında (hakikati gördüğünüzde): "Rabbim beni yakın bir sona kadar erteleseydin de mallarımı bağışlasaydım ve imanın gereğini uygulayanlardan olsaydım" demesinden önce; size verdiğimiz yaşam gıdalarından bağışlayın!

    Ali Bulaç

    Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin.

    Ali Özek ve heyeti

    Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.

    Ali Rıza Safa

    Birinize ölüm gelip, "Efendim! Yakın bir süreye dek beni ertele; karşılıksız yardımda bulunarak, erdemli bir kişi olayım!" demeden önce, size geçimlik olarak verdiklerimizden yardımlaşmak amacıyla paylaşın.

    Bayraktar Bayraklı

    Herhangi birinize ölüm gelip de, "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edin!

    Edip Yüksel

    Size ölüm gelip de, "Efendim keşke beni kısa bir süre için ertelesen de, yoksullara yardım ederek erdemlilerden olsam" demeden önce verdiğimiz rızıklardan yardım için veriniz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Size ölüm gelip de, 'Rabbim keşke beni kısa bir süre için ertelesen de, yoksullara yardım ederek erdemlilerden olsam,' demeden önce verdiğimiz rızıklardan yardım için veriniz

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Her birinize ölüm gelip de: "Rabbim beni kısa bir süre için tehir etsen de sadaka versem ve iyilerden olsam!" demesinden önce size verdiğimiz rızıklardan (Allah için) harcayın!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve sizlere merzuk kıldığımız şeylerden infak yapın, her birinize ölüm gelmezden evvel ki sonra: "Yarabbi! Beni yakın bir ecele kadar te'hır eylesen de sadeka versem ve salihinden olsam" der

    Erhan Aktaş

    Herhangi birinize ölüm gelip çatıp da "Rabb'im! Ölümümü yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben de sadaka dipnot 1 versem ve iyilerden olsam." demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden karşılıksız yardımda bulunun.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 57:18. ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Herhangi birinize ölüm gelip çatıp da "Rabb'im! Ölümümü yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben de sadaka versem ve iyilerden olsam." demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden karşılıksız yardımda bulunun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Herhangi birinize ölüm gelip çatıp da, Rabb'im! Ölümümü yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben de sadaka versem ve iyilerden olsam." demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda karşılıksız yardımda bulunun.

    Gültekin Onan

    Sizden birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir ecele kadar geciktirsen, ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam" demezden önce size rızık olarak verdiklerimizden infak edin.

    Hasan Basri Çantay

    Herhangi birinize ölüm gelib de "Ey Rabbim, beni yakın bir müddete kadar gecikdirseydin de sadaka verib dursaydım, iyi adamlardan olsaydım" diyeceğinden evvel size rızk olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayın.

    İbni Kesir

    Birinize ölüm gelip de; Rabbım, beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka versem ve salihlerden olsam, diyeceği zaman gelmezden evvel, size rızık olarak verdiğimizden infak edin.

    Mehmet Alagaş

    (9-11) Ey İman edenler, mallarınız, evlatlarınız sizi Allah’ı hatırlayıp düşünmekten alıkoymasın. Kim böyle yaparsa işte onlar hasara uğrayanlardır / hüsrana uğrayanlardır , sizi rızıklandırdığımız şeylerden ölüm sizden birine gelmeden önce başkalarında da harcayın / infak edin , Rabbim beni yakın bir zamana kadar ertelesen de sadaka versem / tasadduk etsen ve salihlerden olsaydım demeden önce infak edin. Allah hiçbir kimseyi süresi geldiğinde ertelemez / tehir etmez. Allah yaptığınız şeylerden haberi olandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Herhangi birinize ölüm gelip de: "Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salih kimselerden olsaydım." demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.

    Süleyman Ateş

    Biriniz kendisine ölüm gelip de: "Rabbim beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!" demeden önce, size verdiğimiz rızıktan sadaka verin.

    Süleymaniye Vakfı — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Size rızık olarak verdiğimiz şeylerden hayra harcayın; yoksa ölüm gelip çatar da şöyle dersiniz dipnot 1 : "Rabbim (Sahibim)! Ne olur; beni kısa bir süre daha yaşat da sadaka verip iyilerden olayım."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İltifat

    Şaban Britch

    Herhangi birinize ölüm gelip de:"Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salih kimselerden olsaydım" demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.

