Mürselât suresi

Mürselât suresi, 27. ayet

Mürselât suresi, 27. ayet. وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءً فُرَاتًا

vece`alnâ fîhâ ravâsiye şâmiḫâtiv veesḳaynâküm mâen fürâtâ.

Diyanet İşleri

Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 24–30 · surenin 27. ayeti / 50

Konu Yaratılıştaki deliller Mürselât 16–28 3

  1. Mürselât 24

    O gün vay yalanlayanların haline!

  2. Mürselât 25–26

    (25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?

  3. 27

    Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

  4. Mürselât 28

    O gün vay yalanlayanların haline!

  5. Mürselât 29

    Onlara şöyle denecek: "Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin."

  6. Mürselât 30

    (30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 25–28. ayetler için yazılmıştır.

25-26. Yani biz yeryüzünü sizin maslahatlarınız ve faydanız için amade kılmak suretiyle size lütufta bulunmadık mı? Sizlere bunca nimetleri bu yolla bağışlamadık mı? Buna bağlı olarak Biz orayı sizin için “toplanma yeri kılmadık mı?” Evlerde “dirilere” kabirlerde de “ölülere.” Nasıl ki evler, köşkler Yüce Allah’ın kullarına nimet ve lütufları arasındadır, kabirler de aynı şekilde onlar için -cesetlerinin yırtıcı hayvanların ve başka şeylerin önünde bırakılmayarak oraya gömülmesi dolayısıyla- bir rahmettir.

27. “Orada köklü ve yüksek dağlar yarattık.” Yeryüzü üzerindekileri sarsmasın diye yeri sağlamlaştıran dağlar var ettik. Allah yeryüzünü enli-boylu, muazzam ve sapasağlam dağlarla sağlamlaştırıp güçlendirmiştir.

"Size tatlı” içimi hoş “su içirdik.” Yüce Allah, bir başka yerde de şöyle buyurmaktadır: “İçtiğiniz sudan bana haber verin. Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa indirenler Biz miyiz? Dileseydik onu acı kılardık. Şükretmeniz gerekmez mi?” (el-Vâkıa, 56/68-70)

28. “O gün yalanlayanların” Allah, kendilerine tek başına yarattığı ve özellikle onlara lütfetmiş olduğu bu nimetleri göstermiş olmasına rağmen bunlara yalanlayarak karşılık verenlerin “vay haline!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey insanlar!- Yeryüzünün sarsılmasını önleyen yüksek sabit dağlar yarattık ve sizlere tatlı su verdik. Bunları yaratan sizleri tekrar diriltmekten aciz değildir.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَعَلْنَا ve cealna ve meydana getirmedik mi? kök: جعل
  2. فِيهَا fiha orada
  3. رَوَٰسِىَ ravasiye dağlar kök: رسو
  4. شَـٰمِخَـٰتٍۢ şamihatin yüksek yüksek kök: شمخ
  5. وَأَسْقَيْنَـٰكُم ve eskaynakum ve size içirmedik mi? kök: سقي
  6. مَّآءًۭ maen su(lar) kök: موه
  7. فُرَاتًۭا furaten tatlı kök: فرت

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رسو (14 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı…

  • Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su…

  • Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Hüsranın ardından da cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir.

  • Aynı kök: سقي (25 geçiş) · Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.

  • Aynı kök: فرت (3 geçiş)

    O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir…

  • Aynı kök: فرت (3 geçiş)

    İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: موه (63 geçiş) · Ortak kavram: Su

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ve başı yüce heybetli dağlar var ettik; ve size billur gibi suları sebil ettik.

Muhammed Esed

Onun üzerinde haşmetli, sarsılmaz dağlar meydana getirmedik mi ve size içmeniz için tatlı sular vermedik mi?

Ahmed Hulusi

Orada yüksek (haşmetli, azametli) sabit dağlar oluşturduk ve size tatlı bir su içirdik.

Ali Bulaç

Ve onda sabit yüksek dağlar var etmedik mi? Size tatlı bir su içirmedik mi?

Ali Özek ve heyeti

Yeryüzünde haşmetli dağlar yarattık, sizlere tatlı sular içirdik.

Ali Rıza Safa

Orada sarsılmaz yüksek dağlar yaptık ve size tatlı bir su içirdik.

Bayraktar Bayraklı

Oraya sabit ve yüksek dağlar yerleştirmedik mi? Size tatlı sular içirmedik mi?

Edip Yüksel

Üzerine yüksek dağlar yerleştirip size tatlı su içirmedik mi?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Üzerine yüksek dağlar yerleştirip size tatlı su içirmedik mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve orada, oturaklı yumru yumru dağlar oturtup size tatlı su sunmadık mı?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve oturdup da onda yumru yumru oturaklı dağlar, sunmadık mı size bir su (tatlı) bir furat

Erhan Aktaş

Orada oturaklı ağır baskılar yaptık. Size tatlı su içirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Orada oturaklı ağır baskılar yaptık. Size tatlı su içirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Orada yüksek sabit dağlar yaptık. Size tatlı su içirdik.

Gültekin Onan

Ve onda sabit yüksek dağlar var etmedik mi? Size tatlı bir su içirmedik mi?

Hasan Basri Çantay

Orada sabit sabit, yüce yüce (dağlar) vücude getirmedik mi? Size tatlı bir su da içirmedik mi?

İbni Kesir

Orada yüksek ve sabit dağlar var edip tatlı sular içirmedik mi size?

