Mürselât suresi

Mürselât suresi, 24. ayet

Mürselât suresi, 24. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

Diyanet İşleri

O gün vay yalanlayanların haline!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 21–27 · surenin 24. ayeti / 50

Konu Yaratılıştaki deliller Mürselât 16–28 3

  1. Mürselât 21–22

    (21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

  2. Mürselât 23

    Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!

  3. 24

    O gün vay yalanlayanların haline!

  4. Mürselât 25–26

    (25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?

  5. Mürselât 27

    Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 20–24. ayetler için yazılmıştır.

20-21. Yani ey Âdemoğulları “Biz sizi hakir bir sudan” son derece değersiz, sırt ile göğüs kemiği arasından çıkan bir sudan “yaratmadık mı? Onu sağlam bir yere” rahme “yerleştirdik.” O, orada yerleşip gelişir.

22. “Malum bir süreye” süresi tayin edilmiş bir vakte “kadar.”

23. “Bunu biz takdir ettik.” Yani Biz, o ceninin o karanlıklar içerisinde kalmasını takdir ettik ve bunun tedbirini aldık. Onu nutfeden bir kan damlacığına, ondan da bir lokmacık ete dönüştürdük. Sonunda Allah onu bir bedene döndürdü ve sonra da ona ruh üfledi. Bundan önce ölenler de vardır.

"ki ne güzel takdir edenleriz Biz!” Bununla Yüce Allah, kendi mukaddes zatını kastetmektedir. Çünkü O’nun takdiri, hikmetine tabidir ve hamde lâyıktır.

24. “O gün” Allah kendilerine ayetleri açıkladığı, ibret ve apaçık delilleri gösterdiği halde “yalanlayanların vay haline!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O gün; helak, azap ve hüsran Allah’ın kudretini yalanlayanların üzerine olsun!

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيْلٌۭ veylun vay haline
  2. يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün kök: يوم
  3. لِّلْمُكَذِّبِينَ lilmukezzibine yalanlayanların kök: كذب

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(O günü) yalanlayanların, o gün vay hâline!

Mustafa İslamoğlu

O gün vay haline (bu) hakikatı yalanlayanların!

Muhammed Esed

O Gün vay haline hakikati yalanlayanların!

Ahmed Hulusi

O süreçte yalanlayanların vay haline!

Ali Bulaç

O gün, yalanlayanların vay haline.

Ali Özek ve heyeti

O gün (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!

Ali Rıza Safa

Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene!

Bayraktar Bayraklı

O gün, yaratanını inkar edenlerin vay haline!

Edip Yüksel

Yalanlayanların vay haline o gün!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yalanlayanların vay haline o gün!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün yalan diyenlerin vay haline!

Elmalılı Hamdi Yazır

Vay haline o gün yalan diyenlerin

Erhan Aktaş

O Gün, yalanlayanların vay haline!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İzin Günü, yalanlayanların vay haline!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İzin Günü, yalanlayanların vay haline!

Gültekin Onan

O gün, yalanlayanların vay haline.

Hasan Basri Çantay

(Kudretimizi) yalan sayanların vay o gün haaline!

İbni Kesir

Vay haline o gün, yalanlayanların.

Mehmet Alagaş

(20-28) Biz sizi basit / hakir bir sudan yaratmadık mı? Onu da (o suyu da) Belli bir kader / takdir, sınırlı süre boyunca sağlam bir yerde tutmadık mı? Evet biz takdir ettik. Ne güzel bir takdir ediciyiz. O gün yalanlayanların vay haline! Yeri / Arzı dirilere ve de ölülere bir arada kalma alanı yapmadık mı? Onda (arzda) sabit eler, yükseltiler yapmadık mı? Berrak içilebilir sudan size pay vermedik mi? O gün yalanlayanların vay haline!

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün yalanlayanların vay haline!

Süleyman Ateş

Yalanlayanların vay haline o gün!

Süleymaniye Vakfı

O gün (doğrular karşısında) yalan söyleyip durmuş olanların vay haline!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün yalancılar çok çekecekler.

Şaban Britch

Vay haline o gün, yalanlayanların!

Şaban Piriş

Vay haline o gün, yalanlayanların!

Yaşar Nuri Öztürk

Vay başına o gün, yalanlayanların!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Woe then, to those who looked upon the truth as an intentional assertion of falsehood.

Abdul Haleem

Woe, on that Day, to those who denied the truth!

Abdullah Yusuf Ali

Ah woe, that Day! to the Rejecters of Truth!

Abul A'la Maududi

Woe on that Day to those that give the lie to the Truth! dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This sentence here gives the meaning that in spite of the express argument for the possibility of life-after-death, the people who are denying it, may mock it as they may and look down upon its believers as people of antiquated ideas and whims, but when the Day comes which they are denying today, they will themselves know that it is a day of their own ruin and disaster.

Aisha Bewley

On that Day, woe to the deniers!

Al-Hilali & Khan

Woe that Day to the deniers (of the Day of Resurrection)!

Ali Quli Qarai

Woe to the deniers on that day!

Amatul Rahman Omar

On that day woe shall befall those who belie (the truth).

Arthur John Arberry

Woe that day unto those who cry it lies!

Bijan Moeinian

Sorrow and pity on that day to the rejecters of the truth.

E. Henry Palmer

Woe on that day for those who say it is a lie!

Edip-Layth

Woes on that day to the deniers.

George Sale

On that day, woe be unto those who accused the prophets of imposture!

Hamid S. Aziz

Woe on that day to the rejecters.

Mahmoud Ghali

Upon that Day woe to the beliers!

Marmaduke Pickthall

Woe unto the repudiators on that day!

Mohamed Ahmed - Samira

Alas the woe that day for those who deny!

Muhammad Asad

Woe, on that Day unto those who give the lie to the truth!

Mustafa Khattab

Woe on that Day to the deniers!

Progressive Muslims

Woe on that Day to the disbelievers!

Rashad Khalifa

Woe on that day to the rejectors.

Sahih International

Woe, that Day, to the deniers.

Sam Gerrans

Woe, that day, to the deniers!

Shabbir Ahmed

Anguish on that Day for those who deny the Truth in practice!

Syed Vickar Ahamed

And, woe (sorrow and suffering), that Day for those (people) who reject the Truth.

Taqi Usmani

Woe that Day to the deniers!

The Monotheist Group

Woe on that Day to the disbelievers!

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 24. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 24. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 24. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