Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Nahl suresi
Nahl suresi, 125. ayet. ٱدْعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلْحِكْمَةِ وَٱلْمَوْعِظَةِ ٱلْحَسَنَةِ وَجَٰدِلْهُم بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ
üd`u ilâ sebîli rabbike bilḥikmeti velmev`iżati-lḥaseneti vecâdilhüm billetî hiye aḥsen. inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlihî vehüve a`lemü bilmühtedîn.
(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim; cumartesi; hikmetle davet ve sabır Nahl 120–128 3
Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
Sonra da sana, "Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.
Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.
Sabret! Senin sabrın ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.
Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
125. Yani müslümanlarıyla, kâfirleriyle insanları Rabbinin, faydalı ilmi ve salih ameli kapsayan dosdoğru yoluna davet et! Bu daveti de “hikmetle” yap. Yani herkese durumuna ve kavrayışına uygun, kabul ve itaatini sağlayacak şekilde davette bulun. Bilgisizce değil de ilimle davet etmek, daha önemli olan şeylere öncelik tanımak, zihinlerin daha kolay anlayıp kavrayabilecekleri, daha kolay kabul edilebilir şeyleri öne almak ve yumuşaklıkla davette bulunmak, hikmetle davetin kapsamı içerisindedir. Eğer muhatap, hikmet ile davete icabet ederse mesele yok, aksi takdirde onun “güzel öğütle” davet edilmesi yoluna gidilmelidir. Bu, yerine göre teşvik ve korkutmaların eşlik ettiği emir ve yasakların anlatılmasıyla yapılır. Bu da ya emirlerin ihtiva ettiği faydaları ve yasakların ihtiva ettiği zararları zikredip saymak suretiyle yapılır yahut da Allah’ın, dininin gereklerini yerine getirenlere yönelik ikram ve ihsanlarını, gereklerini yerine getirmeyen kimseleri de hakir düşürüp değersiz kıldığını hatırlatmakla ya da Yüce Allah’ın kendisine itaat eden kimselere hazırlamış olduğu dünyevi ve uhrevi mükâfatları, buna karşılık isyankârlara hazırlamış olduğu dünyevi ve uhrevi cezaları söz konusu etmekle olur.
âyet davet olunan kişi, kendisinin hak üzere olduğu yahut da kendisini davet edenin batıl üzere olduğu görüşünde ise o zaman böyle bir kimseyle en güzel yol hangisi ise o yolla mücadele edilir, tartışılır. Bu da aklen ve naklen daveti kabul etmesini daha çok sağlayabilecek olan yoldur. Onun delil diye kabul ettiği şeyleri ona karşı aleyhte delil olarak ortaya koymak bu kabildendir. Böyle bir şey, maksadın gerçekleşmesi ihtimalini daha da yükseltir. Diğer taraftan bu mücadelenin düşmanlığa veyahut da karşılıklı hakarete varmaması gerekir. İşte bu durumda mücadelenin maksadı ortadan kalkar ve ondan gözetilen fayda gerçekleşmez. Mücadelede amaç, insanları hakka iletmek olmalıdır. Onlarla yarışmak ve onları yenik düşürmek gibi maksatlarla yapılmamalıdır.
“Şüphesiz ki Rabbin, yolundan sapanları en iyi bilendir.” Kişiyi sapıklığa götüren sebebi de onun sapması sonucu ortaya çıkan amellerini de en iyi O bilir ve buna karşılık o kimseyi O cezalandıracaktır. “O hidâyette olanları da çok iyi bilendir.” Onların hidâyete elverişli kimseler olduklarını bildiğinden onları hidâyete iletmiştir, daha sonra da onlara lütuf ve ihsanda bulunarak onları hidâyetine seçmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Sen ve sana uyan Müminler, davet ederken, davet edilen kişinin durumu, anlayış ve itaat etmesini göz ününde bulundurun. Onları teşvik etme ve korkutma içeren nasihatler ve en güzel söz, fikir ve edebi yollarla tartışarak İslam dinine çağırın. Senin sorumluluğun insanları hidayete erdirmek değil, sadece tebliğ etmektir. Şüphesiz Rabbin İslam dininden dönenleri de, İslam diniyle hidayet bulanları da en iyi bilendir. Sen sakın onlar için üzülme!
Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…
Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Musa için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: "Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de…
Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye…
Aynı kök: جدل (29 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Biz, bize indirilene de, size…
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma) · Ortak kavram: İhsan
Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim.…
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma) · Ortak kavram: Dua
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını…
Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma) · Ortak kavram: Hikmet
Ona dedik ki: "Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın…
Aynı kök: جدل (29 geçiş)
Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sen Rabbinin yoluna hikmetle (doğru hükümlerle), güzel öğütle davet et dipnot 1 ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! dipnot 2 Şüphesiz ki Rabbin -evet yalnızca O- kendi yolundan kimin saptığını iyi bilendir ve O kimlerin doğru yola ulaştırıldığını da iyi bilendir. dipnot 3
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et; ve onlara (karşı) öyle bir mücadele yöntemi ortaya koy ki, o en güzeli, en etkilisi olsun! Çünkü senin Rabbin var ya: işte O kendi yolundan sapan kimseyi de, doğru yola yöneleni de en iyi bilendir.
(Bütün insanlığı) hikmetle ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağır; ve onlarla en güzel, en inandırıcı yöntemlerle tartış; şüphesiz, O'nun yolundan kimin saptığını en iyi bilen senin Rabbindir; ve yine doğru yola erişenleri de en iyi bilen O'dur.
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğüt ile davet et. . . Onlarla en güzel şekilde mücadele et. . . Muhakkak ki Rabbin, "HU"; yolundan sapanı daha iyi bilir (O). . . Daha iyi bilir "HU", doğru yola erenleri!
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.
(Rasûlüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir.
Efendinin yoluna, bilgelik ve güzel öğütle çağır; onlarla en güzel biçimde tartış. Kuşkusuz, Efendin, Kendi yolundan kimin saptığını bilir. O, doğru yolda olanları da bilir.
Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir.
Efendinin yoluna bilgelikle ve güzel bir aydınlatma ile çağır. Onlarla en güzel biçimde tartış. Efendin, yolundan sapanları ve doğru yolda olanları en iyi bilendir.
Rabbinin yoluna bilgelikle ve güzel bir aydınlatma ile çağır. Onlarla en güzel biçimde tartış. Rabbin, yolundan sapanları ve doğru yolda olanları en iyi bilendir.
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel güzel öğütle davet et ve onlarla en güzel şekilde mücadele yap! Çünkü Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir ve doğru yolda gidenleri en iyi bilen de ancak O'dur.
Rabbın yoluna da'vet et: hikmet ile ve güzel güzel mevıza ile, onlara da en güzel olan suretle mücadele yap, çünkü rabbın odur en ziyade bilen yolunda sapanı, doğru gidenleri en iyi bilen de ancak odur
Rabb'inin yoluna, hikmetle dipnot 1 ve iyiliği öğütleyerek çağır. Onlarla en iyi şekilde mücadele et. Kuşkusuz Rabb'in, kimin Kendi yolundan saptığını çok iyi bilir; doğru yolda olanları da en iyi O bilir.
Rabb'inin yoluna, hikmetle dipnot 1 ve iyiliği öğütleyerek çağır. Onlarla en iyi şekilde mücadele et. Kuşkusuz Rabb'in, kimin Kendi yolundan saptığını çok iyi bilir; doğru yolda olanları da en iyi O bilir.
Rabb'inin yoluna, hikmetle dipnot 1 ve iyiliği öğütleyerek çağır. Onlarla en iyi şekilde mücadele et. Rabb'in, kendi yolundan sapanları bilir. O doğru yolda olanları da bilir.
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.
(İnsanları) Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğüdle da'vet et. Onlarla mücadeleni en güzel (tarıyk) hangisi ise onunla yap. Şübhesiz ki Rabbin, O, yolundan sapan kimseyi en çok bilendir. O, hidayete ermişler de en iyi bilendir.
