Mürselât suresi

Mürselât suresi, 21. ayet

Mürselât suresi, 21. ayet. فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ

fece`alnâhü fî ḳarârim mekîn.

Diyanet İşleri

(21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 18–24 · surenin 21. ayeti / 50

Konu Yaratılıştaki deliller Mürselât 16–28 3

  1. Mürselât 18

    Biz suçlulara işte böyle yaparız.

  2. Mürselât 19

    O gün vay yalanlayanların haline!

  3. Mürselât 20

    Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?

  4. 21–22

    (21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

  5. Mürselât 23

    Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!

  6. Mürselât 24

    O gün vay yalanlayanların haline!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 20–24. ayetler için yazılmıştır.

20-21. Yani ey Âdemoğulları “Biz sizi hakir bir sudan” son derece değersiz, sırt ile göğüs kemiği arasından çıkan bir sudan “yaratmadık mı? Onu sağlam bir yere” rahme “yerleştirdik.” O, orada yerleşip gelişir.

22. “Malum bir süreye” süresi tayin edilmiş bir vakte “kadar.”

23. “Bunu biz takdir ettik.” Yani Biz, o ceninin o karanlıklar içerisinde kalmasını takdir ettik ve bunun tedbirini aldık. Onu nutfeden bir kan damlacığına, ondan da bir lokmacık ete dönüştürdük. Sonunda Allah onu bir bedene döndürdü ve sonra da ona ruh üfledi. Bundan önce ölenler de vardır.

"ki ne güzel takdir edenleriz Biz!” Bununla Yüce Allah, kendi mukaddes zatını kastetmektedir. Çünkü O’nun takdiri, hikmetine tabidir ve hamde lâyıktır.

24. “O gün” Allah kendilerine ayetleri açıkladığı, ibret ve apaçık delilleri gösterdiği halde “yalanlayanların vay haline!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu değersiz suyu korunaklı bir yer olan kadının rahmine yerleştirmedik mi?

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَجَعَلْنَـٰهُ fecealnahu onu koyduk kök: جعل
  2. فِى fi
  3. قَرَارٍۢ kararin bir karar yerine kök: قرر
  4. مَّكِينٍ mekinin sağlam kök: مكن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مكن (18 geçiş) · Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargaha (ana rahmine) yerleştirdik.

  • Aynı kök: مكن (18 geçiş)

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: مكن (18 geçiş)

    Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(21, 22) Sonra onu belirli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmiştik.

Mustafa İslamoğlu

Ki Biz o sıvıyı (rahim gibi) sağlam bir karar mahallinde korumaya aldık;

Muhammed Esed

(rahmin içinde) sağlam bir şekilde muhafaza ettiğimiz (bir sıvıdan),

Ahmed Hulusi

Onu güvenli bir mekanda (rahimde) oluşturduk;

Ali Bulaç

Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.

Ali Özek ve heyeti

İşte o suyu, sağlam bir yere yerleştirdik.

Ali Rıza Safa

Sonra, onu, dayanıklı bir yere yerleştirdik.

Bayraktar Bayraklı

- Sonra belli bir süreye kadar onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

Edip Yüksel

Ve sonra onu iyi korunan bir yere yerleştirmedik mi?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve sonra onu iyi korunan bir yere yerleştirmedik mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu güvenli bir yere (rahme) koyduk.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kılıp da onu bir makarda temkin

Erhan Aktaş

Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.

Gültekin Onan

Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.

Hasan Basri Çantay

Onu sağlam bir yerde tutub da,

İbni Kesir

Onu sağlam bir yere yerleştirdik.

Mehmet Alagaş

(20-28) Biz sizi basit / hakir bir sudan yaratmadık mı? Onu da (o suyu da) Belli bir kader / takdir, sınırlı süre boyunca sağlam bir yerde tutmadık mı? Evet biz takdir ettik. Ne güzel bir takdir ediciyiz. O gün yalanlayanların vay haline! Yeri / Arzı dirilere ve de ölülere bir arada kalma alanı yapmadık mı? Onda (arzda) sabit eler, yükseltiler yapmadık mı? Berrak içilebilir sudan size pay vermedik mi? O gün yalanlayanların vay haline!

