Mürselât suresi

Mürselât suresi, 44. ayet

Mürselât suresi, 44. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 41–47 · surenin 44. ayeti / 50

Konu Sakınanların hâli ve son uyarı Mürselât 41–50 3

  1. Mürselât 41

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.

  2. Mürselât 42

    Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.

  3. Mürselât 43

    "Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için."

  4. 44

    Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

  5. Mürselât 45

    O gün vay yalanlayanların haline!

  6. Mürselât 46

    Ey inkar edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.

  7. Mürselât 47

    O gün vay yalanlayanların haline!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 41–45. ayetler için yazılmıştır.

41. Yüce Allah, yalanlayanların cezasını söz konusu ettikten sonra iyilikte bulunanların mükâfatını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz takvâ sahipleri” yani yalanlamaktan sakınan, söz, fiil ve davranışlarında tasdik vasfına sahip olan kimseler -ki ancak farzları eda etmek ve haramları terk etmek sureti ile bu hale ulaşabilirler- çiçekler açmış, göz kamaştırıcı türlü ağaçların çokluğundan dolayı “gölge altlarında” Selsebîl’den, Rahîk’den ve diğer pınarlardan oluşan türlü “pınar başlarındadır.”

42. “Canlarının çektiği” en iyi ve en lezzetli türden “meyveler arasındadırlar.”

43. Onlara: “Yaptıklarınız sebebiyle” canların çektiği yiyeceklerden ve lezzetli içeceklerden “afiyetle” boğazınızda kalmaksızın, rahatsız edici hiçbir sebep de bulunmaksızın “yiyin için” denilir. Tam anlamı ile afiyetin gerçekleşmesi ise yenilen ve içilen şeylerin her türlü olumsuzluktan ve kusurdan uzak kalması ile bir de bunların ardının arkasının kesilmeyeceğine ve sonlarının gelmeyeceğine kesin inanmaları ile mükmündür.

Bu mükâfatlar size “yaptıklarınız sebebiyle” verilmektedir. Yani sizi ebedi ve kalıcı nimetlerle dolu cennetlere ulaştıran, sizin işlediğiniz amellerdir.

44-45. Allah’a ihsan ile ibadet eden, Allah’ın kullarına da ihsanda/iyilikte bulunan herkesin durumu böyledir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “İşte Biz ihsan sahiplerini böyle mükâfatlandırırız. O gün yalanlayanların vay haline!” Bu bedbahtlıklarından paylarına düşen, sadece bu nimetleri elden kaçırmak bile olsaydı, keder ve mahrumiyet olarak onlara bu tek başına yeterdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhakkak biz, sizi ödüllendirdiğimiz bu mükâfatın aynısıyla, amellerinde ihsan sahibi olan kimseleri de ödüllendireceğiz.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّا inna elbette biz
  2. كَذَٰلِكَ kezalike böyle
  3. نَجْزِى neczi mükafatlandırırız kök: جزي
  4. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine güzel davrananları kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Davud'u, Süleyman'ı,…

  • Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: İhsan

    Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Anlaşılıyor ki dünyada yapılanlar "sebep", mahşerdeki ödüller ise "sonuç"tur.

Mustafa İslamoğlu

Elbet Biz iyileri işte böyle ödüllendiririz!"

Muhammed Esed

İyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz;

Ahmed Hulusi

Doğrusu biz muhsinleri (müşahedelerinde Hak'tan gayrı bulunmayanları) böylece cezalandırırız!

Ali Bulaç

Elbette biz, 'iyi ve güzel' davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Ali Özek ve heyeti

İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, güzel davrananları, işte böyle ödüllendiririz.

Bayraktar Bayraklı

- Kendilerine, "Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi afiyetle yiyiniz, içiniz" denilecektir. İşte biz, güzel amel yapanları böyle ödüllendiririz.

Edip Yüksel

İyi davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İyi davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte Biz güzellik yapanları böyle karşılarız!

