Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 148. ayet

Âl-i İmrân suresi, 148. ayet. فَـَٔاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ ثَوَابَ ٱلدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱللَّهُ يُحِبُّ ٱلْمُحْسِنِينَ

feâtâhümü-llâhü ŝevâbe-ddünyâ veḥusne ŝevâbi-l'âḫirah. vellâhü yüḥibbü-lmuḥsinîn.

Diyanet İşleri

Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 145–151 · surenin 148. ayeti / 200

Konu Gevşemeyin; "Muhammed ancak bir peygamberdir" Âl-i İmrân 139–148 3

  1. Âl-i İmrân 145

    Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

  2. Âl-i İmrân 146

    Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever.

  3. Âl-i İmrân 147

    Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti.

  4. 148

    Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.

  5. Âl-i İmrân 149

    Ey iman edenler! Siz eğer kafir olanlara uyarsanız sizi gerisin geriye (küfre) çevirirler de büsbütün hüsrana uğrarsınız.

  6. Âl-i İmrân 150

    Hayır! Yalnız Allah yardımcınızdır. O, yardımcıların en hayırlısıdır.

  7. Âl-i İmrân 151

    Hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koştuklarından dolayı; inkar edenlerin kalplerine korku salacağız. Barınakları da cehennemdir. Zalimlerin kalacakları yer ne kötüdür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

148. “Allah da onlara” yardım, zafer ve ganimet gibi “dünya mükafatını ve âhiret mükafatının da güzelliğini verdi.” Bu ise Rablerinin rızasını ve ebedi nimetleri elde etmektir. Bu ebedi nimetler her türlü olumsuzluktan uzaktır. Bu mükafatın tek sebebi de onların Allah’a karşı amellerini ihsan ile güzelce yapmalarıdır. Allah da onları en güzel şekilde mükâfaatlandırmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah: “Allah, iyilik edenleri” yaratıcıya ibadetlerini ve yaratılmışlara muamelelerini güzelce yapanları “sever.” İşte düşmanlarla cihad esnasında sözü geçen bu mü’minlerin yaptıklarının bir benzerini yapmak da iyilik (ihsan) kapsamı içerisindedir. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah da onlara yardım ederek ve onları kudretli kılarak karşılığını verdi. Ahirette de onlardan razı olarak, Naim cennetlerinde devamlı nimetiyle mükâfatını verdi. Allah, ibadet ve sosyal ilişkilerinde ihsan sahibi olanları sever.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَـَٔاتَىٰهُمُ fe atahumu onlara verdi kök: اتي
  2. ٱللَّهُ llahu Allah (da) kök: اله
  3. ثَوَابَ sevabe karşılığını kök: ثوب
  4. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya kök: دنو
  5. وَحُسْنَ ve husne ve en güzelini kök: حسن
  6. ثَوَابِ sevabi karşılığının kök: ثوب
  7. ٱلْـَٔاخِرَةِ ۗ l-ahirati ahiret kök: اخر
  8. وَٱللَّهُ vallahu (çünkü) Allah kök: اله
  9. يُحِبُّ yuhibbu sever kök: حبب
  10. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine güzel davrananları kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: حبب (95 geçiş)

    Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: ثوب (28 geçiş)

    Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de…

  • Aynı olay: Uhud Gazvesi · Aynı kıssa: Uhud Gazvesi · Aynı kök: حبب (95 geçiş)

    Eğer siz (Uhud'da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Müşrikler de Bedir'de) benzeri bir yara almıştı. İşte (iyi veya kötü) günleri…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Dünya

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Dünya

    "Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Dünya

    O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler,…

  • Aynı kök: ثوب (28 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  • Aynı kök: ثوب (28 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah da onlara dünya nimetini vermiştir; ahiret sevabının güzelliğini de vermiş (olacak)tır. dipnot 1 Allah güzel davrananları sever.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Şûrâ 42:20. Yüce Allah sözünü ettiği yiğitlere dünyada sevap ahirette ise kendilerine sevabın daha güzeli olarak cennet ve cennet nimetleri vereceğini müjdelemektedir. Ahiret sevabının güzelliği son derece caziptir, tamdır; buna karşılık dünyanın sevabı eksiktir, azdır, geçicidir. Bu yüzden dünya sevabı için değil, ahiret sevabı için husn yani "güzel" ifadesi kullanılmış olabilir.

Mustafa İslamoğlu

Bunun ardından Allah onlara, hem bu dünya nimetlerini hem de ahiret nimetlerinin en güzelini bahşetti: Allah kendisini görüyormuş gibi kulluk edenleri sever.

