Diyanet İşleri
(21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
Mürselât suresi
Mürselât suresi, 21. ayet. فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ
fece`alnâhü fî ḳarârim mekîn.
(21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yaratılıştaki deliller Mürselât 16–28 3
Biz suçlulara işte böyle yaparız.
O gün vay yalanlayanların haline!
Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?
(21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!
O gün vay yalanlayanların haline!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 20–24. ayetler için yazılmıştır.
20-21. Yani ey Âdemoğulları “Biz sizi hakir bir sudan” son derece değersiz, sırt ile göğüs kemiği arasından çıkan bir sudan “yaratmadık mı? Onu sağlam bir yere” rahme “yerleştirdik.” O, orada yerleşip gelişir.
22. “Malum bir süreye” süresi tayin edilmiş bir vakte “kadar.”
23. “Bunu biz takdir ettik.” Yani Biz, o ceninin o karanlıklar içerisinde kalmasını takdir ettik ve bunun tedbirini aldık. Onu nutfeden bir kan damlacığına, ondan da bir lokmacık ete dönüştürdük. Sonunda Allah onu bir bedene döndürdü ve sonra da ona ruh üfledi. Bundan önce ölenler de vardır.
"ki ne güzel takdir edenleriz Biz!” Bununla Yüce Allah, kendi mukaddes zatını kastetmektedir. Çünkü O’nun takdiri, hikmetine tabidir ve hamde lâyıktır.
24. “O gün” Allah kendilerine ayetleri açıkladığı, ibret ve apaçık delilleri gösterdiği halde “yalanlayanların vay haline!”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu değersiz suyu korunaklı bir yer olan kadının rahmine yerleştirmedik mi?
Aynı kök: مكن (18 geçiş) · Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargaha (ana rahmine) yerleştirdik.
Aynı kök: مكن (18 geçiş)
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…
Aynı kök: مكن (18 geçiş)
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(21, 22) Sonra onu belirli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmiştik.
Ki Biz o sıvıyı (rahim gibi) sağlam bir karar mahallinde korumaya aldık;
(rahmin içinde) sağlam bir şekilde muhafaza ettiğimiz (bir sıvıdan),
Onu güvenli bir mekanda (rahimde) oluşturduk;
Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
İşte o suyu, sağlam bir yere yerleştirdik.
Sonra, onu, dayanıklı bir yere yerleştirdik.
- Sonra belli bir süreye kadar onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Ve sonra onu iyi korunan bir yere yerleştirmedik mi?
Ve sonra onu iyi korunan bir yere yerleştirmedik mi?
Onu güvenli bir yere (rahme) koyduk.
Kılıp da onu bir makarda temkin
Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.
Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.
Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.
Sonra onu savunması sağlam bir karar yerine yerleştirdik.
Onu sağlam bir yerde tutub da,
Onu sağlam bir yere yerleştirdik.
(20-28) Biz sizi basit / hakir bir sudan yaratmadık mı? Onu da (o suyu da) Belli bir kader / takdir, sınırlı süre boyunca sağlam bir yerde tutmadık mı? Evet biz takdir ettik. Ne güzel bir takdir ediciyiz. O gün yalanlayanların vay haline! Yeri / Arzı dirilere ve de ölülere bir arada kalma alanı yapmadık mı? Onda (arzda) sabit eler, yükseltiler yapmadık mı? Berrak içilebilir sudan size pay vermedik mi? O gün yalanlayanların vay haline!
Ve onu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Onu sağlam bir karar yerine koyduk.
Sonra onu karar-ı mekin'de /yumurtaya ulaşmasına imkan veren yerde tuttuk dipnot 1 .
Sonra onu sağlam bir yere (ana rahmine) dipnot 1 yerleştirdik.
Ve suyu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Ve suyu sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Onu dayanıklı karargahta tuttuk.
Fluid whose product, the fertilized seed,* We embedded in the depth of a safe and secure situation (the womb).
which We housed in a safe lodging
The which We placed in a place of rest, firmly fixed,
which We then placed in a secure repository dipnot 1
then place it in a secure repository
Then We placed it in a place of safety (womb),
[and] then lodged it in a secure abode
Then We placed it in a secure and safe place,
that We laid within a sure lodging
Then place that tiny embryo in a safe resting place?
and place it in a sure depository
Then We made it in a place of protection,
which We placed in a sure repository,
Which We laid in a safe abode (the womb),
Then We made it in an established reposing,
Which We laid up in a safe abode
Then We lodged you in a secure place (the womb)
which We then let remain in [the womb's] firm keeping
placing it in a secure place
Then We made it in a place of protection
Then we placed it in a well-protected repository.
And We placed it in a firm lodging
And We placed it in a fixed lodging secure
Which We then kept in a safe place. (23:13).
Then We placed in a place of rest (the womb), securely placed,
Then We put it in a firm place of rest
Then We made it in a place of protection,