Diyanet İşleri
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Mürselât suresi
Mürselât suresi, 10. ayet. وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ
veiẕe-lcibâlü nüsifet.
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gönderilenlere yemin ve hüküm günü Mürselât 1–15 3
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
Gök yarıldığı zaman,
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).
(Bu) hangi güne ertelenmiştir?
Hüküm ve ayırım gününe.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–14. ayetler için yazılmıştır.
8-14. Diriliş ve hesap günü gerçekleşeceğinde kâinatta öyle korkunç ve dehşetli değişiklikler meydana gelecektir ki, bunlar kalpleri dehşete düşürecek ve onları pek çok ağır sıkıntılarla karşı karşıya bırakacaktır.
Yıldızlar söndürülecek, etrafa savrulup dağılacak, yerlerinden oynayacaklardır. Dağlar da savrularak toz duman olacaktır. Dağlar ve yeryüzü, herhangi bir çukurun ya da tümseğin görülmediği dümdüz bir arazi haline gelecektir. İşte peygamberler için belirli vaktin tayin edildiği gün de budur. Peygamberlerle ümmetleri aralarında hüküm vermek için bugüne ertelenmişlerdir. Bundan dolayı: “Peki, onlar hangi güne ertelendiler?” buyrulmaktadır. Buradaki soru bugünün büyüklüğünü, ağırlığını ve dehşetini dile getirmek içindir.
Daha sonra bu soruya: “Hüküm/ayrım gününe!” diye cevap verilmektedir. Yani o, hem insanlar arasında birbirleri ile ilgili olarak hem de herbirisinin ayrı ayrı hesabının görülüp hükme bağlanacağı gündür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Dağlar yerlerinden sökülüp toz tanelerine dönüşünceye kadar paramparça edildiği zaman.
Aynı kök: نسف (5 geçiş) · Aynı kök: جبل (41 geçiş)
(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."
Aynı kök: نسف (5 geçiş)
Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu…
Aynı kök: جبل (41 geçiş)
Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…
Aynı kök: جبل (41 geçiş)
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kök: جبل (41 geçiş)
Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Dağlar ufalanıp savrulduğunda,
ve dağlar un ufak edildiği zaman;
ve dağlar toz gibi ufalandığı zaman,
Dağlar savrulduğunda,
Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,
dağlar ufalanıp savrulduğu
Ve dağlar ufalanıp savrulduğunda.
- Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!
Dağların ufalanıp savrulduğu,
Dağların ufalanıp savrulduğu,
dağlar savrulduğu vakit,
Ve o dağlar savurulduğu vakıt
Dağlar ufalanıp savrulduğunda;
Dağlar ufalanıp savrulduğunda;
Dağlar ufalanıp savrulduğunda;
Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,
dağlar (yerinden koparılıb) savurulduğu zaman,
Dağlar atıldığı zaman,
(1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!
Dağlar parçamparça olup savrulduğunda.
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
dağlar un ufak edilip savrulduğu zaman dipnot 1 ,
dağlar parçalanıp savrulunca dipnot 1 ,
Dağlar un ufak savrulduğu zaman;
Dağlar un ufak savrulduğu zaman..
Dağlar un ufak edilip savrulduğunda,
And the mountains melt and disappear out of sight,
when the mountains are turned to dust
When the mountains are scattered (to the winds) as dust;
and the mountains are blown away,
when the mountains are pulverised,
And when the mountains are blown away.
and when the mountains are scattered [like dust],
And when the mountains shall be blown down to pieces,
when the mountains shall be scattered
When the mountains are reduced to dust.
And when the mountains shall be winnowed!
When the mountains are destroyed.
and when the mountains shall be winnowed,
And when the mountains are carried away as dust,
And when the mountains will be crushed,
And when the mountains are blown away,
The mountains reduced to dust and blown away,
and when the mountains are scattered like dust,
and the mountains are blown away,
And when the mountains are destroyed.
The mountains are blown up.
And when the mountains are blown away
And when the mountains are scattered,
And when the mountains are blown away as dust. (The great ones who enslave the weak float around like flakes of wool). (20:105), (56:5).
And when the mountains are blown (to the winds) as dust;
and when the mountains will be blown away as dust,
And when the mountains are destroyed.