Diyanet İşleri
"Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!"
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 65. ayet. إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ وَكِيلًا
inne `ibâdî leyse leke `aleyhim sülṭân. vekefâ birabbike vekîlâ.
"Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İblîs ve Âdemoğulları İsrâ 61–65 3
Yine demişti ki: "Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım."
Allah, şöyle dedi: "Çekil, git." Onlardan kim sana uyarsa, kuşkusuz cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır."
"(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun." Halbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va'detmez.
"Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!"
Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir. Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir.
Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
Peki, karada sizi yere geçirmesinden, yahut üzerinize taşlar savuran kasırga göndermesinden, sonra da kendinize bir vekil bulamamaktan güvende misiniz?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
65. Yüce Allah, şeytanın kullara neler yapmak istediğini haber verdikten ve onun fitnesinden ne ile korunulabileceğini -ki bu, Allah’a kulluk, iman ve tevekkül sahibi olmaktır- söz konusu ettikten sonra şöyle buyurmaktadır: “Benim gerçek kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur.” Onlara karşı bir egemenliğin ve onları azdırman söz konusu değildir. Aksine Allah, kullukları dolayısı ile her türlü şerri onlardan bertaraf eder, kovulmuş şeytana karşı onları korur ve bu konuda O, onlara yeter. Kendisine tevekkül edip emrolunduğu şeyleri eksiksiz yerine getiren kimselere “vekil olarak Rabbin yeter.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey İblis!- Şüphesiz bana itaat ederek amel eden gerçek mümin kullarımın üzerine senin bir hükümranlığın yoktur. Çünkü Allah, senin şerrini onlardan def eder. Bütün işlerinde Allah'a tevekkül eden ve itimat eden kuluna vekil olarak Allah yeter.
Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)
Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.
Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah,…
Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.
Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…
Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Peygamberleri, onlara dedi ki: "Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah'ın…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
O (Kur'an) hak olduğu halde, kavmin onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim."
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkar ederlerse, biz onları…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, mü'minlere hiçbir zarar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
"(Samimi) kullarım üzerinde senin hiçbir gücün yoktur." Vekil (güven kaynağı) olarak Rabbin yeter. dipnot 1
Ama unutma ki, (gerçek) kullarım üzerinde senin etkin bir gücün olmayacaktır: zira senin Rabbin, (kullarını) koruyucu otorite olarak haydi haydi yeterlidir!"
(Bununla birlikte yine de) bil ki, (Bana güven bağlayan) kullarım üzerinde senin bir etkin olmayacaktır; çünkü kimse Rabbin kadar güvene layık değildir."
"Muhakkak ki Benim kullarım (Hakikatlerine = şuur varlık olduklarına iman etmiş olanlar) üzerinde senin bir sultan (zorlayıcı gücün) yoktur! Rabbin Vekiyl olarak kafidir. "
"Benim kullarım; senin onlar üzerinde hiç bir zorlayıcı gücün (hakimiyetin) yoktur." Vekil olarak Rabbin yeter.
Şurası muhakkak ki, benim (ihlâslı) kullarım üzerinde senin hiçbir ağırlığın olmayacaktır. (Onları) koruyucu olarak Rabbin yeter.
"Aslında, kullarımın üzerinde, senin hiçbir gücün yoktur. Koruyucu olarak, Efendin yeterlidir!"
"Benim kullarıma gelince; senin onlara gücün yetmez. Vekil olarak Rabbin yeter."
"Kullarıma gelince, senin onlar üzerine hiçbir gücün yoktur." Koruyucu olarak Efendin yeter. dipnot 1
'Kullarıma gelince, senin onlar üzerine hiç bir gücün yoktur.' Koruyucu olarak Rabbin yeter.
"Doğrusu o benim kullarım yok mu, senin onlar üzerine hiçbir saltanatın yoktur! Vekil olarak Rabbin yeter!"
Doğrusu o benim kullarım yok mu! Senin onlar üzerine hiç bir saltanatın yoktur, vekil ise rabbın yeter
"Bana yönelmiş kullarım üzerinde, senin bir sultanın dipnot 1 yoktur. Vekil dipnot 2 olarak Rabb'in yeter."
"Bana yönelmiş kullarım üzerinde, senin bir sultanın dipnot 1 yoktur. Vekil dipnot 2 olarak Rabb'in yeter."
"Bana yönelmiş kullarım üzerinde, senin bir sultanın dipnot 1 yoktur. Vekil dipnot 2 olarak Rabb'in yeter."
"Benim kullarım; senin onlar üzerinde hiç bir zorlayıcı gücün (hakimiyetin) yoktur." Vekil olarak rabbin yeter.
"Benim gerçek kullarım (var ya.) Senin onlar üzerinde hiç bir haakimiyyetin yokdur. (Onlara) vekil olarak Rabbin yeter".
