Nisâ suresi

Nisâ suresi, 81. ayet

Nisâ suresi, 81. ayet. وَيَقُولُونَ طَاعَةٌ فَإِذَا بَرَزُوا۟ مِنْ عِندِكَ بَيَّتَ طَآئِفَةٌ مِّنْهُمْ غَيْرَ ٱلَّذِى تَقُولُ وَٱللَّهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَ فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

veyeḳûlûne ṭâ`ah. feiẕâ berazû min `indike beyyete ṭâifetüm minhüm gayra-lleẕî teḳûl. vellâhü yektübü mâ yübeyyitûn. fea`riḍ `anhüm vetevekkel `ale-llâh. vekefâ billâhi vekîlâ.

Diyanet İşleri

Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 78–84 · surenin 81. ayeti / 176

Konu Savaş, münafıkların tutumu; iyilik ve kötülük Nisâ 71–84 3

  1. Nisâ 78

    Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır" derler. Onlara bir kötülük gelirse, "Bu, senin yüzündendir" derler. (Ey Muhammed!) De ki: "Hepsi Allah'tandır." Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!

  2. Nisâ 79

    Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.

  3. Nisâ 80

    Kim peygambere itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.

  4. 81

    Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

  5. Nisâ 82

    Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

  6. Nisâ 83

    Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi kimselere götürselerdi, elbette bunlardan, onu değerlendirip sonuç (hüküm) çıkarabilecek nitelikte olanları onu anlayıp bilirlerdi. Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, pek azınız hariç, muhakkak şeytana uyardınız.

  7. Nisâ 84

    (Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

81. Allah’a ve Rasûle itaatın zahiren ve batınen, başkaları görse de görmese de yerine getirilmesi gerekir. Şayet biri başkalarının önünde itaat ve bağlılık gösterir de kendi başına kalınca yahut kendisi gibilerle başbaşa olunca itaati bir kenara bırakıp onun zıddını işleyecek olursa, hiç şüphesiz onun zahiren ortaya koyduğu itaat hiçbir fayda sağlamaz. Böyle biri Yüce Allah’ın haklarında şöyle buyurduğu kimselere benzemiş olur:

“İtaat ederiz, derler” yanında bulunduklarında itaat ettiklerini açığa vururlar “fakat yanından ayrılınca” yanından çıkıp gittikten sonra kimsenin kendilerini görmediği bir halde yalnız kaldıklarında “içlerinden bir grup söylediklerinin aksine geceleyin plan kurarlar.” Yani sana itaate uygun olmayan planlar düzerler ve bu kurdukları planlarında sana isyandna başka bir şeyi de söz konusu etmezler.

Yüce Allah’ın: “İçlerinden bir grup söylediklerinin aksine geceleyip plan kurarlar” buyruğunda onların asıl özelliklerinin itaat olmadığına delil vardır. Çünkü âyet-i kerimede geçen: “بيَّت” bir işi karara bağlamak üzere geceleyin görüşmek demektir.

Daha sonra Yüce Allah bu yaptıkları dolayısı ile onlara tehditte bulunarak: “Allah onların geceleyin kurdukları planlarını yazımaktadır” buyurmaktadır. Yani onların aleyhine olmak üzere bunu tespit ediyor ve tam anlamı ile bu yaptıklarının cezasını onlara pek yakında verecektir. O bakımdan bu buyrukta onlara bir tehdit söz konusudur.