Rabbının yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde tartış. Muhakkak ki Rabbın; yolundan sapanları en iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
(120-128) Kesinlikle İbrahim Resulullah SAV boyun eğen, birlemiş / hanif, bir kişilik bir toplum / ümmet idi, müşriklerden değil idi, O’nun n imetlerine teşekkür edendi , Onu seçmiş ve ona doğru yola yönlenmesinde rehberlik etmiştir. Ona dünya hayatında güzellik verdik, kesinlikle O ahirette de salihlerdendir. Sonra sana da Hanif İbrahim dinine / milletine uy diye /tabi ol diye vahyettik, ki o müşriklerden değildi. (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli) Üzerinde ihtilaf e denlerin üzerine cumartesi günü yapıldı, kıyamet günü Rabbin aralarında karşıtlaşt ıkları / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verecektir. Rabbinin yoluna gerekçelerle ve güzel vaazlarla / nasihatlerle çağır / davet et, onlarla güzellikle tartış / mücadele et / cedelleş / tartış. Allah, O ki yolundan kimin saptığını ve kimin rehberlik üzere olduğunu en iyi bilendir. Eğer siz cezaya çarptıracaksanız, çaptırıldığınız cezanın benzeri ile cezaya çaptırınız, eğer ki sabreder iseniz sabredenler için O / sabretmek daha hayırlıdır. Sabret senin sabredebilmen Rabbin ancak Allah’ın sayesindedir. Onlara hüzünlenme, onların tuzaklarına karşı darlanma / daralma. Muhakkak ki Allah sakınanlarla ve güzel davrananlarla beraberdir.
(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Hikmetle ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağır ve onlarla en güzel biçimde mücadele et. Kuşkusuz Rabbin, işte yolundan sapanları en iyi bilen O'dur ve O, yola gelenleri de en iyi bilendir.
Sen Rabbinin yoluna, hikmetle dipnot 1 ve güzel öğütle çağır dipnot 2 . Onlarla en güzel yöntemle mücadele et dipnot 3 . Muhakkak ki Rabbin, yolundan sapanları iyi bilir. O, doğru yolda olanları da iyi bilir dipnot 4 .
Sen hikmetle dipnot 1 ve güzel öğütle Rabbinin yoluna çağır. Onlarla en güzel şekilde tartış. Senin Rabbin, yolundan sapanları iyi bilir, doğru yolda olanları da iyi bilir.
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz Rabbin, kimlerin kendi yolundan saptığını, kimlerin de doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz Rabbin, kimlerin kendi yolundan saptığını, kimlerin de doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.
Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et ve onlarla, en güzel olan neyse o yolla mücadele et. Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. Ve O, gerçeğe kılavuzlananları da en iyi bilendir.
Invite people O Muhammad graciously to the path of Allah, the path of righteousness, with wise, graceful and appropriate inducements meeting them on their own ground and propitiating them, each in his own capacity, to open their hearts' ears and their minds' eyes. Reason with them in a logical, peaceable and gracious manner; Allah, your Creator, knows best those who have wandered from His path of righteousness and He knows best those who steer a straight course and Providence their guide.
[Prophet], call [people] to the way of your Lord with wisdom and good teaching. Argue with them in the most courteous way, for your Lord knows best who has strayed from His way and who is rightly guided.
Invite (all) to the Way of thy Lord with wisdom and beautiful preaching; and argue with them in ways that are best and most gracious: for thy Lord knoweth best, who have strayed from His Path, and who receive guidance.
(O Prophet), call to the way of your Lord with wisdom and goodly exhortation, dipnot 1 and reason with them in the best manner possible. dipnot 2 Surely your Lord knows best who has strayed away from His path, and He also knows well those who are guided to the Right Way.
Call to the way of your Lord with wisdom and fair admonition, and argue with them in the kindest way. Your Lord knows best who is misguided from His way. And He knows best who are guided.
Invite (mankind, O Muhammad صلى الله عليه و سلم) to the Way of your Lord (i.e. Islâm) with wisdom (i.e. with the Divine Revelation and the Qur’ân) and fair preaching, and argue with them in a way that is better. Truly, your Lord knows best who has gone astray from His Path, and He is the Best Aware of those who are guided.
