Diyanet İşleri
Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
En'âm suresi
En'âm suresi, 160. ayet. مَن جَآءَ بِٱلْحَسَنَةِ فَلَهُۥ عَشْرُ أَمْثَالِهَا وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَىٰٓ إِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
men câe bilḥaseneti felehû `aşru emŝâlihâ. vemen câe bisseyyieti felâ yüczâ illâ miŝlehâ vehüm lâ yużlemûn.
Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'ya verilen Kitap; dinlerini parçalayanlar En'âm 154–160 3
(156-157) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik" demeyesiniz, yahut, "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz, diye bu Kur'an'ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları ayetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
(Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin ayetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez. De ki: "Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz."
Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.
Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
De ki: "Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."
Ey Muhammed! De ki: "Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de alemlerin Rabbi Allah içindir."
"O'nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
160. Daha sonra Yüce Allah amellerine verilecek karşılığın niteliğini belirterek şöyle buyurmaktadır: Sözlü ve fiilî, gizli ve açık, Allah’ın hakkı ile ilgili veya kullarının hakkı ile ilgili olsun herhangi bir “iyilikle gelene bunun on misli (mükafat) vardır.” Bu iyiliğe verilecek olan kat kat mükâfaatın en alt sınırıdır.
“Kötülükle gelen de ancak onun misli ile cezalandırılır.” Bu da Yüce Allah’ın eksiksiz adalet ve ihsanının bir neticesidir. O, zerre ağırlığı kadar bile zulmetmez. Bundan dolayı: “Onlara zulmedilmez” buyurmuştur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kıyamet günü Müminlerden her kim bir iyilikle gelirse, Allah o iyiliği on misliyle mükâfatlandıracaktır. Her kim de bir kötülükle gelirse, daha fazlasıyla değil, ancak ağırlık ve büyüklük olarak yaptığının misliyle cezalandırılacaktır. Kıyamet günü onlar iyiliklerinin sevabı azaltılarak yahut kötülüklerinin günahı artırılarak herhangi bir zulme uğratılmayacaklardır.
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de…
Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…
Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Yoksa "onu (Kur'an'ı) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah'tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp,…
Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim.…
Aynı kök: عشر (27 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: İhsan
Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin,…
Ortak kavram: Mesel (örnek) · Ortak kavram: İhsan
Rablerinin emrine uyanlar için mükafatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her şey ve onun yanında bir katı daha kendilerinin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. dipnot 1 Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar. dipnot 2
Kim (İlahi mahkemeye) bir iyilikle gelirse yaptığının on katını kazanacaktır; ama kim de bir kötülükle gelirse onun aynısıyla cezalandırılacaktır: fakat hiç kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
Kim (Allahın huzuruna) iyi bir iş ve davranışla çıkarsa bu yaptığının on katını kazanacaktır; ama kim de kötü bir fiil ile çıkarsa onun aynısıyla cezalandırılacaktır; ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
Kim bir iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on misli vardır. . . Kim de bir kötülükle gelirse, ancak onun misliyle karşılığını yaşar! Onlar zulme uğratılmazlar.
Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Kim bir iyilikle gelirse, kendisi için bunun on katı vardır. Kim de bir kötülükle gelirse, onun tıpkısından başkasıyla cezalandırılmaz. Onlara haksızlık da yapılmaz.
Kim Allah'ın huzuruna bir güzellik getirirse ona, getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülük getirirse, o sadece getirdiğinin dengi ile cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Kim iyilik getirirse, kendisine getirdiğinin on katı vardır. Kim kötülük getirirse, ancak dengiyle cezalandırılır ve kendilerine haksızlık edilmez.
Kim iyilik getirirse, kendisine getirdiğinin on katı vardır. Kim kötülük getirirse, ancak dengiyle cezalandırılır ve kendilerine haksızlık edilmez.
Kim bir iyilik ile gelirse, ona on katı verilir. Kim de bir kötülük ile gelirse, yalnızca onun karşılığı ile cezalandırılır ve hiçbirine haksızlık edilmez.
