Diyanet İşleri
(30-31) "Mektup, Süleyman'dan gelmiştir. O, 'Bismillahirrahmanirrahim' diye başlamakta ve içinde 'Bana karşı büyüklük taslamayın ve teslimiyet göstererek bana gelin' denilmektedir."
Neml suresi
Neml suresi, 30. ayet. إِنَّهُۥ مِن سُلَيْمَٰنَ وَإِنَّهُۥ بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
innehû min süleymâne veinnehû bismi-llâhi-rraḥmâni-rraḥîm.
(30-31) "Mektup, Süleyman'dan gelmiştir. O, 'Bismillahirrahmanirrahim' diye başlamakta ve içinde 'Bana karşı büyüklük taslamayın ve teslimiyet göstererek bana gelin' denilmektedir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hüdhüd, Sebe' melikesi ve taht Neml 20–44 3
Süleyman, Hüdhüd'e şöyle dedi: "Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, göreceğiz."
"Benim şu mektubumu götür onlara at, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak."
Sebe kraliçesi Belkıs dedi ki: "Ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup atıldı."
(30-31) "Mektup, Süleyman'dan gelmiştir. O, 'Bismillahirrahmanirrahim' diye başlamakta ve içinde 'Bana karşı büyüklük taslamayın ve teslimiyet göstererek bana gelin' denilmektedir."
"Ey ileri gelenler! Durumum hakkında bana görüş bildirin. Sizler yanımda bulunmadıkça hiçbir işe kesin olarak karar vermem."
Dediler ki: "Biz güçlü kimseleriz ve çetin savaşçılarız. Emir senin. Ne emredeceğini düşün."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 29–31. ayetler için yazılmıştır.
29. Hüdhüd, mektubu alıp hükümdarları olan kadının yanına bıraktı. O da kavmine: “Gerçekten bana değerli ve önemli bir mektup ulaştı.” Yani yeryüzü hükümdarlarının en büyüklerinden, oldukça kıymetli bir mektup gönderildi. Daha sonra bu mektubun muhtevasını açıklayarak şöyle dedi:
30-31. “O, Süleyman’dandır ve Rahman ve Rahim Allah’ın adı ile (başlamaktadır). Bana karşı büyüklenmeyin ve müslümanlar olarak yanıma gelin, (diye yazmaktadır).” Yani siz, bana karşı üstünlük taslamaya kalkışmayın. Aksine boyun eğerek hükümdarlığımın kapsamına girin, emirlerime itaat edin ve teslimiyetle bana gelin. Tam bir açıklama ile birlikte son derece veciz bir mektuptur bu. Çünkü kendisine karşı büyüklenmemelerini, mevcut halleri üzere kalmamalarını, emrine itaat ederek itaatinin kapsamına girip kendisinin huzuruna gelmelerini emretmekte ve onları İslâm’a girmeye de çağırmaktadır.
u buyruktan mektuplara (kitaplara) besmeleyi tam olarak yazarak başlamanın ve en başında da gönderenin ismini yazmanın müstehap olduğu anlaşılmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu mektup Süleyman'dandır. Muhtevası Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla başlamaktadır.
Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman
Derken Hüdhüd çok beklemedi, çıkageldi ve (Süleyman'a) şöyle dedi: "Senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sebe'den sana sağlam bir haber getirdim."
Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman
"Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm."
Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman
"Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu…
Aynı kıssa: Sebe Kavmi
Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…
Aynı kıssa: Sebe Kavmi
Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı…
Aynı kıssa: Sebe Kavmi
Nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.
Aynı kıssa: Hz. Süleyman
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kıssa: Hz. Süleyman
Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(29, 30, 31) (Belkıs) "Ey yöneticiler! Bana Süleyman'dan gelen, ‘Rahmân, Rahîm olan Allah'ın adıyla' diye (başlayan ve) ‘Bana baş kaldırmayın; teslim olarak bana gelin!' (mesajını içeren) çok değerli bir mektup gönderildi." demişti.
Evet o Süleyman'dan gelen bir mektup ve o şöyle (başlıyor): "Rahman Rahim Allah'ın adıyla:
Mektup Süleyman'dan geliyor ve çok acıyıp esirgeyen sınırsız rahmet sahibi Allah adına yazılmış.
"Mektup, Süleyman'dandır; muhakkak ki o(nun başlangıcı) Bismillahir Rahmanir Rahıym'dir. "
"Gerçek şu ki, bu, Süleyman'dandır ve 'Şüphesiz Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla' (başlamakta)dır."
«Mektup Süleyman'dandır, Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla (başlamakta) dır.»
"Aslında, bu, Süleyman'dandır. Ve kuşkusuz, Bağışlayan; Merhametli Allah'ın İsmiyledir!" dipnot 310
"Mektup Süleyman'dandır, rahmet ve merhametin kaynağı olan Allah'ın adıyla başlamaktadır."
"O, Süleyman'dandır ve o, ‘Rahman ve Rahim ALLAH'ın İsmiyle' dir." dipnot 1
'O, Süleyman'dandır, ve o, 'Rahman ve Rahim ALLAH'ın İsmiyle' dir'
Süleyman'dan; o Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla (başlamakta)dır.
