Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 81. ayet

Enbiyâ suresi, 81. ayet. وَلِسُلَيْمَٰنَ ٱلرِّيحَ عَاصِفَةً تَجْرِى بِأَمْرِهِۦٓ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا وَكُنَّا بِكُلِّ شَىْءٍ عَٰلِمِينَ

velisüleymâne-rrîḥa `âṣifeten tecrî biemrih ile-l'arḍi-lletî bâraknâ fîhâ. vekünnâ bikülli şey'in `âlimîn.

Diyanet İşleri

Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla bileniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 78–84 · surenin 81. ayeti / 112

Konu Dâvûd, Süleymân, Eyyûb, Zünnûn, Zekeriyyâ ve Meryem Enbiyâ 78–91 3

  1. Enbiyâ 78

    Davud ile Süleyman'ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk.

  2. Enbiyâ 79

    Biz hüküm vermeyi Süleyman'a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Davud ile birlikte, Allah'ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.

  3. Enbiyâ 80

    Bir de Davud'a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?

  4. 81

    Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla bileniz.

  5. Enbiyâ 82

    Bir de şeytanlardan, Süleyman için dalgıçlık eden ve daha bundan başka işler yapanları da onun emrine verdik. Hep onları zapteden bizdik.

  6. Enbiyâ 83

    Eyyub'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.

  7. Enbiyâ 84

    Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

81. “Süleyman’ın emrine de şiddetli” sert ve hızlıca “esen rüzgarı verdik ki onun emriyle” Bu rüzgar, nereye emrederse onun emrine göre eser ve gidişi de dönüşü de bir aylık mesafe olan yerlere giderdi, “bereketli kıldığımız topraklara eserdi.” Burası, onun yerleştiği yer olan Şam topraklarıydı. Rüzgarın sırtında doğuya ve batıya giderdi, bu rüzgarın dönüp geldiği yer ise o mübarek topraklardı. “Biz her şeyi biliriz.” Bizim bilgimiz her şeyi kuşatmıştır. Biz Davud’a da Süleyman’a da kendilerini sözünü ettiğimiz bu seviyeye kendisi vasıtası ile ulaştırdığımız her şeyi biliriz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şiddetle esen rüzgârı Süleyman'ın emrine verdik. Rüzgâra emrettiğinde emri ile bereketli kıldığımız, peygamberler gönderdiğimiz ve hayırları bolca yaydığımız Şam topraklarına giderdi. Biz her şeyi bilenleriz. Bize hiçbir şey gizli kalmaz.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلِسُلَيْمَـٰنَ velisuleymane ve Süleyman'a
  2. ٱلرِّيحَ r-riha fırtınayı kök: روح
  3. عَاصِفَةًۭ aasifeten şiddetli kök: عصف
  4. تَجْرِى tecri akıp giderdi kök: جري
  5. بِأَمْرِهِۦٓ biemrihi onun emriyle kök: امر
  6. إِلَى ila
  7. ٱلْأَرْضِ l-erdi yere kök: ارض
  8. ٱلَّتِى lleti
  9. بَـٰرَكْنَا barakna bereketlendirdiğimiz kök: برك
  10. فِيهَا ۚ fiha içini
  11. وَكُنَّا ve kunna ve biz kök: كون
  12. بِكُلِّ bikulli her kök: كلل
  13. شَىْءٍ şey'in şeyi kök: شيا
  14. عَـٰلِمِينَ aalimine biliriz kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عصف (7 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Biz de rüzgarı onun buyruğuna verdik. Rüzgar, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.

  • Aynı kök: عصف (7 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir…

  • Aynı kök: عصف (7 geçiş) · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: روح (57 geçiş)

    Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık.…

  • Aynı kök: برك (32 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Dilerse sana bundan daha güzelini, içinden ırmaklar akan cennetleri verebilecek olan, sana saraylar kurabilecek olan Allah'ın şanı yücedir.

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…

  • Aynı kök: روح (57 geçiş) · Aynı kök: جري (64 geçiş)

    Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O, bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Kendisini bereketli kıldığımız ülkeye doğru esip O'nun emriyle (çalışan gemileri) yüzdürsün diye şiddetli rüzgarları Süleyman'a (amade kıldık): zira Biziz her şeyin (yasasına) vakıf olan.

Muhammed Esed

Kutlu ülkeye doğru o'nun buyruğuyla esip gitsin diye o zorlu rüzgarı Süleyman'ın buyruğuna (Biz verdik); çünkü her şeyin aslını bilen Biziz.

Ahmed Hulusi

Süleyman'a da fırtınayı boyun eğdirdik. . . Onun (Süleyman'ın) hükmüyle, içinde bereketler oluşturduğumuz bölgeye doğru eserdi! Biz, her şeyde bilen biziz.

Ali Bulaç

Süleyman için de, fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi bilenleriz.