Mehmet Alagaş

(20-28) Biz sizi basit / hakir bir sudan yaratmadık mı? Onu da (o suyu da) Belli bir kader / takdir, sınırlı süre boyunca sağlam bir yerde tutmadık mı? Evet biz takdir ettik. Ne güzel bir takdir ediciyiz. O gün yalanlayanların vay haline! Yeri / Arzı dirilere ve de ölülere bir arada kalma alanı yapmadık mı? Onda (arzda) sabit eler, yükseltiler yapmadık mı? Berrak içilebilir sudan size pay vermedik mi? O gün yalanlayanların vay haline!

Rowwad Tercüme Merkezi

Orada yüksek dağlar yaratıp size tatlı su içirmedik mi?

Süleyman Ateş

Orada yüksek yüksek dağlar meydana getirmedik mi? Ve size tatlı su(lar) içirmedik mi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada yüksek dağlar oluşturduk. Size tatlı sular içirdik, değil mi?

Şaban Britch

Orada yüksek dağlar yaratıp size tatlı su içirmedik mi?

Şaban Piriş

Orada yüksek dağlar yaratıp, size tatlı su içirmedik mi?

Yaşar Nuri Öztürk

Orada oturaklı, başını yücelere kaldırmış dağlar oluşturduk. Ve size tatlı bir su içirdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Did We not establish therein firm mountains* to afford stabilization, and furnish you with a supply of fresh water from springs, rain fall and other sources, each, in a blessed stead.

Abdul Haleem

Did We not place firm, lofty mountains on it and provide you with sweet water?

Abdullah Yusuf Ali

And made therein mountains standing firm, lofty (in stature); and provided for you water sweet (and wholesome)?

Abul A'la Maududi

and did We not firmly fix towering mountains on it and give you sweet water to drink? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is yet another argument for the possibility and reasonableness of the Hereafter. It is this very earth which since millions and millions of years has been sustaining and providing for countless different kinds of creatures. Every kind of vegetation and every kind of animal and man are living on it. To meet the requirements of all unmeasureable treasures of provisions of different kinds are coming out of its belly. Then it is on this very earth that countless members of all kinds of creatures die every day, but there exists a wonderful arrangement in that the dead bodies of all creatures are deposited in the same earth, and it again becomes ready for sustaining life and providing home to the new members of every species. This earth has not been shaped like a smooth-surfaced ball either, but here and there on it there have been set high mountains and mountain-ranges, which play an important role in causing the change of seasons and rainfall, the birth of rivers, creation of fertile valleys, growth of trees which supply timber, and provisions of a variety of minerals and stones. Then in the interior of this very earth, sweet water has been stored and on its surface rivers of sweet water have been arranged and also from the saline waters of the sea vapors of pure water are raised and caused to fall as rain from the sky. Is not all this an argument to prove that an All- Powerful Sovereign has created all this and He is not only All-Powerful but All-Knowing and All-Wise as well? Now, if this earth has been thus equipped and provisioned only by His power and wisdom, why should an intelligent man find it difficult to understand that the same Sovereign by His power can wind up this world and create another world on a new pattern, and the demand of His wisdom is that he should create another world after it so that He may call man to account for the deeds he has done in this world?

Aisha Bewley

Did We not place firmly embedded mountains in it, soaring high into the air, and give you sweet fresh water to drink?

Al-Hilali & Khan

And have placed therein firm, and tall mountains, and have given you to drink sweet water?

Ali Quli Qarai

and set in it lofty [and] firm mountains, and given you agreeable water to drink?

Amatul Rahman Omar

And (have We not) made therein lofty mountains and (by means of them) We provide you sweet and wholesome water to drink?

Arthur John Arberry

Set We not therein soaring mountains? Sated you with sweetest water?

Bijan Moeinian

And raised on the earth high mountains and provided you with sweet water which is essential for you to life?

E. Henry Palmer

and set thereon firm mountains reared aloft? and given you to drink water in streams?

Edip-Layth

We made massive stabilizers in it, and We gave you to drink fresh water?

George Sale

and placed therein stable and lofty mountains, and given you fresh water to drink?

Hamid S. Aziz

And placed therein lofty mountains, and given you to drink sweet water from them?

Mahmoud Ghali

And We made therein lofty anchorages, (i. e., mountains) and We made you to drink water grateful (to taste).

Marmaduke Pickthall

And placed therein high mountains and given you to drink sweet water therein?

Mohamed Ahmed - Samira

And placed in it lofty and broad stablisers, and gave you sweet water to drink?

Muhammad Asad

and have We not set on it proud, firm mountains, and given you sweet water to drink?

Mustafa Khattab

and placed upon it towering, firm mountains, and given you fresh water to drink?

Progressive Muslims

And We made massive stabilizers in it, and We gave you to drink fresh water

Rashad Khalifa

We placed on it high mountains, and provided you with fresh water to drink.

Sahih International

And We placed therein lofty, firmly set mountains and have given you to drink sweet water.

Sam Gerrans

And We made therein high, firm mountains, and gave you to drink sweet water.

Shabbir Ahmed

And placed therein firm lofty mountains (serving as water reservoirs), and given you fresh water to drink.

Syed Vickar Ahamed

And made mountains in there standing firm, high (in stature) and provided for you water that is sweet (to drink)?

Taqi Usmani

And We placed towering mountains therein, and provided you with sweet water to drink.

The Monotheist Group

And We made massive stabilizers in it, and We gave you to drink fresh water?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