Mürselât suresi

Mürselât suresi, 29. ayet

Mürselât suresi, 29. ayet. ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

inṭaliḳû ilâ mâ küntüm bihî tükeẕẕibûn.

Diyanet İşleri

Onlara şöyle denecek: "Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 26–32 · surenin 29. ayeti / 50

Konu Yalanlayanların karşılığı Mürselât 29–40 3

  1. Mürselât 26

    (25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?

  2. Mürselât 27

    Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

  3. Mürselât 28

    O gün vay yalanlayanların haline!

  4. 29

    Onlara şöyle denecek: "Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin."

  5. Mürselât 30–31

    (30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."

  6. Mürselât 32

    Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 29–34. ayetler için yazılmıştır.

29 - 34. Yalancı günahkârlar için hazırlanıp onlara: “vay hallerine!” dedirten hususlardan birisi de Kıyamet gününde onlara söylenecek olan şu sözlerdir: “Haydi gidip yalanlamakta olduğunuz (o azaba) girin!” Daha sonra bu, şu buyruklarla açıklanmaktadır:

“Gidip üç kola ayrılmış bir gölgeye girin.” Yani ortasından üç kol, ateşten üç parça beliren, gidip gelen ve onunla bir arada bulunan cehennem ateşinin gölgesine gidin. Ancak “o, ne gölgelendirir.” Onda ne rahat, ne de huzur vardır. “ne de alevlere karşı” orada kalana bir “fayda sağlar.” Aksine alevler, sağından solundan, dört bir yanından onu çepeçevre kuşatır. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Onların üstlerinde de ateşten tabakalar vardır altlarında da.” (ez-Zümer, 39/16); “Onlara cehennemden bir döşek vardır. Üstlerinde de (ateşten) örtüler. İşte Biz zalimleri böyle cezalandırırız.” (el-Araf, 7/41)

Daha sonra Yüce Allah, cehennemdeki kıvılcımların büyüklüğüne, korkunç manzaralarına ve kötü görünüşlerine delil teşkil edecek şu ifadeleri zikretmektedir:

"O, her biri saray kadar büyük kıvılcımlar atar ki (her bir kıvılcım) kara-kızıl develeri andırır.” Kara-kızıl develer, sarıya çalan siyah renkli develerdir. Bu da cehennem ateşinin alevinin, kor ateşinin ve kıvılcımlarının karanlık ve siyah renkli olduğuna, görünüşünün dehşet verici ve oldukça da sıcak olduğuna delildir. Yüce Allah’tan ateşten kurtarıp esenliğe kavuşturmasını, oraya yakınlaştırıcı amellerden de uzak tutmasını dileriz. “O gün yalanlayanların vay haline!”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Peygamberlerinin getirmiş olduklarını yalanlayanlara şöyle denir: "-Ey yalanlayanlar!- Yalanlayıp durduğunuz azaba girin bakalım!''

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱنطَلِقُوٓا۟ intaliku haydi gidin kök: طلق
  2. إِلَىٰ ila
  3. مَا ma şeye
  4. كُنتُم kuntum olduğunuz kök: كون
  5. بِهِۦ bihi onu
  6. تُكَذِّبُونَ tukezzibune yalanlamış kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş)

    Eğer (yemin edenler yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Biliniz ki, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla…

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş)

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(İnkârcılara şöyle denecektir): "Yalanlamış olduğunuz şeye doğru yürüyün!

Mustafa İslamoğlu

Haydi artık, yalanlayıp durduğunuz (Hesap Günü'ne) doğru ilerleyin bakalım!

Muhammed Esed

Haydi, yalanlayıp durduğunuz şu (kıyamete) doğru gidin bakalım!

Ahmed Hulusi

Haydi, yalanlamakta olduğunuza gidin!

Ali Bulaç

Kendisini yalanladığınız (azab)a gidin.

Ali Özek ve heyeti

(İnkarcılara o gün şöyle denilir:) yalan sayageldiğiniz azaba doğru gidin!

Ali Rıza Safa

Haydi, yalanladığınız şeye gidin!

Bayraktar Bayraklı

- Yalan sayageldiğiniz şeye doğru gidiniz! Üç boyutlu azaba, ne gölgelendiren ne de alevden koruyan bir gölgeye gidiniz. O saray gibi kocaman bir kıvılcım saçar. Her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir.

Edip Yüksel

Haydi yalanlamakta olduğunuz şeye doğru yürüyün.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Haydi yalanlamakta olduğunuz şeye doğru yürüyün.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haydi boşalıp (gidin) o yalan dediğinize.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydi boşanın o yalan dediğinize

Erhan Aktaş

Haydi, kendisini yalanlamış olduğunuz şeye gidin bakalım!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Haydi, kendisini yalanlamış olduğunuz şeye gidin bakalım!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Haydi, kendisini yalanlamış olduğunuz şeye gidin bakalım!

