Diyanet İşleri
Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
Mürselât suresi
Mürselât suresi, 8. ayet. فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ
feiẕe-nnücûmü ṭumiset.
Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gönderilenlere yemin ve hüküm günü Mürselât 1–15 3
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
Gök yarıldığı zaman,
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 8–14. ayetler için yazılmıştır.
8-14. Diriliş ve hesap günü gerçekleşeceğinde kâinatta öyle korkunç ve dehşetli değişiklikler meydana gelecektir ki, bunlar kalpleri dehşete düşürecek ve onları pek çok ağır sıkıntılarla karşı karşıya bırakacaktır.
Yıldızlar söndürülecek, etrafa savrulup dağılacak, yerlerinden oynayacaklardır. Dağlar da savrularak toz duman olacaktır. Dağlar ve yeryüzü, herhangi bir çukurun ya da tümseğin görülmediği dümdüz bir arazi haline gelecektir. İşte peygamberler için belirli vaktin tayin edildiği gün de budur. Peygamberlerle ümmetleri aralarında hüküm vermek için bugüne ertelenmişlerdir. Bundan dolayı: “Peki, onlar hangi güne ertelendiler?” buyrulmaktadır. Buradaki soru bugünün büyüklüğünü, ağırlığını ve dehşetini dile getirmek içindir.
Daha sonra bu soruya: “Hüküm/ayrım gününe!” diye cevap verilmektedir. Yani o, hem insanlar arasında birbirleri ile ilgili olarak hem de herbirisinin ayrı ayrı hesabının görülüp hükme bağlanacağı gündür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yıldızların parıltısı silinip ışığı kaybolduğu zaman.
Aynı kök: طمس (5 geçiş)
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden,…
Aynı kök: طمس (5 geçiş)
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan…
Aynı kök: طمس (5 geçiş)
Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı…
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan,…
Aynı kök: نجم (13 geçiş)
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yıldızlar silindiği (söndürüldüğü)nde, dipnot 1
Yıldızlar söndürüldüğü zaman;
Yıldızlar söndüğü zaman (gerçekleşecek,)
Yıldızlar silindiğinde (ışıkları görünmez olduğunda),
Yıldızlar 'örtülüp (ışıkları) silindiği' zaman,
Yıldızların ışığı söndürüldüğü,
Artık, yıldızlar söndürüldüğünde.
- Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!
Yıldızlar söndürüldüğü,
Yıldızlar söndürüldüğü,
Hani o yıldızlar silindiği vakit.
Hani o yıldızlar silindiği vakıt
Yıldızlar silindiğinde.
Yıldızlar silindiğinde.
Yıldızlar silindiğinde.
Yıldızlar 'örtülüp (ışıkları) silindiği' zaman,
yıldızlar (ın ışığı) söndürüldüğü zaman,
Yıldızlar söndürüldüğü zaman,
(1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!
Yıldızların ışığı söndüğü zaman.
Yıldızlar(ın ışığı) silindiği zaman,
Yıldızlar söndürüldüğü zaman dipnot 1 ,
Yıldızlar söndürülünce,
Yıldızların ışığı söndüğü zaman;
Yıldızların ışığı söndüğü zaman..
Yıldızlar silinip süpürüldüğünde,
When the stars are dimmed and emit no light, *
When the stars are dimmed
Then when the stars become dim;
So when the stars are extinguished, dipnot 1
When the stars are extinguished,
Then when the stars lose their lights.
So when the stars are blotted out,
So when the small stars will be made to lose their light,
When the stars shall be extinguished,
When the stars become dark.
And when the stars shall be erased!
So when the stars are dimmed.
When the stars, therefore, shall be put out,
So when the stars are made dim,
So when the stars will be obliterated,
So when the stars are put out,
When the stars are obliterated,
Thus, [it will come to pass] when the stars are effaced,
So when the stars are put out,
So when the stars are plunged.
Thus, when the stars are put out.
So when the stars are obliterated
Then when the stars are put out,
So when the stars lose their luster. (The small groups of opponents fade away).
Then when the stars lose their light (and glow);
So, when the stars will be extinguished,
So when the stars are plunged.