Invite to the way of your Lord with wisdom and good advice and dispute with them in a manner that is best. Indeed your Lord knows best those who stray from His way, and He knows best those who are guided.
(Prophet!) call the people to the way of your Lord with wisdom and goodly and kind exhortation, and argue with them in the most pleasant and best manner. Surely, your Lord knows very well who has gone astray from His path, and He knows very well the guided ones to the right path.
Call thou to the way of thy Lord with wisdom and good admonition, and dispute with them in the better way. Surely thy Lord knows very well those who have gone astray from His way, and He knows very well those who are guided.
Invite people to the way of your Lord with wisdom and effective speeches. Debate with them in the most civilized manner. Rest assured that God knows who is wondering in the wrong path and who is following the right path.
Call unto the way of thy Lord with wisdom and goodly warning; and wrangle with them in the kindest way; verily, thy Lord He knows best who has erred from His way, for He knows best the guided ones.
Invite to the path of your Lord with wisdom and good advice, and argue with them in the best possible manner. Your Lord is fully aware of who is misguided from His path, and He is fully aware of the guided ones.
Invite men unto the way of thy Lord, by wisdom, and mild exhortation; and dispute with them in the most condescending manner: For thy Lord well knoweth him who strayeth from his path, and He well knoweth those who are rightly directed.
Call unto the way of your Lord with wisdom and goodly exhortation, and reason with them in the best (kindest, most gracious, elegant, persuasive) way; verily, your Lord He knows best who has erred from His way, and He is best aware of those who receive guidance.
Call (This is addressed to the Prophet) to the way of your Lord with wisdom and fair admonition, and dispute with them in the way (which is) fairest. Surely your Lord is The Best Knower of the ones who have erred away from His way, and He is The Best Knower of the right-guided.
Call unto the way of thy Lord with wisdom and fair exhortation, and reason with them in the better way. Lo! thy Lord is Best Aware of him who strayeth from His way, and He is Best Aware of those who go aright.
Call them to the path of your Lord with wisdom and words of good advice; and reason with them in the best way possible. Your Lord surely knows who strays from His path, and He knows those who are guided the right way.
CALL THOU (all mankind] unto thy Sustainer's path with wisdom and goodly exhortation, and argue with them in the most kindly manner- for, behold, thy Sustainer knows best as to who strays from His path, and best knows He as to who are the right-guided.
Invite ˹all˺ to the Way of your Lord with wisdom and kind advice, and only debate with them in the best manner. Surely your Lord ˹alone˺ knows best who has strayed from His Way and who is ˹rightly˺ guided.
Invite to the path of your Lord with wisdom and good advice, and argue with them in that which is better. Your Lord is fully aware of who is misguided from His path, and He is fully aware of the guided ones.
You shall invite to the path of your Lord with wisdom and kind enlightenment, and debate with them in the best possible manner. Your Lord knows best who has strayed from His path, and He knows best who are the guided ones.
Invite to the way of your Lord with wisdom and good instruction, and argue with them in a way that is best. Indeed, your Lord is most knowing of who has strayed from His way, and He is most knowing of who is [rightly] guided.
Invite thou to the path of thy Lord with wisdom and comely admonition, and dispute thou with them with that which is best. Thy Lord, He best knows him who strays from His path; and He best knows the guided.
Call to the Way of your Lord with wisdom and beautiful exhortation. Reason with them most decently. Your Lord is best Aware of him who strays from His Path, and He is best Aware of those who go aright.
Invite (all) to the Way of your Lord with wisdom and holy teaching, and reason with them by ways that are the best (and most gracious): Truly, your Lord knows best, (those) who have strayed from His Path, and (those) who receive guidance.
Invite (people) to the way of your Lord with wisdom and good counsel. And argue with them in the best of manners. Surely, your Lord knows best the one who deviates from His way, and He knows best the ones who are on the right path.
Invite to the path of your Lord with wisdom and good advice, and argue with them in that which is better. Your Lord is fully aware of who is misguided from His path, and He is fully aware of the guided ones.