Diyanet İşleri
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Mürselât suresi
Mürselât suresi, 7. ayet. إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌ
innemâ tû`adûne levâḳi`.
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gönderilenlere yemin ve hüküm günü Mürselât 1–15 3
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
Gök yarıldığı zaman,
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
7. “Tehdit olunduğunuz şey” öldükten sonra diriliş ve amellerin karşılıklarının görülmesi, “elbette gerçekleşecektir.” Onun gerçekleşmesi kaçınılmazdır, bunda herhangi bir şüphe ve tereddüt yoktur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz size vadedilen yeniden diriliş, hesap ve karşılıkların verilmesi kaçınılmaz olarak muhakkak gerçekleşecektir.
Aynı kök: وقع (24 geçiş)
Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da…
Aynı kök: وقع (24 geçiş)
Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?
Aynı kök: وقع (24 geçiş)
Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu…
Ortak kavram: Vaad
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Ortak kavram: Vaad
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Ortak kavram: Vaad
Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Size vadedilen (gün) elbette gerçekleşecektir.
Elbette, tehdit edildiğiniz şey mutlaka gerçekleşecektir:
Bakın, bekleyip görün denilen her şey mutlaka gerçekleşecektir.
Vadolunduğunuz (ba's) mutlaka gerçekleşecektir!
Şüphesiz, size vaadedilen gerçekleşecektir.
Bilin ki size vadolunan şey gerçekleşecek!
Kuşkusuz, size sözü verilen, kesinlikle gerçekleşecektir.
- Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.
Size söz verilenler kesinlikle gerçekleşecektir.
Size söz verilenler kesinlikle gerçekleşecektir.
elbette size va'd olunan şey muhakkak meydana gelecektir.
Herhalde size va'dolunan muhakkak olacaktır
Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçekleşecektir.
Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçekleşecektir.
Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçekleşecektir.
Şüphesiz, size vaadedilen gerçekleşecektir.
Ki size va'd (ve tehdid) edilegelen şeyler behemehal vaaki (olacak) dır,
Size vaadedilen mutlaka olacaktır.
(1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!
Şüphe yok ki, size vaadedilen mutlaka gerçekleşecektir.
(Bunlara andolsun) Ki size va'dedilen, mutlaka olacaktır.
size vaad edilen mutlaka gerçekleşecektir dipnot 1 .
Tehdit edildiğiniz şey kesinlikle başınıza gelecektir.
Size vadedilen elbette gerçekleşecektir.
Size vaadedilen elbette gerçekleşecektir.
Ki size duyurulmuş olan mutlaka gerçekleşecektir.
That all that you have been promised, from resurrection to judgment and paying off the equivalent will come to pass.
what you are promised will come to pass.
Assuredly, what ye are promised must come to pass.
Surely what you are promised dipnot 1 shall come to pass. dipnot 2
what you are promised will certainly happen.
Surely, what you are promised must come to pass.
indeed what you are promised will surely befall.
Verily, that which you are promised must come to pass.
surely that which you are promised is about to fall!
That indeed what Mohammad has told you will come true.
Verily, what ye are threatened with shall surely happen!
What you are being promised will come to pass.
Verily that which ye are promised is inevitable.
Most surely what you are promised must come to pass.
Surely that which you are promised is indeed befalling!
Surely that which ye are promised will befall.
What is promised will surely come to pass.
BEHOLD, all that you are told to expect will surely come to pass.
Surely, what you are promised will come to pass.
What you are being promised will come to pass.
What is promised will come to pass.
Indeed, what you are promised is to occur.
What you are promised — it will befall.
Behold, all that you are promised in this Writ will come to pass.
Surely, what has been promised to you (shall) really happen.
that which you are promised is sure to happen.
What you are being promised will come to pass.