Sonra Yüce Allah, Rasûlüne böylelerine onlardan yüz çevirmekle ve onları azarlama yoluna gitmemekle karşılık vermesini emretmektedir. Çünkü kendisi Yüce Allah’a tevekkül edip, dininin zafere ulaşması, şeriatının uygulanması konusunda yalnız O’ndan yardım isteyecek olursa, böylelerinin ona en ufak bir zararı olmaz. Bundan dolayıdır ki: “Artık onlardan yüz çevir ve Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter” buyurmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Münafıklar dilleriyle sana şöyle derler: "Emirlerine itaat ediyor ve yerine getiriyoruz.” Fakat yanından ayrıldıkları zaman, onların bir kısmı gizlice sana söylediklerinin tam aksine kuruntular tertip eder. Allah onların tertip ettiği kuruntuları çok iyi biliyor. Onları bu kurdukları tuzaklar sebebiyle cezalandıracaktır. Sen onlara bakma, sana hiçbir zarar veremezler. İşini Allah'a havale et ve ona güven. Kendisine güvendiğin vekil olarak Allah sana yeter.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَقُولُونَ ve yekulune derler ki kök: قول
  2. طَاعَةٌۭ taatun peki (tamam) kök: طوع
  3. فَإِذَا feiza fakat
  4. بَرَزُوا۟ berazu çıkınca kök: برز
  5. مِنْ min -dan
  6. عِندِكَ indike senin yanın- kök: عند
  7. بَيَّتَ beyyete geceleyin kurarlar kök: بيت
  8. طَآئِفَةٌۭ taifetun birtakımı kök: طوف
  9. مِّنْهُمْ minhum içlerinden
  10. غَيْرَ gayra tersini kök: غير
  11. ٱلَّذِى llezi şeyin
  12. تَقُولُ ۖ tekulu söylemiş olduğun kök: قول
  13. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  14. يَكْتُبُ yektubu yazmaktadır kök: كتب
  15. مَا ma şeyleri
  16. يُبَيِّتُونَ ۖ yubeyyitune geceleyin düşünüp kurdukların kök: بيت
  17. فَأَعْرِضْ feea'rid sen aldırma kök: عرض
  18. عَنْهُمْ anhum onlara
  19. وَتَوَكَّلْ ve teve kkel ve dayan kök: وكل
  20. عَلَى ala
  21. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'a kök: اله
  22. وَكَفَىٰ ve kefa ve yeter kök: كفي
  23. بِٱللَّهِ billahi Allah kök: اله
  24. وَكِيلًا vekilen vekil olarak kök: وكل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

  • Aynı kök: برز (9 geçiş) · Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının…

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.

  • Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…

  • Aynı kök: طوف (41 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah'ın insanlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Münafıklar) "Başüstüne!" derler. Yanından ayrılınca onlardan bir kısmı, senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazmaktadır. dipnot 1 Sen onlardan yüz çevir (aldırma) ve Allah'a güven! Vekil (güven kaynağı) olarak Allah yeter.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle "insanların davranışlarının kaydedilmekte olduğunun" delillerindendir. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:181; Yûnus 10:21; İsrâ 17:13; Kehf 18:49; Meryem 19:79; Enbiyâ 21:94; Yâsîn 36:12; Zuhruf 43:80; Câsiye 45:29; Kâf 50:18; Kamer 54:53; İnfitâr 82:10-12; Târık 86:4.

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Baş üstüne!" derler, ama yanından uzaklaştıklarında, içlerinden bir güruh gece boyunca senin dile getirdiğinden farklı işler çevirirler. Ama Allah onların gece karanlığında çevirdikleri işleri kaydetmektedir. Şu halde işine bak ve Allah'a dayan; zira dayanak olarak Allah yeter.

Muhammed Esed

Onlar, "Biz sana itaat ediyoruz." Derler, ama yanından uzaklaştıklarında, içlerinden bir kısmı, gecenin karanlığında, senin dile getirdiğin (inançlar)dan başka şeyler tasarlarlar; ve Allah onların böyle gece karanlığında tasarladıkları her şeyi kaydeder. O halde kendi başlarına bırak onları ve yalnızca Allaha güven; zira hiç kimse Allah kadar güvene layık olamaz.

Ahmed Hulusi

"Başüstüne" derler, ama yanından ayrılınca, içlerinden bir grup, geceleyin dediklerinin zıddına kurgular yaparlar. Allah da onların yaptıkları kurguları yazar! Artık onlardan yüz çevir ve Allah'a güven, işini O'na havale et! Vekiyl olarak, Allah Esma'sının, hakikatinde de olan "Vekiyl" ismi özelliği yeter!

Ali Bulaç

"Tamam, kabul" derler. Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup, karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. Allah, karanlıklarda kurduklarını yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Ali Özek ve heyeti

«Başüstüne» derler, ama yanından ayrılınca onlardan bir kısmı, senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazar. Sen onlara aldırma ve Allah'a dayan; sana vekil olarak Allah yeter.