Süleymandan ve, o Rahman, rahim Allahın ismiyle
"O, Süleyman'ın mektubudur. Rahmeti Bol ve Kesintisiz olan Allah'ın adıyla başlıyor."
"O, Süleyman'ın mektubudur. Rahmeti Bol ve Kesintisiz olan Allah'ın adıyla başlıyor."
"O, Süleyman'ın mektubudur. Rahmeti Bol ve Kesintisiz Allah'ın adıyla başlıyor."
"Gerçek şu ki, bu, Süleyman'dandır ve "Şüphesiz Rahman ve Rahim Olan Tanrı'nın Adıyla" (başlamakta)dır."
"O, gerçek Süleymandandır ve O, hakıykaten rahman ve rahim olan Allahın adiyle",
Gerçekten o; Süleyman'dandır ve gerçekten o; Rahman, Rahim olan Allah'ın adıyladır.
(15-44) Yemin olsun ki biz Davud'a ve Süleyman'a ilim ver dik / bilgi verdik. Her ikisi de dedi ki Allah'a hamdolsun , Mümin kullarının çoğundan bizi üstün tuttu . Süleyman Davut'a mirasçı oldu ve dedi ki ey insanlar bana kuşlarla konuşmak / kuş mantığı öğretildi, bana her şeyden verildi, kesinlikle bu apaçık bir üstünlüktür. Süleyman insanlardan, cinlerden ve kuşlardan oluşan ordusunu topladı. Onlar da bir düzenle sevk oldular. Ta ki karınca vadisine vardılar, o vakit bir karınca dedi ki; Hey karıncalar yuvalarınıza meskenlerinize girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin. Süleyman karıncanın sözüne tebessüm ederek gülümsedi, Rabbim beni düzene koy ki bana ve anne babama verdiğin nimetlerine şükredeyim ve de razı olduğun salih ameller yapayım, salih kullarınla beraber beni de rahmetine dahil et dedi. Kuşlara şöyle bir göz attı, sonra dedi ki, neden hüd hüdü göremiyorum ? Yoksa o kayıp mı oldu? Ona şiddetli bir azap ile azap edeceğim yahut onun boğazını keseceğim (mezbaha) ya da bana apaçık bir ispatlayıcı / bir delil getirir. Uzun olmayan bir süre sonra hüd hüd geldi ve dedi ki kimsenin fark etmediği yaşadığım bir haberi Sebe den ben fark ettim ve sana getirdim, ben onlara meliklik yapan bir kadın buldum, ona her şeyden verilmiş, ve ayrıca büyük bir tahtı da var, onu ve kavmini Allah'ın dışında güneşe secde ederlerken buldum , şeytan onlara bu amellerini süslemiş, onları yoldan çıkarmış / saptırmış onlar da bir türlü yolu bulamıyorlardı, üstelik, gökte ve yerdeki saklı olanı ortaya çıkar an, gizlediklerini ve açığa çıkardıklarını bilen Allah'a secde etmiyorlardı. Allah! Ondan başka ilah yoktur , çok büyük tahtın Rabbidir. Süleyman d edi ki , doğru musun yahut yalancı mısın bakacağız , g it ve bu mektubumu onlara bırak , sonra onlardan geri çekil ve bak bakalım geri bana ne döndürecekler? Kadın dedi ki , ey ileri gelenler muhakkak ki bana verilmiş bir mektup bırakıldı , kesinlikle O, Süleyman'dandır, mektup, acıyan ve esirgeyen Allah'ın adıyla başlıyor , asla bana baş kaldırmayın ve teslim olmuş şekilde bana gelin diye yazıyor. Kadın dedi ki ey ileri gelenler ba na bu işimde kanaat bildirin / fetva verin. Sizler de şahit olmadan işleri kestirip atmış değilim. Dediler ki bizler kuvvetçe ulularız , şiddetli savaşta da ulularıyız, emir senindir bak, ne emredeceksen emret. Kadın dedi ki muhakkak ki mülk sahipleri ne zaman ki bir memlekete girmişlerse orayı bozarlar / ifsat ederler, izzetli olan halkını zilletli yaparlar , tam olarak bu şekilde davranırlar, şimdi ben onlara bir hediye ile bir elçi göndereyim, bir bakalım elçiler ne ile geri dönecekler. Elçiler Süleyman'a geldiklerinde Süleyman dedi ki bana mal yardımında mı bulunuyorsunuz? Allah sizin verdiğinizden daha hayırlısını bana zaten verdi, sizler hediyelerinizle mutlu mu oluyorsunuz . Geri dönün ve onlara karşı duramayacakları bir ordu ile varacağımızı, onları da oradan zillet içerisine ve aşağılanmış olarak çıka racağımızı söyleyin. Süleyman dedi ki, Ey ileri gelenler , hanginiz o kadının tahtını , onların teslim ol muş vaziyette bana gelmelerinden önce bana getirir. Cinlerden ifrit dedi ki ben onu sen oturduğun yerden / makamından kalkmadan önce sana getiririm, benim bu konuya kesinlikle gücüm yeter v e güvenilir biriyim. Yanında kitaptan bilgisi olan biri de dedi ki ben onu sana göz kapaklarını kırpmadan önce getiririm. Onu / kadının tahtını yanında kurulu vaziyette gördüğü gibi dedi ki bu Rabbimin hazinesindendir / fazlındandır , Beni şükredecek miyim yahut yok mu sayacağım diye imtihan ediyor, her kim şükrederse muhakkak ki kendi nefsi