Muhakkak ki Benim kullarım üzerine senin bir hakimiyetin yoktur. Vekil olarak Rabbın yeter.
(61-65) Meleklere ademe secde edin dediğimizde iblis hariç secde ettiler , topraktan yarattığına mı secde edeceğim ? dedi. Benden üstün tuttuğuna hele bir bakar mısın dedi, eğer ki bana kıyam gününe kadar mühlet verirsen onun soyunu pek azı hariç kendime bağlayacağım. Dedi ki git! onlardan sana kim tabi olursa, kesinlikle sizin cezanız eksiksiz / tam bir ceza olan cehennemdir, onlardan gücünün yetebildiklerini sesinle tedirgin et, bineklerinle ve yürüyenlerinle üzerlerine bağır / yaygara çıkar. (Celp celep) mallarına, evlatlarına ortak ol, onlara vaatte bulun . Şeytan ancak aldanmayı / aldatılmayı vaad eder, kullarımın üzerinde bir hükümranlığın /delile dayalı bir üstünlüğün olamaz, Rabbin vekil olarak yeterlidir / kafidir.
Şüphesiz kullarımın üzerinde senin bir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.
"Benim (gerçek) kullarım(a gelince) senin onlar(ı kandırmağ)a gücün yetmez!" vekil olarak Rabbin yeter.
"Şu da kesin ki senin kullarıma boyun eğdirecek bir gücün yoktur." dipnot 1 Vekil /dayanak olarak Rabbin yeter. dipnot 2
"Kullarım üzerinde senin bir üstünlüğün (gücün,yetkin) yoktur dipnot 1 . Rabbinin onlara vekil olması yeter."
Şüphesiz kullarımın üzerinde senin bir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.
Şüphesiz kullarımın üzerinde senin bir gücün yoktur. Vekil olarak Rabbin yeter.
"Kuşkusuz, benim kullarım üzerinde senin hiçbir sultan olmayacaktır." Vekil olarak Rabbin yeter.
"Indeed, My devout servants" Allah added, "do not come under your authority nor have you the power to influence their conduct or actions and enough is Allah, your Creator, to be their Tutelary Guardian".
but you will have no authority over My [true] servants: Your Lord can take care of them well enough.’
"As for My servants, no authority shalt thou have over them:" Enough is thy Lord for a Disposer of affairs.
but know well that you will have no power against My servants. dipnot 1 Your Lord suffices for them to place their trust in." dipnot 2
But as for My slaves, you will not have any authority over them. ’ Your Lord suffices as a guardian.
"Verily, My slaves (i.e. the true believers of Islâmic Monotheism) - you have no authority over them. And All-Sufficient is your Lord as a Guardian."
‘As for My servants, you shall have no authority over them. ’ And your Lord suffices as trustee.
`As to My true servants, you shall have certainly no authority over them. And sufficient is your Lord as Disposer of affairs.'
'Surely over My servants thou shalt have no authority. ' Thy Lord suffices as a guardian.
"As for My true worshippers, you will never dominate them as the Lord is enough of a Protector for them. "
Verily, my servants, thou hast no authority over them; thy Lord is guardian enough over them!'
"As for My servants, you will have no power over them." Your Lord suffices as a Caretaker.
As to my servants, thou shalt have no power over them; for thy Lord is a sufficient protector of those who trust in Him.
"Verily, over My servants, you have no authority, and your Lord is guardian enough over them!"
"Surely over My bondmen you shall have no all-binding authority. " And your Lord suffices as an Ever-Trusted Trustee.
Lo! My (faithful) bondmen - over them thou hast no power, and thy Lord sufficeth as (their) guardian.
"You will surely have no power over My devotees: Your Lord is sufficient as their protector. "
"(And yet, ] behold, thou shalt have no power over [such of] My servants [as place their trust in Me]: for none is as worthy of trust as thy Sustainer. "
˹Allah added,˺ "You will truly have no authority over My ˹faithful˺ servants." And sufficient is your Lord as a Guardian.
"As for My servants, you will have no power over them. " And your Lord suffices as a Caretaker.
"As for My servants, you have no power over them." Your Lord suffices as an advocate.
Indeed, over My [believing] servants there is for you no authority. And sufficient is your Lord as Disposer of affairs.
“My servants: over them thou hast no authority.” And thy Lord suffices as disposer of affairs:
"Behold, you shall have no power over My faithful servants. And your Lord suffices as their Guardian." (15:40-42).
"Verily! About My (loyal and true) servants, you will not have authority over them:" And your Lord is All Sufficient as a Guardian of affairs (Wakil).
"As for My servants, you have no control over them, and your Lord is enough to look after (everything)."
"As for My servants, you will have no power over them." And your Lord is enough as a Caretaker.