Ali Rıza Safa

"Peki, kabul!" derler. Ama senin yanından ayrıldıklarında, onların arasından bir küme, gecenin karanlığında, söylediklerinin tam tersini tasarlar. Allah, gecenin karanlığında onların tasarladıklarını zaten yazıyor. Onlara aldırış etme ve Allah'a güven. Koruyucu olarak, Allah yeterlidir.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, "Biz sana itaat ediyoruz" derler; ama yanından ayrılınca onlardan bir kısmı, senin dediğinden başkasını gizlice kurar. Allah da onların gizlice kurduklarını yazar. Sen onlara aldırma ve Allah'a dayan; vekil olarak Allah sana yeter.

Edip Yüksel

"Tamam, itaat ediyoruz" derler. Ancak senin yanından çıktıklarında onlardan bir takımı, söylemiş olduklarının tersini kuruyor. ALLAH onların planlayıp kurdukları şeyleri kaydediyor. Onlara aldırma; ALLAH'a güven. Destekleyici olarak ALLAH yeter.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Tamam, itaat ediyoruz,' derler. Ancak senin yanından çıktıklarında onlardan bir takımı, söylemiş olduklarının tersini kuruyor. ALLAH onların planlayıp kurdukları şeyleri kaydediyor. Onlara aldırma; ALLAH'a güven. Destekleyici olarak ALLAH yeter.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana "Baş üstüne!" diyorlar; sonra da yanından ayrıldıklarında içlerinden bir takımı söylediklerinin aksine tezvirat yapıyorlar, Allah da yaptıkları tezviratı kaydediyor. Onun için sen yüzlerine vurmaktan vazgeç de Allah'a havale et! Allah vekil olarak yeter!

Elmalılı Hamdi Yazır

Baş üstüne diyorlar sonra da yanından çıktıklarında içlerinden bir takımı dediklerinin hilafına tezvirat yapıyorlar, Allah da yaptıkları tezviratı kaydediyor, onun için sen yüzlerine vurmaktan vaz geç de Allaha havale et Allah vekil yeter

Erhan Aktaş

Sana, itaat ettiklerini söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan, dipnot 1 senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil dipnot 2 olarak Allah sana yeter.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimsenin olmadığı yerlerde, baş başa kaldıklarında.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bkz. 3:173. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana, "itaat ettiklerini" söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan dipnot 1 , senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil dipnot 2 olarak Allah sana yeter.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimsenin olmadığı yerlerde, baş başa kaldıklarında.
  2. metne dön, dipnot 2
    Her şeyi kontrol altında tutan, her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan ve rızkını veren; "canlı cansız tüm varlıkları belirli bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana, "itaat ettiklerini" söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan dipnot 1 , senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil olarak Allah sana yeter.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimsenin olmadığı yerlerde, baş başa kaldıklarında.

Gültekin Onan

"Tamam, kabul" derler. Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup, karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. Tanrı, karanlıklarda kurduklarını yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Tanrı'ya tevekkül et. Vekil olarak Tanrı yeter.

Hasan Basri Çantay

(Sana) "Hayhay" derler. Fakat senin yanından ayrıldıkları zaman da onlardan bir güruh geceleyin senin söyleyegeldiğinden başkasını kurar (lar). Allah onların gizlice ne planlar kurduklarını yazıyor. Onun için sen onlardan yüz çevir (aldırış etme). Allaha güvenib dayan, Allah, bir vekil olarak, yeter.

İbni Kesir

Sana; peki, derler. Yanından ayrıldıktan sonra da içlerinden bir grup sana söylediklerini hilafına geceleyin plan kurarlar. Allah gece tasarladıklarını yazıyor. Onlara aldırış etme. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Mehmet Alagaş

(80-84) Her kim Resule itaat ederse Allah’a da itaat etmiştir, kim de yüzünü dönerse ki biz seni onlara koruyucu olarak / muhafız olarak göndermedik. İtaate varız diyorlar fakat yanından ayrılınca da onlardan bir grup söylediklerinin aksini / itaatsizliği gizlice planlıyor. Allah, onların evde kurguladıklarını kaydediy or, onlardan uzak dur Allah’ı vekil tayin et , vekil olarak Allah yeterlidir. Kur’an hakkında düşünüp tedbir almıyorlar mı? Eğer O, Allah’ın dışında birine ait olsaydı onda çok fazla karşıt şeyler / ihtilaf bulurlardı. Güvene yahut korkuya dayalı bir emir geldiğinde (Duydunuz mu giden seriyye ye şu kötü şeyler olmuş gibi haberler ) hemen onu yayarlar , oysa ki onu / o haberi Resule ve onlardan emir verebilenlere götürselerdi onu yayıp yaymama ları gerektiğini bilirlerdi. Allah’ın üzerinizde ki fazlı ve rahmeti olmasaydı, pek azınız hariç şeytana uyardınız. Allah yolunda savaş, sen sadece kendine mükellefsin / kendinden sorumlusun , müminleri hırslandır, belki de Allah, kafirlerin katı tutumunu / baskılarını kırar, katılık olarak / baskı olarak Allah, daha şiddetlidir, cezalandırma olarak Allah daha şiddetlidir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sana "İtaat ediyoruz” derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Süleyman Ateş