    Şaban Piriş

    -Rabbim, beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip, iyi kimselerden olsaydım, demeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sizden birine ölüm gelip de, "Ey Rabbim, yakın bir süreye kadar beni geciktirseydin de içtenliğimi belgelemek için birşeyler vererek iyilik ve barış sevenler olsaydım!" demesinden önce, size rızık olarak verdiklerimizden dağıtın.

  3. Münâfikûn suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Münâfikûn suresi, 11. ayet. وَلَن يُؤَخِّرَ ٱللَّهُ نَفْسًا إِذَا جَآءَ أَجَلُهَا وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Okuyan

    Allah süresi geldiğinde kimseyi (ölümünü) asla ertelemez. dipnot 1 Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Nûh 71:4. Bu ayetler, "ecel" denen belirlenmiş sürenin hiçbir şekilde geriye bırakılmayacağını göstermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ama vakti geldiği zaman, Allah hiçbir canı ertelemez. Sonuçta Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Muhammed Esed

    Ama, vakti geldiğinde Allah hiçbir insana mühlet tanımaz; ve Allah bütün yaptıklarınızı tam olarak bilir.

    Ahmed Hulusi

    Eceli geldiğinde, Allah hiçbir nefsi ertelemez! Allah yaptıklarınızı (yaratanı olarak) Habiyr'dir!

    Ali Bulaç

    Oysa Allah, kendi eceli gelmiş bulunan hiçbir kimseyi kesinlikle ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Ali Rıza Safa

    Allah, zamanı geldiğinde hiç kimseyi asla ertelemez. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Edip Yüksel

    ALLAH süresi geldiği zaman hiçbir canı ertelemez. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH süresi geldiği zaman hiçbir canı ertelemez. ALLAH yaptıklarınızdan Haberdardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Oysa Allah, eceli geldiği zaman hiçbir kimseyi asla geri bırakmaz. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki Allah bir nefsi eceli geldiği zaman asla te'hır buyurmaz ve her ne yaparsanız Allah habirdir

    Erhan Aktaş

    Allah, süresinin sonu gelmiş hiç kimseyi asla ertelemez. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, süresinin sonu gelmiş hiç kimseyi asla ertelemez. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, süresinin sonu gelmiş hiç kimseyi asla ertelemez. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

    Gültekin Onan

    Oysa Tanrı, kendi eceli gelmiş bulunan hiçbir kimseyi kesinlikle ertelemez. Tanrı, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Hasan Basri Çantay

    Halbuki Allah hiçbir kimseyi, eceli gelince, asla geri bırakmaz. Allah, ne yaparsanız, hakkıyle haberdardır.

    İbni Kesir

    Eceli gelince Allah; hiç bir nefsi asla geri bırakmaz. Ve Allah; işlediklerinizden haberdardır.

    Mehmet Alagaş

    (9-11) Ey İman edenler, mallarınız, evlatlarınız sizi Allah’ı hatırlayıp düşünmekten alıkoymasın. Kim böyle yaparsa işte onlar hasara uğrayanlardır / hüsrana uğrayanlardır , sizi rızıklandırdığımız şeylerden ölüm sizden birine gelmeden önce başkalarında da harcayın / infak edin , Rabbim beni yakın bir zamana kadar ertelesen de sadaka versem / tasadduk etsen ve salihlerden olsaydım demeden önce infak edin. Allah hiçbir kimseyi süresi geldiğinde ertelemez / tehir etmez. Allah yaptığınız şeylerden haberi olandır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    Süleyman Ateş

    Allah, süresi dolan hiçbir canı ertelemez. Allah, yaptıklarınızı haber alandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir kimsenin ömrü bitince Allah ona asla ek süre vermez. Allah, yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilir.

    Şaban Britch

    Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Şaban Piriş

    Çünkü Allah, hiç kimseyi eceli geldiği zaman ertelemez. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, süresi gelmiş olan bir canı geriye asla bırakmaz! Ve Allah, yapıp etmekte olduklarınızı çok iyi haber almaktadır.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.