Ali Özek ve heyeti

Süleyman'ın emrine de kasırga (gibi esen) rüzgârı verdik; onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere doğru eserdi. Biz herşeyi biliriz.

Ali Rıza Safa

Ve Süleyman'a, ongun yerlere Onun buyruğuyla esip gitmesi için güçlü bir rüzgar verdik. Çünkü Biz, her şeyi biliriz.

Bayraktar Bayraklı

Süleyman'ın emrine de zorlu rüzgarı verdik. Onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız ülkeye doğru eserdi. Biz her şeyi biliriz.

Edip Yüksel

Süleyman'a da, bereketli kıldığımız topraklara doğru esen boranın kumandasını verdik. Biz her şeyi iyi biliriz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Süleyman'a da, bereketli kıldığımız topraklara doğru esen boranın kumandasını verdik. Biz her şeyi iyi biliriz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Süleyman için de, bereketli kıldığımız yere doğru emriyle esip giden şiddetli rüzgarı verdik; Biz herşeyi biliriz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Süleyman için de şiddetli rüzgarı ki o içine bereketler verdiğimiz Arza emriyle cereyan ediyordu ve biz her şeyi biliriz

Erhan Aktaş

e şiddetli esen rüzgar Süleyman içindi. Onun isteğine uygun şekilde bereketli yerlere doğru eser giderdi. Biz, Her Şeyi Bilenleriz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve şiddetli esen rüzgar Süleyman içindi. Onun isteğine uygun şekilde bereketli yerlere doğru eser giderdi. Biz, Her Şeyi Bilenleriz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve şiddetli esen rüzgar Süleyman içindi. Onun isteğine uygun şekilde bereketli yerlere doğru eser giderdi. Biz, her şeyi bilenleriz.

Gültekin Onan

Süleyman için de fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi buyruğuyla içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi bilenleriz.

Hasan Basri Çantay

Süleymana da şiddetli esen rüzgarı (müsehhar kıldık ki) bu kendisini içerisine (feyz-ü) bereket verdiğimiz yere onun emriyle akar götürürdü. Biz her şey'i bilenleriz.

İbni Kesir

Süleyman'a da şiddetli esen rüzgarı müsahhar kıldık. Rüzgar, onun emri ile mübarek kıldığımız yere doğru eserdi. Ve Biz, her şeyi bilenleriz.

Mehmet Alagaş

(78-82) Davud ve Süleyman bir vakit ekin hakkında her ikisi de hüküm veriyordu. Bir kavmin koyunları o ekinde yayılmıştı / otlamıştı. Biz de onların hüküm verişlerine şahit oluyor idik. Süleyman’a onu bellettirdik / kavrattık / fehim ettirdik. Hepsine hüküm ve ilim verdik, Davut’a beraberindeki tespih eden dağları ve kuşları emre amade kıldık, bizler yapanız. Savaşın sertliğinden sizi koruması için, Ona zırh yapabilme sanatını öğrettik, teşekkür etmeyecek misiniz? Süleyman’a şiddetli esen rüzgârı verdik , bereket ve rdiğimiz arzda emri ile cereyan ediyordu , biz her şeyi bileniz , Onun için şeytanlardan dalgıç olanlar vardı, bunun dışında başka amellerde işliyorlardı, biz onlara muhafız idik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Süleyman’ın hizmetine de güçlü esen rüzgârı verdik. Rüzgâr onun emriyle, bereketlendirdiğimiz yere doğru eserdi. Biz, her şeyi hakkıyla bileniz.

Süleyman Ateş

Süleyman'a da fırtınayı (boyun eğdirmiştik). Onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi biliriz.

Süleymaniye Vakfı

Kuvvetli esen bir rüzgarı da Süleyman'ın emrine verdik. Onun emri ile bereketli kıldığımız yere doğru akıp giderdi dipnot 1 . Biz her şeyi biliriz.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Süleyman'ın emrine de o şiddetli rüzgarı verdik dipnot 1 . Bereketli kıldığımız toprağa onun emri ile eserdi. Biz her şeyi biliriz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ...

Şaban Britch

Şiddetle esen rüzgarları da Süleyman’ın hizmetine sunmuştuk. Rüzgar onun emriyle, bereketlendirdiğimiz yere doğru eserdi. Biz her şeyi biliyorduk.

Şaban Piriş

Şiddetle esen rüzgarları da Süleyman'ın hizmetine sunmuştuk. Rüzgar onun emriyle, bereketlendirdiğimiz yere doğru eserdi. Biz her şeyi biliyorduk.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve Süleyman'a kasırgayı boyun eğdirdik. İçini bereketlerle doldurduğumuz toprağa doğru onun emriyle akıp giderdi. Her şeyi bilenleriz biz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And to Sulayman We subdued the wind raging and blowing tempestuously to flow at his command to the blessed land We had marked with grace -his influence extended over a vast territory, Palestine, Syria, Arabia, Ethiopia,- and We were 'Alimin (Omniscient)of all things and all affairs.

