Nisâ suresi

Nisâ suresi, 132. ayet

Nisâ suresi, 132. ayet. وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

velillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. vekefâ billâhi vekîlâ.

Diyanet İşleri

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 129–135 · surenin 132. ayeti / 176
  1. Nisâ 129

    Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

  2. Nisâ 130

    Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar (başkalarına muhtaç bırakmaz). Allah, lütfu geniş olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. Nisâ 131

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, zengindir, övülmeye layıktır.

  4. 132

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

  5. Nisâ 133

    Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.

  6. Nisâ 134

    Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  7. Nisâ 135

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 131–132. ayetler için yazılmıştır.

131. Yüce Allah geniş, kapsamlı ve azametli mülkünden haber vermektedir. Bu mülk, O’nun her türüyle yönetim ve idare sahibi olmasını, kaderî ve şer’î her türlü tasarrufta bulunmasını gerektirir. Öncekilere de sonrakilere de, ilk gelen kitap ehline de sonra kendilerine kitap verdiği kimselere de emir ve yasakları ihtiva eden ve bunlara riayeti gerektiren takvâ emrini vermesi de O’nun şer’î tasarrufunun bir tecellisidir. Ahkâmı teşri etmesi, bu emrin gereğini yerine getirenleri mükâfatlandırması, onu ihmal edip riâyet etmeyenleri de can yakıcı bir azapla cezalandırması da bu tasarrufun kapsamı içerisindedir. Bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır: “Eğer” Allah’a karşı takvâyı terk etmek sureti ile “nankörlük ederseniz/küfre saparsanız” ve Allah’a, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri ortak koşarsanız şüphesiz siz böyle yapmakla ancak kendinize zarar vermiş olursunuz. Allah’a hiçbir zarar veremeyeceğiniz gibi O’nun mülkünü eksiltmiş de olamazsınız. O’nun sizden daha hayırlı, daha üstün ve daha çok kulları vardır. Hepsi de O’na itaat ederler, O’nun emrine boyun eğerler. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Eğer küfre saparsanız/nankörlük ederseniz şüphesiz göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah Ganîdir” Yani harcamanın eksiltmediği, infakın azaltmadığı, gece ve gündüz bol bol ihsanda bulunduğu rahmetinin hazinelerinden sadır olan kuşatıcı, kapsamlı ve kamil bir cömertlik ve ihsan sahibidir. Eğer göklerde ve yerde bulunan herkes başından sonuna kadar bir araya gelip de onların her birisi isteyebildiği her şeyi istese ve Allah da onların isteklerini verse bu bile O’nun mülkünü eksiltmez. Çünkü O Cevad’dır, Vâcid’dir, Mâcid’dir (cömertir, ihsanı bol olandır, en üstün şerefli olandır). O’nun ihsan ve bağışı da bir kelimedir, azabı da bir kelimedir. Zira O bir şeyi diledi mi ona sadece: “Ol” der, o da oluverir. Bütün sıfatlarının kâmil olması da O’nun Ğanî (hiçbir şeye muhtaç olmayan, zengin) oluşunun bir gereğidir. Çünkü eğer O, herhangi bir bakımdan eksik olmuş olsaydı O’nda o eksikliği tamamlamaya yönelik bir çeşit muhtaçlık söz konusu olurdu. Aksine O, her türlü kemal sıfatına sahiptir. Bu sıfatın da kemaline sahiptir. O’nun Ğanî oluşunun kemal derecede olmasının bir tecellisi de eş ve çocuk edinmemesi, mülkünde ortağının, yardımcısının bulunmaması, mülkünün idaresinin hiçbir alanında bir yardımcıya muhtaç olmamasıdır. Ulvi ve sufli alemin bütün hal ve durumlarında Allah’a muhtaç olmaları, küçük büyük bütün ihtiyaçlarını O’ndan istemeleri de O’nun Ğanî oluşunun kemal derecesinde olmasından dolayıdır. İşte bu sıfatının bir tecellisi olarak O, bütün bu istekleri, dilek ve ihtiyaçları yerine getirmiş, onları varlıklı kılmış, ihtiyaçtan kurtarmış, lütfu ile onlara ihsanda bulunmuş ve onları hidayete iletmiştir.