Muhammed Esed

Bunun üzerine Allah, onlara, hem bu dünya nimetlerini, hem de ahiretin en güzel nimetlerini bağışladı: Zira Allah, iyilik yapanları sever.

Ahmed Hulusi

Allah da onlara hem dünya sevabını verdi hem de sonsuz gelecek sürecinin en güzel sevabını verdi. Allah ihsan edenleri sever.

Ali Bulaç

Böylece Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi. Allah iyilikte bulunanları sever.

Ali Özek ve heyeti

Allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah, iyi davrananları sever.

Ali Rıza Safa

Böylece, Allah, dünya yararının ve sonsuz yaşam yararının en güzelini verdi. Çünkü Allah, güzel davrananları sever.

Bayraktar Bayraklı

Allah da onlara dünya nimetini, ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah iyi davrananları sever.

Edip Yüksel

ALLAH da onlara hem dünya nimetini hem de ahiret nimetinin en güzelini verdi. ALLAH güzel davrananları sever.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH da onlara hem dünya nimetini hem de ahiret nimetinin en güzelini verdi. ALLAH güzel davrananları sever.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah da onlara hem dünya nimetini verdi hem de ahiretin güzel sevabını verdi; öyle ya Allah güzel iş yapanları sever.

Elmalılı Hamdi Yazır

Binnetice Allah da kendilerine hem dünya sevabını verdi hem de ahıretin güzel sevabını, öyle ya Allah güzel iş yapan muhsinleri sever

Erhan Aktaş

Bunun üzerine, Allah da onlara hem dünya kazancını hem de ahiretin en iyi kazancını verdi. Allah, muhsin dipnot 1 olanları sever.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine, Allah da onlara hem dünya kazancını hem de ahiretin en iyi kazancını verdi. Allah, muhsin dipnot 1 olanları sever.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine, Allah da onlara, hem dünya kazancını hem de ahiretin en iyi kazancını verdi. Allah, muhsin dipnot 1 olanları sever.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi kimseleri, iyi işler yapanları, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olanları.

Gültekin Onan

Böylece Tanrı, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi. Tanrı iyilikte bulananları sever.

Hasan Basri Çantay

Nihayet Allah onlara hem dünya ni'metini, hem ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah iyi hareket edenleri sever.

İbni Kesir

Bu yüzden Allah, onlara dünya nimetini de, ahiret nimetini de fazlasıyla verdi. Ve Allah ihsan edenleri sever.

Mehmet Alagaş

(144-151) Muhammed ancak bir Resuldür , ondan önce de nice Resul geldi geçti , eğer ki o ölür yahut öldürülürse, topuklarınız üzre / ökçeleriniz üzere geri mi dönersiniz? (Sebebi nüzul Resul öldü haberi) Kim ökçesi üzere geri dönerse, Allah’a herhangi bir zarar veremez, Allah şükredenleri ödüllendirecektir. Bir kimsenin ölmesi Allah’ın izni dışında olmaz, süreli şekilde o yazılıdır, her kim dünya hayatının ödülünü isterse ondan ona veririz, kim de ahret hayatının ödülünü isterse ondan ona veririz , i lerde şükredenleri ödüllendireceğiz. Nebilerden niceleri savaştı. Onlarla Rabbin has kulları / Rabbeniyyinlerden çoğu onlarla birlikte savaştı. Onlara, Allah yolunda isabet eden şeylerden dolayı gevşemediler, zafiyet göstermediler, boyun bükmediler, Allah sabredenleri sever. Onların sözleri, Rabbimiz bizi günahlarımızdan dolayı ve emirlerimizdeki savurganlıklarımızdan dolayı bağışla ayaklarımızı sabitle ve kafir kavme karşı bize yardım et demek oldu. Allah ta onlara dünya ödüllerini ve güzel ahiret ödüllerini verdi , Allah güzel davrananları sever. Ey İman edenler, eğer kafirlere uyarsanız, ökçeleriniz üzere sizi döndürürler, hasara uğramış hale dönüşürsünüz, bilakis Allah sizin dostunuzdur ve O, yardım edenlerin e n hayırlısıdır. Hakkında hiçbir delilleri olmayan şeyleri şirk koşmalarından dolayı kafirlerin kalplerine korku salacağız, onların varacakları yer cehennemdir, zalimlerin yerleri ne kötüdür.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu yüzden Allah onlara dünya sevabını ve ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah ihsan sahiplerini sever.

