Nahl suresi

Nahl suresi, 122. ayet

Nahl suresi, 122. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

veâteynâhü fi-ddünyâ ḥaseneh. veinnehû fi-l'âḫirati lemine-ṣṣâliḥîn.

Diyanet İşleri

Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 119–125 · surenin 122. ayeti / 128

Konu İbrâhim; cumartesi; hikmetle davet ve sabır Nahl 120–128 3

  1. Nahl 119

    Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  2. Nahl 120

    Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.

  3. Nahl 121

    O'nun nimetlerine şükreden bir önderdi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.

  4. 122

    Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

  5. Nahl 123

    Sonra da sana, "Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.

  6. Nahl 124

    Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

  7. Nahl 125

    (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

122. “Biz ona dünyada bir güzellik” geniş bir rızık, güzel bir eş, salih bir zürriyet ve üstün bir ahlâk “verdik. Şüphesiz ki o, âhirette de mutlaka” üstün mevkilere sahip ve Allah’a olabildiğince yakınlaştırılmış “salihlerdendir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz ona dünyada peygamberlik, güzel bir övgü ve salih evlat verdik. Elbette ahirette de, Allah Teâlâ’nın kendileri için cennette yüksek dereceler hazırladığı salih kimselerdendir.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَءَاتَيْنَـٰهُ ve ateynahu ve ona vermiştik kök: اتي
  2. فِى fi
  3. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyada kök: دنو
  4. حَسَنَةًۭ ۖ haseneten iyilik kök: حسن
  5. وَإِنَّهُۥ ve innehu şüphesiz O
  6. فِى fi
  7. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati ahirette de kök: اخر
  8. لَمِنَ lemine
  9. ٱلصَّـٰلِحِينَ s-salihine iyilerdendir kök: صلح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: İhsan

    Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru" diyenler de vardır.

  • Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: İhsan

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: İhsan

    Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Ortak kavram: İhsan

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ona dünyada güzellik vermiştik. Şüphesiz ki o, ahirette de iyilerden (olacak)tır.

Mustafa İslamoğlu

Biz de bu dünyada ona iyi bir (makam) bahşettik; şu kesin ki o, ahirette de dürüst ve erdemliler arasında yer alacaktır.

Muhammed Esed

Biz de bunun için o'na bu dünyada iyilik bahşettik; şüphesiz ahirette de o kendini dürüst ve erdemli kimselerin arasında bulacaktır.

Ahmed Hulusi

Biz Ona dünyada güzellikler verdik. . . O, sonsuz gelecek yaşamda da salihlerdendir.

Ali Bulaç

Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz o, ahirette de salih olanlardandır.

Ali Özek ve heyeti

Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de sâlihlerdendir.

Ali Rıza Safa

Ve Ona, dünyada güzellik verdik. Kuşkusuz, O, sonsuz yaşamda da kesinlikle erdemli olanlar arasında olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Ona dünyada güzellik verdik. Elbette o, âhirette de iyilerdendir.

Edip Yüksel

Ve ona bu dünyada mutluluk verdik, ahirette ise erdemlilerle birlikte olacaktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve ona bu dünyada mutluluk verdik, ahirette ise erdemlilerle birlikte olacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve Biz ona dünyada bir iyilik verdik. Şüphesiz ki o, ahirette de mutlaka iyiler arasında olacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve biz ona hem Dünyada bir hasene verdik, hem de şüphesiz ki o Ahırette elbette salihinden

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona dünyada iyilikler verdik ve kuşkusuz o, ahirette de salihlerdendir. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Seçkinlerdendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona dünyada iyilikler verdik ve kuşkusuz o, ahirette de salihlerdendir. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Seçkinlerdendir.

Gültekin Onan

Ve biz ona dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz o, ahirette de salih olanlardandır.

Hasan Basri Çantay

Biz ona dünyada bir güzellik (iyi bir hal ve mevki) vermişdik. Şübhesiz ki o, ahıretde de mutlakaa saalihlerdendir.

İbni Kesir

Dünyada ona iyilik verdik. Doğrusu o, ahirette de iyilerdendir.