Gültekin Onan

Kendisini yalanladığınız (azab)a gidin.

Hasan Basri Çantay

(O kafirlere şöyle denilecek:) "(Haydi) o yalan diyegeldiğiniz şey'e (azaba) gidin".

İbni Kesir

Varın yalanlayıp durduğunuz şeye gidin.

Mehmet Alagaş

(29-50) Yalanlamış olduğunuza doğru artık girin. Üç kola ayrık gölgeye girin. Ne gölgelendirir ne de aleve karşı bir faydası vardır. Muhakkak ki O (alev), Sarı deve sürüleri gibi (akkor halatlar gibi) köşkler / kasırlar kadar yüksek kıvılcımlar saçacaktır. O gün yalanlayanların vay haline! Bugün konuşulamayacak gündür / nutkun tutulacağı gündür. Onlara İzin verilmez ki mazeret sunsunlar. O gün yalanlayanların vay haline! Ayrışım günü budur. Sizi de Evvelkileri de topladık. Eğer sizin bir planınız varsa hemen planlayın . O gün yalanlayanların vay haline! Muhakkak ki sakınanlar / muttakiler onlarda gölgedeler ve de göze başındalar. İştahlandıkları ne ise onun içinde zevklenirler . Yaptıklarınızdan / Amellerinizden dolayı afiyetle yiyin için . İhsanda bulunanların / güzel davrananların karşılığı / cezası kesinlikle böyledir. O gün yalanlayanların vay haline! Suçlular olarak sizler birazcık geçinin / metalanın yiyin O gün yalanlayanların vay haline! Eğilin / Rükû edin denildiğinde rükû etmediler. O gün yalanlayanların vay haline! Bu sözden sonra hangi söze inanacaklar ki?

Rowwad Tercüme Merkezi

Yalanlamış olduğunuza (azaba) doğru yürüyün bakalım!

Süleyman Ateş

"Haydi yalanladığınız (azab)a gidin!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yalan saydığınız yere gidin şimdi!

Şaban Britch

Haydi yalanladığınıza yürüyün.

Şaban Piriş

Haydi yalanladığınıza yürüyün.

Yaşar Nuri Öztürk

Haydi, yalanlamakta olduğunuz şeye gidin!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall the wicked be told "Now suffer the consequence of what you denied and treated as falsehood".

Abdul Haleem

They will be told, ‘Go to that which you used to deny!

Abdullah Yusuf Ali

(It will be said:) "Depart ye to that which ye used to reject as false!

Abul A'la Maududi

Proceed dipnot 1 now towards that which you were wont to deny as false;

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    After giving proofs of the coming of the Hereafter, now it is being stated how the deniers will be dealt with when it has actually taken place.

Aisha Bewley

Proceed to that which you denied!

Al-Hilali & Khan

(It will be said to the disbelievers): "Depart you to that which you used to deny!

Ali Quli Qarai

[They will be told]: ‘Get off toward what you used to deny!

Amatul Rahman Omar

(It will be said to the followers of Trinity, ) `Now, move on towards that (punishment) which you cried lies to,

Arthur John Arberry

Depart to that you cried was lies!

Bijan Moeinian

Now go to Hell; the same Hell that you did not believe in its existence.

E. Henry Palmer

Go off to that which ye did call a lie!

Edip-Layth

Depart unto what you have denied.

George Sale

It shall be said unto them, go ye to the punishment which ye denied as a falsehood:

Hamid S. Aziz

Go on to that which you used to deny!.

Mahmoud Ghali

Go off to what you used to cry as lies!

Marmaduke Pickthall

(It will be said unto them:) Depart unto that (doom) which ye used to deny;

Mohamed Ahmed - Samira

"Go to what you used to deny;

Muhammad Asad

GO ON towards that [resurrection] which you were wont to call a lie!

Mustafa Khattab

˹The disbelievers will be told,˺ "Proceed into that ˹Fire˺ which you used to deny!

Progressive Muslims

Away with you towards what you have disbelieved.

Rashad Khalifa

Go to what you used to disbelieve in.

Sahih International

[They will be told], "Proceed to that which you used to deny.

Sam Gerrans

“Depart for what you denied!

Shabbir Ahmed

Walk unto that which you used to belie.

Syed Vickar Ahamed

(It will be said to the disbelievers:) "You go to that which you used to reject (the Fire) as false!

Taqi Usmani

(It will be said to them on that day,) "Push on to what you used to deny.

The Monotheist Group

Away with you towards what you have disbelieved.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 29. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 29. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 29. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