Süleyman Ateş

Allah da onlara hem dünya karşılığını, hem ahiret karşılığının en güzelini verdi. Çünkü Allah, güzel davrananları sever.

Süleymaniye Vakfı

Allah onlara, (yaptıklarının) dünyadaki karşılığını, ahiretteki karşılığının da güzelini verecektir dipnot 1 Allah güzel davrananları sever.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah onlara dünyadan beklediklerini verdi. Ahiretten beklediklerinin de pek güzelini verdi. Allah, güzel davrananları sever.

Şaban Britch

Allah da onlara dünya nimetini ve ahiret karşılığının en güzelini verdi. Allah iyilik edenleri sever.

Şaban Piriş

Allah da onlara dünya nimetini ve ahiret nimetinin en güzelini verdi. Allah iyilik edenleri sever.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah da onlara, hem dünya nimetini verdi hem de ahiret sevabının en güzelini. Allah, güzel düşünüp güzellik sergileyenleri sever.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In return did Allah requite them with what they merited for their deeds of wisdom and piety here below and the surpassing merit Hereafter. Allah likes those who perfect their illustrious toils and turn their thoughts on moral excellence and benevolence.

Abdul Haleem

and so God gave them both the rewards of this world and the excellent rewards of the Hereafter: God loves those who do good.

Abdullah Yusuf Ali

And Allah gave them a reward in this world, and the excellent reward of the Hereafter. For Allah Loveth those who do good.

Abul A'la Maududi

Thereupon Allah granted them the reward of this world as well as a better reward of the World to Come. Allah loves those who do good.

Aisha Bewley

So Allah gave them the reward in this world and the best reward in the Next World. Allah loves good-doers.

Al-Hilali & Khan

So Allâh gave them the reward of this world, and the excellent reward of the Hereafter. And Allâh loves Al-Muhsinûn (the good-doers - See the footnote of V.3:134 and of V.9:120).

Ali Quli Qarai

So Allah gave them the reward of this world and the fair reward of the Hereafter; and Allah loves the virtuous.

Amatul Rahman Omar

So Allâh granted them the reward of this world as also an excellent reward of the Hereafter. And Allâh loves the doers of good to others.

Arthur John Arberry

And God gave them the reward of this world and the fairest reward of the world to come; and God loves the good-doers.

Bijan Moeinian

God [heard them and] gave them the best in this world and a reward in Hereafter. Indeed God loves the graceful people.

E. Henry Palmer

and God gave them the reward of this world, and good reward for the future too, for God doth love the kind.

Edip-Layth

So God gave them the reward of this world and the best reward of the Hereafter; and God loves the good doers.

George Sale

And God gave them the reward of this world, and a glorious reward in the life to come; for God loveth the well-doers.

Hamid S. Aziz

So Allah gave them the reward of this world, and also good reward in the Hereafter. Allah does love those whose deeds are good.

Mahmoud Ghali

So Allah has brought them the requital of the present (life), (Literally: this lowly life, i. e., the life of this world) and the fairest requital of the Hereafter; and Allah loves the fair-doers.

Marmaduke Pickthall

So Allah gave them the reward of the world and the good reward of the Hereafter. Allah loveth those whose deeds are good.

Mohamed Ahmed - Samira

So God rewarded them in this world, and a better reward awaits them in the next; for God loves those who do good.

Muhammad Asad

whereupon God granted them the rewards of this world, as well as the goodliest rewards of the life to come: for God loves the doers of good.

Mustafa Khattab

So Allah gave them the reward of this world and the excellent reward of the Hereafter. For Allah loves the good-doers.

Progressive Muslims

So God gave them the reward of this world and the best reward of the Hereafter; and God loves the good doers.

Rashad Khalifa

Consequently, GOD granted them the rewards of this world, and the better rewards of the Hereafter. GOD loves the good doers.

Sahih International

So Allah gave them the reward of this world and the good reward of the Hereafter. And Allah loves the doers of good.

Sam Gerrans

So God gave them the reward of the World and the good reward of the Hereafter; and God loves the doers of good.

Shabbir Ahmed

Allah gave them excellent reward in this world and in the Hereafter. Allah loves the benefactors of humanity.

Syed Vickar Ahamed

And Allah gave them the reward in this world, and the excellent reward of the Hereafter. And Allah loves those who do good (as the virtuous).

Taqi Usmani

So, Allah gave them the return in this world and also the better rewards in the Hereafter. Allah loves those who do good.

The Monotheist Group

So God gave them the reward of this world and the best reward of the Hereafter; and God loves the good doers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 148. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 148. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 148. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