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

Süleyman Ateş

Onu sağlam bir karar yerine koyduk.

Süleymaniye Vakfı

Sonra onu karar-ı mekin'de /yumurtaya ulaşmasına imkan veren yerde tuttuk dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Erkeğin tohumu /menisi kadının üreme organına bırakıldıktan sonra karar-ı mekine yani yumurtayla birleşmesine imkan veren yere kendi gücüyle ulaşır (Mü'minun 23/13, Tarık 86/6) orada yumurtayla birleşerek nutfeyi /döllenmiş yumurtayı oluşturur (Abese 80/18-20). Çocuğun cinsiyeti ve diğer özellikleri bu sırada belli olur (Necm 53/45-46, Maide 5/32, Enbiya 21/35). Nutfe, yumurtaya ulaştığı karar-ı mekinden, (yumurtalık ile rahim tüpü arası bölgeden) bir süre kalacağı müstekarra yani rahim tüpüne, oradan da doğuma kadar kalacağı müstevdaa yani rahime geçer (En'am 6/98). Böylece oluşum, üç karanlık yerde tamamlanmış olur (Zümer 39/6).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra onu sağlam bir yere (ana rahmine) dipnot 1 yerleştirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Karar-ı mekin (قَرَارٍ مَكٖينٍ): sağlam bir yer (ana rahmi) anlamı verdiğimiz tamlama için Bkz. Müminun 23/13 ve dipnotu

Şaban Britch

Ve suyu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

Şaban Piriş

Ve suyu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?

Yaşar Nuri Öztürk

Onu dayanıklı karargahta tuttuk.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Fluid whose product, the fertilized seed,* We embedded in the depth of a safe and secure situation (the womb).

Abdul Haleem

which We housed in a safe lodging

Abdullah Yusuf Ali

The which We placed in a place of rest, firmly fixed,

Abul A'la Maududi

which We then placed in a secure repository dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    A secure place: The mother’s womb in which the child is so firmly lodged as soon as it has been conceived and where such arrangements are made for its security and nourishment that abortion cannot take place unless there is a disaster, and even for artificial abortion extraordinary devices have to be adopted, which are both risky and harmful in spite of modern developments in medical science.

Aisha Bewley

then place it in a secure repository

Al-Hilali & Khan

Then We placed it in a place of safety (womb),

Ali Quli Qarai

[and] then lodged it in a secure abode

Amatul Rahman Omar

Then We placed it in a secure and safe place,

Arthur John Arberry

that We laid within a sure lodging

Bijan Moeinian

Then place that tiny embryo in a safe resting place?

E. Henry Palmer

and place it in a sure depository

Edip-Layth

Then We made it in a place of protection,

George Sale

which We placed in a sure repository,

Hamid S. Aziz

Which We laid in a safe abode (the womb),

Mahmoud Ghali

Then We made it in an established reposing,

Marmaduke Pickthall

Which We laid up in a safe abode

Mohamed Ahmed - Samira

Then We lodged you in a secure place (the womb)

Muhammad Asad

which We then let remain in [the womb's] firm keeping

Mustafa Khattab

placing it in a secure place

Progressive Muslims

Then We made it in a place of protection

Rashad Khalifa

Then we placed it in a well-protected repository.

Sahih International

And We placed it in a firm lodging

Sam Gerrans

And We placed it in a fixed lodging secure

Shabbir Ahmed

Which We then kept in a safe place. (23:13).

Syed Vickar Ahamed

Then We placed in a place of rest (the womb), securely placed,

Taqi Usmani

Then We put it in a firm place of rest

The Monotheist Group

Then We made it in a place of protection,

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