Abdul Haleem

We harnessed the stormy wind for Solomon, so that it sped by his command to the land We had blessed- We have knowledge of all things-

Abdullah Yusuf Ali

(It was Our power that made) the violent (unruly) wind flow (tamely) for Solomon, to his order, to the land which We had blessed: for We do know all things.

Abul A'la Maududi

And We subdued the strongly raging wind to Solomon which blew at his bidding towards the land We blessed. dipnot 1 We know everything.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is also explained in(Surah Saba, Ayat 12): And for Solomon We had subjected the wind which covered a month’s journey in the morning and a month’s journey in the evening, and in (Surah Suad, Ayat 36): So We subjected the wind to him. It blew softly at his bidding wherever he wanted it to blow. Thus it is clear that the wind was so subjected to Prophet Solomon that the voyages to places at one month’s sea journey could be performed conveniently, because a favorable wind was always blowing for his ships to and from those places.

Aisha Bewley

And to Sulayman We gave the fiercely blowing wind, speeding at his command towards the land which We had blessed. And We had full knowledge of everything.

Al-Hilali & Khan

And to Sulaimân (Solomon) (We subjected) the wind strongly raging, running by his command towards the land which We had blessed. And of everything We are the All-Knower.

Ali Quli Qarai

And for Solomon [We disposed] the tempestuous wind which blew by his command toward the land which We have blessed, and We have knowledge of all things.

Amatul Rahman Omar

And (We subjected) to Solomon the violent wind; it blew according to his commandments towards the land (of Can`ân) which We had blessed and We have knowledge of all things.

Arthur John Arberry

And to Solomon the wind, strongly blowing, that ran at his command unto the land that We had blessed; and We had knowledge of everything;

Bijan Moeinian

I let Solomon to perform miracles with the wind (send them at any speed anywhere and make his merchant floats [I King 10:travel faster. ) Thus he could send the raging wind towards the land which I wanted to bless (with rain.) Yes, I am fully aware of everything (and behind every miracle performed by the Prophets.)

E. Henry Palmer

And to Solomon (we subjected) the wind blowing stormily, to run on at his bidding to the land which Ave have blessed, - for all things did we know,-

Edip-Layth

To Solomon the gusting winds run by his command all the way to the land which We have blessed. We were aware of everything.

George Sale

And unto Solomon We subjected a strong wind; it ran at his command to the land whereon We had bestowed our blessing: And We knew all things.

Hamid S. Aziz

And We taught him the art of making coats of mail for you, to shield you from each other's violence; are you then grateful?

Mahmoud Ghali

And to Sulayman (Solomon) (We subjected) the wind, tempestuous, to run at his command to the land that We had blessed; and We were Knowledgeable of everything.

Marmaduke Pickthall

And unto Solomon (We subdued) the wind in its raging. It set by his command toward the land which We had blessed. And of everything We are Aware.

Mohamed Ahmed - Samira

We made tempestuous winds obedient to Solomon which blew swiftly to sail at his bidding (with his ships) to the land We had blessed. We are cognisant of everything.

Muhammad Asad

And unto Solomon [We made subservient] the stormy wind, so that it sped at his behest towards the land which We had blessed: for it is We who have knowledge of everything.

Mustafa Khattab

And to Solomon We subjected the raging winds, blowing by his command to the land We had showered with blessings. It is We Who know everything.

Progressive Muslims

And to Solomon the gusting winds run by his command all the way to the land which We have blessed in. And We were aware of everything.

Rashad Khalifa

For Solomon, we committed the wind gusting and blowing at his disposal. He could direct it as he wished, to whatever land he chose, and we blessed such land for him. We are fully aware of all things.

Sahih International

And to Solomon [We subjected] the wind, blowing forcefully, proceeding by his command toward the land which We had blessed. And We are ever, of all things, Knowing.

Sam Gerrans

And to Solomon: the wind raging, running by his command to the land that We had blessed; and We knew everything.

Shabbir Ahmed

We made the gusting winds subservient to Solomon as his ships sailed to the land We had blessed. And of everything We are Aware. (When you discover some of Our Laws, you call it Science, and Solomon made good use of it).

Syed Vickar Ahamed

And (it was Our Power that made) the stormy wind flow (gently) for Sulaiman (Solomon) to his order, to the land (with rain) that We had blessed because We know all things.

Taqi Usmani

And for Sulaimān, (We subjugated) the violent wind that blew under his command to the land in which We placed Our blessings. And We were the One who knew everything.

The Monotheist Group

Andto Solomon the gusting winds run by his command all the way to the land which We have blessed in. And We were aware of everything.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 81. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 81. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 81. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