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte biz muhsinleri böyle karşılarız

Erhan Aktaş

İyi olanları işte böyle ödüllendiririz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İyi olanları işte böyle ödüllendiririz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İyi olanları işte böyle ödüllendiririz.

Gültekin Onan

Elbette biz, 'iyi ve güzel' davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Hasan Basri Çantay

"Şübhe yok ki biz iyi hareket edenleri böyle mükafatlandırırız".

İbni Kesir

Şüphesiz ki Biz; ihsan edenleri böyle mükafatlandırırız.

Mehmet Alagaş

(29-50) Yalanlamış olduğunuza doğru artık girin. Üç kola ayrık gölgeye girin. Ne gölgelendirir ne de aleve karşı bir faydası vardır. Muhakkak ki O (alev), Sarı deve sürüleri gibi (akkor halatlar gibi) köşkler / kasırlar kadar yüksek kıvılcımlar saçacaktır. O gün yalanlayanların vay haline! Bugün konuşulamayacak gündür / nutkun tutulacağı gündür. Onlara İzin verilmez ki mazeret sunsunlar. O gün yalanlayanların vay haline! Ayrışım günü budur. Sizi de Evvelkileri de topladık. Eğer sizin bir planınız varsa hemen planlayın . O gün yalanlayanların vay haline! Muhakkak ki sakınanlar / muttakiler onlarda gölgedeler ve de göze başındalar. İştahlandıkları ne ise onun içinde zevklenirler . Yaptıklarınızdan / Amellerinizden dolayı afiyetle yiyin için . İhsanda bulunanların / güzel davrananların karşılığı / cezası kesinlikle böyledir. O gün yalanlayanların vay haline! Suçlular olarak sizler birazcık geçinin / metalanın yiyin O gün yalanlayanların vay haline! Eğilin / Rükû edin denildiğinde rükû etmediler. O gün yalanlayanların vay haline! Bu sözden sonra hangi söze inanacaklar ki?

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Süleyman Ateş

"Biz, güzel davrananları böyle mükafatlandırırız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Şaban Britch

Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Şaban Piriş

Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte böyle ödüllendiririz biz, güzellikler sergileyenleri!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

For thus do We reward those whose deeds are imprinted with wisdom and piety and the benevolence they spend.

Abdul Haleem

this is how We reward those who do good.’

Abdullah Yusuf Ali

Thus do We certainly reward the Doers of Good.

Abul A'la Maududi

Thus do We reward those that do good.

Aisha Bewley

This is the way We reward good-doers. ’

Al-Hilali & Khan

Verily, thus We reward the Muhsinûn (good-doers. See V.2:112).

Ali Quli Qarai

Thus indeed do We reward the virtuous.

Amatul Rahman Omar

Truly that is how We reward the doers of good.

Arthur John Arberry

Even so do We recompense the good-doers.

Bijan Moeinian

This is the way that I (God) reward my righteous servants.

E. Henry Palmer

Verily, thus do we reward those who do well.

Edip-Layth

It is such that We reward the good doers.

George Sale

for thus do We reward the righteous doers.

Hamid S. Aziz

Surely thus do We reward the doers of good.

Mahmoud Ghali

Thus surely We recompense the fair-doers.

Marmaduke Pickthall

Thus do We reward the good.

Mohamed Ahmed - Samira

That is how We reward the good.

Muhammad Asad

Thus, behold, do We reward the doers of good;

Mustafa Khattab

Surely this is how We reward the good-doers.

Progressive Muslims

It is such that We reward the good doers.

Rashad Khalifa

We thus reward the virtuous.

Sahih International

Indeed, We thus reward the doers of good.

Sam Gerrans

Thus reward We the doers of good.

Shabbir Ahmed

Behold, thus do We reward the doers of good to others.

Syed Vickar Ahamed

Verily, We certainly reward the doers of good deeds (Mushinûn), in this way.

Taqi Usmani

This is how We reward those who do good deeds.

The Monotheist Group

It is such that We reward the good doers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