"Peki", derler, ama yanından çıkınca içlerinden birtakımı senin söylemiş olduğunun tersini kurar. Allah, onların geceleyin ne düşünüp kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma, Allah'a dayan. (Sana) vekil olarak Allah yeter.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana "Baş üstüne" derler, fakat yanından çıkınca içlerinden bir kesimi, geceleyin senin dediğinden başka şeyler tasarlarlar. Allah onların tasarladıklarını yazar. Onlara karşı dikkatli ol ve Allah'a güven. Dayanak olarak Allah yeter.

Şaban Britch

(Sana): "İtaat ettik” derler. Yanından ayrılınca da onlardan bir bölümü söylediklerinin tersini yaparak gecelerler. Allah, onların nasıl gecelediğini yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Şaban Piriş

(Sana) "itaat ettik" derler. Yanından ayrılınca da onlardan bir bölümü söylediklerinin tersini yaparak gecelerler. Allah, onların nasıl gecelediğini kaydediyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allah'a dayan. Vekil olarak Allah yeter.

Yaşar Nuri Öztürk

"Baş üstüne" diyorlar ama senin yanından ayrıldıklarında, içlerinden bir grup senin söylediğinin tam tersini planlıyor. Allah, onların sabahlara kadar kurup durduklarını yazıyor. Onlardan yüz çevir, Allah'ı vekil et. Vekil olarak Allah yeter.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They -whose faith is greatly shaken- show obedience in your presence O Muhammad and say to you: "We obey all that you exhort us to do. " But when they depart from where you are, some of them design by night a scheme of action not in accord with your principles, and Allah puts in writing all that they propose to do. Therefore, disregard them and rely upon Allah, and enough is He to be your Tutelary Guardian Who exercises protecting vigilance over you.

Abdul Haleem

They say, ‘We obey you,’ but as soon as they leave your presence, some of them scheme by night to do other than what you said. God records what they scheme, so leave them alone, and put your trust in God: He is sufficient protector.

Abdullah Yusuf Ali

They have "Obedience" on their lips; but when they leave thee, a section of them Meditate all night on things very different from what thou tellest them. But Allah records their nightly (plots): So keep clear of them, and put thy trust in Allah, and enough is Allah as a disposer of affairs.

Abul A'la Maududi

They say (in your presence): 'We obey', but when they leave your presence a party of them meets by night to plan against what you have said. Allah takes note of all their plots. So, let them alone, and put your trust in Allah. Allah is sufficient as a guardian.

Aisha Bewley

They have the word, ‘Obedience!’ on their tongues but when they leave your presence, a group of them spend the night plotting to do other than what you say. Allah is recording their nocturnal plotting. So let them be and put your trust in Allah. Allah suffices as a Guardian.

Al-Hilali & Khan

They say: "We are obedient," but when they leave you (Muhammad صلى الله عليه وسلم), a section of them spend all night in planning other than what you say. But Allâh records their nightly (plots). So turn aside from them (do not punish them), and put your trust in Allâh. And Allâh is Ever All-Sufficient as a Disposer of affairs.

Ali Quli Qarai

They profess obedience [to you], but when they go out from your presence, a group of them conspire overnight [to do] something other than what you say. But Allah records what they conspire overnight. So disregard them and put your trust in Allah, for Allah suffices as trustee.

Amatul Rahman Omar

And they (- the hypocrites) say (in your presence), `(We stand for) obedience,' but when they sally forth from your presence, a party of them spend the night scheming contrary to what you say, and Allâh is keeping a record of whatever they scheme by night. So turn away from them and put (your) trust in Allâh, and Allâh suffices as a Disposer of affairs.

Arthur John Arberry

They say, 'Obedience'; but when they sally forth from thee, a party of them meditate all night on other than what thou sayest. God writes down their meditations; so turn away from them, and put thy trust in God; God suffices for a guardian.