Kim bir hasene ile gelirse ona on misli verilir, kim de bir seyyie ile gelirse ona ancak misliyle ceza edilir ve hiç birine haksızlık edilmez
Kim bir iyilik ile gelirse ona on katı vardır, kim bir kötülük ile gelirse kötülüğü oranında karşılık bulur. Onların hiçbirine haksızlık yapılmaz.
Kim bir iyilik ile gelirse ona on katı vardır, kim bir kötülük ile gelirse kötülüğü oranında karşılık bulur. Onların hiçbirine haksızlık yapılmaz.
Kim bir iyilik ile gelirse ona on katı vardır, kim bir kötülük ile gelirse kötülüğü oranında karşılık bulur. Onların hiçbirine haksızlık yapılmaz.
Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Kim (Allaha) bir iyilikle, güzellikle gelirse işte ona bunun on katı. Kim de bir kötülükle gelirse bu, o mıkdardan başkasıyle cezalanmaz. Onlar (yani iyilik edenler de, fenalık yapanlar da) haksızlığa uğratılmazlar.
Kim, bir iyilikle gelirse; ona, onun on katı vardır. Kim de bir kötülükle gelirse; o, ancak misliyle cezalandırılır. Ve onlara haksızlık edilmez.
(160-165) Kim güzellikler yaparak gelirse benzerinin on katı onundur, kim de kötülük ile gelirse benzeri kadar ile cezalandırılır, onlara zulmedilmez. Deki kesinlikle beni doğru yola, doğru inançlı İbrahim milletinin / toplumunun kıymetli dinine ileten / yönlendiren Rabbimdir, O asla ortak koşanlardan değildi. De ki namazım hac ve kurbanım hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi Allah içindi r, Ona herhangi bir ortak yoktur, bu şekilde bana emroldu ve Müslümanların / teslim olanların ilkiyim. Deki Allah’tan gayrı Rab mı isterim, O her şeyin Rabbidir, her nefis kendi aleyhine olandan başka bir şey kazanmamıştır, hiçbir yüklenici başka kimsenin yükünü yüklenemez, sonra da geri döneceğiniz yer / merci Rabbinizdir, karşıtlaştığınız şeylerde / ihtilaf ettiğiniz şeylerde sizlere haber verilecektir. O ki sizleri arzda, devralanlar eyledi, bazılarınızı derece olarak bazılarınızdan yüksek etti, sizlere verdikleri ile sizleri imtihan etti (mal makam şöhret) Kesinlikle Rabbin hızlı / süratli sonuçlandırır ve kesinlikle O çok bağışlayıcı ve çok esirgeyendir.
Kim bir iyilikle gelirse, ona on katı (mükâfat) verilecektir. Kim de bir kötülükle gelirse, yalnızca onun karşılığı ile cezalandırılacaktır ve onlara zulmedilmez.
Kim iyilik getirirse, ona o(getirdiği)nin on katı vardır. Kim kötülük getirirse, sadece onun dengiyle cezalandırılır, onlar haksızlığa uğratılmazlar.
Kim (Allah'ın huzuruna) bir iyilikle gelirse ona onun on katı verilir. Bir kötülükle gelen ise sadece dengi ile cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar dipnot 1 .
Kim bir iyilikle gelirse ona, on katı verilir. Kim de kötülükle gelirse sadece bir katı ile cezalandırılır dipnot 1 . Kimseye haksızlık yapılmaz.
Kim bir iyilik yaparsa ona on katı verilir; bir kötülük yapan ise, yalnız onun karşılığı ile cezalandırılacak ve onlara haksızlık edilmeyecektir.
Kim bir iyilik yaparsa ona on katı verilir; bir kötülük yapan ise, yalnız onun karşılığı ile cezalandırılacak ve onlara haksızlık edilmeyecektir.
Kim bir güzellikle gelirse ona, getirdiğinin on katı var. Kötülükle gelene ise yaptığının kadarından fazla ceza verilmez. Onlar, haksızlığa uğratılmayacaklardır.
He who crowns the deed with equity, shall be rewarded with ten times what is commensurate with his equitable deed and he who commits himself to an evil line of conduct shall be requited with what is commensurate with the evil deed and no one shall ever be wronged.
