Diyanet İşleri
(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Nebe suresi
Nebe suresi, 6. ayet. أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًا
elem nec`ali-l'arḍa mihâdâ.
(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yeryüzü, gökler ve yağmurdaki düzen Nebe 6–16 3
(2-3) Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?
Hayır, ileride bilecekler.
Yine hayır; ileride bilecekler.
(6-7) Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Sizleri (erkekli dişili) eşler halinde yarattık.
Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 6–16. ayetler için yazılmıştır.
6. Biz, sizlere pek üstün ve değerli nimetler ihsan ederek sizin için “yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?” Yani orası size boyun eğmiş, hazırlanmış, ekin ekmek, meskenler yapmak ve yollar açmak gibi maslahatlarınız için hazır hale getirilmiştir.
7. “Dağları da” sizi çalkalamasın ve sallayıp durmasın diye yeryüzünü sağlamlaştıran “birer kazık” kıldık.
8. “Sizi de çift çift” aynı cinsten erkek ve dişiler olarak “yarattık.” Böylelikle onların birinin diğeri ile sükûn bulmasını, aralarında sevgi ve merhametin oluşmasını, bu çiftten zürriyetin meydana gelmesini sağladık. Bu lütfun kapsamı içerisinde eşlerin birbirleri ile nikâhlanmaları ve bu yolla lezzet almaları da vardır.
9-11. Uykuyu sizin için rahatlayacağınız ve işlerinize ara vereceğiniz bir hâl kıldık. Çünkü çalışma zamanınız sürekli devam edecek olursa bedenlerinize zarar verir.
Yüce Allah, gece ve uyku ile insanları bürüyerek, gündüzün devam eden yorucu hareketlerinin sükûn bulmasını ve faydalı bir şekilde dinlenmelerini sağlamıştır.
12. “Üstünüzde sapasağlam” son derece güçlü ve dayanıklı “yedi” gök “bina ettik.” Yüce Allah, bu gökleri kudreti ile ayakta tutmuş ve onları yeryüzüne bir tavan yapmıştır. Göklerin pek çok faydaları vardır. Bundan dolayı Yüce Allah, bunun faydalı unsurlarından birisi olarak güneşi söz konusu edip şöyle buyurmaktadır:
13. “(Orada) alev alev yanan (ısı ve ışık yayan) bir kandil yarattık.” “Kandil” ifadesiyle Allah, insanlar için zorunlu bir ihtiyaç olan güneşin ışık nimetine dikkat çekmektedir. “Alev alev yanan” ifadesi ile de onun yaydığı ısının mahsulleri olgunlaştırma ve benzeri başka faydalarına dikkat çekmektedir.
14. “Yağmur yüklü bulutlardan sağanak sağanak” oldukça çok miktarda “yağan bir su indirdik.”
15-16. “Ki onunla” buğday, arpa, darı, pirinç ve buna benzer Âdemoğlunun yediği “tahıl, bitki” bu da Yüce Allah’ın, hayvanlara gıda olarak yarattığı tüm bitkileri kapsar “ve ağaçları sarmaş dolaş olmuş” birbiri üzerine sarılmış ve lezzetli bütün meyve türlerinden bulunan “bahçeler çıkaralım diye.”
Değeri ölçülemeyen ve sayılamayacak kadar çok olan bu üstün nimetleri ihsan edeni nasıl inkâr edersiniz? O’nun size haber verdiği öldükten sonra dirilişi ve amellerinizin karşılıklarının görülmesini nasıl yalanlarsınız? Yahut nasıl olur da O’nun nimetlerini O’na isyan yolunda kullanırsınız ve bunca nimetlere nankörlük edersiniz?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yeryüzünü onlar için yayılmış, üzerinde karar kılmalarına elverişli bir hale dönüştürmedik mi?
Aynı kök: مهد (16 geçiş)
Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!
Aynı kök: مهد (16 geçiş)
İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"
Aynı kök: مهد (16 geçiş)
"O, beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak, salihlerden olacaktır."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(6, 7) Biz yeri bir beşik, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Yeryürüzünü (sizin için) tarifsiz bir beşik kılmadık mı?
Yeryüzünü (sizin için) bir dinlenme yeri yapmadık mı,
Biz arzı (bedeni) bir beşik (içinde gelişeceğiniz geçici kullanım aracı) yapmadık mı?
Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?
Biz, yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Yeryüzünü bir döşek yapmadık mı? dipnot 563
- Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Yapmadık mı yeryüzünü bir beşik,
Yapmadık mı yeryüzünü bir beşik,
Biz, yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Değil mi ki biz arzı bir döşek yaptık
Yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?
(6-7) Biz yeri bir beşik, dağları kazıklar yapmadık mı?
Yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
(1-16) Üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri çok büyük haberden neyi soruşturuyorlar? Hayır İleride bilecekler sonra yine hayır! ileride bilecekler, biz arzı döşek, dağları kazık olarak yapmadık mı? Sizleri de çiftler halinde yarattık, (Ezvac dedi ezdad demedi, eşyada çift kutupluluk yoktur, yoktan var edilenler de çift kutupluluk vardır ezvac denilir) (Halk; eşyanın var oluşuyla alakalı cevheri konulardaki yaratmaktır, Ceale ise: Eşyanın arazi eylemine yönelik yapmaktır.) Arzı biz beşik yapmadık mı? Uykunuzu dinlenme geceyi de örtü / elbise yaptık , gündüzü geçimlik zaman yaptık , üzerinize de yedi sağlam gök bina ettik , akkor halde parlayan lamba yaptık. Sıkışmış yağmur bulutlarından hububat ve bitki / nebat çıkarmak için şarıl şarıl akan su indirdik. (Muğsirat Asr; Sıkıp suyunu çıkarmak demekti r) Dalları iç içe / sarmaş dolaş bahçeler.
Yeri bir döşek kılmadık mı?
Yapmadık mı biz, Arzı bir beşik,
Yeryüzünü bir beşik yapmadık mı dipnot 1 ?
Biz, yeryüzünü bir sergi,
Yeri bir döşek kılmadık mı?
Yeri bir beşik kılmadık mı?
Biz bu yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
Did We not prepare the earth to be a settled habitation,
Did We not make the earth smooth,
Have We not made the earth as a wide expanse,
Have We not spread the earth like a bed, dipnot 1
Have We not made the earth a flat carpet
Have We not made the earth as a bed,
Did We not make the earth a resting place?
Have We not made the earth as a bed,
Have We not made the earth as a cradle
The same God which made the earth habitable.
Have we not set the earth as a couch,
Did We not make the earth a resting ground?
Have We not made the earth for a bed,
Have We not made the earth an expanse?
Have We not made the earth as a cradling, (Or: level lands).
Have We not made the earth an expanse,
Did We not make the earth a spreading,
HAVE WE NOT made the earth a resting-place [for you],
Have We not smoothed out the earth ˹like a bed˺,
Did We not make the Earth a resting ground
Did we not make the earth habitable?
Have We not made the earth a resting place?
Have We not made the earth a resting-place,
Did We not make the earth a cradle for you?
Have We not made the earth as a wide expanse (as a bed),
Did We not make the earth a floor,
Did We not make the earth a resting ground?