Mehmet Alagaş

(120-128) Kesinlikle İbrahim Resulullah SAV boyun eğen, birlemiş / hanif, bir kişilik bir toplum / ümmet idi, müşriklerden değil idi, O’nun n imetlerine teşekkür edendi , Onu seçmiş ve ona doğru yola yönlenmesinde rehberlik etmiştir. Ona dünya hayatında güzellik verdik, kesinlikle O ahirette de salihlerdendir. Sonra sana da Hanif İbrahim dinine / milletine uy diye /tabi ol diye vahyettik, ki o müşriklerden değildi. (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli) Üzerinde ihtilaf e denlerin üzerine cumartesi günü yapıldı, kıyamet günü Rabbin aralarında karşıtlaşt ıkları / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verecektir. Rabbinin yoluna gerekçelerle ve güzel vaazlarla / nasihatlerle çağır / davet et, onlarla güzellikle tartış / mücadele et / cedelleş / tartış. Allah, O ki yolundan kimin saptığını ve kimin rehberlik üzere olduğunu en iyi bilendir. Eğer siz cezaya çarptıracaksanız, çaptırıldığınız cezanın benzeri ile cezaya çaptırınız, eğer ki sabreder iseniz sabredenler için O / sabretmek daha hayırlıdır. Sabret senin sabredebilmen Rabbin ancak Allah’ın sayesindedir. Onlara hüzünlenme, onların tuzaklarına karşı darlanma / daralma. Muhakkak ki Allah sakınanlarla ve güzel davrananlarla beraberdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

Süleyman Ateş

Ona dünyada iyilik vermiştik. O, ahirette de iyilerdendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona bu dünyada bir güzellik verdik. O, öbür dünyada da elbette iyilerden olacaktır.

Şaban Britch

Dünyada ona iyilik vermiştik. Ahirette de o salihlerdendir.

Şaban Piriş

Dünyada ona iyilik vermiştik. Ahirette de o salihlerdendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Dünyada ona güzellik verdik, ahirette de o mutlaka barışsever iyiler arasında yer alacaktır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We bestowed upon him Our prevenient and efficacious grace here and he shall be a crown to the virtuous Hereafter.

Abdul Haleem

We gave him blessings in this world, and he is among the right-eous in the Hereafter.

Abdullah Yusuf Ali

And We gave him Good in this world, and he will be, in the Hereafter, in the ranks of the Righteous.

Abul A'la Maududi

We bestowed good upon him in this world, and in the Hereafter he shall certainly be among the righteous.

Aisha Bewley

We gave him good in this world and in the Next World he will be one of the righteous.

Al-Hilali & Khan

And We gave him good in this world, and in the Hereafter he shall be of the righteous.

Ali Quli Qarai

We gave him good in this world, and in the Hereafter he will indeed be among the Righteous.

Amatul Rahman Omar

And We granted him great success (and all comforts) of this life, and in the Hereafter he is most surely among the righteous.

Arthur John Arberry

And We gave him in this world good, and in the world to come he shall be among the righteous.

Bijan Moeinian

I granted him the best (peace, happiness, guidance and not necessarily materialistic things) in this world and will be among the righteous ones in the Hereafter.

E. Henry Palmer

And we gave him in this world good things; and, verily, in the next he will be among the righteous.

Edip-Layth

We gave him good in this world, and in the Hereafter he is of the reformed ones.

George Sale

And We bestowed on him good in this world; and in the next he shall surely be one of the righteous.

Hamid S. Aziz

And We gave him in this world good things; and, verily, in the Hereafter he is among the righteous.

Mahmoud Ghali

And We brought him in the present (life) (Literally: the lowly "life", i. e., the life of this world) a fair (reward), and surely in the Hereafter he will indeed be among the righteous.

Marmaduke Pickthall

And We gave him good in the world, and in the Hereafter he is among the righteous.

Mohamed Ahmed - Samira

And gave him what is good in the world, and in the Hereafter he will be among the righteous and the good.

Muhammad Asad

And so We vouchsafed him good in this world; and, verily, in the life to come [too] he shall find himself among the righteous.

Mustafa Khattab

We blessed him with all goodness in this world,[1] and in the Hereafter he will certainly be among the righteous.

Progressive Muslims

And We gave him good in this world, and in the Hereafter he is of the upright ones.

Rashad Khalifa

We granted him happiness in this life, and in the Hereafter he will be with the righteous.

Sahih International

And We gave him good in this world, and indeed, in the Hereafter he will be among the righteous.

Sam Gerrans

And We gave him good in the World, and in the Hereafter he will be among the righteous.

Shabbir Ahmed

We gave him good reward in the world. And in the Hereafter he shall be among those who fully developed their personalities (actualized their potentials).

Syed Vickar Ahamed

And We gave him good in this world, and in the Hereafter, he will be together with the Righteous.

Taqi Usmani

We bestowed good upon him in this world; and in the Hereafter, he is among the righteous.

The Monotheist Group

And We gave him good in this world, and in the Hereafter he is of the upright ones.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 122. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 122. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 122. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