Whoever has done a good deed will have it ten times to his credit, but whoever has done a bad deed will be repaid only with its equivalent- they will not be wronged.
He that doeth good shall have ten times as much to his credit: He that doeth evil shall only be recompensed according to his evil: no wrong shall be done unto (any of) them.
Whoever will come to Allah with a good deed shall have ten times as much, and whoever will come to Allah with an evil deed, shall be requited with no more than the like of it. They shall not be wronged.
Those who produce a good action will receive ten like it. But those who produce a bad action will only be repaid with its equivalent and they will not be wronged.
Whoever brings a good deed (Islâmic Monotheism and deeds of obedience to Allâh and His Messenger صلى الله عليه وسلم) shall have ten times the like thereof to his credit, and whoever brings an evil deed (polytheism, disbelief, hypocrisy, and deeds of disobedience to Allâh and His Messenger صلى الله عليه وسلم) shall have only the recompense of the like thereof, and they will not be wronged.[1]
Whoever brings virtue shall receive ten times its like; but whoever brings vice shall not be requited except with its like, and they will not be wronged.
Whosoever does good shall be repaid tenfold, but he who commits evil shall be recompensed only in proportion (to the evil done), and they shall not be dealt with unjustly.
Whoso brings a good deed shall have ten the like of it; and whoso brings an evil deed shall only be recompensed the like of it; they shall not be wronged.
The one who come up with a good deed to His Lord will be rewarded ten times more that what the deed is worth and the one who come up with a wrongdoing will be punished only according to the severity of his deed; none shall be treated unjustly.
He who brings a good work shall have ten like it; but he who brings a bad work shall be recompensed only with the like thereof, for they shall not be wronged.
Whoever comes with a good deed, he will receive ten times its worth, and whoever comes with a sin, he will only be recompensed its like; they will not be wronged.
He who shall appear with good works, shall receive a tenfold recompense for the same; but he who shall appear with evil works, shall receive only an equal punishment for the same; and they shall not be treated unjustly.
He who brings a good work shall receive tenfold the like thereof, but he who brings a bad work shall be recompensed only with the like thereof, for they shall not be wronged.
Whoever comes with a fair deed, (Literally: the fair deed) then he will have ten times the like of it, and whoever comes with an odious deed, (Literally: the odious deed) then he will not be recompensed except the like of it; and they will not be done an injustice.
Whoso bringeth a good deed will receive tenfold the like thereof, while whoso bringeth an ill-deed will be awarded but the like thereof; and they will not be wronged.
He who does a good deed will receive ten times its worth; and he who does evil will be requited to an equal degree; and no one will be wronged.
Whoever shall come [before God] with a good deed will gain ten times the like thereof; but whoever shall come with an evil deed will be requited with no more than the like thereof; and none shall be wronged.
Whoever comes with a good deed will be rewarded tenfold. But whoever comes with a bad deed will be punished for only one. None will be wronged.
Whoever comes with a good deed, he will receive ten times its worth, and whoever comes with a sin, he will only be recompensed its like; they will not be wronged.
Whoever does a righteous work receives the reward for ten, and the one who commits a sin is requited for only one. No one suffers the slightest injustice.
Whoever comes [on the Day of Judgement] with a good deed will have ten times the like thereof [to his credit], and whoever comes with an evil deed will not be recompensed except the like thereof; and they will not be wronged.
Whoso brings a good deed, he has tenfold the like thereof; and whoso brings evil, he is not rewarded save with the like thereof; and they will not be wronged.
Whoever brings a good deed will receive a tenfold reward. And whoever brings an ill deed will be requited for one. And they will not be wronged.
He who does good shall have ten times as much to his credit: He that does evil shall be given back according to his evil: No wrong shall be done to (any of) them.
Whoever comes with a good deed will receive ten times as much, and whoever comes with an evil deed will be requited with no more than the like of it, and they shall not be wronged.
Whoever comes with a good deed, he will receive ten times its worth, and whoever comes with a sin, he will only be recompensed its like; they will not be wronged.