için teşekkür e tmiştir, her kim de yok sayar / görmezden gelirse muhakkak ki rabbim zengindir , (kendi kendine yeterlidir ) vericidir / ikram sahibidir. Süleyman dedi ki o kadının arşını belirsiz hale / tanınmaz hale getirin, bakalım yola mı girecek yahut yola girmeyenlerden mi olacak? Ne zaman ki kadın geldi ona bu senin tahtın mı denildi? Kadın dedi ki sanki o, bunun bilgisi ondan önce bize verilmişti (Biz biliyorduk zaten) ve teslim olanlar olduk. Allah'ın dışında tap tıklarının olması on u engellemiş idi , Muhakkak ki o kadın, kafir bir kavmindendi, O kadına den ildi ki köşke gir , tam girecekken onun derin bir su gibi değerlendirdi ve paçasını sıvadı / kaldırdı, Süleyman d edi ki köşk, parlatılmış şeffaf kristaldendir / billurdandır. O Kadın dedi ki rabbim ben nefsime kesinlikle zulmettim ve ben Süleyman'la beraber alemlerin Rabbine teslim oldum.
O; Süleyman’dan, Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla (başlıyor).
"O Süleyman'dandır ve Rahman ve Rahim Allah'ın adiyle (başlamakta)dır.
Süleyman'dan. Mektup şöyle: 'Bismillahirrahmanirrahim /İyiliği sonsuz, ikramı bol Allah'ın adıyla!
Süleyman'dan geliyor; iyiliği sonsuz, ikramı bol Allah'ın adıyla başlıyor.
O, Süleyman’dan ve Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla (başlıyor)..
O, Süleyman'dan ve çok merhametli, çok şefkatli Allah'ın adıyla (başlıyor)..
"Süleyman'dan bir mektup. Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla başlıyor."
"It is from Sulayman, " she said, "and it reads, quote: "In the Name of Allah, AL-Rahman, and AL-Rahim. "
It is from Solomon, and it says, "In the name of God, the Lord of Mercy, the Giver of Mercy,
"It is from Solomon, and is (as follows): 'In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful:
It is from Solomon, and it is: "In the name of Allah, the Most Merciful, the Most Compassionate."
It is from Sulayman and says: "In the name of Allah, All-Merciful, Most Merciful.
"Verily it is from Sulaimân (Solomon), and verily, it (reads): In the Name of Allâh, the Most Gracious, the Most Merciful:
It is from Solomon, and it begins in the name of Allah, the All-beneficent, the All-merciful.
`It is from Solomon and it says, "With the name of Allâh, the Most Gracious, the Ever Merciful (I commence to write to you).
It is from Solomon, and it is "In the Name of God, the Merciful, the Compassionate.
"It is from Solomon saying: “In the name of God, the Most Forgiving, and the Most Merciful. "
It is from Solomon, and, verily, it is, "In the name of the merciful and compassionate God.
"It is from Solomon, and it reads: In the name of God, the Gracious, the Compassionate"
it is from Solomon, and this is the tenor thereof: In the name of the most merciful God,
Said she (the Queen of Sheba after she had received the letter), "O you chiefs! Verily, a noble letter has been thrown before me.
Surely it is from Sulayman, (Solomon) and surely it is in The Name of Allah, The All-Merciful, The Ever-Merciful.
Lo! it is from Solomon, and lo! it is: In the name of Allah, the Beneficent, the Merciful;
It is from Solomon, and (says): 'In the name of Allah, Ar-Rahman, Ar-Rahim.
Behold, it is from Solomon, and it says, ‘In the name of God, the Most Gracious, the Dispenser of Grace:
It is from Solomon, and it reads: ‘In the Name of Allah—the Most Compassionate, Most Merciful.
"It is from Solomon, and it reads: "In the name of God, the Almighty, the Most Merciful""
"It is from Solomon, and it is, 'In the name of GOD, Most Gracious, Most Merciful.',
Indeed, it is from Solomon, and indeed, it reads: 'In the name of Allah, the Entirely Merciful, the Especially Merciful,
“It is from Solomon, and it is: ‘In the name of God, the Almighty, the Merciful:
"It is from Solomon and it says, 'With the Name of Allah, the Instant and Sustaining Source of all Mercy and Kindness. '"
"It is from Sulaiman (Solomon), and is (written): ‘In the Name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful.
It is from Sulaimān, and it is (in the following words :) With the name of Allah, the All-Merciful, the Very-Merciful.
"It is from Solomon, and it reads: 'In the name of God, the Almighty, the Merciful'"