“Hamîddir” Bu da şanı Yüce Allah’ın üstün ve şerefli isimlerinden birisi olup O’nun, her türlü hamde, sevgiye, övgü ve ikrama layık ve hak sahibi olduğunu ifade etmektedir. Çünkü cemal ve celâl sıfatlarını ihtiva eden hamd sıfatları ile muttasıf olmasından ve bütün yaratıklarına uçsuz bucaksız nimetleri ihsan etmiş olmasından ötürü O, her durumda hamde ve övgüye layık olandır.

“Ğanî ve Hamîd” şerefli isimlerinin yanyana gelmesi ne kadar da güzeldir! O, hiçbir şeye muhtaç olmayan Ğani’dir ve her türlü övgüye layık olan ve övülen Hamid’dir. O, hem Ğanî olma yönünden kemal derecesindedir, hem de Hamîd olma yönünden kemal derecesindedir. Bu iki ismin bir arada bulunması da ayrı bir kemal derecesini ifade eder.

132. Daha sonra Yüce Allah yine mülkünün, göklerde ve yerde bulunan her şeyi kuşattığını ve kendinsin her şeyin “vekil”i olduğunu tekrarlamaktadır. Yani O, her şeyin idaresini bilen ve bunu hikmete uygun bir şekilde gerçekleştirendir. Bu da “vekil” oluşun kemal derecesidir. Çünkü bir şeye vekil olmak, hem üzerinde vekil olunan şeyi bilmeyi, hem de onu yerine getirme ve idare etme kudretine sahip olmayı gerektirir. Ayrıca bu idarenin, hikmet ve maslahata uygun olması da gerekir. Bunlardan herhangi birisi eksik olursa bu, “vekil”in eksikliğini gösterir. Allah ise her türlü eksiklikten münezzehtir. Yani O, kâmil kudrete sahip ve üzerinizde etkin iradeye sahip, Ğanî ve Hamîd olandır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Göklerde, yerde her ne varsa hepsinin mülkü yalnızca Allah'a aittir. O, itaat edilmeyi hak edendir. mahlukatının bütün işlerinin yönetimini yüklenmiş olarak Allah yeter.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلِلَّهِ velillahi Allah'ındır kök: اله
  2. مَا ma olanlar
  3. فِى fi
  4. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  5. وَمَا ve ma ve olanlar
  6. فِى fi
  7. ٱلْأَرْضِ ۚ l-erdi yerde kök: ارض
  8. وَكَفَىٰ ve kefa ve yeter kök: كفي
  9. بِٱللَّهِ billahi Allah kök: اله
  10. وَكِيلًا vekilen vekil olarak kök: وكل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah,…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    "Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!"

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca Allah'a aittir. Vekil (güven kaynağı) olarak Allah yeter.

Mustafa İslamoğlu

Evet, göklerde ve yeryüzünde olan her şey Allah'a aittir ve güven kapısı olarak Allah yeter.

Muhammed Esed

Göklerde ve yerde olan her şey Allaha aittir ve hiç kimse Allah kadar güvene layık olamaz.

Ahmed Hulusi

Semalar ve arzda ne varsa Allah içindir (El Esma ül Hüsna'sının işaret ettiği manaların seyri için)! Vekiyl olarak, El Esma'sıyla seni yaratan Allah yeterlidir.

Ali Bulaç

Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

Ali Özek ve heyeti

Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

Ali Rıza Safa

Göklerde olan her şey ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. Koruyucu olarak, Allah yeterlidir.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir. Vekil olarak Allah yeter.

Edip Yüksel

Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Koruyucu olarak ALLAH yeter.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Koruyucu olarak ALLAH yeter

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ındır bütün göklerdeki ve yerdeki! Dayanılacak (vekil) olarak da Allah yeter!

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahındır bütün göklerdeki, yerdeki; dayanılacak (vekil) de Allah yeter

Erhan Aktaş

Göklerde ve yerde olan her şey, yalnızca Allah'ındır. Vekil dipnot 1 olarak Allah yeter.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan ve rızkını veren; "canlı cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan." Vekil sadece Allah'tır. Nitekim Allah birçok ayette Resul'üne, "sen onlara vekil değilsin" demiş ve ona, insanlara, "Ben size vekil değilim." demesini buyurmuştur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde ve yerde olan her şey, yalnızca Allah'ındır. Vekil dipnot 1 olarak Allah yeter.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan ve rızkını veren; "canlı cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde olan her şey, yalnızca Allah'ındır. Vekil dipnot 1 olarak Allah yeter.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan kontrol altında tutan, rızkını ve hak ettiğini veren.