Bijan Moeinian

They pledge obedience to God at your presence; but as soon as they leave, some of them entertain other thoughts. God indeed registers their hostile intentions. Be firm with them and put your trust in God Who is the best Protector.

E. Henry Palmer

They say, 'Obedience!' but when they sally forth from you, a company of them brood by night over something else than that which thou hast said; but God writes down that over which they brood. Turn then from them and rely on God, for God sufficeth for a guardian.

Edip-Layth

They say, "Obedience," but when they emerge from you a group of them prepares for other that what you have said, and God records what they planned. So turn away from them and put your trust in God. God is enough for your trust.

George Sale

They say, obedience: Yet when they go forth from thee, part of them meditate by night a matter different from what thou speakest; but God shall write down what they meditate by night: Therefore let them alone, and trust in God, for God is a sufficient protector.

Hamid S. Aziz

They say, "Obedience!" But when they sally forth from you, a company of them ponder (meditate, plan, brood) by night over something other than that which you have said; but Allah writes down that over which they ponder. Turn then from them and rely on Allah, for Allah suffices as Trustee.

Mahmoud Ghali

And they say, "Obdience. " Then when they go forth from your presence, a section of them brood (by night) on other than what you say. And Allah writes down whatever they brood on; so veer away from them, and put your trust in Allah; and Allah suffices as an Ever-Trusted Trustee.

Marmaduke Pickthall

And they say: (It is) obedience; but when they have gone forth from thee a party of them spend the night in planning other than what thou sayest. Allah recordeth what they plan by night. So oppose them and put thy trust in Allah. Allah is sufficient as Trustee.

Mohamed Ahmed - Samira

They say: "We obey;" but when they leave your company, a section of them discuss at night other things than you had said; but God takes note of what they discuss. So turn aside from them and trust in God; and God is sufficient as protector.

Muhammad Asad

And they say, "We do pay heed unto thee'' - but when they leave thy presence, some of them devise, in the dark of night, [beliefs] other than thou art voicing; and all the while God records what they thus devise in the dark of night. Leave them, then, alone, and place thy trust in God: for none is as worthy of trust as God.

Mustafa Khattab

And they say, "We obey," but when they leave you, a group of them would spend the night contradicting what they said. Allah records all their schemes. So turn away from them, and put your trust in Allah. And Allah is sufficient as a Trustee of Affairs.

Progressive Muslims

And they Say: "Obedience, " but when they emerge from you a group of them prepares for other that what you have said, and God records what they planned. So turn away from them and put your trust in God. God is enough for your trust.

Rashad Khalifa

They pledge obedience, but as soon as they leave you, some of them harbor intentions contrary to what they say. GOD records their innermost intentions. You shall disregard them, and put your trust in GOD. GOD suffices as an advocate.

Sahih International

And they say, "[We pledge] obedience. " But when they leave you, a group of them spend the night determining to do other than what you say. But Allah records what they plan by night. So leave them alone and rely upon Allah. And sufficient is Allah as Disposer of affairs.

Sam Gerrans

And they talk obedience; but when they emerge from thy presence, a number among them plans by night other than what thou sayest. And God records what they plan by night; so turn thou away from them, and place thou thy trust in God; and God is sufficient as disposer of affairs.

Shabbir Ahmed

They express verbal allegiance to the System, "It is Obedience!" But when they go away from you a party of them spends the night in planning against the Belief System you preach. They discuss ways to corrupt the Message. Allah records what they plan by night. Ignore them, go ahead with your Program and trust in Allah (6:107). Allah is Sufficient as Guardian.

Syed Vickar Ahamed

They have "Obedience" on their lips; But when they leave you, some of them think all night about things quite different from what you tell them. But Allah records their nightly (plots): So keep away from them, and put your trust in Allah, and enough is Allah as a Disposer (Wakil) of affairs.

Taqi Usmani

They say, "Obedience (we observe)." But when they go away from you, a group of them conspires at night contrary to what they say. Allah records what they conspire. So ignore them and put your trust in Allah. Allah is enough to trust in.

The Monotheist Group

And they say: "Obedience" but when they come out from being with you a group of them prepares for other that what you have said, and God records what they planned. So turn away from them and put your trust in God. God is enough for your trust.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 81. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 81. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 81. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