Gültekin Onan

Göklerde ve yerde ne varsa Tanrı'nındır. Vekil olarak Tanrı yeter.

Hasan Basri Çantay

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allahındır. (Güvenilib dayanılacak) bir vekil olarak da Allah yeter.

İbni Kesir

Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

Mehmet Alagaş

(131-134) Semalarda ve yerde ne varsa Allah’ındır, kesin olan şu ki size de sizden öncekilerden kitap verdiklerimize de “Allah’tan sakının” tavsiyesinde bulunduk. Eğer küfrederlerse muhakkak ki semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , Allah zengindir, övülendir. Semalarda ve arzda ne varsa Allah’ındır , vekil olarak da Allah yeterlidir , eğer isterse ey insanlar sizi giderir / yok eder ve diğerlerini getirir, Allah bunu yapmaya güç yetirir. Kim dünya sevabını isterse dünya sevabı da Ahiret sevabı da Allah’ın yanındadır, Allah işitendir görendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Vekil olarak Allah yeter.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

Süleymaniye Vakfı

Evet! Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Vekil /dayanak olarak Allah yeter.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Evet! Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

Şaban Britch

Göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Vekil olarak da Allah yeter.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. Vekil olarak da Allah yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

Hem göklerdekiler hem yerdekiler Allah içindir. Vekil olarak Allah yeter.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And to Allah belong all that is in the heavens and all that is on earth, and enough is Allah to be your Tutelary Guardian Who exercises protecting vigilance over you.

Abdul Haleem

Yes, indeed, everything in the heavens and the earth belongs to God, and He is enough for those who trust in Him.

Abdullah Yusuf Ali

Yea, unto Allah belong all things in the heavens and on earth, and enough is Allah to carry through all affairs.

Abul A'la Maududi

And to Allah belongs all that is in the heavens and all that is in the earth; and Allah suffices for help and protection.

Aisha Bewley

What is in the heavens and in the earth belongs to Allah. Allah suffices as a Guardian.

Al-Hilali & Khan

And to Allâh belongs all that is in the heavens and all that is in the earth. And Allâh is Ever All-Sufficient as Disposer of affairs.

Ali Quli Qarai

To Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth, and Allah suffices as trustee.

Amatul Rahman Omar

And to Allâh belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth and Sufficient is Allâh as Disposer of affairs.

Arthur John Arberry

To God belongs all that is in the heavens and in the earth; God suffices for a guardian.

Bijan Moeinian

The One Who owns whatever is in the heavens and the earth is enough to be depended upon.

E. Henry Palmer

God's is what is in the heavens and what is in the earth! and God sufficeth for a guardian!

Edip-Layth

To God is all that is in the heavens and all that is in the earth; and God is enough as a Caretaker.

George Sale

for unto God belongeth whatsoever is in heaven and on earth, and God is a sufficient protector.

Hamid S. Aziz

Yea, unto Allah belong all things in the heavens and on the earth! And Allah suffices as Defender.

Mahmoud Ghali

And to Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth; and Allah suffices for an Ever-Trusted Trustee.

Marmaduke Pickthall

Unto Allah belongeth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth. And Allah is sufficient as Defender.

Mohamed Ahmed - Samira

For all that is in the heavens and the earth belongs to God; and God is sufficient as guardian.

Muhammad Asad

And unto God belongs all that is in the heavens and all that is on earth; and none is as worthy of trust as God.

Mustafa Khattab

To Allah ˹alone˺ belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. And Allah is sufficient as a Trustee of Affairs.

Progressive Muslims

And to God is all that is in the heavens and all that is in the Earth; and God is enough as a Caretaker.

Rashad Khalifa

To GOD belongs everything in the heavens and the earth, and GOD is the only Protector.

Sahih International

And to Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. And sufficient is Allah as Disposer of affairs.

Sam Gerrans

And to God belongs what is in the heavens and what is in the earth; and God is sufficient as disposer of affairs.

Shabbir Ahmed

Unto Allah belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth. And Allah is Sufficient as Guardian (to carry through all affairs of the Universe).

Syed Vickar Ahamed

Yes, to Allah belong all things in the heavens and on earth, and Allah is Enough to complete all affairs (Wakil).

Taqi Usmani

To Allah belongs what is in the heavens and what is in the earth, and Allah is enough to trust in.

The Monotheist Group

And to God is all that is in the heavens and the earth; and God is enough as a Caretaker.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 132. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 132. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 132. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